Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

4 Temmuz 2015

Başlatan bozadi, 09 Temmuz 2015, 02:56:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

4 Temmuz 2015

Tabladakiler Laura, Andromeda ve Galatea

Pierre, Perceval, Chu, Data, Niall, Scottie

S: (L) Bugün 4 Temmuz 2015

[dijital kayıtta arkaplanda epeyce gürültü var ama rüzgardan veya odanın diğer tarafında çalışan sessiz vantilatörden kaynaklı bir ses değil; tüm celse kaydı boyunca ses pek çok kez zayıflayıp güçleniyor]

C: Merhaba millet. Kasyopya'dan Efeclonya, son zamanlarda enerjinizin tüketildiğini gördüğümüz için size enerji üretiyoruz.

S: (L) Son zamanlarda enerjimizin tüketilmesinden neyi kastediyorsunuz?

C: Yolculuklardaki faaliyetler vesaire.

S: (L) Tamam, yolculuklarımızdaki faaliyetlerimizden bahsediyoruz madem... Prag'la ilgili izlenimime göre geçmişte orada gerçekten korkunç birşey olmuş olmalı. Bu makul veya doğru bir izlenim mi?

C: Evet.

S: (L) Bu konuyla ilgili şaka yaptım ve köprülerin altında troller olduğunu, nehirde ejderhalar olduğunu söyledim ama bir anlamda da şaka yapmıyordum. Bu doğru veya makul bir algı mı?

C: Evet.

S: (L) Orası Vincent Bridges'ın öldüğü yer olduğu için küçük bir gizem var. Ama Vincent'ın ilişkili olduğu "simya müzesindeki" insanlar, ki o müze Vincent'ın yaşadığını iddia ettiğiyle aynı binada bulunuyor, hepsi onun orada ölmediğinde ısrar ettiler. Ölüm ilanının yayınlandığı cenaze evinin web sitesinde ve birkaç başka web sitesinde yayınlanan başka makalelerde Vincent'ın oyununun galasının yapılmasından yalnızca birkaç saat önce orada öldüğü söyleniyor. Yani gerçekten orada öldüğü kesin gibi görünüyor. Müzede konuştuğumuz ve Vincent'ı tanıyan, eserlerini bilen, onun orada ne yaptığını falan bilen insanların ise hepsi birden "hayır" dediler, orada ölmediğini söylediler. Bu insanlar bu konuda neden yalan söylüyorlar? Neden onun orada ölmediğini iddia ediyorlar? Hatta bir kız onun Kanada'ya gidip orada öldüğünü düşündüğünü söyledi. Bu konuda neden yalan söylüyorlar?

C: Vincent'ın ölüm koşullarından dolayı.

S: (L) Ne tür koşullarmış onlar?

(Perceval) Büyücülük mü yapıyordu?

(L) Büyük bir "iş" yapmaya mı çalışıyordu; Edward Kelley'nin Ofanik meleklerini aşağı çağırmaya mı çalışıyordu? Nasıl koşullardan bahsediyorsunuz?

[Yanıt yok]

(L) O koşulların ne olduğunu bize neden söylemek istemiyorsunuz?

C: Erişip değerlendirmemiz için biraz bekleyin.

(Galatea) Tamam, bekliyoruz!

C: Böyle faaliyetler "perdelidir".

S: (L) Ne gibi faaliyetler yani?

C: Genellikle "Karanlık Sanatlar" diye tanımlanan şeyler içeren faaliyetler.

S: (Andromeda) Vincent'ın Kanada'da öldüğünü söyleyen kişi müzedeki o kızdı... Sen {Laura} Vincent'ın orada ölüp ölmediğini sorduğunda o da "Bilmiyorum, gerçekten garipti." dedi. Sonra "Belki de Kanada'daydı" dedi ama sen ölümü ilk sorduğunda "gerçekten garipti" demişti.

(L) Yani belki de bu ayrıntılarını çok fazla ortaya dökmememiz gereken birşey?

(Chu) "Oo, temas kurmaya çalışan tüm bu insanlar..." diyen o kız mıydı?

(L) O bardakiydi. İnsanların oraya gelip Dee ve Kelley ve onların ruhlarıyla temas kurmaya çalıştığını falan anlatıyordu. Sanki o insanların aptal veya kolay kandırılabilir, enayi kişiler olduklarını söylüyordu.

(Andromeda) Diğer kız durumun ne kadar garip olduğunu söylerken kendisi de birşeyin farkına varıyordu sanki. Başka birşey söylemek üzere gibiydi.

(L) Yani orada garip birşey oldu. Çok açık ayrıntıları sormamamız daha mı iyi olur?

C: Evet.

S: (L) Böyle karanlıklara bakmak istemiyoruz çünkü o karanlıklar da bize bakabilir. Bizim anladığımız kadarıyla belki de Vincent Bridges bize yönelik birşeyler çeviriyordu ve yaptıkları dönüp onu buldu. Ama hala bize yöneltilmiş olarak kalan ve bizim bloke etmemiz veya kesmemiz gereken bazı enerjiler olabilir; ayrıca Vincent'ın "özgür" olmadığına dair de bir izlenim edindim ve belki de küçük bir temizlik ona yardımcı olabilir; oradaki faaliyetlerimizde odaklandığımız şeydi bu. O faaliyetlerde başarılı olduk mu?

