• Kasyopya Celseleri (1994-2002) 5 0 5 1

Kasyopya Celseleri (1994-2002)

Başlatan 4BH, 01 Nisan 2009, 03:23:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

#255
28 Eylül 2002

Ark, Laura, AM, BT

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba!

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Raponya.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: [Laura aniden yoğun bir sıcaklık hissettiği için kapının açılmasını istiyor.]
C: Hayat dindir.

S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Yaşam deneyimleri kişinin Tanrı'yla etkileşimini yansıtır. Uykuda olanlar, yaratılışla etkileşimleri konusunda çok az inanca sahiptir. Bazıları dünyanın hakkından gelmeleri, görmezden gelmeleri, susturmaları ya da sona erdirmeleri gereken birşey olduğunu düşünüyor. O bireyler için dünyalar sona erecek. Hayata ne veriyorlarsa tam da o olacaklar. "Geçmişteki" bir hayal olacaklar. Objektif realiteye her yönüyle sıkı bir ilgi gösterenler "Geleceğin" gerçekliği olacaklar.

S: (L) JN ile yaşadığımız son olaya dair birkaç sorum var. Görünüşe göre olan biteni benim duyduğumdan farklı bir şekilde duymuş ve onun yazdığı şeyleri okurken kastettiği şeyi doğru temsil etmeyen bir perspektifle bakmışım. Bana demişti ki: "Karmaşaya dikkat etmiyorsun, sadece buraya yapmaya geldiğin şeyi yapıyorsun." Ben bunu tamamen farklı bir anlamda anladım. Onun bakış açısıyla "etraftaki karmaşaya dikkat etmemek ve yapmaya geldiğin şeyi yapmak" dünyayı yenerek ve görmezden gelerek "yükselmenin" yollarını ve araçlarını keşfetmek anlamına geliyormuş aslında. Bana göre ise "karmaşaya dikkat etmemek", olan bitene çok dikkat etmek ama kafanın karışmasına izin vermemek, karmaşanın ortasında gerçekliği görmek anlamına geliyor. (AM) Bir insanın karşılaştığı herhangi yeni bir bilgi, o bilginin gerçekliğiyle uzlaşana kadar karmaşaya neden olabilir. (L) Görünüşe göre burada önemli olan olayın "karmaşa" yönü üzerinde durmamak, karmaşanın içinde gömülü olan bilgiyi öğrenmeye konsantre olmak. Öğrenmen gereken şeyin ne olduğunu anlamaya çalışmak. JN'nin fikrine göre eğer birşey karmaşaya neden oluyorsa, ona ilgini TAMAMEN kesmelisin, herhangi bir yönüne dikkatini harcamamalısın, sadece huzurlu hissetmeye konsantre olmalısın. Whitley Strieber'in söylediği şey de aynıydı: "Sahip olabileceğin tek özgürlük senin içinde." Sanırım K'lerin açılıştaki sözlerine neden olan şey, bu konu üzerinde kafa yormakta oluşumdu. O açıklamanız kafamda bu konuyla ilgili meselelere bir yanıt mıydı?
C: Aşağı yukarı.

S: (L) Üzerinde düşünmekte olduğum bir diğer şey, ruhsal olarak gelişmek için bir tür keşiş hayatına çekilmen gerektiği fikri. Benim gözlemlediğim şey şu ki, dünya tam da varoluş derslerinin öğrenilmesi için gereken şey. Ruhsal olmak için bir manastıra çekilmesi, meditasyon yapması, şu veya bu "ruhsal uygulamayı" yapması gerektiğini düşünenler Tanrıyla ve hayal edilebilen yaradılışla en büyük etkileşimden uzaklaşıyorlar. Büyük bir nimeti geri tepiyorlar. Dünyada yaşayarak ve herşeyin içindeki ruhu görmeye çalışarak başarılabilecek olanlar, hiçbir saptırmanın olmadığı, hiçbir denge ve kavrayış testinin olmadığı bir manastıra çekilerek başarılabileceklerden çok daha fazla. Dünyada olmak ve "ruhu" görüp deneyimleyebilmek bence çoğu insanın farkına vardığından daha dini birşey. Gerçek dünya uyduğumuz yerdir. Doğduğumuz yerdir. Eğer bu dersten kaçmaya çalışırsak, tekrar tekrar geri dönmemiz gerekir. (A) Belki de bu gerçekten onların dünyasıdır? Bir manastıra kaçarak veya dünyayı görmezden gelmek onlar için gerçekten de doğru olan şeydir. (AJ) Ama burada mesele, etrafımızdaki dünyayı anlamayı öğrenmeye çalışıp çalışmadığımız. Bazı insanlar dünyayı anlamayı umursamıyor. "Dünyayı umursamamak en güzeli. Bu sizin işiniz. Biz görmezden gelmek istiyoruz." diyorlar resmen. (L) Ve geçmişin bir anısı, primal madde oluyorlar ve döngüye baştan başlıyorlar. Bu alemde olmamız, buraya uyduğumuz anlamına geliyor. Ve öyle görünüyor ki bir sonraki seviyeye ulaşmanın tek yolu büyümek. Ve bu da büyüme aracının tam olarak kavranması, dünyanın kavranması, olduğun yerde nasıl ruhsal olunacağının öğrenilmesi anlamına geliyor. Kendini nerede bulduysan orada büyümek ama her zaman ışığa doğru.
C: Yuva kalbin olduğu yerdir.

