Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

22 Ekim 2022

Başlatan bozadi, 26 Ekim 2022, 01:47:24

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#30
İlginçtir ki, iki gün önce forumun bir diğer kısmında bir espri konusu olarak geçen Yalta'nın da bu konuyla yakından bir ilgisi var gibi görünüyor. Yalta Kırım'daymış. Ve "Yalta Konferansı" aynı zamanda "Kırım Konferansı" olarak adlandırılıyor.

Yalta Konferansı, ikinci dünya savaşının sonlarına doğru, Rusya'nın Nazileri yenilgiye uğratmasının kesinleşmesiyle birlikte dünyanın üç büyük süper gücü ABD, İngiltere ve Rusya'nın Hitler sonrası kendi aralarında ve dünya genelinde barışı tesis etmeye yönelik pazarlıklarını temsil ediyor anladığım kadarıyla.

Dünya çapındaki sıcak savaşlar bitiyor ama bir süre sonra meşhur soğuk savaş süreci başlıyor.

Putin 2014'te Ukrayna'ya bağlı Kırım'ı ilhak ederken ve bu yıl Ukrayna operasyonuna başlarken, Batı'nın Rusya'ya verdiği sözleri çiğnediğine dikkat çekti. İşte o çiğnenen sözler temel olarak Yalta (Kırım) Konferansı'nda ve daha sonra soğuk savaş sürecinde verilen sözlerin çiğnenmesiyle ilgili temel olarak.

Hitler'i asıl durduran Rusya/Sovyetler olduğu halde, ABD ve müttefikleri sanki Nazileri kendileri yenmiş gibi bir izlenim yaratmaya çalıştılar dünya insanlığının zihninde. Rusya'nın itibarını çaldılar yani. Bu da yetmezmiş gibi Rusya'ya verdikleri sözleri de çiğneyip Rusya'yı ezmek için NATO'yu kurup, normalde barış şartları gereği Rusya'nın nüfuzuna bırakılan Doğu Avrupa güçlerini/yönetimlerini yavaşça ele geçirip Rusya'ya karşı bir cephe haline getirdiler. Ukrayna'nın Rus düşmanı haline gelmesi, 2014'te ABD'nin talimatı ve yardımıyla Rus yanlısı başkanın darbeyle devrilmesi, Donbas bölgesinde Rus kökenli binlerce sivilin katledilmesi... Ve tabi Rusya'nın 2014'ten itibaren bu gidişata dur deyip müttefiklerinin de yardımıyla Batılı şeytanlara hadlerini bildirme operasyonlarına başlaması...

bozadi

#31
ABD ve müttefikleri Nazileri yenen asıl güç olmayışları bir yana, Nazi projesini "devraldılar". Nazileri durduran Rusya'yı ezmek için NATO'yu kurdular. Dünyada tek bir faşist egemenliğin kurulmasını sağlamak için tüm dünyada adaletsizliğin, terörün, işkencenin yayılması, insanların ve devletlerin her türlü ideolojik ve başka gerekçeyle birbirlerine düşürülerek zayıflatılması, köleleştirilmesi için ellerinden gelen herşeyi yapıyorlar. Ülkemizdeki tüm nifakları körüklediler, PKK terörünü yaratıp bugüne kadar beslemeye devam ettiler, Ortadoğu'yu "teröristan"a çevirdiler resmen. Dünyanın her yerinde de benzer projeleri uygulamaya çalıştıkları sır değil.

arinmak

#32
Çeviri için teşekkürler.
 

bozadi

#33
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen arinmak

Çeviri için teşekkürler.
Ben de teşekkür ederim arinmak :)

sybleman

#34
Bozadi çok doğru yazmışsın. Zelenski'nin başbakan seçilmesi ne kadar manidar değil mi? Düşünsenize adam bir film yıldızı. Ve oynadığı dizide Ukrayna başbakanı ve ülkeyi kötü bir durumdan kurtarıyor. Ne hikmetse bu gerçek oluyor. Amerika desteği ile ortaya çıkan bir unsur olduğu çok açık gerçekten de.


https://www.imdb.com/title/tt6235122/



Tarihe uzaktan bakmak lazım. Bir yerde şunu duymuştum. Tarihi kazananlar yazar. Okuduğumuz tarih hep yanlış aslında, kazanan ulusların kendi taraflarından yazdıkları bir tarih var ortada. Ne kadar çöp bilgilerle bizi donattılar.