C: Evet ve bunun için saygı duyuyoruz ama Vincent hala "donmuş" durumda.

S: (L) Donmuş mu?

(Pierre) Donmuş derken?

(L) "Donmuş" ne anlama geliyor?

C: Takılı kalmak.

S: (L) Vincent takılı mı kaldı? Buna dair birşey sorabilir miyiz peki? Takıldığı yerden kurtarılabilir mi?

A: Gurdjieff'in tanımladığı "Ölümsüz Şeyi" düşünün.

(Galatea) Öyleyse hayır, hiçbir zaman kurtarılamayacak.

S: (L) Gurdjieff Ölümsüz Şeylerin astral planlarda bile sınırlı bir ömrü olduğunu söylüyor. Sonunda dağılıp gidiyorlar sanırım. Bu doğru mu?

C: Evet.

S: (L) Bu cidden nahoş birşey.

(Galatea) Şeytani bir varlık olarak mı geri dönecek?

(Perceval) "Kozmik çorbaya" malzeme mi olacak?

A: Evet

S: (Pierre) Wau. Bu berbat.

(Galatea) Prag'dayken bize yönelik herhangi bir kötülük yapmaya çalıştı mı?

C: Denedi.

S: (L) Jay Weidner bana yazıp beni bir anlamda Vincent'ı öldürmekle suçladığında aslında Vincent'ın o sırada neler çevirdiğini biliyordu belki de: yani Vincent benim üzerimde bir tür çalışma yapıyordu veya bana yönelik birşey yapıyordu ama yaptığı şey bir şekilde sekip ona geri döndü, bu doğru mu?

C: Evet

S: (L) Çok ilginç. Yani enerjimizin tüketilmesi derken aslında bundan bahsediyoruz, desenize?

C: Evet

S: (L) Yani psişik veya bilinçaltı veya hangi düzlemse, orada korunma için birşeyler yapmaya çok büyük bir enerji harcıyorduk o sırada?

C: Evet

S: (Andromeda) Yaptığımız temizlik Prag'daki insanlara herhangi bir şekilde yardımcı oldu mu?

C: Minimal düzeyde. Dağılan enerjinin sizin yarıkürenizde etrafa sıçradığına dikkat edin.

S: (L) Bu ne demek?

(Pierre) Dünyaya mı sıçradı? Kuzey yarımküreye mi?

C: Şiddet.

S: (L) Kuzey yarımküreyi kastettiklerini sanmıyorum. Sanırım okyanusun bizim tarafımızı kastettiler.

(Andromeda) Yani açığa çıkardığımız enerji etrafa sıçrayıp şiddet mi yarattı?

(Niall) Terör saldırıları.

(L) Doğru. Aynı gün üç olay mı olmuştu?

(Perceval) Hayır, bir saniye...

(Andromeda) Tunus, Fransa ve...

(Perceval) Biz o çalışmayı Salı günü yaptık, o saldırılarsa ondan üç gün sonra, Cuma günü oldu. O temizlik çalışması herhangi bir şekilde o şiddet olaylarına katkıda bulundu mu?

(L) Enerjiyi açığa çıkardığını söylediler. Enerjinin serbest kalması derken bundan tam olarak neyi kastediyorsunuz?

A: O enerji size yöneltilmişti ama amacına ulaşamayıp dağıldı ve serbestçe dolaşırken rezonansa girdiği yerlerde kullanıldı.

S: (Perceval) Peki kimin enerjisi bu?

(Pierre) Vincent Bridges'ın size karşı biriktirdiği enerjiydi belki de...

C: Evet

S: (L) Prag'dan bize yöneltilmiş enerji miydi? Prag'a gittiğimizde canavarın midesine gitmişiz desenize!

(Andromeda) Süper!!! [El çakışma ve kahkaha]

(Pierre) Yani Vincent Bridges bize karşı oluşturmaya çalıştığı tüm enerjilerle başarılı olamadığı için büyük bir tehdit atlattık o zaman. O enerjileri bizim üzerimizde patlatmayı başaramadı. Depoladı, depoladı, depoladı ama tetiğe basmadan önce öldü mü? Bir şekilde istediği vuruşu yapamadı.

(Perceval) Hayır...

A: Söz konusu enerji sizin savunmanızı kırana kadar birikmeye ayarlanmıştı.

S: (L) Yani bir tür psişik kapasitör faaliyetiydi?

(Pierre) Birikiyor, birikiyor, birikiyor, ta ki savunmamızı kırana kadar.

(L) Bizi Prag'a gitmeye sevk eden olaylar bu yüzden mi gelişti?

C: Evet

S: (L) Yani bu şeylerin hiçbirinin bilinçli olarak farkında olmasak bile bir şekilde kendimizi savunmamıza yardımcı olacak bir yola girdik?