S: (AM) Yakın gelecekte başka bir ülkeye taşınmak fiziksel varlığım için hayati bir öneme sahip mi?
C: Bedende olmak hiç "hayati" değil. Ama bu alemde görevi olanlar için fiziksel aracı korumak oldukça faydalı. Dolayısıyla, eğer kişi insanlığa karşı sorumluluk gömleğini giymeyi kabul ediyorsa, görev tamamlanana kadar fiziksel aracı korumak oldukça faydalıdır. Mevcut durumda bunun ihtimali ABD dışında daha yüksek olacaktır.

S: (AJ) Polonyalı mühendis Pajak'ın 1990'da yazdığı ve bir UFO itiş sistemini tanımladığı kitabını okuyorum. İcatların periyodik cetvel gibi geldiği bir "periyodik ilke" keşfettiğini iddia ediyor ve şimdi bu UFO itiş sistemini keşfetme vakti olduğunu söylüyor. Söylediği şeylerin pek çoğu mantıklı görünüyor. Pek çok iyi fikir veriyor ama genellikle yanlış nedenlerle. Bu kişinin fikirleri sağlam mı? UFO'ların onun tanımladığı makineleri kullandığı doğru mu?
C: Pajak'ın temel engeli, üst boyut fiziği konusundaki bilgi eksikliği.

S: (AJ) Doğru. Ama böyle birşey yapabilmek için 3B teknolojisini kullanmamız gerekir çünkü sahip olduğumuz şey bu. 4B teknolojisi kullanamayız çünkü 4B araçlara erişimimiz yok.
C: Olacak.

S: (AJ) Pajak'ın tanımladığı 3B teknolojisi gerçekten tanımladığı şey mi?
C: Genel olarak. Ama tasarlandığı şekliyle o kadar çok eksiği var ki, prototipler hiçbir iş yapmayacak.

S: (AJ) Onun fikri alınıp başkaları tarafından, örneğin askeriye tarafından başarıyla uygulandı mı?
C: Buna ihtiyaç yok. Bu hususta söz konusu olan tek amaç, Pajak'ın yeni keşiflerinin önlenmesi.

S: (AJ) Fikirleri oldukça orijinal. Bu fikirleri nasıl edindiğini merak ediyorum.
C: Çok orijinal değil, sadece mantıklı. Diğerlerinin bu fikirleri edinememesinin nedeni, hipnoz nedeniyle mantıklı düşünememeleri.

S: (AJ) Benim de hipnoz nedeniyle mantıklı düşünme konusunda problemlerim var!
C: Önceye göre daha az.

S: (AJ) Bu da demek oluyor ki hala hipnoz altındayım ve Bay Pajak'tan daha fazla hipnoz altındayım çünkü ben şu ana kadar onun kadar...
C: Sen mühendis değilsin.

