Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

13 Mart 2021

Başlatan bozadi, 17 Mart 2021, 03:58:25

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#30
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen walldes

Bilgileri çok güzel özümsemiş ve güzel bir bakış açısı oluşturmuşsunuz. Bu bakış açısı çok ilham verici.Yazının fotoğrafını bile kaydettim. İhtiyacım olunca açıp okumak İçin. Çok Minnettarım.
Beğenmene sevindim walldes :) Elimizdeki kaynakların vurguladıkları bu bilgilere olan inancımı, farkındalığımı artırmaya çalışıyorum ben de. Bu konudaki farkındalığımı, inancımı her zaman muhafaza edemiyorum ne yazık ki. Ama eninde sonunda dönmem, güvenmem gereken perspektifin bu olduğunu algılıyorum ve bu yüzden bu konudaki inancımı pekiştirmeye, güçlendirmeye gayret ediyorum.

"Ruh parçalanması" konusu daha önce de geçmişti celselerde. Bu son celsede de sözü edildiği gibi özellikle "zalimlerin" başına gelebilecek birşey olduğunu sanıyorum ama yine de tartışılması gereken çeşitli yönleri olabilir. Bu arada yine forumumuzun temel bilgi kaynakları arasında sayılabilecek olan (hipnoz altındaki kişilerin öbür dünya hakkında verdikleri bilgilerle ilgili) Michael Newton'un "Ruhların Kaderi" adlı kitabında da K'ların "ruh parçalanması" dediği şeye çok benzer bir açıklama olduğuna daha önce değinmiştik:

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=13460

"Zalim" derken, belki burada bunu ikiye ayırmak gerekebilir: Varoluşun merkezindeki cevhere, sonsuz kudrete ilgi duyup ona doğru ilerleme amacı güden, bunun için çaba harcayan, araştıran, giderek yükselen KH'ler var (en geç 6Y'de BH'ye dönmek durumunda olan), bir de varoluşun gizemine ve sonsuz kudretine (7Y'ye), ona erişmek için zahmet etme, ilerleme güdüsüne sahip olmayan, çok daha tembel ve çok daha yozlaşık denebilecek KH'ler var. İşte bu "yok olma" (ruhsal parçalanma) mevzusunun belki sadece değil ama en çok 3KH ve 4KH'deki bu en tembel ve en yozlaşık KH varlıklarının kendilerine çektikleri bir durum olduğunu algılıyorum söylenenlerden. K'lar "Kertiş" denen 4KH varlıklarının da ısrarla 4Y'ye yapışmaya çalıştıklarına (yükselmeye direndiklerine) ve bu nedenle varoluşsal çürüme ve yokoluş durumuyla karşılaşmakta olduklarına değindi.

Bir de, "ruh parçalanması" konusuna benzer şekilde, Ra Bilgilerine göre, 3. yoğunlukta (belki aynı zamanda 4Y'de) ne BH ne de KH doğrultusunda kutuplaşma eğilimi göstermeyenler de varoluşsal bir çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir:

Alıntı YapEklenti:

SORU: Anladığıma göre, her varlık, herhangi bir anda, üzerinde yürümekte olduğu yolu değiştirmeye karar verebilir ve o takdirde dönerek aynı yoldan geriye doğru yürüyebilir. Ancak bir yolda ne kadar uzağa gitmişseniz (ilerlemişseniz) bu yolu değiştirmeniz o kadar zor olur. Doğru mu?

RA: Doğru değil. Bir varlık ne kadar ileri derecede kutuplaşmışsa, bu kutbiyeti değiştirebilmesi de o kadar kolay olur; çünkü varlığın gücü ve farkındalığı, kutuplaşması oranında artmıştır.

Gerçekten çaresiz ve âciz olanlar, yollarını bilinçli olarak seçmeyip, yaptıklarının ve üzerinde gittikleri yolun farkında bile olmadan aynı deneyimleri, aynı kalıpları tekrarlamakta olanlardır.