Hele ki eski tarihe ait bilgiler. Ne kadar dezenformasyona uğramış. Kafamda hala oturtamadığım çok şey var. Mesela sümerlerdeki anunakilerdeki semboller birebir papalık simgeleri olarak kullanılıyor şuanda. Nasıl bir bağlantı oluşmuş, oradan buraya.

Kasyopya celselerinde de geçiyordu sümerler:

Aynı celsede iki farklı bilgi verilmiş tuhaf bir şekilde. 32 ve 38 inci sayfalar

30 Eylül 1994. F ve Laura

Alıntı YapEklenti:

S: (L) Sümer hikayelerindeki Enlil ve Enki, ve Anunaki kimlerdi?
C: Büyük öğretmenler.
S: (L) Bunlar insan mıydı yoksa dünyadışı mıydılar?
C: Dünyadışı.
S: (L) Nereden gelmişlerdi??
C: Kasyopya.
S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimdi?
C: Kertenkele varlıkları.
S: (L) Nereden geliyorlar: Dünya mı, başka bir gezegen mi?
C: Başka.
S: (L) Hangi gezegen?
C: Kadire.
S: (L) Bu gezegen hangi yıldız sisteminde?
C: Zeta Retikuli.



Alıntı YapEklenti:

S: (L) Anunakiler kimdi?
C: Uzaylılar.
S: (L) Nereden geliyorlardı?
C: Zeta Retikuli.

Benim araştırmalarımdan anunakiler hep bana negatif varlıklar gibi geldi. İnsanları düzenleyenin Anunakiler olduğu geçiyor sürekli. Ama burada geçen bilgi böyle olmadığını söylüyor.

Qui-gon jinn

#35
Sevgili sybleman, verdiğin celse alıntılar bir karışıklığa neden olmuş galiba. Bunun sebebi tüm celseleri henüz tam olarak okumamış olabileceğin ötürü sanırım. K'lar Anunakiler'in Kertenke varlıkları olduğunu söylemiyor değil, söylüyorlar. Hatta şimdi direkt aklıma orası geldiği için paylaşayım, patlayan gezegen Kantek ile ilgili konuşurken bu konu da net bir ifadeleri mevcut, buyrun;

S: (L) O gezegenin insanları Dünya'ya nasıl geldiler? Gezegenlerinin parçalanacağını biliyorlar mıydı?
C: Bazıları biliyordu ve Kertişler tarafından götürüldüler; yani Anunaki. (7 Ekim 1994)

Ayrıca ilk alıntı da verdiğin kısım, bizlerde de biraz karışıklığa yol açmış ve daha önce o bölüm forumda da tartışılmıştı. Benim tezim karışıklığa o kısımda iki ayrı soruya, iki ayrı ama birmiş gibi görülen bir konuşma sürekliliği içerisinde yanıt verilmesinden kaynaklandığı idi. Yani benim görüşüm kısaca şu şekilde olmuş olabileceğiydi;

Enlil ve Enki = Büyük öğretmenler, Kasyopya.
Anunakiler = Kertenkele varlıklar,.Zeta Retikuli

Evet biliyorum Enlil ve Enki Sümer Anunaki hikayelerinde beraber anlatılıyor, fakat benim bir de atlanılmaması gerektiğini düşündüğüm bir olgu var ki şudur; Celselere bakarsanız zaten tarihte yer alan pek çok kişi, olay vs. birbirinin içine girmiş ama bilinçli ama bilinçsiz olarak günümüze yanlış aksettirilmiş durumda. Yani Sümer anlatılarında bile aynı varlıklarmış gibi gözükse de, gerçekte yukarıda ifade ettiğim gibi ayrı dünyanın varlıkları olabilirler. Başka da bu celse alıntısındaki cevapları nasıl yorumlamalıyım bilemiyorum açıkcası. Bu benim öne sürdğüm bir olasılık, tamamen yanlışta olabilir, bilemiyorum, çokta birşey diyemiyorum. Asıl, aslını cevabı verenlere sormak lazım, neyi, kimi kastettiniz diye ama ona da maalesef halihazırda imkanlar müsait değil işte...:)

