Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

18 Eylül 2021

Başlatan bozadi, 21 Eylül 2021, 16:29:36

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sercany

#15
günaydın, çeviri için teşekkür ederim bozadi. celse ile ilgili ilgimi çeken kısım tarihle ilgili olan düzeltmelerin olduğu kısım oldu..

Pierre) Tarihin MS zaman çizelgesini, buz çekirdeklerini ve dendrokronolojiyi uzlaştırmaya çalışıyorum. Yazsız, çok soğuk, çok kötü bir havanın olduğu MS 536 yılıyla eşleşen bir gösterge var gibi görünüyor; buz çekirdekleri ve ağaç halkalarına göre bundan 1500 yıl önce tüm gezegende meydana gelmiş gibi görünen soğumayla eşleşiyor bu. Sorum şu: Bu gerçekten bir eşleşme mi?

C: Evet

S: (Pierre) Geçmiş bir celsede Jül Sezar ile aramızdaki sürece 470 yıl eklendiğinden bahsetmiştiniz. Eğer öyle bir eşleşme varsa, o 470 yıl MS 536'dan önce eklendi demek mi oluyor bu?

C: Evet

S: (Pierre) Yani Sezar bu 536'daki olaydan yaklaşık 70 yıl önce mi öldü?

C: Evet

bu kısımlar tam zihnimde oturmadı ama kayıp 2-3 yüzyıllık bir dönemden de bahsediliyor, fikirlerinizi paylaşabilirseniz sevinirim..
 

bozadi

#16
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sercany

günaydın, çeviri için teşekkür ederim bozadi. celse ile ilgili ilgimi çeken kısım tarihle ilgili olan düzeltmelerin olduğu kısım oldu..

Pierre) Tarihin MS zaman çizelgesini, buz çekirdeklerini ve dendrokronolojiyi uzlaştırmaya çalışıyorum. Yazsız, çok soğuk, çok kötü bir havanın olduğu MS 536 yılıyla eşleşen bir gösterge var gibi görünüyor; buz çekirdekleri ve ağaç halkalarına göre bundan 1500 yıl önce tüm gezegende meydana gelmiş gibi görünen soğumayla eşleşiyor bu. Sorum şu: Bu gerçekten bir eşleşme mi?

C: Evet

S: (Pierre) Geçmiş bir celsede Jül Sezar ile aramızdaki sürece 470 yıl eklendiğinden bahsetmiştiniz. Eğer öyle bir eşleşme varsa, o 470 yıl MS 536'dan önce eklendi demek mi oluyor bu?

C: Evet

S: (Pierre) Yani Sezar bu 536'daki olaydan yaklaşık 70 yıl önce mi öldü?

C: Evet

bu kısımlar tam zihnimde oturmadı ama kayıp 2-3 yüzyıllık bir dönemden de bahsediliyor, fikirlerinizi paylaşabilirseniz sevinirim..
Geçmiş bazı celselerde de bu konuya değinilmişti sanırım. Konu benim için de pek net değil ama resmi tarih anlatımlarındaki sahteliklerle ilgili olduğunu sanıyorum. Egemen güçlerin tarihin/geçmişteki olayların doğru anlaşılmasını engellemek için uydurdukları veya çarpıttıkları tarihsel bilgilerle yakından alakası var bu konunun, diye anlıyorum.

bozadi

#17

Ben de herkese ilgi ve destek için teşekkür ederim.

Dionysos

#18
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sercany

günaydın, çeviri için teşekkür ederim bozadi. celse ile ilgili ilgimi çeken kısım tarihle ilgili olan düzeltmelerin olduğu kısım oldu..

Pierre) Tarihin MS zaman çizelgesini, buz çekirdeklerini ve dendrokronolojiyi uzlaştırmaya çalışıyorum. Yazsız, çok soğuk, çok kötü bir havanın olduğu MS 536 yılıyla eşleşen bir gösterge var gibi görünüyor; buz çekirdekleri ve ağaç halkalarına göre bundan 1500 yıl önce tüm gezegende meydana gelmiş gibi görünen soğumayla eşleşiyor bu. Sorum şu: Bu gerçekten bir eşleşme mi?