Yani buna göre, KH yolunda bile olsa "yükselen" (varoluşun özündeki sonsuz kudrete, ışığa, güce ilgi duyan, onu araştıran, ona yaklaşmaya çalışan) bir varlık, ne BH ne KH doğrultusunda güçlü bir kutupsallaşma/ilerleme eğilimi göstermeyen bir varlıktan daha avantajlı bir durumda. Bir yanda ruh parçalanmasına maruz kalabilecek olan aşırı yozlaşık KH tipi varlıklar ile diğer yanda epeyce fırsata ve teşviğe rağmen ne BH ne KH doğrultusunda kutuplaşma eğilimi göstermeyen yozlaşık varlıklar arasında bir tür benzerlik var gibi geliyor bana.

bozadi

#31
Bizler genel olarak BH eğilimli sayılabilecek olsak da, hayat şartlarımızda egemen olan şiddetli KH katalizörleri/faktörleri, BH doğrultusunda ilerleyişimize ciddi oranda ket vurabiliyor, engelleyebiliyor, bu bir "mazeret" sayılamayacak olsa da. Ve işte bu durum ruhumuzda yozlaşmalara, çürümelere, hastalıklara neden olabiliyor. Hiç birimizin bu durumdan, bu sorundan tamamen münezzeh olduğumuzu sanmıyorum açıkçası. Hepimiz bu sorunu şu veya bu oranda yaşıyoruz bana göre.

ogenezis

#32
Çeviri için teşekkürler bozadi..izin verirseniz bende bir kitap önerisinde bulunmak istiyorum."mutlu prens" Oscar wilde in kitabı..yıllar önce okumuştum tekrar okudum..duygu yogunlugu yüksek masal ve öyküler var...romantik aşk romanlarının okunmasının tavsiye edilmesi frt ile ilişkilendirilmiş bence.. pozitif enerji frt yükselmesini sağlayıcı etkisi olacaktır öz benligimize.icsel frt mizi güçlendirmiş olacağız sürekli okuyarak...eskilerin dediği gibi bedenin canı gıdadan ,ruhun canı sevgiden beslenir..
 

bozadi

#33
Öneri için teşekkürler ogenezis. Kitapta birden fazla hikaye mi var bilmiyorum ama youtube'da Oscar Wilde'ın "Mutlu Prens" hikayesi yaklaşık 20 dakikalık tek bir hikayeydi (birden fazla kişi/kanal sesli kitap/hikaye haline getirmiş). "İyilik" hakkında sevimli, dokunaklı bir hikayeydi.

FRT ile ilgili olarak geçmiş celselerden birinde şu ifadeler geçiyor:

Alıntı YapEklenti:

C: FRT'nin değiştirilmesi ve senkronizasyonu!

S: (L) Başka bir deyişle, kendimiz üzerinde çalışarak ve tüm grup üyelerimizle senkronize olarak FRT'mizi, yani alıcılık kapasitemizi değiştirmemiz gerekiyor. Ne için?

C: Yeni gerçekliğin frekansına sabitlenmek için.

S: (L) Başka bir deyişle, çeşitli olası yeni gerçeklikler var ve bu şeye bağlı... Tamam, bir grup bir frekansa sabitlenebilir ve böylece herkes için yeni gerçekliğin şablonunu belirleyebilir mi diyorsunuz?

C: Tam olarak değil. Hangi şubeye gideceğinizi belirler.

S: (L) Yani grup olarak bir frekansa sabitlenmek tam olarak yeni gerçekliği yaratmak gibi değil... Daha çok seçim yapmak gibi. Öyle mi?

C: Evet evet evet
Tam net değil ama FRT'nin BH-KH seçimi/kutuplaşması ile doğrudan bir bağlantısı var sanki. BH veya KH frekansıyla uyumlu titreşme/oluş gibi. Yüksekliği-alçaklığı ise BH veya KH kutuplaşmasının gücünü ifade ediyor muhtemelen o durumda.

Senin ifadene paralel olarak, (uygun) aşk romanlarının BH FRT'sini/kutuplaşmasını güçlendirici bir özelliği olduğu ima ediliyor gibi geldi bana da.