Sevgiler.

bozadi

#36
sybleman, evet, Zelenski'nin dizisindeki hikayenin gerçeğe dönüşmesi malum güçlerce ayarlanmış "fazla anlamlı" birşeye benziyor. Komedyen olarak kalsaydı çok daha mutlu olurdu gibi geliyor bana.


Enlil-Enki meselesinde Qui'nin tahmininin (Enlil ve Enki'nin, Anunakiler'den ayrı ve pozitif "büyük öğretmenler" olabileceği) doğru olma ihtimalini de tamamen göz ardı etmiyorum ama şu anki kendi tahminim, bunların Anunakiler'in bir parçası ve kendisi oldukları yönünde. Ve evet, Kasyopya celselerinde çelişkili bilgiler var. Ve nitekim, Enlil ve Enki için "Kasyopya" kökenli denmesinin yanlış olduğunu tahmin ediyorum. Ama Qui'nin tahmininde olduğu gibi veya farklı bir açıklaması da olabilir. "Büyük öğretmenler" meselesi ise bana göre K'ların Kertişlerle ilgili olarak başka bazı celselerde verdikleri bilgilerle anlam kazanıyor. Örneğin:

Alıntı YapEklenti:

C: Sizin ölçümünüzle 7000 yıl önce sizler bir çölde yada büyük bir ormanda yaşıyorken, bu sürüngen "ahbaplar" gümüşi nesneler içinde gökyüzünden inip binlerce yıl sonrasından teknoloji harikaları gösterip, bir de tüm bunların üstüne, size kalkülüs, geometri ve astrofizik öğretseler, etkileyici olmaz mıydı?!?

S: (L) Aslında olan bu muydu?

C: Evet.


"Kasyopya" ile ilgili olarak şunu belirtmek gerek tekrar: "Kasyopyalılar" denen varlıklar Kasyopya (Kraliçe) takımyıldızında yaşayan varlıklar değil. 6y varlıkları fizikselliğin çok ötesinde varlıklar ve fiziksel evrendeki belirli bir yerde yaşamaları gibi bir durum söz konusu değil gibi görünüyor. Zaten K'ların kendileri de buna dair çeşitli açıklamalar yapıyorlar celselerde. Ve Kasyopya bölgesinde yaşayan negatif varlıklara da atıf yapıyorlar aslında. Örneğin 11 Ağustos 1996 celsesinde, "Peygamber Devesi" tipindeki (Kertişlerle işbirliği içinde çalıştığı söylenen) varlıklar için "Kasyopya bölgesinde yaşayan türler" gibisinden bir açıklama var.

Ra'da, 4KH'ye mezun olmuş meşhur kişilerden (Taras Bulba, Cengiz Han ve Rasputin) bahsedilirken, bunlardan birinin Cassiopea (Kasyopya) bölgesine gittiği söyleniyor. Yani sanki böylece "Kasyopya" adı negativiteyle ilişkilendirilmiş gibi oluyor ve dolayısıyla "Kasyopyalıların" kendi negatifliklerini ifşa etmiş olduğu gibi bir yorum yapabilir kimileri. Ama bu pek mantıklı ve vicdani bir görüş olmaz bence.

Enlil-Enki konusunda daha önce yapılan şu tartışmaya gözatmak isteyebilirsin:

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php/topic,3345.msg34461.html

oryon

#37
Ouija tablasında tırnak işareti bulunmadığından kasyopya uyarıda bulunmuş ve tablaya eklenmişti.Burada great teachers cevabında great tırnak içinde olması gereken bir sözcük olabilirdi.Gökyüzünden indiler ve öğrettiler evet ama amaçları neydi yukarıda Bozadinin son eklentisi.
 