C: Siz tam olarak farkında değildiniz ama rehberlik vardı.

S: (Perceval) Birisi Arky'ye Prag'daki konferansa gitme konusunda ısrar etmesi için rehberlik ediyordu.

(Pierre) Vincent'ın ölmüş olmasına veya başka bir düzlemde bulunmasına rağmen o enerjinin birikmeye devam ettiğini söylediler. Yani ölümünden sonra o enerjiyi yoğunlaştırmaya devam etmeyi başardı bir şekilde?

C: "Donuk durumun" nedeni kısmen bununla ilgili.

S: (L) O donuk durumda bir jeneratöre falan mı dönüştü?

(Galatea) Bir kötülük piline dönüştü.

(L) Evet, bir kötülük pili gibi.

(Andromeda) Peki zaman zaman bu tür enerji faaliyetleri yapmalı mıyız ve bunu yaparsak yeni terörist saldırılar mı yaratıyor olacağız?

C: Bu kadarı yeterliydi, teşekkürler!

S: (Scottie) Evet, öncelikle, Vincent Bridges'ın kendisinin karanlık bir büyücü gibi birşey olduğundan çok emin değilim. Karanlık Sanatlar, ruhunun ele geçirilmesi falan, bunlar berbat şeyler. Buna bulaşmak istemezsin. Sadece Laura'yı ve kendimizi korumak için birşey yapmak istiyoruz. Yoksa "Evet, gidip şunları mahvedelim!" gibi davranmak istemezsin. Ve o enerji olayının tamamen Vincent'ın ürünü olduğunu, onun tek başına öyle bir enerji seviyesi oluşturabileceğini hiç sanmıyorum...

(L) O yalnızca bir araçtı!

(Scottie) Kullanılıyordu yalnızca.

(L) O enerji serbest kaldığında bunun şiddet olaylarına neden olduğunu söylediniz. Peki bu şiddet olayları bizden mi kaynaklandı, Prag'a gidip birşeyler yaptığımız için?

C: Hayır hayır hayır!!! O olaylar 4KH'nin hedeflerine ulaşamama nedeniyle duyduğu kızgınlığın sonucuydu.

S: (Galatea) Nefretlerini saçtılar ortaya.

(Pierre) Berbat birşeydi.

(Chu) Hedefleri Laura'ydı ve ona fırlatılan enerji onu ıskaladı. Ve 4KH buna çok bozuldu.  

(L) Ve Vinnie'yi bir tür astral durumda bana karşı bir kanal olarak dondurulmuş bir durumda tutma şeklinde özenle kurdukları o küçük mekanizma da işe yaramadı çünkü fişi çekmiş olduk bir anlamda!

(Perceval) Tuz dökmemizin bunda herhangi bir etkisi oldu mu?

C: O sadece fiziksel olarak faydalıdır; en önemli hususlar tam farkındalık ve konsantrasyon ve artı, daha önemlisi, pozitif koruma sağlayan kozmik güçleri kanallamanızdı.

S: (L) Bundan şunu anlıyorum ki farkındalığın kendisi temas potansiyeli farkının bir parçası. Bir akım söz konusu olduğunda, bu bir sürü elektron demektir ve elektronlar yükte bir fark olduğu için bir yere akar. Bu tuhaf çünkü bu sanki kafamda: sanki tam bir farkındalık alanı maddi dünyada eterik dünyanın veya kozmik enerjinin bir çekicisi haline geliyor.

(Pierre) Evet, bir tür rezonans diyorlar. Vinnie 4KH ile rezonanstaydı ve biz de pozitif güçlerle rezonanstayız.

(Perceval) Pratik anlamda, bu olaydaki farkındalık, Vinnie'nin orada ilgilenilmesi gereken birşey bıraktığına dair farkındalıktı. Negatif bir enerji veya her neyse...

(L) Bunun ne olabileceği konusunda hiçbir fikrim yoktu.

(Perceval) Ama orada birşey olduğu ve "temizlenmesi" gerektiğine dair bir farkındalık vardı. Ve bu bir şekilde o negatif enerjiyle çatıştı. İki zıt kutup gibi. Pozitif yük ile negatif yük.

(L) Lambayı açmak gibi. Elektronların akışı ampulü aydınlatıyor.

(Perceval) Veya yere bir yıldırım düşmesi gibi. Bir patlama meydana getiriyor.

(L) Evet, bu bir tür psişik yıldırım gibiydi.

C: Evet

S: (L) Ve bizler de bu psişik yıldırıma aracılık mı ettik?

C: Evet. Birkaç bilinçli kişinin yapabilecekleri ne kadar şaşırtıcı, değil mi?!

S: (L) Evet, ve belirli birşey yapmak için bir plan yapmadık. Sadece kendimizi korumaya veya enerji temizliği yapmaya çalışıyorduk. Sadece içgüdülerimizin sesini dinliyorduk.

