Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

7 Şubat 2015

Başlatan bozadi, 10 Şubat 2015, 23:27:05

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
Hepinize teşekkür ederim arkadaşlar. Putin'e mektup konusu ilginç gerçekten Majisyen. Ve hoşuma gitti şahsen. Linki verilen sayfadan yalnızca İngilizce mesajlar kabul ediliyormuş. Bigsenfoni, eğer Rusça karakterlerle (Kiril harfleriyle) yazmak istediysen o sayfada, bu yüzden kabul edilmemiş olabilir.

Gaia, forum adına hep birlikte bir mesaj yazma fikri güzel bence.

Macka, yaptığın açıklamalara katılıyorum ve verdiğin linkteki kanal bilgisini inceleyeceğim mutlaka.

ghalghaikent, evet, 4 ayda önemli değişiklikler olacağı kehaneti dikkat çekiciydi. İlle dünyanın altının üstüne gelmesi şeklinde değilse bile siyasi gündemde önemli gelişmeler meydana gelme olasılığı olabilir.

Bu arada, Rusya'nın Yunanistan'ın mevcut iktidarına para dahil çeşitli yardımlarda bulunma niyetiyle ilgili haberler artıyor. Acaba Yunanistan da mı "Doğu Bloku" cephesine doğru ilerleyecek? Rusya/Putin gerçekten büyük oynuyor. Şu anda Putin'e yapılan baskılar ne kadar şiddetli olursa olsun onu yıkabilecek veya girişimlerinden caydırabilecek gibi görünmüyor ve bunu büyük bir mutlulukla izliyorum. Çin ve İran zaten Batının karanlık güçleri karşısında Rusya'yla işbirliğine çok yatkın. Doğu kaynaklı denebilecek bu ittifakın halihazırda "iyilikle, adaletle, sevgiyle" doğrudan ilişkilendirilmesi çok mümkün olmasa da, ABD ve müttefiklerinin bariz bir şekilde oluşturduğu Şeytani ittifak karşısında Doğuda gelişen güç gayet dengeleyici ve pozitif ilerliyor görüşündeyim. Giderek daha fazla sayıda insanın bu süreç hakkında bilgilenip katkıda bulunması da ivmeyi giderek pozitifleştirebilir.

Majisyen

#16
Putin'e mektup yazmak bence de harika bir fikir.Ama bir yandan da düşünecek olursak adamın bunca işi gücü arasında okuması gereken bir mektubu daha olacak:)Tabii moral ve destekte önemli, mektup yazacaksak bu fikri elbette ki desteklerim.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

Arulnool

#17
Çok teşekkürler bozadi.

Arkadaşlar bu arada farkettiğim bir olgu var. Astrolojik olarak ciddi bir ateş elementi etkisi var. Jupiter "Aslan", Saturn "Yay", Uranüs "Koç" burcunda. Ancak buradaki asıl tehlike önümüzdeki aylarda Mars'ında kendi yönettiği burç olan Koç burcuna geçeceği. "Ateş" ile ilgili temalar önümüzdeki zamanlarda çok gündeme gelecek gibi. Ayrıca mars, kişisel benlik ve de savaşı, mücadeleyi sembolize eder.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

macka

#18
"
25 Eylül 1999
..
S: (L) Bir noktada, bize yardımcı olacak 4BH varlıklarıyla iletişime ya da etkileşime geçeceğimizi ima etmiştiniz.
C: Evet, sabırsızlanıyor musun ?

S: (L) Yani...evet.
C: Öyleyse şunu bilmelisin: Olaylar çok çok "ilginç" bir hale gelmeye başlamadan hemen öncesine kadar onlarla iletişime geçmeyecek ya da karşılaşmayacaksınız. Artık bu ne zaman olursa.
..
"
Acaba olaylar 4 ay içinde çok çok "ilginç" olacak mı?
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

bozadi

#19
Bu ilginç alıntı / hatırlatma için teşekkürler macka. Ben de 4 aylık süreçte ne gibi önemli gelişmeler olacağını merakla bekliyorum. Laura'lar 4BH bireyleriyle karşılaştıklarında onlardan alabilecekleri bilgi ve rehberlikleri de bizimle paylaşabilecek durumda olurlar inşallah :)

Majisyen

#20
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Bu ilginç alıntı / hatırlatma için teşekkürler macka. Ben de 4 aylık süreçte ne gibi önemli gelişmeler olacağını merakla bekliyorum. Laura'lar 4BH bireyleriyle karşılaştıklarında onlardan alabilecekleri bilgi ve rehberlikleri de bizimle paylaşabilecek durumda olurlar inşallah :)

Ortalık iyice karışmadan 4BH ile karşılaşmayacaklardır.Muhtemelen yumurta kapıya dayanana kadar görünmeyeceklerdir.Peki o kaos saati geldiğinde dünyanın dört bir tarafındaki celseleri ilgiyle takip eden insanlar ne olacak acaba?Onlarla da doğrudan iş birliği yapacak mı 4BH?Bu iş birliği olmazsa BH yolunda ilerleyen bu diğer insanlar bu KH ortamda nasıl dayanacak?Ya da işbirliği olursa bu nasıl bir yolla gerçekleşecek?
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

bozadi

#21
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Majisyen

Ortalık iyice karışmadan 4BH ile karşılaşmayacaklardır.Muhtemelen yumurta kapıya dayanana kadar görünmeyeceklerdir.
Ben de öyle düşünüyorum aslında.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Majisyen

Peki o kaos saati geldiğinde dünyanın dört bir tarafındaki celseleri ilgiyle takip eden insanlar ne olacak acaba?Onlarla da doğrudan iş birliği yapacak mı 4BH?Bu iş birliği olmazsa BH yolunda ilerleyen bu diğer insanlar bu KH ortamda nasıl dayanacak?Ya da işbirliği olursa bu nasıl bir yolla gerçekleşecek?
Laura ve ekibi ile doğrudan işbirliği yapabilmek için onlarla doğrudan ilişki içinde olmak, fiziken onlarla birlikte veya yakın olmak gerekir diye düşünüyorum. Olur da önümüzdeki sürecin herhangi bir yerinde İnternet sistemi ve hatta insanların genelinin kullandığı her türlü teknolojik iletişim sistemi çökerse (veya çökertilirse), Laura'larla ve hatta kendi ülkemizde normalde iletişim halinde olduğumuz pek çok kişiyle de irtibatımız kesilebilir. Bu tür ihtimalleri göz önünde bulundurmak gerektiğine inanıyorum.