Qui-gon jinn

#38
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Enlil-Enki meselesinde Qui'nin tahmininin (Enlil ve Enki'nin, Anunakiler'den ayrı ve pozitif "büyük öğretmenler" olabileceği) doğru olma ihtimalini de tamamen göz ardı etmiyorum


Yanlış anlaşılma olmasın ben Enlil-Enki'nin pozitif olduğunu söylemedim, her ikisi de KH olabilir, bilemiyorum, o konu da net birşey yok, mesajlarınızda değindiğiniz gibi olabilir, evet. Burada çelişkili gibi görülen asıl nokta, iki ayrı yıldız sisteminin verilmiş olması...

Bu çelişkili duran kısmı nasıl yorumlamalıyız çok emin değilim ama Bozadi senin verdiğin linkteki bir celse alıntısı açıkcası bana sanki Sümerlerinde birbirine karıştırmış olabileceği ihtimalini iyiden iyiye düşündürüyor. Çünkü o celse alıntısında da görülebileceği gibi bazı şeylerin üzerinden çok çok uzun zaman geçmiş ve nispeten bize daha yakın bir tarihte bulunan Sümerlere de bazı bilgiler ancak psişik hafıza kanalıyla nesilden nesile aktarılmış. Yani Sümerlerde dahil herkesin öyle zannettiği bir yanlışı, K'lar celsede düzeltmiş olabilirler diye düşünüyorum. Zaten dediğim gibi celselere bakarsak tarihin neresinden tutacağımız da hiç belli değil gibi. Bakarsanız, ki muazzam bir olaydır bu bence, koskoca bir Roma imparotorluğunun geç döneminin hiç mevcut olmadığı söylendi bu celselerde. Nasıl olur? Nasıl bu kadar büyük bir tarihi yalan organize edilip, yayılıp, Dünya'ya kabul ettirilebilir, aklım almıyor açıkcası. Düşünüyorum kimbilir daha neler yalan, hiç olmadı veya olduğundan çok farklı aktarıldı. İnsanlık için çok vahim bir durumdur bu bence ve bu vahim durumu K'larda "Yakında Dünya'da yalandan başka birşey kalmayacak." sözleri ile çok güzel özetlemiş durumdalar kanaatindeyim...

Herneyse artık, bu arada bahsettiğim o celse alıntısı da aşağıdakidir, sevgiler.

S: (L) Sümerlilerin insanın yaratılışı hikayesine göre birileri bir tanrıyı öldürüyor, ve bu tanrının kanı ve parçalarını çamurla karıştırıyorlar ve daha sonra bunu gebelik tanrıçalarına veriyorlar ve insan ırkın bu şekilde doğuyor. Bu hikaye, 'grilerin' şu sıralar yaptıklarına çok benziyor. Birisi gerçekten bir 'tanrıyı' öldürüp ruhunu parçalara ayırarak insan ırkını mı yarattı?

C: Sembolizma ve yanlış olay sıralaması.

S: (L) Hikaye ne anlatıyordu? Gerçek olay neydi?

C: Kertenkele varlıkları, kendi beslenme amaçları doğrultusunda yaptıkları bir savaş sonucunda insan ırkını genetik olarak değiştirdi.

S: (L) Bu Sümer hikayelerinin bahsettiği olaylar ne zaman oldu?

C: Yaklaşık 309000 yıl önce.

S: (L) Yani o kadar uzun zaman önce oldu ki, hikayelerdeki gerçek silindi?

C: Yansımalar psişik hafıza kanalıyla nesilden nesle geçti.

bozadi

#39
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

Yanlış anlaşılma olmasın ben Enlil-Enki'nin pozitif olduğunu söylemedim, her ikisi de KH olabilir, bilemiyorum, o konu da net birşey yok, mesajlarınızda değindiğiniz gibi olabilir, evet. Burada çelişkili gibi görülen asıl nokta, iki ayrı yıldız sisteminin verilmiş olması...
"Pozitiflik" meselesini yanlış algılamışım. Enlil-Enki'nin pozitifliğine veya negatifliğine değil, Anunakilerden farklı bir yerden gelmiş olabileceğine vurgu yapıyorsun. Evet, bir ihtimal. Netleştirebiliriz umarım. Netleşmese de çok sorun olmaz sanırım :)