(Pierre) Birkaç bilinçli kişinin yapabileceği sıradışı şeyler derken, etrafta pek çok pozitif güç olduğu ama yeterince konektör olmadığı anlamına mı geliyor mu? Kastettiğimi anladınız mı? Eğer farkı yaratan şey farkındalıksa, eksik olan şey yüksek pozitif güçler değil, o enerjileri kullanabilecek olan bilinçli kişilerdir...

(L) Durum gerçekten bu mu? Evrende bolca pozitif enerji var ama farkındalık üzerinde çalışan, iç güdülerini izleyen, evrenin rehberlik yapmasına ve tüm bunların tezahür etmesine izin veren yeterince insan mı yok?

C: Evet

S: (L) Bir keresinde programlardan, program yazıcılardan bahsediyordunuz. Bu olayda gelecekteki benliklerimiz, yani gelecekteki programlamacılar mı bizi yönlendirdi? Veya buna benzer birşey?

C: Evet. Güzel referans!

S: (Galatea) Bu gece amiplerini soracak mısın?

(L) Amiplerle ilgili ne soracaktım?

(Pierre) Daha önce kaç tanen vardı, şu anda kaç tanen var?

(Perceval) Tüm bunlarla ilgili sorun şu ki, eğer başlangıca dönecek olursanız, Arky Prag'da yapılacak bir konferansı duydu ve gitmek istedi. Yani bu sürecin başlangıcı orada oldu. Yani buna bilinçli olarak herhangi bir insan aracılığı atfedemiyorsun.

(L) Evet, sadece o konferansa gitmek istedi ve onun tek başına gitmesini istemiyordum. Ama ben Prag'a gitmek istemiyordum.

(Galatea) Ve Perceval da Andromeda'nın yalnız gitmesini istemiyordu! [kahkaha]

(L) Zincirleme bir olaylar dizisi oldu bir şekilde.

(Pierre) Ama yüzlerce bilimsel konferans var. Ark neden bunu seçti?

(L) Sanırım konusuyla ve katılacak kişilerle ilgiliydi. Konferansın konusuyla ilgili birşeyler üzerinde çalışıyordu. Tamam, çocuklar amiplerle ilgili soru sormamı istiyorlar. Anti-amip tedavi protokolüm işe yarıyor mu?

C: Evet ama devamlılık gerektiriyor.

S: (Perceval) A-oo!

(L) Onlar gerçekten amip mi?

C: Hayır

S: (Galatea) Peki ne?

C: Yarı-hücreli patojenler.

S: (L) Yani mutasyona geçiren patojenlerden biri... OU! Ayak parmağımı acıttın!

(Galatea) Derimi çizdin!

(L) Ayak tırnağımı parçaladın! [kahkaha]

(Pierre) Bacağımı kopardın!

(Andromeda) Ayağım nerde?! [kahkaha]

(L)  Hayır, her neyse, bu mutasyonlu mikrop veya bakteri türleri somut bir hücre duvarına sahip olmadıkları bir noktaya kadar mutasyon geçiriyorlar. Etrafa dağılıyorlar. Sanırım bunu kastediyorlar.

C: Evet

S: (Perceval) Bundan daha da önemlisi, "devamlılık gerektiriyor" derken neyi kastediyorlar?

C: Yapmakta olduğunuz gibi belirli aralıklarla tekrar.

S: (Galatea) Sonuçlar buna değecek mi?

C: Evet

S: (L) Bu tedaviye başlamadan önce o mahluklardan bende kaç tane vardı, bunu sormamı istiyorlar. Bana bir rakam vermek ister misiniz?

C: Sersem! Milyarlarca!

S: (Perceval) Bu herkesin yapmasını tavsiye edebileceğiniz birşey mi?

C: Profile uyanlar.

S: (Andromeda) Bana faydası olur mu?

C: Test et

S: (L) Nasıl test edersin? Bir günlük bir uygulama yapıp ne kadar bir Herxheimer reaksiyonun olduğuna mı bakarsın?

C: İyi fikir! Ama hafifletmeyi unutmayın.

S: (L) Reaksiyonu dengelemek için kortizon gibi birşey almayı kastediyorlar sanırım.

C: Evet

S: (L) Ne kadar kötü durumda olduğumu görmek istedim, o yüzden kortizon almadım. Ama Yüce İsa!

(Andromeda) İlk birkaç uygulamada gerçekten kötü durumdaydın.

(L) Beni öldürecekti neredeyse! Bence ilk gün veya ilk iki-üç uygulamada kortizon almak gerekiyor.

C: Evet

S: (Data) O patojenler insana nasıl bulaşıyor?

C: Gıda ve su, ayrıca zayıflatıp girişe imkan tanıyıcı enfeksiyonlar.

S: (L) Yani yiyeceğinde, suda, her yerde olabilirler ama seni zayıflatan birşeyin yoksa seni kontrol edemiyorlar?