Laura ve ekibinin, içinde olduğumuz ve giderek tırmanış gösteren değişim, dönüşüm ve mücadele sürecinde insanlığın geri kalanından çok daha avantajlı bir durumda olacağından şüphe duymuyorum aslında ama onların dışında kimse giderek tırmanan bu süreçlerde ayakta kalamazmış veya doğru, etkili ve pozitif bir yol izleyemezmiş gibi bir durumun söz konusu olduğunu sanmıyorum. Dünyanın tüm 4BH adaylarının Laura ve ekibi etrafında toplandığını veya toplanacağını da sanmıyorum. Öyle birşey "olamaz" veya "olmamalı" demiyorum tabi.

Konuşmamız gereken en önemli konulardan biri bu aslında. Yani özellikle de kötü (ve ciddi) olasılıkları göz önünde bulundurarak durum değerlendirmesi yapmak, nasıl bir örgütlenme içine girmemiz gerektiğini anlamaya çalışmak çok önemli.

Herşeyden önemlisi, "bilgi korur" deyip duruyor K'lar. En önemli şey neyin içinde olduğumuzla ilgili bilgi ve farkındalığımızı mümkün olduğunca netleştirip artırmak. 4BH'ye mezun olmak için ille de burada yaşanabilecek muhtemel tüm zorlu süreçlerde "hayatta ve ayakta kalmaktan" ziyade, BH kutbiyetini somut ve etkili bir şekilde artırabilmek gerekiyor. Ama içinde yaşadığımız düzen, BH kutbiyetinin artırılmasını zorlaştıran faktörlerle dop dolu. Ve daha da önemlisi, biz kendimiz halen teknik olarak KH varlıklarıyız. Yani bir KH alemi içinde, sosyo-ekonomik-siyasi-dini-askeri hemen her açıdan bir KH düzeninde ve o düzene büyük ölçüde uyumlu bir şekilde yaşıyoruz. Tabi bu bizim ille de KH kutbiyetimizi artırmaya odaklı olduğumuz anlamına gelmiyor otomatik olarak. Yani KH kutbiyeti içinde yaşayıp BH'ye yöneliyor olmamız da gayet mümkündür ve biz de bunu yapmaya çalışıyoruz zaten. KH kutbiyetimizi değil de BH kutbiyetimizi artırmaya çalışıyoruz. Bu da bizi BH adayı / yolcusu yapıyor. Ama oraya varana kadar BH sayılamayız.

BH'ye vardığımızı veya yaklaştığımızı nasıl mı anlarız? Celselerde de konusu geçtiği ve bizim de zaman zaman ele aldığımız gibi, hayatımızda bazı "BH sızıntıları" deneyimlediğimiz oluyor. Benim tahminime göre, "kesintisiz ve geri dönüşsüz bir şekilde" korkusuz, sevgi dolu, aklını ve bilgisini en verimli şekilde kullanabilen, kendisiyle çelişmeyen (zorlayarak değil, doğal olarak), etrafındaki uyumlu herkese en ideal şekilde ve sürekli yardım eden bir kişi/varlık haline geldiğimizde, bence bu 4BH'ye mezuniyet zamanının geldiğini gösterecektir.

Elbette zaman zaman bu özellikleri şu veya bu şekilde deneyimliyoruz ama "her zaman" değil. "Kesintisiz" değil. Veya belki bazen "yeterince saf/gerçek" bir şekilde değil. Yani bana göre, 4BH deneyimi bizim hiç bilmediğimiz, hiç aşina olmadığımız birşey değil genel ve temel bazı özellikleri açısından. Onu tatmadık değil bence. Ama tattığımız tek şey o değildi hayatımızda. Çok zıt şeyler de tattık ve tatmaya devam ediyoruz.

bozadi

#22
İki husus (açıklama) eklemek istiyorum son söylediklerime:

* Laura ve ekibine, sundukları bilgi ve tavsiyelere ilgi duydukça ve uyguladıkça, paylaştıkça, onlarla bir ölçüde "psişik" bağlar geliştiriyor olabiliriz. Sanki bazı celselerde buna dair ipuçları verilmişti. 4. yoğunluk enerjilerinin dünyada hızla artmakta olduğu kabul ediliyor. Ve bu enerjiler arttıkça psişik yeteneklerin gelişmesi de doğal neticelerden biri olacaktır. Ve belki şu an çok imkanlı görünmeyen bazı şeyler de daha imkanlı hale gelebilir.

* Bir keresinde Laura ve ekibi yapılması gereken ideal şeyin "tıpkı Buda gibi sadece meditasyona konsantre olup hiçbir şey istememe, hiçbir şey yapmama, dünyadaki KH düzeniyle etkileşmeme" gibi bir yol olup olmadığını sormuşlardı. Veya buna benzer birşey. Ve yanlış hatırlamıyorsam cevap olarak K'lar öyle birşey yapmaları durumunda hızla bir BH alemine mezuniyetin mümkün olabileceğini söylemişlerdi.