ogenezis

#34
Merhabalar bozadi..mutlu prens ..bülbül ve gül..bencil dev. Vefalı dost..harika fişek bu beş hikaye bir kitapta birleştirilmiş..hepside birbirinden anlamlı ve harika..okuduğumuzda hiç yabancılık çekiyoruz çevremizde bulunabilecek insan tiplerini uyarlamis gibi yazar..bülbül ve gülde gerçek aşkı sorguluyor....vefalı dostta alma verme dengesini .bencil devde ise sevgiyi...Oscar wilde nar evi kitabında. Prenses in doğum günü masalı var mesala..okuyacak olanlara sürpriz olsun..kaç tane film izlerseniz izleyin kitapların yeri çok ayrı..
...
Celselerdede değinildiği gibi insan bedeni frekanslarda oluşuyor.olumsuz duygu ve düşünceler dış etkenler organların titreşimini bozuyor.Ametikali doktor Bruce tainio insan ve gıdaların biyofrekanslarini olcmus ve buna göre sağlıklı bir insan vücudunun 62 ile 68 MHz lik bir frekans aralığı olduğunu bulmuş.
Hastalıklar ve rahatsızlıklar 58 MHz de baş gosteriyor..
Araştırmalar olumlu düşüncenin frekansımizi 20 MHz yükselttiği dua,meditasyon ve aşk gibi duyguların ise 15 MHz yükselttiğini göstermiş..olumsuz kötü duygular ise 12 MHz aşağı çekiyormuş.
Gülyağı gibi günlük gibi lavanta yağı gibi yüksek frekanslı esanslar ruhsal dengemizi sağlıyor..ancak iç ve dış etkenler zaman içerisinde frekans ayarlarınızı bozarak hücresel yıkıma sebebiyet veriyor
Oysa 528 Hertz sevgi frekansidir ve bedene ,ruha iyi gelir..hergun okuyacağınız birkaç sayfa kitap bize enerji verecek olan ve olumlu yönde 10 mhz yada daha fazla frekansımizi yükseltme seçimi sunuyor bize..
 

ogenezis

#35
Söylemeyi unuttum..Aynı zamanda 528 MHz şifa
Frekans özelliğide vardır..
Bizler 10 mhz günlük okuduğumuz kitaplarla aynı zamanda sifalanmista olacağız.kronik hastalıkların birçoğu değişimi reddetmek ten ileri geliyormuş..mesala gastrit kararsızlıktan...diyabet hastalığı geçmişten pişmanlıktan..astım hastalığı bastırılmış göz yaşı vs.. iç ve dış bedenlerimiz...biri huzursuzssa digeride huzursuz....
 

motherofrsd

#36
Çeviri için teşekkürler bozadi

Romantik kitap okuma konusu aslında düşündüğümüzden biraz farklı anlatılıyor. Duygusallık, aşk, sevgi konuları her zaman çetrefilli gözükebiliyor. O yüzden daha güvenli bulduğumuz mantıksal/rasyonel tarafımıza yöneliyoruz. Ama mantığın giremeyeceği, etki edemeyeceği alanlarımız var. Sadece mantık ile iyileşemiyoruz, negatif duygulardan arınamıyoruz.

Alıntı YapEklenti:
C: Eğer o dalgada sörf yapmak istiyorlarsa, buna hazırlanmak için çalışmaları gerekiyor. Buna uyumlanmak için EIRIU
EOLAS programını yapmaları gerekiyor. Çok sayıda kişisel dalgacıklar hiçbir şeyi değiştirmez. 4 KH bunu biliyor ve
parçalanmalar meydana getirmeye çalışmalarının nedeni bu. Ayrıca gizli negatif duygular tarafından ezilme riskine
girmeye değmez, o yüzden en iyisi onları temizlemek. Sonradan üzülmemek için baştan tedbir almak!!!!



EE negatif duyguların temizlemesi için harika. Romantik kitap çalışması ise bunun üzerine bir şeyler eklemek, yeni bir şeyler ortaya koymak, daha çok "kendim" olmama yardımıcı gibi düşünüyorum..
Öncelikle Laura her türlü aşk romanının okunmasını söylemiyor. Kendisinin okuyup incelediği sonra önerdiği kitaplar var. Bunlar bir liste olarak forumda paylaşılmış. Bazı kişiler o listenin dışında edebi yönü veya konusu itibariyle güzel gördüğü kitapları önermişler ama bunlar onay almamış gibi görünüyor. Laura'nın listeye eklediği kitaplar 18 yy İngiltere'sinde geçen kont, kontes, dük, düşeslerin yer aldığı türde (sanırım bir tür akım bu). Kitapların neredeyse hepsi seri halde. Seri olarak okunması öneriliyor. Hepsinde ayrı ayrı travmalar, ön yargılar,korkular, olumsuz duygular ve bunların neden olduğu engellenmiş, kısıtlanmış yaşamlar, kendini tamamlayamayan karakterler konu ediniyor. Empati, kendimizi tanıma, kendimizi gerçekten görme konusunda bu konular yardımcı olabilir. Sonra bu kişiler iyileşiyor. Sanırım asıl önemli olan kısmı burası. Ve her kitap "mutlu son" ile bitiyor.
Bu konuda konuşabilecek çok enteresan şeyler var aslında. Önecelikle daha çok kitap okuyup etkilerini biraz daha deneyimlemem gerekiyor.