C: Evet

S: (Pierre) Geçmiş bir celsede Jül Sezar ile aramızdaki sürece 470 yıl eklendiğinden bahsetmiştiniz. Eğer öyle bir eşleşme varsa, o 470 yıl MS 536'dan önce eklendi demek mi oluyor bu?

C: Evet

S: (Pierre) Yani Sezar bu 536'daki olaydan yaklaşık 70 yıl önce mi öldü?

C: Evet

bu kısımlar tam zihnimde oturmadı ama kayıp 2-3 yüzyıllık bir dönemden de bahsediliyor, fikirlerinizi paylaşabilirseniz sevinirim..


https://arkeofili.com/antik-kuresel-sogumaya-yol-acan-gizemli-yanardag-bulundu/
https://arkeofili.com/536-yili-yasamak-icin-en-kotu-yildi/
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Tgur

#19
(Arka) Ben. Süperlüminal iletişim modelimle oynuyordum. 'Biz gelecekteki siziz' ifadesiyle ilgili bir sorum var. 100-200 yıl sonrası olduğu söylenebilir mi bunun veya 1000-2000 yıl? Kaç yıl sonrası olduğuna dair bir tahmin alabilir miyim? Eğer söylenebilirse. Kesin değil de bir rakam aralığı da olabilir.
C: Değişebilir ancak genellikle bin yıldan az veya çok fazla sinyal bozulması.
S: (L) Bin yıldan az.
(Pierre) Tarihin MS zaman çizelgesini, buz çekirdeklerini ve dendrokronolojiyi uzlaştırmaya çalışıyorum. Yazsız, çok soğuk, çok kötü bir havanın olduğu MS 536 yılıyla eşleşen bir gösterge var gibi görünüyor; buz çekirdekleri ve ağaç halkalarına göre bundan 1500 yıl önce tüm gezegende meydana gelmiş gibi görünen soğumayla eşleşiyor bu. Sorum şu: Bu gerçekten bir eşleşme mi?
C: Evet
S: (Pierre) Geçmiş bir celsede Jül Sezar ile aramızdaki sürece 470 yıl eklendiğinden bahsetmiştiniz. Eğer öyle bir eşleşme varsa, o 470 yıl MS 536'dan önce eklendi demek mi oluyor bu?
C: Evet
S: (Pierre) Yani Sezar bu 536'daki olaydan yaklaşık 70 yıl önce mi öldü?
C: Evet
S: (Pierre) Vay canına. Geç veya orta Roma İmparatorluğu olmadı demek!
C: Evet
S: (Pierre) Her şey çöküyor. Evet evet evet. Herşey çöktü. Biz de öyle düşündük.
(L) Ve boşluğu dolduracak sahte belgeler üretildi.
(Niall) Sahte imparatorlar falan.
(Joe) Eğer bu döngüde bir tür kaba yansıma varsa, önce Sezar, sonra Ortaçağ ve çöküş... O zaman bizim dönemimizde JFK bu çağın Sezar'ı olarak yakın bir eşleşme olabilir. 1963. Artı 70 yıl; 2033.
(Pierre) Ne demek istediğini anlıyorum.
(Niall) Sezar'ın ölümünden 70 yıl sonra. MÖ 44. Yani 44 + 70. Yani düşüşten hemen sonra... bum! ...bitti. Paul çok uzun yaşamamış zaten.
(Pierre) Bum... ve Jüstinyen vebasına geçiş.
(L) Diğer bir deyişle, Paul haklıydı: GERKEKTEN dünyanın sonu geliyordu, öyle mi?
C: Evet
S: (Pierre) Ve Jüstinyen vebasından sonraki 2-3 kayıp yüzyıl uydurulmadı. Gerçekten vardı ama hiçbir şey olmuyordu çünkü herkes ölmüştü!
(L) Evet, arkeolojiye göre Roma çevresindeki ölüm oranı %90.
----------------------------------------------------------------------
S: (L) Pekala. İmparator Konstantin'in gördüğü ve Hristiyan olmasına ve Hristiyanlığı imparatorluğuna empoze etmesine neden olan vizyonun ardında neyin olduğunu öğrenmek istiyorum.
C: Bu sorunun yanıtı temel olarak şudur ki, üçüncü yoğunlukta tekrar ortaya çıkma öncesi beşinci yoğunlukta gerçekleşen bir planlama sürecinde İmparator Konstantin'in böyle birşeyi yapması onun için kaderleştirildi.
S: (L) Konstantin'in hüküm sürdüğü bölgelere Hristiyanlığı empoze etmesinin aynı zamanda Karanlık Çağlar'ı getirdiği gerçeğinin bir önemi var mı?
C: Muhtemelen.
---------------------------------------------------------------------
S: (L) Bu Karanlık Çağlar dönemiyle ilgili fark ettiğim başlıca şey, İsa'nın doğumundan itibaren yaklaşık 1300 yıl kadar süre boyunca inanılmaz bir belge eksikliğinin söz konusu olması. Tours'lu Gregory gibi keşişler tarafından yazılmış bazı elyazmaları var ama genel olarak o dönemden kalan şeyler yalnızca keşişler tarafından kilisenin kontrolü altında hazırlanmış şeyler. Sanki tüm dünya okuma yazmayı bırakmış gibi görünüyor. Peki durum gerçekten öyle miydi? O dönemde kimse birşey yazmıyor muydu? C: Yakın.
S: (L) Bunun nedenleri arasında Katolik Kilisesi'nin yazı ve eğitim üzerindeki kontrolü, görüşlerine uymayan herşeye karşı koyması da var mı?
C: Yakın.
----------------------------------------------------------------------