İma edilen şey şuydu anladığım kadarıyla: "Bunu yapabilirsiniz ama yapmanız "gereken" şey bu mu acaba?" Bunu yapabilecek durumda olan insanlar, özellikle de onlar arasında Ra'nın "gezgin" diye tanımladıkları dünyaya bunun için mi geldi acaba? Hemen BH alemine geri "kaçmak" için mi? O zaman etraflarında bu konuda onlardan daha dezavantajlı durumda olan ama yardıma ihtiyacı olan ve bu yardımı isteyen pek çok başka bireye biraz haksızlık veya ayıp etmiş olmayacaklar mı? Yani K'lar Laura ve ekibine zor zamanlarda dünyada ve hayatta kalıp bilgi ve rehberlik sunmaya ve örnek olmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi anladığım kadarıyla. Yoksa yeterince pozitif eğilimli ve bilgili beş on (veya daha fazla) kişi toplumsal hayattan ve "KH düzeninden" kendilerini mümkün olduğunca yalıtıp BH tarzı bir yaşama odaklanıp nispeten hızlı bir şekilde BH'ye mezun olabilecek hale gelebilir sanırım. Bu da göründüğü kadar kolay birşey değil muhtemelen ama mümkün olduğunu düşünüyorum. Ama BH'nin (veya BH'leşmenin) doğası "kaçıp kurtulmak" değildir. Elbette bizler mevcut yaşantımız içinde çeşitli kısavadeli "kaçıp kurtulmalar" yaşayabiliriz ve bu gayet doğal ve gerekli olabilir bazen ama benim kastettiğim o değil elbette.

macka

#23
" Laura ve ekibine, sundukları bilgi ve tavsiyelere ilgi duydukça ve uyguladıkça, paylaştıkça, onlarla bir ölçüde "psişik" bağlar geliştiriyor olabiliriz. Sanki bazı celselerde buna dair ipuçları verilmişti. 4. yoğunluk enerjilerinin dünyada hızla artmakta olduğu kabul ediliyor. Ve bu enerjiler arttıkça psişik yeteneklerin gelişmesi de doğal neticelerden biri olacaktır. Ve belki şu an çok imkanlı görünmeyen bazı şeyler de daha imkanlı hale gelebilir."

Sevgili Bozadi sana katılıyorum,4. yoğunluk dalgası geldikçe bağların aktifleşeceğini düşünüyorum ben de , nitekim 1994 deki ilk celselerde bile buna dikkat çekilmiş "Bilgi paylaşımına yönelik işbirliği (networking), yaklaşan boyut sınır geçişinin etkisiyle 4'üncü Yoğunluk BH'den 3'üncü yoğunluğa damlayan bir kavramdır." deniyor,belki ağ çalışmasının kesintiye uğraması yerini 4.yoğunluk bir bağlantıya bırakacak,belki de bir bedenin parçaları gibi düşünebileceğiz!

"
17 Aralık 1994 F___, Laura, V___, DM

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Göksel Gezginler!
C: Güzeldi.

S: (L) Bu gece kim var?
C: Porsonea.

S: (L) Herhalde dün geceki partide yanımızdaydınız. Partideki onur konuğu olan kişinin yaptığı konuşmadan bahseder misiniz? Konuşması ne hakkındaydı?
C: Mayalar, Laura.

S: (L) Alkol almamız kötü müydü?
C: Yalnızca aşırı olduğunda.

S: (L) Çok fazla mı alkol aldık?
C: Denebilir.

S: (L) D___'nin ve E___ P___'nin karısının vücutlarının çeşitli yerlerinde çıkan siğillerin kaynağının ne olduğunu sormak istiyoruz.
C: Gen kökenli.

S: (L) Yani siğiller genetik mi?
C: İlişkili.

S: (L) İkisi için de aynı mı?
C: Pek sayılmaz.

S: (L) Siğiller genetikle nasıl ilgili olabilir?
C: 4'üncü yoğunluğa ilerleyiş.

S: (L) Bu neden bu kadar zor olmak zorunda?
C: Pek çok şey öyle. Sırt ağrıları örneğin.

S: (L) Sırt ağrıları da ayrı konu ama siğiller çok nahoş.
C: Nahoş subjektif.

S: (L) D___ siğillerinden nasıl kurtulur?
C: Önemli değil.

S: (L) Önemli olan nedir?
C: Doğal ilerleyiş. Siğiller önemli değil. Herkeste semptomlar var, ama herkesinki aynı değil.

S: (DM) Siğillerden kurtulmak için ne yapabilirim? Kendimi korkunç hissetmeme neden oluyor.
C: Duygularını buna göre ayarla.

S: (DM) 4'üncü yoğunluğa geçiyor olduğum için mi bu siğiller çıkıyor?
C: Herkes 4'üncü yoğunluğa doğru gidiyor. Unutmayın, dönüşümlerde her zaman biraz zorluk olur.

S: (L) D___'nin siğillerinden kurtulmasına fiziksel olarak yardımcı olmak üzere yapılabilecek herhangi birşey var mı?
C: Olabilir. Zihin ve diyette düzenlemeler yapmaya çalış. Potasyum eksikliğin var. Zihnini buna göre ayarlamalısın.

S: (L) Zihninde ne tür ayarlamalar yapabilir?
C: Strese yönelik önlemler.

S: (L) E___ P___'nin karısının yapması gereken şey de bu mu?
C: Faydası olur ama tedavi değil.

S: (L) Onun için işe yarayacak olan ne var?
C: Kompresler.

S: (L) Ne tür kompresler?
C: Minerallerle zenginleşmiş çamur. Bir bitki uzmanına danışın.

S: (L) Bitki uzmanını nerede bulabiliriz? İlgili birilerine mi soralım?
C: Her zaman diğer insanlarla bilgi paylaşımına yönelik iletişim içinde olun. Bilgi paylaşımına yönelik işbirliği (networking), yaklaşan boyut sınır geçişinin etkisiyle 4'üncü Yoğunluk BH'den 3'üncü yoğunluğa damlayan bir kavramdır.

S: (DM) Bu bizi 3'üncü yoğunluktan 4'üncüye mi taşır?
C: Dalganın etkisiyle 4'üncü seviyeden 3'üncüye geliyor.