Laura ayrıca sevgilileriyle eşleriyle sorun yaşayanlara, evlilik ve sevgi ilişkisi kurmaya çekinen veya korkanlara bu çalışmayı yapmayı öneriyor. Kitapların kadın-erkek ilişkisine örnek teşkil ettiğini söylüyor.

İngilizce Kitap Listesi:
https://docs.google.com/spreadsheets/d/1NQIYutlxLbrw8OvbDIptZe_F9iCvQ0BIPBFyr5RPs9A/edit#gid=0

Kitapların hepsinin Türkçe çevirisi bulunmuyor. Bulunanlar şunlar:

1.Anna Campbell -Yedi Gece
2. Anna Campbell - Serserinin öpücüğü

1. Anna Campbell - Mahrem


1. Elizabeth Hoyt - Günahkar Aşık
2.Elizabeth Hoyt - Bana Aşkını Söyle
3. Elizabeth Hoyt - Seni Kalbime Yazdım
4. Elizabeth Hoyt - Yabani Aşık


1. Julia Quinn - Cennet Gibi
2. Julia Quinn - Beni Öptüğün Gece
3.Julia Quinn - Dudaklarımda Şarkısın

1. Julia Quinn - Yüreğe Söz Geçmiyor
2. Julia Quinn - En Çok Beni Sev
3. Julia Quinn - Son Söz Aşkın
4. Julia Quinn - Rüyalar Gerçek Olsa
5. Julia Quinn - Sonsuz Sevgilerimle
6. Julia Quinn - Sana Muhtacım
7. Julia Quinn - Öpüşünde Saklı
8. Julia Quinn - Biz Evleniyoruz

1. Mary Balogh - Ne Güzel Tesadüf
2. Mary Balogh - Gönülden Bağlı

1. Mary Balogh - İyi Günde Kötü Günde

1. Mary Balogh - Beni Bana Bırak

Kitapların çoğu satıştan kalkmış. Sahaf, nadir kitap, dolap vs den temin edebilirsiniz. Bazılarının pdfsi de var.
 

bozadi

#37
Frekanslarla ilgili öneriler için teşekkürler ogenezis, incelemeye çalışacağım.

motherofrsd, Eiriu Eolas ve Laura'nın önerdiği aşk romanlarıyla ilgili bilgiler için teşekkürler. Ben yakın zamanda bunlardan herhangi birini okuyacağımı sanmıyorum ama senin bunlar arasında okuduğun ve/veya okuyacaklarınla ilgili izlenimlerini merak ediyorum doğrusu :)

ogenezis

#38
Teşekkür ederiz bilgiler için motherofrsd.Bozadi Julia Quin in 8 kitaplık serisi Netflix de dizi olarak yayinlanmisti.."Bridgerton." dizinin adı..
 

bozadi

#39
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Teşekkür ederiz bilgiler için motherofrsd.Bozadi Julia Quin in 8 kitaplık serisi Netflix de dizi olarak yayinlanmisti.."Bridgerton." dizinin adı..
Hm, ilginç. Eşim bu diziyi hevesle takip edip bitirdi geçen haftalarda, ben yalnızca bir-iki bölümünü kısmen izledim vakit darlığı ve başka nedenlerle ama izlediğim kısımlar itibariyle dikkat çekici bulmuştum :)

motherofrsd

#40
Kitaplar daha da dikkat çekici bozadi :)

Kitaplardan 8 Tanesini okudum. Bridgerton serisindeyim şimdilerde. Kitapları çok hızlı bir şekilde, kimisini 1 günde okuduğum oldu. Bazı yerlerde uzun uzun anlatılar sıkıcı geliyordu. Ama çok akıcı kitaplar :)

Bir beklenti oluşturmamak için çok ayrıntı vermek istemem aslında. Fakat bana yardımcı olduklarına eminim. Mesela kırmızı çizgilerimiz vardır, " Şunu asla yapmam, yapamam" dediğimiz şeyler vardır. aslında bunları bizi sınırlandıran, genelde bir travma bir korku ile bağlantısı olan yaşantıların sonucu ediniriz. Bir şekilde kendimizi bunlarla "koruruz". Ama aslında bunlar bizi sınırlandırır, özgürlüğümüzü elimizden alır, özgür irade alanımızı daraltır. Her türlü olasılığa açık mıyız gerçekten??? İşte "açık" olmamak, "yapmam, yapamam, ille de böyle yaparım" demenin altında hayatlarımızın birinde yaşadığımız travma olabilir. Kitaplar sunduğu örnekler itibariyle tetikleyici gibi oluyor. Fakat sadece tetiklemiyor, Farkettikten sonraki iyileşme süreci için gerekli güç için de kaynak da olabiliyorlar.Bunu okuyunca daha iyi anladım.Bu iyileşme süreci aslında farklı bir gerçeklik yaratımı. Forumda kitaplarla ilgili açılan başlığın "Gerçeği Şekillendirme" kelimelerini içermesi bana çok garip gelmişti. Ne alakası olabilir aşk ile gerçeklik değişiminin diye düşünmüştüm. Yine de bir denemek istedim :)