S: (L) Bu bana birşey hatırlattı! Neden sürekli mühendis ve bilgisayarcı tiplerle karşılaşıyoruz? (A) Bilgisayarcı tipler, açık: bir tek onlar vakit buluyor! [Gülüşmeler] (L) Bence K'ler mühendis gibi tiplere gerçekten çekici geliyor. (AJ) Polonya'da birkaç yıl boyunca aynı yerde ortay çıkan ekin çemberlerini sormak istiyorum. Son defasında insanlar kameralarını almış orada hazır bekliyorlardı. Bazı oluşumları ve geceleyin garip ışıkları çekmeyi başarmışlar. Pusula ibreleri hareket etmiş vs. Adamın bir tanesi bana mektup yazdı ve ekin çemberleri yapan gerçek bir UFO gördüklerini söyledi. (L) Herhangi somut cisimler çekmişler mi? (AJ) Sadece ışıklar. Tabi bu üç yıla yayılan bir fenomen ve bu süreçte bu ekin çemberlerinin aynı yöntemle yapıldığının bir garantisi yok. Soru şu: bu çemberleri kim yaptı?
C: Bilinçli zihinlerinin bir başka seviyedeki "psişik" bir farkındalık itkisini mantıksallaştırmış olması, haklı oldukları anlamına gelmiyor.

S: (L) Yani bu şahısların meydana gelen şeyle ilgili olarak başka bir seviyede psişik bir etki veya farkındalık deneyimlediklerini, bu nedenle birşeyin ortaya çıkmak üzere olduğuna dair bir ipucu sezdiklerini ve sonra da buna dair mantıksal bir açıklama türetmeye çalıştıklarını söylüyorsunuz, öyle mi? Ve bu mantıksallaştırma doğru olabilir de, olmayabilir de. Yani o farkındalığı deneyimlemeleri ve sonra da gökte ışıklar görmeleri, o ışıkların mutlaka UFO olduğu anlamına gelmiyor...
C: Evet.

S: (AJ) Anlamıyorum. Bu ekin çemberleri mevcut sonuçta. Bunları yapan birşey var. Nedir o?
C: Düşünceler.

S: (BT) Gözlemciler mi, başkası mı?
C: 6. Yoğunluk.

S: (AJ) UFO'lar da mı düşüncelerle yapılıyor?
C: Herşey öyle.

S: (AJ) Ama biz bazı düşüncelere madde diyoruz. Örneğin bu fincan bir madde. Ve bu fincanı üreten bir teknoloji var. Soru, bu ekin çemberlerinin yapımının ardında bir teknoloji olup olmadığı.
C: Düşündüğün anlamda yok.

S: (L) Sanırım buradaki problem, bu insanların ekin çemberleri yapılırken bazı ışıklar görmeleri neticesinde o çemberleri UFO'ların yaptığını ve o ışıkların UFO olduğunu varsaymaları. Mantıksallaştırma kısmı bu. (AJ) Uçan bir bumerang görmek, gökte bir ışık görmekle aynı şey değil mi? (L) Hayır. Benim gördüğüm uçan bumerang her ne kadar üst boyuta ait olsa da somut bir cisimdi. Bizim anladığımız şekliyle kaynağı somut cisimler olmayan ve sıradışı şeyler yapan ışıkların görülmesine dair pek çok olay var. (AJ) Anladım. Geçen hafta Fransız bilimci Joel Scherk'i araştırıyordum yine. Eylül 1979'da anti-çekim hakkında bir makale yazmış. Daha önce de zaman hakkında makaleler yazmış. 1980'de ölmüş. Şeker hastalığı deneyimlediği sırada kimse ona insülin vermemiş. Soru şu: Scherk'in ölümü "ayarlanmış" birşey miydi?
C: Evet, benzer pek çok durumda olduğu gibi. Beden kimyasallarının uzaktan dalgalarla manipüle edilebildiğini aklınızda bulundurun!

S: (AJ) Süper-simetri konusunda bir uzamandı. Süper-simetri geçerli bir fikir mi?
C: Belirli "hallere" yönelik kısmen doğru bir yaklaşım.

S: (AJ) Başka bir konu. Bir ozon jeneratörü yapmak istiyorum. Yani bunun iyi bir fikir olabileceğini düşünüyorum. Kim bilir belki de kötü bir fikirdir, çünkü ozon yüzünden ölebiliriz de. Mikropları öldürüyor, bizi de öldürebilir. [gülüşme] Bir transformatör sipariş ettik. Bu bizim yüksek voltajla ilk deneyimimiz olacak. Ozon hakkındaki sorum: Ozonla oynayabiliyor miyiz? Bu iyi bir fikir mi?
C: Siz oda dışındayken çalışmasını sağlayın, uzun süreli doğrudan maruziyeti sınırlandırın.

S: (L) Ozon jeneratörü UFO'ların etrafta dolaşmasını önler mi?
C: Eğer önleseydi, sizin etrafta dolaşmanızı da önlerdi.

S: (L) Pajak'ın bahsettiği bazı UFO dedektörleri hakkında ne söylersiniz?
C: Çoğu saçma. UFO'lar bu tür cihazların kolaylıkla üstesinden gelebilir.