C: Evet

S: (L) Pekala. Mutlaka sorulması gereken başka birşey yoksa aklımda sormam gereken birşey vardı. Kafamdaki şey, herhangi birşey yapmanın beyhude görünmesiyle ilgili. Bunu hisseden tek kişinin ben olmadığımı biliyorum. Forum üyeleri, grup üyeleri, FOTCM üyeleri... Dünyada neler olduğunu izliyoruz ve mutlak bir faydasızlık ve ümitsizlik hissediyoruz. Öyle ki insanlar mutlak bir şok hali içinde oturup dünyadaki olayları gözlemliyorlar ve tam bir çöküş içine giriyorlar. O kadar kötü ki evinden dışarı çıkmak istemiyorsun artık. Bu durumda insan bir şekilde yaşamaya devam etmek ve insanları teşvik etmek ve onlara elinden geldiğince yardım etmek dışında birşey yapma kudreti bulamıyor ve bu bazen bana da oluyor. Başka ne yapabileceğimi bilmiyorum.

C: 20 yıl önce nerede olduğunu hatırlıyor musun?

S: (L) Evet, çok korkunç bir durumdaydım. Cevaplara sahip değildim. Herşeyin nasıl işlediğini bilmiyordum. Olayların nasıl işlediğini, neler olduğunu bilmek insanı rahatlatıyor ve özgürleştiriyor çünkü yanlış ümitlere bel bağlamıyorsun ama bu aynı zamanda korkunç.

C: Evet

S: (Galatea) Nasıl iyimser kalabilirsin?

C: Şafaktan önce hep en karanlıktır.

S: (Perceval) Peki, olabilecek en karanlık halini henüz görmediğimizi söylemek doğru olur mu?

C: Muhtemelen. Unutmayın, bu, hala rüya görenleri uyandırmak için gerekli. Görenleriniz ve bilenleriniz, görmeyen gözlerle ışığa doğru tökezleyenlere rehberlik etmeye hazır olmalısınız. Bu nedenle, gerçekten görenler iradelerini korumalı ve farkındalıklarının kozmik enerjiyi aktarmasına izin vermeye devam etmeliler. Bunu Praha'daki faaliyetlerinize benzetebilirsiniz, sadece onun daha büyük ölçeklisi.

S: (L) Dolayısıyla farkında olmak gerçekten önemli... Şunu sorayım: Sadece farkında olmak, gruptaki hepimizin yapabileceği en önemli şey mi, bunu mu kastediyorsunuz?

C: Yakın.

S: (L) Ve farkında olmak programlarından kurtulmayı, bilgini artırmayı kapsıyor...

(Perceval) İkisi birlikte gidiyor. Önyargılarını, programlarını ele almadan en geniş anlamıyla gerçekten farkında olamazsın.

(L) Bu doğru mu?

C: Evet

S: (L) Yani, Gurdjieff'in aşağı yukarı tanımladığı gibi, kozmik güçlerin aktarıcıları olmanın yolu kendi üzerinde çalışmaktan geçiyor. Bu aktarımı yaptığının tam olarak farkında olmasan bile, öyle mi?

C: Evet

S: (Perceval) Sorun şu ki dünya giderek aklını yitiriyor. Tam bir akılsızlık. Bizim için gülünçleşiyor. Akıl hastanesinden kaçan bir avuç delinin devlet binalarını ele geçirmesi, ülkelere el koyması gibi. Çıldırmışlar. Ve bizim bunları yorumlamamız mı gerekiyor? Bunu yorumlayamıyorsun ki! Onların tüm bu yaptıklarını analiz edip bir anlam veremiyorsun. Sadece "Bunlar çıldırmış!" diyorsun. Artık bunlardan bahsetmenin bir faydasının olmadığını hissetmemizin nedeni bu herhalde. Ama dedikleri gibi, bunu görmeyen insanlar var.

(L) Tökezleye tökezleye karanlıktan çıkmaya çalışan insanlar var.

(Perceval) Aslında yaptıklarımıza bakacak olursan, dünyadaki koşullar giderek çıldırdıkça bizim tüm bunların ne kadar akıl dışı olduğunu ifade etmemiz o kadar daha kolaylaşıyor. Bu bize her ne kadar çıldırtıcı görünse de, işimiz kolaylaşmış oluyor aslında çünkü herşey barizleşiyor! İşimiz kolaylaşıyor.

(L) Giderek daha fazla sayıda insan psikopati hakkında makaleler yayınlıyor ve her yerde bundan bahsediliyor. Bu bir noktada kritik kütleye ulaşacak sanırım.

(Perceval) Bu psikozlar onların sonunu getirecek. Çıldırmalarına izin vermek onların kendilerini ifşa etmelerine ve yaptıklarını daha geniş kitlelere göstermelerini sağlıyor.

(L) Evet.

(Chu) Aklımı kurcalayan birşey var: bazen bir beyhudelik duygusu çöküyor hakikaten, yani koroya vaaz verme hissi. Zaten biliyorlar ve dolayısıyla da tekrarlamaya gerek yok gibi. "Aptallar İçin şu veya bu" temalı çalışmaların bir versiyonunu mu yapmamız gerekiyor acaba diye düşünüyorum. Ama bir yandan da, Gurdjieff bilginin tüm insanlara yayılmaması gerektiğini söylüyor. O halde bunun ortası nedir? Yani bir yanda ışığa doğru tökezleyerek de olsa ilerlemeye çalışan ve bizim 20 yılda yaptığımız işi yapmaya vakti olmayan insanlara yardımcı olmak var, diğer yanda ise...