Bir diğer konu da "ön yargılar ve normlar". Çevremizdeki kişileri en kısa yoldan anlamak, bir yere oturtmak ve yine kendimizi korumak için insanlara acımasızca "etiketler" yapıştırabiliyoruz. Bu konuyla ilgili de örnekler var kitaplarda.

İnsanların ailesi, sevdiği kişiler için olumlu nitelikteki değişimi, vermeyi öğrenmesi de bir başka tema.

Bu tasvirler çok üstü körü oldu aslında. Kitapları okudukça karakterler olaylar, enerjisel etkileri üzerinde daha çaplı sohbet edebiliriz belki.

Netflix'in Bridgerton dizisi serinin 1. kitabını anlatıyordu. Ve tabiiki kitabın yerini tutmuyor. Dizideki eşcinsellik propagandası kitapta bulunmuyor.
 

bozadi

#41
Güzel açıklamalar motherofrsd, katılıyorum.

gerçek tosun paşa

#42
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen motherofrsd

Kitaplar daha da dikkat çekici bozadi :)

Kitaplardan 8 Tanesini okudum. Bridgerton serisindeyim şimdilerde. Kitapları çok hızlı bir şekilde, kimisini 1 günde okuduğum oldu. Bazı yerlerde uzun uzun anlatılar sıkıcı geliyordu. Ama çok akıcı kitaplar :)

Bir beklenti oluşturmamak için çok ayrıntı vermek istemem aslında. Fakat bana yardımcı olduklarına eminim. Mesela kırmızı çizgilerimiz vardır, " Şunu asla yapmam, yapamam" dediğimiz şeyler vardır. aslında bunları bizi sınırlandıran, genelde bir travma bir korku ile bağlantısı olan yaşantıların sonucu ediniriz. Bir şekilde kendimizi bunlarla "koruruz". Ama aslında bunlar bizi sınırlandırır, özgürlüğümüzü elimizden alır, özgür irade alanımızı daraltır. Her türlü olasılığa açık mıyız gerçekten??? İşte "açık" olmamak, "yapmam, yapamam, ille de böyle yaparım" demenin altında hayatlarımızın birinde yaşadığımız travma olabilir. Kitaplar sunduğu örnekler itibariyle tetikleyici gibi oluyor. Fakat sadece tetiklemiyor, Farkettikten sonraki iyileşme süreci için gerekli güç için de kaynak da olabiliyorlar.Bunu okuyunca daha iyi anladım.Bu iyileşme süreci aslında farklı bir gerçeklik yaratımı. Forumda kitaplarla ilgili açılan başlığın "Gerçeği Şekillendirme" kelimelerini içermesi bana çok garip gelmişti. Ne alakası olabilir aşk ile gerçeklik değişiminin diye düşünmüştüm. Yine de bir denemek istedim :)

Bir diğer konu da "ön yargılar ve normlar". Çevremizdeki kişileri en kısa yoldan anlamak, bir yere oturtmak ve yine kendimizi korumak için insanlara acımasızca "etiketler" yapıştırabiliyoruz. Bu konuyla ilgili de örnekler var kitaplarda.

İnsanların ailesi, sevdiği kişiler için olumlu nitelikteki değişimi, vermeyi öğrenmesi de bir başka tema.

Bu tasvirler çok üstü körü oldu aslında. Kitapları okudukça karakterler olaylar, enerjisel etkileri üzerinde daha çaplı sohbet edebiliriz belki.

Netflix'in Bridgerton dizisi serinin 1. kitabını anlatıyordu. Ve tabiiki kitabın yerini tutmuyor. Dizideki eşcinsellik propagandası kitapta bulunmuyor.


Evet bu çalışmayı başlatma nedenleri aslında büyük ölçüde bu açıkladıklarınla ilgili. Kaymış duygu ve düşünce yapısını toparlamakla ilgili. Güzel açıklama olmuş.