Tgur

#40
Dün depremi yaşadık her hangi bir hasar yok , alıştık artık,neyse,

Dostların kıymetli yorumları ile çok şeyi hatırladık ,sağ olsunlar,onların bu çabalarına ilave olarak evvelce okuduğunuz Deney dünyalar konusunu burada tekrar işaret ediyorum sanırım konuyu netleştirme işinde faydalı olur,

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php/topic,29.msg27294.html

bozadi

#41
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur


Dün depremi yaşadık her hangi bir hasar yok , alıştık artık,neyse,
Geçmiş olsun Tgur, dün geceki 4.9'luk İzmir merkezli depremden yeni haberdar oldum.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur

Dostların kıymetli yorumları ile çok şeyi hatırladık ,sağ olsunlar,onların bu çabalarına ilave olarak evvelce okuduğunuz Deney dünyalar konusunu burada tekrar işaret ediyorum sanırım konuyu netleştirme işinde faydalı olur,

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php/topic,29.msg27294.html
Enlil-Enki hakkında söylenen ve biraz kafamızı karıştıran hususu kolayca netleştirmek mümkün olmayacak gibi görünüyor. Ama çok kritik bir mesele olduğunu düşünmüyorum şahsen. Laura, Enlil ve Enki diye birilerinin gerçekten yaşadığının bile şüpheli olduğunu söylemiş bir mesajında. Birden fazla bireyin hikayelerini sadeleştirmek için birleştirilerek uydurulmuş olabileceklerini söylüyor. Bu da bir ihtimal. Don Juan'ın da o tipte, yani "kompozit" bir karakter olduğu söylenmişti. Yani Castaneda'nın çok sayıda rehberden öğrendiklerini Don Juan adlı tek bir rehberin ağzından aktardığı belirtilmişt. Enlil ve Enki hikayesi de böyle olabilir belki. Ama olmayabilir de elbette.

bozadi

#42
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen oryon

Ouija tablasında tırnak işareti bulunmadığından kasyopya uyarıda bulunmuş ve tablaya eklenmişti.Burada great teachers cevabında great tırnak içinde olması gereken bir sözcük olabilirdi.Gökyüzünden indiler ve öğrettiler evet ama amaçları neydi yukarıda Bozadinin son eklentisi.
Tablaya tırnak işareti eklenmesi meselesini tamamen unutmuşum.

Ve evet, yalnızca pozitif amaçlarla değil, negatif amaçlarla da öğretmenlik yapılabileceğine dair önemli bir vurgu var burada.

Atlantislilere olağanüstü teknolojiler veren, bir sürü şey öğreten 4KH güçleri, sonunda o medeniyetin büyük bir kısmının yozlaşıp kendileri gibi "güç manyağı" olmasını teşvik etmiş, sağlamış, elimizdeki anlatılara göre.

Tgur

#43
Teşekkürler Bozadi,

Enlil ,Enki gibi isimlere gelince belirttiğin gibi bu Deney dünyasında olguları saptıran bireysel uydurulmuş isimler veya konularla bu tip KH uygulamalarını bir KH olarak idrak edebilmek ve bilgi sahibi olabilmek için şahsen zihni çalışmalar bilgi alıp yorumlamakla meşgulüz ,ancak bir konuyu anlatırken ne kadar uzun aktarımlar yapmışım ,kendime hayret ettim, son zamanlarda yorumlarımı kısa kesmeye doğru yönelmem gerektiğini anlamam da kendi adıma bir başarı,

Sizleri uzunlarla meşgul ettiğim için üzgünüm..


bozadi

#44
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur

...bir konuyu anlatırken ne kadar uzun aktarımlar yapmışım ,kendime hayret ettim, son zamanlarda yorumlarımı kısa kesmeye doğru yönelmem gerektiğini anlamam da kendi adıma bir başarı,