(Perceval) Belki de herşey kötüleştikçe gelecekte çok daha fazla sayıda insan aksaya aksaya ışığa yönelecek. Ve belki de öyle bir nokta gelecek ki çok daha fazla sayıda insan "Neler oluyor?!" diye soracak.

(L) Aynı şeyleri tekrar tekrar söylemekten yoruluyoruz ama duymamış olabilecek biri her zaman vardır. Forumdaki yeni üyeler konusunda aktif olmak için bir neden var her zaman, aynı şekilde yazılar yazmayı sürdürmek, aynı şeyleri farklı şekillerde anlatmak, SOTT'da yorumlar yazmak için vs.

(Perceval) Durumun farkında olan insanlar bile mesajın güçlenmesine ihtiyaç duyuyorlar çünkü "A etkileriyle" çevrili bir dünyada yaşıyorlar.

(L) Yorulduğum için belki de artık vermek istedikleri son mesajları sorsak iyi olacak. Sormam gerektiği halde sormayı unuttuğum veya söylemek istediğiniz herhangi birşey var mı?

(Galatea) Hızlıca birşey sormak istiyorum. 4BH insanlarıyla konuşuyor musunuz?

C: "Konuşmak"?

S: (Galatea) İletişim kurmak diyelim.

C: Evet

S: (Galatea) Tamam. Onlara bizden selam söyleyin!

(L) Pekala, hm...

C: Tüm forum üyeleri için: Şevkinizi kaybetmeyin. Şunu hatırlayın; eğer elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, gelecekteki benlikleriniz boşluğu doldurur. Hepiniz kaosa potansiyel bilgi aktarıcılarısınız. O bilgi sevgi/gerçek olsun. Hoşçakalın.

CELSE SONU

bozadi

#1
Biraz aceleyle yayınladım, en kısa zamanda bir kontrol okuması yapı bazı değişiklik veya düzeltmeler yapabilirim çeviride.

bozadi

#2
Bu arada ben son celseyi dün Scyth'in uyarısıyla fark ettim ama Majisyen'in bir önceki gün yeni celseyi haber verdiğini az önce fark ettim. Dikkatimden kaçmış, özür diliyorum.

Scyth

#3
Donma dedikleri ruhların dünyaya takılıp kalma durumu sanırım. Kendi realitelerini bir şekilde defalarca kez tekrar ediyorlar belkide; bir tür çıkmaz sokak. Diğer taraftan çevremizde olan bitenlerin pek çoğunu anlayamadığımız gerçeği ve bizim dışımızda gelişen kaçınılmazlar.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Majisyen

#4
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Bu arada ben son celseyi dün Scyth'in uyarısıyla fark ettim ama Majisyen'in bir önceki gün yeni celseyi haber verdiğini az önce fark ettim. Dikkatimden kaçmış, özür diliyorum.

Önemli degil insanlik halidir olur.Enteresan bir celseydi.Ceviri icin tesekkurler.Anladigim kadariyla Vinnie nin ruhu parcalanacak ve tekrar birinci yogunluga aktarilacak.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

Alemtac

#5
Teşekkürler, Bozadi...en çok dikkatimi çeken cümle; ", bu, hala rüya görenleri uyandırmak için gerekli. Görenleriniz ve bilenleriniz, görmeyen gözlerle ışığa doğru tökezleyenlere rehberlik etmeye hazır olmalısınız. Bu nedenle, gerçekten görenler iradelerini korumalı ve farkındalıklarının kozmik enerjiyi aktarmasına izin vermeye devam etmeliler."
 

believer planet

#6
teşekkürler bozadi..

emeğine sağlık :)
herşey mümkün

bigsenfoni

Ceviri icin tesekkürler bozadi...

Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Arulnool

#8
Bozadi çeviri için teşekkürler. Pasif olma hali, yılgınlık hissi, tükeniş fikri nasılda etrafımızı çepe çevre kuşatmış. Bu celse "Farkında olma isteğinin, çevremizde var olan negatif etkileri, biz o an şuursuz olsak bile bizi koruyabildigini göstermesi açısından önemliydi" Hangi "Hal"in girdabına kapılırsak kapılalım kaosumuzu bilip, farkedip sevgiye yönelen birer arac olarak kullanmamiz gerek. Defalarca ayni seyleri tekrarlayip, ifade etme pahasina bile olsa.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

yucelulu

#9
Teşekkür ederim.
 

Gaia

#10
Çeviri için teşekkürler bozadi.