Şimdi; özet anlamı geçmişi yok etmek olan'İspanya'nın Şeytani Görevi' nin bu kısa ve mide bulandırıcı tanımlamasını aktarmamın ardından, Katolik Kilisesi'ni, katolik misyonerleri ve bizzat İspanya' yı bu yönde motive eden şeyin ne olduğu konusunda yorum rica ediyorum, özellikle de İspanya'nın bugün de antik yapıların bulunduğu yerlerden biri olduğundan yola çıkarak. Bu konuda bir yorum yapabilir misiniz ?
C: Yoruma ihtiyacın yok. Daha önce de 4KH nın gerçeği örtmek için 3. Yoğunluk KH' yı manipüle etme arzusundan çokça bahsettik.
S: (L) Evet, tamam, ama Allah aşkına, bu insanı çok rahatsız ediyor... Tüm bunlar ve aynı zaman da İskenderiye Kütüphanesi' ne yapılanlar! Tüm bunlar Avrupa' da 'Karanlık Çağlar' denilen dönemler boyunca yapılan şeyler mi ?
C: Evet.
S: (L) Bu yüzden de 'Karanlık Çağlar' gerçekten karanlık. Katolik kilisesi kendi ceplerini şişirmeyecek herşeyi yok etti,

----------------------------------------------------------------------

S: (L) Bu dönemlerden birisi yaklaşık 1054 yılı civarı. Bu oldukça ilginç bir tarih. Görünüşe göre, bu süpernova ile ilgili herhangi bir Avrupa tarihi kaydı yok. Çin, Japonya ve hatta Kore tarihinde buna ilişkin kayıtlar var. Ama Avrupa' da buna ilişkin bir kayıt, belge yok. Bununla ilgili Avrupa tarihi kayıtlarına ne oldu ?
C: Avrupa o dönemde "kendini toparlama" modundaydı.
S: (L) Kendisini hangi durumdan toparlıyordu ?
C: M.S. 564 tarihinde gökyüzünde gerçekleşen komet patlamaları sonucu uygarlık yapısının yıkıma uğraması sonucu oluşan durum. [ç.n. ilgili tarihte toplu olarak Dünya'ya doğru gelen, kimisi teğet geçen, kimisi havada çarpışan, ya da atmosfere girdiğinde yanmaya başlayan kometlerden bahsediliyor]
S: (C) Senin araştırdığın doğruluk derecesi yüksek tarihsel kayıtlar vardı, bu mantıklı görünmüyor. (L) Diğer yandan mantıklı da olabilir, çünkü bu konuda Gregory of Tours' a ait oldukça tuhaf, benzer şeyler var. Uygarlık üzerindeki nasıl bir etkisi oldu ? Bu doğrudan ve fiziksel bir etki miydi, yoksa ortaya çıkan etkiler toplumdaki insanların gayrimedeni ve barbarsı bir ruh haliyle davranmalarına mı yol açtı ? [ç.n. St. Gregory of Tours : 538-594 yılları arasında yaşamış olan Galyalı bir tarihçi]
C: Gökten yağan ateşten parçalar sağanağı, şimdi Batı Avrupa diye adlandırdığınız bölgedeki arazi ve bitki örtüsünün büyük bir bölümünü yakmıştı. Tahmin edeceğiniz gibi bunun sonuçları o zamanki sosyal yapının çökmesi ve sizlerin "karanlık çağlar" dediğiniz dönemin başlaması oldu.
S: (L) Kesinlikle karanlık bir çağ idi. Neredeyse kimsenin hiç bir şey hakkında en ufak bir fikrinin olmadığı 1000 yıllık bir dönemdi!