S: (DM) Yani her birimizin geliştirdiği bir yetenek var ve birbirimize yardımcı oluyoruz. (L) Bir bedenin parçalarını oluşturuyoruz.
"
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

bigsenfoni

#24

Başkalarına Hizmet Forumu   
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama

Merhaba webadmin   Logout
Yönetici Bölümü

  Forum
 Kanal Bilgileri
 Kasyopya Celseleri (Son Yıllardaki Celseler)
 7 Şubat 2015
UYARI: Sadece Editorler ve Bu mesajın sahibi ilgili mesajda düzeltme yapabilir.

Ekran Ayarı:   
800 x 600
Format Mode:   
Temel
 
Biçim:   KalınSağa yatıkAltı ÇiziliÜstü Çizili Sola DayalıOrtalanmışSağa Dayalı Yatay Çizgi Link EkleEmail EkleResim Ekle Kod ekleAlıntı BildirListe ekle

Yazı Tipi
 
Boyut
 
Renk
Mesajınız:

* HTML modu KAPALI
* YARDIM Açık
* UYARIYI OKUYUNUZ
Yüzler
Smile [:)]   Big Smile [:D]   Cool [8D]   Blush [:I]
Tongue [:P]   Evil [):]   Wink [;)]   Clown [:o)]
Black Eye [B)]   Eight Ball [8]   Frown [:(]   Shy [8)]
Shocked [:0]   Angry [:(!]   Dead [xx(]   Sleepy [|)]
Kisses [:X]   Approve [^]   Disapprove [V]   Question [?]
Pree vee et/merhaba...:D

Ra bilgilerinden (8 Ağustos 1981) Celse 65'i okumanizi tavsiye ederim...(egonuzun bu konuda sizi yakalamasina izin vermeseniz iyi olur!)Bu uzay/zamandaki bütün akil/beden/ruhlu varliklarin bir anlamda gezgin oldugunu, derslerini ögrenmek icin geldiklerini ve ister misyonlari olsun, ister olmasin, ister negatif yolda, ister pozitif yolda,ister sapmis ister dogru yolda olsun,diger benliklerimiz olduklarini ve herseyin TEK SONSUZ YARATAN yani  genisleyen BIR oldugunu aklinizda her zaman tutarsaniz sevinirim...

 ha ben zaten bigsenfoniye kil oluyom onu biraz gicik etcem..:D derseniz o baska...

CELSE 65
8 Ağustos 1981
RA: Sizleri, Tek Sonsuz Yaratan'ın sevgi ve ışığı ile selâmlarım. Şimdi
sizinle iletişim kuruyoruz.
SORU: Önce bize medyumun durumu, yaşam enerjisi ve fiziksel enerji
düzeyi hakkında bilgi verebilir misiniz?
RA: Medyumun yaşam enerjileri daha önce belirtildiği gibidir. Fiziksel
enerjileri ise şu uzay/zaman'da, sizin artrit dediğiniz sapmanın ârazından
ötürü zayıflamaktadır. Psişik saldırı düzeyi aynıdır ve saldırı süreklidir
ama medyum kendi sadakati ve saflığı ve grubun desteği sayesinde bu
saldırılarla, bunların ciddi zorluklara yol açmasını önleyecek biçimde
başa çıkabilmektedir.
SORU: Bu gün daha önce değindiğimiz bazı konuların üzerinden bir kez
daha geçeceğim, çünkü anlamadığım bazı şeyleri açıklığa kavuşturmaya
çalışıyorum. Böylece belki gelecekteki faaliyetlerimizi plânlamamız da
mümkün olabilecektir.
Yakın gelecekte gezegenimizdeki varlıkların arayışının artacağını
sanıyorum. Arayışları artacak, çünkü onlar yaratılışın gerçekte nasıl
olduğunun giderek daha çok farkına varacaklar ve bunun insanların
yarattıklarına nasıl zıt olduğunu görecekler. Kendilerine özgü
katalizörlerin etkisi ile eğilimleri ve düşünceleri yön değiştirerek, esasa
daha çok yaklaşan, daha temel kavramlar üzerinde yoğunlaşacak.
Dediğim doğru mu?
RA: Bu şekil genellemelerin tamamen doğru olması olanaksızdır. Ama,
perdede bir delikle karşılaşan bir varlık bu pencereden ötelere doğru ilk
kez bakabilir. Bu eğilim, sizin şu andaki uzay/zaman ve zaman/uzay
sürekliliğinizde faal halde bulunan olasılık/olanak girdapları göz önüne
alındığında, mümkün olabilir.
SORU: Birçok Gezgin'in ve buraya nakledilmiş olan hasat edilmiş
üçüncü yoğunluk derecesi varlıklarının bu gezegende şu anda enkarne
olmayı bir ayrıcalık ve son derece yararlı bir olay olarak kabul etmelerinin
nedeninin, demin söz ettiğim eğilimin onlara, başkalarına daha çok
hizmette bulunma olanağı vermesi olduğuna inanıyorum. Söylediğim
genelde doğru mudur?