S: (L) Pajak'ın hikayesini okurken, eski İtalya Güzellerinden biri tarafından yazılmış birşey gördüm. Bu şahıs bir tür "temas"tan bazı bilgiler edinmiş. Bu dünyadışı bir temas olabilirmiş. Bu temas yoluyla bir "telepatik iletişim piramidinin" nasıl yapılabileceğini öğrenmiş. Bu şey gerçekten iddia edildiği gibi birşey mi?
C: Kısmen ama arzu edildiği şekilde değil. Dünyada kalmış ölülerin ruhlarıyla temas kurulmasını sağlıyor. Yani bir benzetmeyle, 4. yoğunluktan 3. yoğunluk varoluşunu "uzaktan-görüntülemeye" çalışmak kadar faydalı ancak.

S: (L) Terörist saldırılar ve benzer yöntemlerle insan kitlelerinin daha fazla manipüle edilmesine yönelik, yani şu anda yürütülmekte olan negatif amaçları ilerletmeye yönelik herhangi başka girişimler olacak mı?
C: Şüphesiz! Bu şahıslar o kadar ümitsiz durumda ki, bu noktada kaybedecek hiçbir şeyleri yok.

S: (L) Evet, acı ama gerçek. İki uçağı dünyadaki en uzun iki binasına çarptırıp Pentagon'da da sahte bir çarpışma düzenleyip bu kadar insanı öldüren insanlar gerçekten çok ümitsiz durumda olmalılar. Çıldırmış olmalılar. Vincent Bridges gibi. Çılgınlığını göremiyordu bile. Sonunda kendi bindiği dalı kesene kadar tırmandı durdu bu. "Perdenin arkasındaki adamı" gördük ve onunla ilişkilerimizi kesmekle doğru şeyi yaptığımız konusunda hiçbir şüphemiz yoktu. Bu açıdan bakacak olursak, bu saldırılar bir bakıma iyi birşey.
C: Bir anlamda, çünkü başarısız olacak.

S: (L) Evet, ama aynı zamanda pek çok korkunç şey olacak. (BT) Fransa hala bir saldırı konusunda hassas bir yer mi?
C: Bunu ifşa ettiğinizden beri daha az muhtemel.

S: (L) Evet. Niyetim buydu. Bizim tahmin ettiğimiz şeyleri yapmaya devam edemezler ne de olsa. Fazla "eşzamanlı" olur. (AJ) Peki ya TS? Yardım için müdahale etmeyi denemeli miyiz?
C: Yardımı kendisi istesin.

S: (L) Pekala sanırım bu gecelik bu kadar...
C: Ruhların gözlerini açın. Yakında gelecek! İyi geceler.
 

Ceycey

#256
Çoğu şey tamamen kurgu , adam hisse senedi , finansman dan bahsediyor. Açık açık reklam yapıyor.ondonemler için bir çok firmanin reklamını yapıyor.  Bir çok soruya da kasyopyalilardan  verilen cevaplar belirsizlik içeriyor.  Yani tamamen kurgu. Kasyoplalirdan çok diğer ikili üçlü konuşuyor tamamen menipilasyon. Bunlar gibi neler neler iki üç kişi arasında sohbet ediyor , kasyoplarinin verdikleri cevaplar ise belirsiz ve yani kelimesinden ibaret .  cunki sonuçta olamayınca  söyleyen kasyopyalinin da söylediği belirzi . İkili üçlü aohbet durumunda ,ikili üçlü grup bu böyle oldu böyle midir diyor kasyoyali yani , evet veya hayır diyor.kimi zaman . Grup kendi düşüncelerini manupile ederek birilerini de buna alet etmeye calismis

Ceycey

Kehanetler ne oldu bu arada 25 yıldan önceki kehanetler . Akabinde 20 - 15 - ve benzeri yilllaedaki kehanetler ne oldu . 2013 diyorlardı o ne oldu. Buna benzer bir çok kehanet.  Kasyopyalilardan verilen bilgileri manupile olmadan verilen cevaplar hakkında bir pdf hazirlarsaniz ve soru soran kendi arasında muhabbet eden grubun sözlerini de bir pdf de toplasanız . 1000 de 1 kasyoplarinin kelimeleridir

gerçek tosun paşa

Tamam adanalı extasy yazmayı öğrendiğinde tekrardan ne dediğine bakarım belki.