''C: Tüm forum üyeleri için: Şevkinizi kaybetmeyin. Şunu hatırlayın; eğer elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, gelecekteki benlikleriniz boşluğu doldurur. Hepiniz kaosa potansiyel bilgi aktarıcılarısınız. O bilgi sevgi/gerçek olsun. Hoşçakalın. ''

Bu tavsiyeyi sevdim. :)

macka

#11
Teşekkürler bozadi.
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

beyrutkapı

#12
çeviri için teşekkürler bozadi. her anlamda doyurucu bir celse. hedefine ulaşamayan negatif enerjinin dağılıp etrafa saçılması hayli ilginç. farkındalığın nasıl koruduğuna dair çok iyi bir referans oldu. zaman ''şimdi'' olduğunda! bekleyip göreceğiz.
 

bozadi

#13
Vincent'ın bir ara boyutta "donması"  meselesiyle ilgili algımı paylaşmak isterim.

Bu adam Lauralarla tanışmış zamanında, hatta bir celseye de katılmışlığı var. Yanlış hatırlamıyorsam Laura'nın trans medyumluğu yaptığı o celsede Vincent Laura'ya "Kutsal Kadeh"in yerini buldurmak için çaba gösteriyordu ve celsedeki negatif etkilerle ilgili olarak K'ların verdiği ipuçları vardı.

Adam negatif eğilimlerini belli ettikçe Laura ve ekibiyle arası bozuluyor tabi ve bu sefer VB ekibe düşman oluyor adeta ve onları karalamak, itibarını zedelemek için yırtınıp duruyor hayatının kalanında.. Ruhunu 4KH güçlerine sattığı anlaşılıyor. 1952 ABD doğumlu olduğu, ezoterik bilgiler ve büyü gibi konularla yakından ilgilendiği, en son Prag'da yaşadığı ve 2014 yılında kalp krizinden öldüğü bilgisi var internette.

Bu celsede geçen bilgileri doğru olarak varsaydığımızda, anlatılanlara dair yorumum şu: VB yine Laura ve ekibine yönelik bir negatif enerji saldırısı çabası sırasında hayatını kaybediyor ve bedeninden ayrılınca 5. Yoğunluğa (ruhsal yuvaya) gitmek yerine, 4KH'nin rehberlik ve kontrolü altında bir ara düzlemde Laura ve ekibine karşı oluşturmaya çalıştığı negatif enerjiyi beslemeye devam etmek üzere 4KH tarafından bir "araç" olarak kullanılıyor ama Laura ve ekibinin Prag'a olan yolculukları sırasında (Vincent'ın orada yaşadığını ve kendileriyle ilgili birşeyler çevirmeye devam ettiğini biliyorlar) bu konuda psişik bir arınma ve korunma çabası gösterince Vincent üzerinden oluşturulan mekanizma da işlevini kaybediyor ve tabi 4KH "Dur madem şu adamı 5. Yoğunluk derin düşünme ve değerlendirme merkezine yönlendirelim de kendine gelsin" demiyorlar. Kullanılıp kenara atıldı ve belki de misyonu başarısız olunca bir darbe de 4KH'den aldı. O kadar şiddetli asalaklık ve 4KH köpekliği yaptı ve sınır tanımayan hırsı ve aşırılıklarıyla sonunda kendini öylesine berbat bir duruma soktu ki, artık yaşamaya, var olmaya değmeyecek bir durumda ve yok olup gidecek o bulunduğu ara boyutta. Yaptığı ettiği herşey onu bu duruma getirdi. Zaten gerçek bir varlığı yoktu aslında. Bir asalak olarak yaşadı, hesaba gelmeyecek düzeyde haddini zorladı ve sonunda hak ettiği sonuca ulaştı.

"Kozmik çorbaya malzeme olmak" derken, böyle hem bir asalak olarak yaşayıp hem de boyunu fazlasıyla aşan hırslı negatif amaçların peşine düşen ve sonunda yok olup gidenlerin durumunu ifade ediyor görebildiğim kadarıyla.

VB üzerinden yürütülen misyonun başarısız kılınması ile birkaç gün sonra IŞİD'in Kuveyt, Tunus ve Fransa'da gerçekleştirdiği terör olayları arasında kurulan ilişkiye gelince, VB yoluyla oluşturulan negatif enerji başarısız olunca adeta etrafa saçılıyor ve 4KH güçleri başarısız olan misyonun kızgınlığı ile o enerjinin yayıldığı yerlerde o şiddetli negatif enerjiyle yıkım yaratmaya çalışıyorlar ve IŞİD böyle bir amaca çok güzel araç olabilecek nitelikte olduğu için de söz konusu ilginç terör olayları meydana geliyor aynı gün içinde. İlginç, çünkü IŞİD'in aynı gün Kuveyt, Tunus ve Fransa gibi üç farklı noktada giriştiği bu terör olayları aslında IŞİD'in profiline uygun olmakla birlikte yine de son derece beklenmedik olaylardı. Onların da şu aşamada boylarını fazlasıyla aşan bir girişime benziyordu çünkü. Fazla sıçrayarak atılmış bir adım olduğu ortadaydı ve bu gariplik pek çok kişi tarafından algılandı, "IŞİD
ne yapmaya çalışıyor?
" gibi başlıklar atıldı ve öylece gelip geçti olay.