RA: Gezginler'in enkarne olmadan önceki niyetleri budur. Ama birçok
Gezgin'de, gezegendeki insanların davranış ve tutumlarının neden
olduğu bir fonksiyon bozukluğu (görevini yapamama durumu) ortaya
çıkmaktadır. Bu, amaçlanan hizmeti engelleyen akli bir tutum içine
girmek şeklinde ortaya çıkmaktadır.
SORU: Daha iyi hizmet verme olanağını yaratan koşulları şöyle analiz
ediyorum: Enkarnasyon için titreşim kıdemliliğine sahip bulunanlar şu
anda büyük oranda yeryüzünde enkarne olmuşlardır ve bu
gezegendekilerin büyük ölçüde kutuplaşmalarına yol açmışlardır ve
Gezginler'in akını da spiritüel özellikleri ağır basan şeylere olan ilgiyi
büyük oranda artırmıştır. Bu da hizmet etmek amacıyla daha iyi bir
atmosfer yaratmak için gerekli faktörlerden biridir. Doğru mu?
RA: Dediğiniz doğrudur.
SORU: Dördüncü yoğunluk derecesine doğru yaklaştıkça meydana
gelecek olan değişiklikler, örneğin üçüncü yoğunluk derecesi
gezegeninde ısınma etkisinden dolayı meydana gelecek değişiklikler
midir, ya da insanların paranormal faaliyetlerde bulunma yeteneklerinin
artması gibi durumlar mıdır ve bu faaliyetler daha büyük bir arayış
yaratmak için katalizör rolü mü oynarlar?
RA: Dediğiniz kısmen doğrudur. Meydana gelen paranormal olaylar
arayışı artırmak için plânlanmış olmayıp, titreşim durumları sonsuz
zekâya açılan kapıya erişmelerini sağlayacak düzeye erişmiş varlıkların
tezahür ettirdiği olaylardır. Bu paranormal olayları (paranormal hizmeti)
gerçekleştiren varlıklar bu hizmeti bilinçli olarak yapmaya karar
verebilirler. Bu da her varlığın paranormal yeteneğine değil, kendi özgür
iradesine bağlı bir seçimdir.
Söylediklerinizin doğru olan tarafı şu ki, meydana gelecek gezegensel
değişikliklerın birçok varlığa sunacağı zorluklar, kamçılayıcı koşullar ve
sıkıntılar sonucunda bu varlıklar gezegenlerinin fiziksel ritimlerindeki
bozuklukların nedenlerini araştırmaya itileceklerdir. Ki bu da başkalarına
hizmet konusunda büyük bir fırsat yaratacaktır.
Ayrıca, sizin kavgacı nitelikteki eylemlerinize (bunların gerçekleşmesine)
doğru spiral çizmekte olan olasılık/olanak girdapları da mevcuttur. Bu
girdapların çoğu, nükleer savaş adı verilen olaya doğru değil, daha az
yok edici nitelikteki ama daha uzun süren "klasik savaş"a doğrudur. Eğer
illüzyonunuzda (madde katınızda) böyle bir durum ortaya çıkacak olursa,
bu, hizmet ve arayış için pek çok fırsatı da beraberinde getirecektir.
SORU: Klasik savaş, arayış ve hizmet için nasıl olup da fırsatlar
yaratabilir?

RA: Kıtanızın ve genel olarak yerkürenin büyük bir bölümünün, sizin
gerilla savaşı adını verdiğiniz türde bir savaşa karışması için
olanak/olasılıklar vardır. Kontrollü faşizm ya da yine kontrollu
komünizmin işgal kuvvetlerinden kurtulma ülküsü, özgürlük ve kontrol
altında bulunma arasındaki zıtlığın aslında var olan büyük kutuplaşma
üzerinde yoğun bir biçimde, derinlemesine düşünülmesine yol açacaktır.
Şu uzay/zaman noktasında, değerli yerleri ve personeli yok etme üzerine
kurulan senaryo yararlı bulunmayarak uygulamaya konulmayacaktır.
Nükleer silahlarınız kadar tahrip edici olmayan başka silahlar
kullanılacaktır. Bu çarpışmalar sürerken, kutuplaşma yeteneğine sahip
varlıkların içinde de özgürlük ışığı yanıp duracaktır. Özgürlük aşklarını
istedikleri gibi dışarı vurup ifade etme olanağını bulamamaları, bu
varlıkların, Keder Kardeşleri'nin de yardımıyla bir içsel bilgi arayışına
yönelmelerine neden olacaktır.
SORU: İkili katalizörlerin faaliyette olduğu görülüyor, sorun hangisinin
daha önce davranacağında. Edgar Cayce tarafından yapılan kehanetler,
Dünya'daki birçok değişikliği işaret ediyorlardı. Ben de geleceği bildiren
mekanizmanın nasıl çalıştığını merak ediyorum. Daha önce Ra'nın
zamanın bir parçası olmadığı söylenmişti, yine de biz olasılık/olanak
girdaplarıyla uğraşıyoruz. Benim için kehanet mekanizmasının nasıl
işlediğini anlayabilmek çok zor oluyor. Dünyanın geçireceği değişikliklerle
ilgili Cayce tarafından yapılan kehanetlerin ve bütün bu senaryoların
değeri nedir?
RA: Sizin bir hafta adını verdiğiniz süre boyunca sofrasına koyabilmek
üzere yiyecek satın almak için bir mağazaya giren bir varlığı göz önüne
alın. Kimi mağazada belli çeşit, diğerinde ise başka çeşit malzemeler
bulunabilir. Bu olasılık/olanak girdapları da, mağazalarınızda bulunabilen
tenekede, kavanozda ya da açıkta satılan yiyecek maddesi
porsiyonlarından birinin alınması gibi seçimlere bağlı olasılıklara
benzetilebilir.
Zaman/uzay'ınızı taradığımız sırada kimin nereden alışveriş edeceği
bizim için bir bilinmeyendir. Sadece aralarında seçme yapılabilecek
malların neler olduğunu söyleyebiliriz. Edgar adını verdiğiniz varlığın
okuduğu kayıtlar bu anlamda yararlıdır. Bu bilgilerde, diğer
olasılık/olanak girdaplarına pek değinilmeyerek, en güçlü girdaba daha
çok dikkat verilmiştir. Biz de aynı girdabı görüyoruz ama başka birçok
girdabı da göz önünde bulunduruyoruz. Edgar'ın bilgilerini yüz kutu
kahvaltılık mısır gevreğine benzetirsek, başka girdapları da siz insanların
kahvaltıda yiyebileceğiniz üç, altı ya da elli kutu başka ürüne
benzetebiliriz. Ama sizin kahvaltı etmeniz olayı hemen hemen kesindir.
Ancak liste sizin seçiminize kalmıştır.
Kehanetin değeri, sadece olasılıkları ortaya koyması olarak kabul
edilmelidir. Ayrıca, ister kendi zaman/uzay'ınızdan biri tarafından, isterse