Sizleri uzunlarla meşgul ettiğim için üzgünüm..
Asıl ben uzun paylaşımlarını ayrıntılı bir şekilde takip edip görüşlerimi paylaşamadığım, bu konuda tembellik, umursamazlık yaptığım için üzgünüm Tgur. Sen çok uzun yıllardan beri bilincinde birikmiş pek çok bilgiyi, elimizdeki kaynakların, özellikle K'ların kattığı perspektifler üzerinden işlemeye ve çıkarımlarını paylaşmaya büyük bir emek harcıyorsun. Mesajların (celse alıntısı ve yorumların) uzunluğunun sebebinin, bilinçteki birikimlerin yoğunluğundan ve bunları işleme ve paylaşma ihtiyacından kaynaklandığını algılıyorum ve bundan dolayı sevinç duyuyorum forumumuz adına.

Belirttiğim tembellik ve umursamazlık hayatımın pek çok alanında genel bir sorun teşkil ediyor benim için. Bunu zaman zaman bir ölçüde yenmemi kolaylaştıran hususlardan biri, K'ların da celselerde birkaç yerde vurguladığı gibi, bir kerede tek bir spesifik soru veya spesifik konu üzerinde yoğunlaşma durumları. Tabi özellikle de birden fazla kişinin katılımıyla o spesifik, basit hususta, elimizdeki bilgi ve sezgi parçalarını bir araya getirerek bir netlik sağlamak. Netlik sağlandıktan sonra, bağlantılı bir diğer parçaya geçmek, böylece basit, küçük ama emin adımlarla ilerlemeye, bilinci artırmaya çalışmak. Tabi ki forumda aynı veya yakın süreçlerde bu tür pek çok ayrı başlık altında pek çok ayrı şeye odaklanılmak zorunda kalınacaktır, bu doğal ve gereklidir ama her birinde yapılması gereken şey de aynı olacaktır diye tahmin ediyorum. Tartışılmakta olan meselenin belirsizlikleri (üzerinde uzlaşma olmayan çeşitli yönleri), pek çok başka konuyla bağlantıları üzerinde odaklanıp bilinci çok fazla dağıtmak (ve dolayısıyla istemeden zayıflatmak) yerine, mevcut kıymetli bilinç ve odaklanma enerjimizi, netleştirilebilir, üzerinde uzlaşılabilir en küçük, en basit bir veya birkaç parça üzerinde yoğunlaştırıp sonra o aydınlanmış (üzerinde uzlaşılmış) noktayı giderek genişletmeye, diğer noktalarla birleştirmeye çalışmak

Bu belirttiğim şeyi ideal bir şekilde yaptığımı iddia etmiyorum, hatta bu kendi önerdiğim şeyle çelişkili tavırlarımı da gözlemliyorum bazen.

Bu arada, bu söylediğim şey, içimizi (bilgi parçalarını, sezgileri, yorumları) nispeten uzun bir şekilde yazıya dökme doğal ihtiyacını ortadan kaldırmıyor elbette. İkisinin yeri ayrı. Nispeten bireysel bir şekilde, başkalarının ne düşündüğünden ziyade kendimizin ne düşündüğünü, hissettiğini ortaya koyma ve böylece kendimizin, kendi bilgi parçalarımızın daha fazla farkına varıp bu parçaları birleştirme ihtiyacı da var, diğer üyelerle ortak noktalarda buluşmak için önce herkesin üzerinde uzlaşabileceği basit ama emin bilgi parçaları üzerinde buluşmak, bu farkındalıkları konuşup paylaşmak, birlikte ilerlemek, genişlemek ihtiyacı da var. Bu ikincisi, "objektiflik", "eşdoğrusallık" ve "ağ çalışması" şeklinde üzerinde çok vurgu yapılan kavramlarla yakından ilgili sanırım. Ve bu konuda ilerleme kaydedebilmek için, gündeme gelen herhangi bir konu hakkında, mümkün olduğu kadar çok sayıda kişinin üzerinde samimiyetle uzlaşabildiği gerekirse en küçük bilgi/ışık parçalarından başlayarak, sabırlı ve dikkatli bir şekilde o ışık noktasını genişletmeye çalışmak gerekiyor.

Buna dair bazı basit deneyler, çalışmalar yapabiliriz belki.