Celsede Laura ile Galatea arasında geçen "Oo, parmağımı acıttın", "derimi çizdin" diye başlayan diyaloglar ve ardından yapılan espriler celsedeki herhangi bir konuyla ilgili değildi sanırım. Belki de celse sırasında yanlışlıkla biri diğerinin ayağına bastı veya onun gibi birşey oldu. Öyle algıladım yani ben. Açıklama da yapmadılar.

Laura'nın romatizmal rahatsızlığına neden olan yarı-hücreli patojenlerin Laura'nın vücudundaki sayısıyla ilgili soruya verilen "Sersem! Milyarlarca!" cevabı ile ilgili şöyle bir açıklama yapmak isterim. Aslında "sersem" isabetli bir karşılık değildi muhtemelen. Orijinalde "silly!" geçiyor. Bu terimi ille karşıdaki şahsın bir "aptallığı" gibi kullanmıyorlar, "önemsizlik" vurgusu daha ziyade. Ve hafif bir mizah diye düşünüyorum.

Normalde bu celseye ilk gözattığımda çok "dolu" bir celse gibi görünmedi ama çevirirken çok olumlu ve yapıcı etkilendim arkadaşlarımızın da alıntılarıyla ifade ettikleri gibi.

Yeterince bilinçli yalnızca birkaç kişinin bile çok büyük şeyler başarabileceğine dair yapılan vurgu çok etkileyiciydi bence.

Sadece bilinçli olmanın veya sadece farkında olmanın (farkındalığı artırmanın ve muhafaza etmenin) bile kendi hayatımızda ve etrafımızda ne kadar büyük farklar yaratabileceğine dair açıklama da öyle. 

Dünyadaki insanların genel duyarsızlık durumunun aşılması için çaba göstermeye devam etmeye dair yapılan vurgu güzeldi.

Ve tabi son olarak, elimizden gelenin en iyisi yapmak koşuluyla, gelecekteki benliğimizin bu psişik bataklıktan çıkmamıza yardımcı olmak için gerekli adımları atacağının vurgulanması çok hoştu.

Kasyopyalıların insana korkutucu ve karamsarlaştırıcı gelen pek çok yorum ve kehanette bulunduğu ilk yıllarda dünyada bugünkü kadar yıkım yoktu. Şimdi katliamlar, savaşlar, nefretler, yıkımlar, dönüşümler giderek tırmanırken ve karamsarlıklar tırmanırken, Kasyopyalılar çok daha olumlu, moral verici bir tavır takınıyorlar gibi görünüyor. Ben gerçekten çok büyük bir moral duyuyorum son dönemlerdeki celselerde teşvik edilen ruh halinden.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Alemtac

Teşekkürler, Bozadi...en çok dikkatimi çeken cümle; ", bu, hala rüya görenleri uyandırmak için gerekli. Görenleriniz ve bilenleriniz, görmeyen gözlerle ışığa doğru tökezleyenlere rehberlik etmeye hazır olmalısınız. Bu nedenle, gerçekten görenler iradelerini korumalı ve farkındalıklarının kozmik enerjiyi aktarmasına izin vermeye devam etmeliler."
Etrafımızı saran ve giderek tırmanıyor gibi görünen tüm insani ve doğal felaketlere dair yapılan bu yorum bence tek kelimeyle müthiş. Çok ikna edici ve moral verici. Gerçekten de aslında dünyanın geçmişinde her zaman çeşitli miktarlarda var olan ve şu anda çok fena bir şekilde tırmanan olumsuzluklar aslında "hala rüya görenlerin uyandırılması için" bir hizmet görmüş oluyor bir bakıma. Yani aslında temelde pozitif eğilimi negatif eğiliminden daha güçlü olduğu halde (daha "fazla" olmasa bile) hala bir çeşit gaflet uykusu içinde olan, gözleri kör bir şekilde, topallaya topallaya iyiyi-doğruyu arayanlar için giderek daha "uyandırıcı" hale gelen koşullar bunlar. AKP'nin hikayesinde bu kendini çok güzel örnekliyor bence. Negatiflikleri arta arta artık kendilerinin bile gözüne batmaya başlıyor.

Tabi bizler ortalama vatandaştan çok daha geniş perspektiflerden bakabiliyor olsak da bence, onlar kadar olmasa bile bizlerin de şu veya bu düzeyde gaflet uykuları var ve ben de kesinlikle bunun bir istisnası olarak görmüyorum kendimi. Ve gelişen olaylar, yıkımlar hepimizi daha fazla uyanmaya zorluyor. Yani giderek tırmanan bu kaos ve yıkım giderek daha fazla moralimizi bozmak yerine bizi giderek daha fazla uyanıklığa, farkındalığa, dayanışmaya, mutluluğa, daha fazla irade gücüne, istikrara, disipline götürebilir.

Gaia

#14
Yorumlamaların çok değerli bozadi. Şahsım adına söylüyorum,celsede okurken göremediğim birçok detaya bakmamı sağlıyorsun. Tekrardan teşekkürler :)