bizim gibi bu zaman/uzay'ın dışındaki bir boyutta bulunanlar tarafından
yapılsın, herhangi bir zaman/uzay görüşünün (kehanetin) zaman ölçüm
değerlerini ifade etmek son derece zordur. Bunun için de kesin ifadelerle
yapılan bir kehanet, yer alacağı bildirilen uzay/zaman noktasından çok
içeriği ya da gerçekleşeceğini bildirdiği olasılık (olay) açısından ilginçtir.
SORU: O halde, şimdi deneyimlediğimize oranla çok daha yoğun bir
arayış ortamı yaratacak olan iki ayrı tipte katalizörle karşılaşmamız için
güçlü bir olasılık vardır. Öyleyse, özellikle de Dünya'nın geçireceği
değişikliklerle ilgili senaryoda epey karışıklık olacak demektir; çünkü bu
değişiklikler hakkında birçok grup, çeşitli nedenler göstererek, birçok
değişik tahminde bulunmaktadır. Bu tip bir katalizörün etkili olup
olmayacağı ve değişikliklerin yolda olduğuna dair geniş bir kesimi
kapsayan genel inanç ve aynı zamanda bu değişikliklerin nedenleriyle
ilgili çok değişik açıklamalar konusunda yorumda bulunabilir misiniz?
RA: Gezegenin kendisinin, dördüncü yoğunluk derecesine geçişinin
zorluklarını, sıkıntılarını tezahür ettirmesi olasılık/ olanak girdabının çok
güçlü olduğunu göz önüne alacak olursanız, zaman/uzay'a çıkışları olan
(bağlantı sağlayabilen) birçok varlığın bu girdabı algılamamış olması çok
şaşırtıcı olurdu. Yani -önceki örneğimizdeki gibi ifade edersek-
mağazada bulunan mısır gevreği miktarı diğerlerine oranla çok fazladır.
Kehanette bulunanların her biri kendine özgü bir düzeyden ya da
titreşimsel durumdan bakarak bu kehaneti yapmaktadır. Bu yüzden
kehanetlere çok miktarda önyargı ve sapma da eşlik ediyor.
SORU: Önümüzdeki yirmi yılı kapsayan senaryo bütünüyle arayışı
artırmaya ve doğal yaratılışın daha çok farkına varılmasını sağlamaya
yönelik görünüyor, ama öte yandan korkunç bir miktarda da karışıklık
içeriyor. Gezginler'in çoğunun enkarnasyon öncesi amaçları bu
karışıklığı azaltmaya çalışmak mıydı?
RA: Gezginler'in amacı, bu gezegende bulunan varlıklara, kendilerinden
nasıl istenirse o şekilde hizmet edebilmek ve aynı zamanda kendi
titreşimsel modelleriyle, gezegenin bütününe ait titreşimleri biraz
hafifletebilmek ve böylece gezegendeki genel uyumsuzluğu biraz
düzelterek bu uyumsuzluğun sonucunda ortaya çıkabilecek durumları da
azaltmaktı.
Gezginler'in henüz tezahür etmemiş bir duruma yardımcı olmak gibi özel
amaçları yoktur. Sevgi ve ışık, nerede isteniyor ve aranıyorsa oraya gider
ve gidiş yönleri önceden plânlanmaz.
SORU: Yani burada bulunan her bir Gezgin, geliştirdiği eğilimlerin
sonucunda uygun bulduğu şekilde davranarak ya da sadece kendi
kutbiyetini taşıyarak burada bulunmakla gezegenin toplam bilincine

yardımcı olur. Yardımcı olmak için izlediği belli bir fiziksel yol var mıdır?
Örneğin, elektriksel kutbiyet şeklinde ya da bir bataryanın şarj edilmesine
benzer şekilde titreşimleriyle gezegene katkıda bulunduğunu düşünebilir
miyiz? Gezginler'in sadece fiziksel olarak varlıkları gezegene katkıda
bulunur mu?
RA: Dediğiniz doğrudur ve mekanizma aynen dediğiniz gibi işler. Önceki
yanıtımızın ikinci bölümünde biz de böyle söylemek istemiştik.
Şurasını belirtmekte yarar görüyoruz; her varlıkta olduğu gibi, her
Gezgin'in de kendine özgü yetenekleri, önyargı ve eğilimleri ve özellikleri
vardır; böylece, her yoğunluk derecesinin her bölümünden gelen
Gezginler bu farklı yetenek ve özelliklerini sizin katınızda tezahür
ettirirler. Böylece, enkarnasyondan önce kendini sunan her Gezgin, esas
görevi olan çobanlık (rehberlik) ve aydınlatıcı bir fener olma ve
gezegensel sevgi ve ışığı iki katına çıkarma dışında, kendine özgü, özel
bir hizmet sunma olanağına da sahiptir.
Beşinci yoğunluk derecesinden gelenlerin bilgeliği ifade etme yetenekleri
çok büyüktür. Dördüncü ve altıncı dereceden gelen bazı Gezginler vardır
ki, sevgi ve sevgi/ışığın pasif birer yayıcısı olma özellikleri muazzamdır.
Bu yoğunluk derecesine çok değişik yeteneklerini de beraberlerinde
getirmiş olan pek çok başka Gezgin de vardır.
Yani bir kez (enkarne olurken geçtikleri) unutma sürecine nüfuz
ettiklerinde, Gezginler'in üç fonksiyonu vardır; ilk ikisi adı geçen temel
fonksiyonlar olup, üçüncüsü ise her Gezgin'in kendine özgü
fonksiyonudur.
Bu noktada bir hususu daha belirtmemiz gerekir; olasılık/olanak
girdaplarını tartarken, size sıkıntı ve ıstırap verecek pek çok parçayla
karşılaşacaksınız -bunlar size arayış ve başkalarına hizmet fırsatı
verecektir- ama bu mağazada daima içinde huzur, sevgi, ışık ve sevinç
olan bir kutu da bulunacaktır. Bu girdap çok küçük olabilir, ama ona
arkanızı dönmek demek, şu anın sonsuz olasılıklarını unutmak demek
olur. Acaba gezegeniniz bir tek güçlü ve güzel ilham anında uyumluluğa
doğru kutuplaşabilir mi? Evet, dostlarım. Olasılık pek azdır ama her
zaman olabilir.
SORU: Evrende, aynı gezegenden hem pozitif hem de negatif eğilimli
akıl/beden/ruh bileşimlerinin birlikte hasat edilmelerine ne sıklıkla
rastlanır?
RA: Gezegensel hasatlarda hasat edilen akıl/beden/ruh bileşimlerinin
yaklaşık olarak %10 kadarı negatif, %60 kadarı pozitif, kalan %30'u da
karışıktır. Yani, hasatın hemen hemen tamamı pozitif oluyor. Karışık
hasatta çoğunluğun negatif eğilimli olmasına hiç rastlanmamıştır. Eğer

bir gezegen güçlü bir şekilde negatife doğru gitmekteyse, hasata
uygunluk derecesine gelebilecek bir pozitif kutuplaşmaya hemen hiç
rastlanmaz.
SORU: Buna neden hiç olanak bulunmadığını açıklayabilir misiniz?
RA: Pozitif kutuplaşma için belli bir miktarda kendi kaderini tayin etme
(elindelik, özgür irade) olanağı gerekmektedir.
SORU: Devremizin şu son günleri bitmiş olsa ve şimdi hasat yapılsaydı,
belli sayıda negatif ve belli sayıda pozitif varlık hasat edilecek, ve belli
sayıda da devreyi tekrarlayacak olanlar bulunacaktı. Ancak, şu an ile
hasatın gerçekleşeceği zaman arasında deneyimlenecek katalizörlerden
dolayı hasata uygunluk kazanmış varlıkların sayısının artacağını kabul
ediyorum.
Genel olarak konuşursak, yani sırf bu gezegenle ilgili değil de hasat
konusunda genelde nasıl olduğunu düşünecek olursak, bizimki gibi bir
son devre sırasında ortaya çıkan katalizörlerden dolayı hasata uygunluk
kazanan varlıkların sayısında ne oranda bir artma görülebilir? Yoksa
diğer gezegenlerin de hasata yakın devrelerde, karışık bir hasat
durumunda, ek katalizörlerle karşılaştıklarını varsaymakla yanılıyor
muyum?
RA: Karışık hasat durumunda hemen daima uyumsuzluk da vardır ve
bunun için de sizin "Dünyadaki değişiklikler"iniz şeklinde ek katalizörler
bulunur. Bu varsayımınızda haklısınız.
Konfederasyon'un isteği, bu ek katalizörden dolayı daha yoğun bir
arayışa girenlere hizmet etmektir. Bundan dolayı hasata eklenecek
varlıkların sayısını ortaya atma yolunu tercih etmiyoruz, çünkü bu uygun
olmaz. Biz sadece hizketkârız. Eğer çağrılırsak, bütün gücümüzle hizmet
ederiz. Sayıları saymak erdemli bir yaklaşım olmaz.
SORU: Devre sonundaki ek katalizör özellikle gezegensel bilincin eğilim
ve yöneliminin bir fonksiyonudur. Bu bilinç, düşünme biçim ve yönelimini
şimdi içinde bulunduğu duruma getirerek kendi katalizörünü kendisi
sağlamıştır ve böylece kendi üzerinde, bedensel acı ve hastalık
katalizörünün tek bir akıl/beden/ruh bileşimi üzerinde yarattığına benzer
bir etkiyi bu yolla yaratmıştır. Bu benzetmeyi bir kez daha yapmıştım,
ama şimdi kendi düşüncelerimi berraklaştırmak ve gezegensel varlığı,
milyarlarca akıl/beden/ruh bileşiminden meydana gelen tek bir varlık
olarak görmemi sağlamak için, yineliyorum.
RA: Dediğiniz kesinlikle doğrudur.

SORU: O halde henüz bir toplumsal bellek oluşturmamış olmakla birlikte,
her birimizin tek bir varlık oluşuna benzer biçimde, tek bir varlıkla karşı
karşıyayız. Bu küme halinde toplanmış varlığı, galaktik varlık ya da
gezegensel sistem tipi varlığa varıncaya kadar gözlemlemeye devam
edebilir miyiz? Bunu başka bir şekilde ifade etmeye çalışayım. Gezegen
sistemiyle birlikte tek bir güneşe ve milyarlarca yıldızı olan bir ana
galaksiye birer varlık (birer birey, kişilik) olarak bakabilir miyim? Bu
tahminleri bu şekilde sürdürebilir miyim?
RA: Sürdürebilirsiniz ama üçüncü yoğunluk derecesi uzay/zaman
çerçevesi içinde değil.
Bu ilginç konu üzerinde konuşmaya çalışacağız. Sizin
uzay/zaman'ınızda, siz insanlar ana rahminde olanın ana-babasısınız.
Dünya doğmaya hazırdır, ama doğum olayı yolunda gitmiyor. Bu varlık
doğduğunda, dördüncü yoğunluk derecesi pozitifi olan ana-babasının
toplumsal bellek bileşiminin özellikleriyle dolu olacaktır. Bu yoğunluk
derecesinde daha geniş bir bakış açısı bulunmaktadır.
Artık, çok yakından bağlantılı olduğunuz güneşinizle, ya da Logosunuz'la
olan ilişkilerinizi görmeye başlayabilirsiniz. Bu, ana-baba ile çocuk
arasındaki ilişki gibi değil, Yaratan -yani Logos- ile Yaratan -yani bir
Logos olarak akıl/beden/ruh bileşimi- arasındaki ilişkidir. Bu idrak
oluştuğunda artık "görüş alanınızı" genişletebilirsiniz. O zaman artık tek
sonsuz yaratılışın her noktasında Logos'un parçalarını tanıyacaksınız ve
aklınızın köklerinin şekillendirdiği bir sezgiyle yaratılışın muazzam ve
bilinmeyen derinliklerinde, ana-babaların gezegenlerine tekâmül yolunda
nasıl yardım ettiklerini göreceksiniz. Çünkü bu süreç, bir bütün olarak ele
alındığında, yaratılışın (alemlerin) tekâmülü sırasında birçok kez yer alır.
SORU: Gezgin bir unutma sürecinden geçer. Siz, hem üçüncü hem
dördüncü yoğunluk derecesi bedenleri faal halde olan varlıkların böyle bir
unutma sürecinden geçmediklerini söylediniz. Acaba altıncı yoğunluk
derecesinden gelen bir Gezgin, burada bulunduğu sırada sadece üçüncü
yoğunluk derecesi bedeni faal durumda ise, kısımlara ayrılmış bir
unutma sürecinden mi geçmiştir; yani sırasıyla dördüncü, beşinci, altıncı
yoğunluk derecelerini mi unutur? Ve bu dünyada dördüncü yoğunluk
derecesi bedeni de faaliyete geçirilirse, ek bir bellek mi kazanır? Beşinci
yoğunluk derecesi bedeni faaliyete geçirilirse bu belleğe bir miktar daha
mı eklenir ve sonunda altıncı yoğunluk derecesi bedeni faaliyete
geçirilirse, belleğine bütünüyle mi kavuşur? Söylediklerim anlamlı mıdır?
RA: Hayır.
SORU: Teşekkür ederim. Bu unutma süreci benim için soru işareti
uyandırıcı oluyor, çünkü siz, burada bulunup da hasat edilmiş olan ve

dördüncü yoğunluk derecesi bedenleri faal halde bulunan insanların
böyle bir unutma sorunu olmadığını söylemiştiniz. Gezginler neden
belleklerini kaybediyorlar, bunu açıklayabilir misiniz?
RA: Bunun iki nedeni vardır. Birincisi, akıl/beden/ruh bileşimi ile bedenin
hücre yapısı arasındaki bağların genetik özellikleri, üçüncü ve dördüncü
yoğunluk derecesi ve üçüncü/dördüncü yoğunluk derecesi bedenleri için
farklıdır.
İkincisi de, üçüncü yoğunluk derecesi varlıklarının özgür iradesinin
korunmasının gerekmesidir. Böylece, Gezginler üçüncü yoğunluk
derecesinin akıl/beden/ruh bileşimi ile olan genetik ya da DNA bağları
için gönüllü olurlar. Unutma sürecine ise, Gezgin kim ve ne olduğunu ve
neden bu gezegende bulunduğunu anımsadığı oranda nüfuz edilir.
Ancak Gezginler'in daha yoğun bedenlerini faaliyete geçirecek oranda
unutma sürecine nüfuz etmeleri, böylece -şöyle diyelim- olağanüstü iyi
(tanrısal) koşullarda yaşamalarını sağlamaları bir müdahale olur. Bu da
hizmet yolunu seçmiş olanlar için uygun değildir.
Yeni yetenekler sergilemeyi başaran, yeni dördüncü yoğunluk derecesi
varlıkları bunu belleklerinin bir eseri olarak değil, şu andaki
deneyimlerinin bir sonucu olarak yapmaktadırlar. Tabii ki her zaman için
bir iki istisna bulunur ve biz de aşırı genelleme yapmaya sürekli set
çektiğimiz için sizden özür dileriz.
SORU: Bu sorunun, erişmeye uğraştığım şeyle ilgili olup olmadığını
bilmiyorum. Soracağım ve nasıl sonuçlandığını göreceğim. Piramitlerdeki
rezonans odasının, ustaların kendi benlikleriyle karşı karşıya
gelebilmelerini sağlamak üzere kullanıldığını söylediniz. Bununla ne
demek istediğinizi açıklayabilir misiniz?
RA: İnsan kendi benliğiyle varlığının merkezinde ya da derinliklerinde
karşılaşabilir. Rezonans odası adı verilen oda bedenin ölüp gömülmesi
ve yeniden canlanması törenini simgeler. Bu olayda varlık benlik olarak
ölür ve bu kayıp gibi görünen ama aslında bir kazanç olan şeyin idrakine
vararak yeni ve daha yüksek bir varlığa dönüşür.
SORU: Bu görünüşteki ölümün, aslında üçüncü yoğunluk derecesinin
illüzyoni (maddeye ait) ve sıradan arzularını yitirmek ve başkalarına
hizmet için tam bir istek kazanmak olduğunu söyleyebilir miyiz?
RA: Sezgileriniz güçlüdür. Bu odanın amaç ve niyeti buydu; bir dereceye
kadar da Kral Odası konumunun etkili olabilmesi için gereken bir bölümü
oluşturuyordu.

SORU: Bu odanın bu farkındalığı yaratmak için varlığa ne yaptığını
söyleyebilir misiniz?
RA: Bu oda, akıl ve beden üzerinde etki yapıyordu. Akıl, duyularla
algılamadan tümüyle yoksun kalmayı ve hiçbir kurtulma umudu
olmaksızın canlı canlı gömülmenin ortaya çıkardığı temel modele
(arşetipe) ait tepkileri deneyimliyordu. Beden hem aklın içinde bulunduğu
durumdan hem de rezonans odasının yapımında kullanılan malzemelerin
elektriksel ve piezoelektriksel niteliklerinden etkileniyordu.
Şimdi lütfen bu celsenin son sorusunu sorunuz.
SORU: Medyumu daha rahat ettirmek ve temasa yardımcı olmak için
yapabileceğimiz bir şey var mı?
RA: Medyumun iyi desteklendiğini ve her şeyin yolunda olduğunu
düşünüyoruz. Her birinizi, medyumun ağrıya olan eğilimi konusunda
uyarıyoruz. Kendisi bunları paylaşmaktan hoşlanmıyor ama bir destek
grubu olarak her birinizin tek tek yardımını bilinçaltında kabul ediyor. Her
şey ayarlıdır, çok titizsiniz. Bunun için size teşekkür ediyor ve sizleri
Sonsuz Yaratan'ın sevgi ve ışığı ile terk ediyorum. Adonai.

I have a dream...





Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.


    
     

Başkalarına Hizmet Forumu   © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz   Yukarıya git
Snitz Forums 2000
Bu sayfa 0,06 saniyede oluşturuldu.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.