----------------------------------------------------------------------

(Joe) İlk Hristiyanlık dalgasının kökeni onlarmış demek. Sonra Sezar geldi.
(L) Aslında, merhametli kurtarıcı Sezar vizyonuyla Pavlus geldi. Yeni Ahit'te Pavlus ile "Kudüslü Hristiyanlar" arasındaki ihtilafa dair yapılan şaşırtıcı referansların nedeni buydu. Kumran Metinlerini yazan tipler vardı, Bağnazlar vb., sonra Pavlus geldi. Henüz yayınlanmamış olan kitabımda bunu etraflıca anlattım.
MÖ 272 civarında Eski Ahit yazılırken Yahudilerin gerçek tarihsel bazı Yunan ve Mısırlı karakterleri model alarak yazdıkları İbrahim ve Musa hikayelerinin, İslam'ın yaratıcıları tarafından bolca kullanıldığını da unutmamak gerek. Gmirkin ve Wajdenbaum tüm bu konuları ele alıyor. ("Argonauts of the Desert" [çöldeki argonotlar] vb.) İslam'ı icat edenler, zaten çalıntı olan hikayelere dayalı hikayeler yarattıklarını bilmiyorlardı, vb.
(Joe) Hem Yahudiliğin hem de erken Hristiyanlığın en kötü tarafı hoşgörüsüzlük ve şiddet ve fırtına tanrısına ibadet. İslam bu anlamda diğer tüm dinlere göre afetlerden daha fazla etkilenmiş gibi görünüyor, doğru mu?
C: Evet
S: (Joe) İslam'ın ortaya çıktığı süreçte neler oluyordu? Karanlık Çağlardı, değil mi?
C: Evet
S: (L) Kıyamet edebiyatına neden bu kadar ilgi duyduklarına dair mükemmel bir açıklama bu. Bu bakış açısının en anlamlı olduğu zamanda ortaya çıktı.
(Joe) Ve nispeten yakın bir geçmiş.
----------------------------------------------------------------------

Esasta en baştaki aktarımı sona almam gerek ama arkadaşlar konuya o aktarımın sorgulaması ile girdiler ,

Konu hakkında fazla yoruma gerek yok "Karanlık Çağlar" geçiren Avrupa ve Hristiyan dininin ve hatta daha sonra İslamın doğuşu ile ilgili bölüm ,okunup düşünülünce belirli bir sonuca bağlanır,

Kısaca iklim yönünden ve astrolojik bakımdan hassas bir çağ geçmiş ve o boşluktan istifade eden KH gerekli manipulasyonlarla tarihi değiştirecek fırsatlar bulmuş ve günümüzde insan inanç sistemini karmakarışık bir hale getirmiş

Anladığım budur.

sercany

#20
Tgur ve dionysos , paylaşımlarınız ve yönlendirmeleriniz için teşekkür ederim, bahsedilen konu ile biraz daha anlamlandırmama gerçekten faydalı oldu..
 

oryon

#21
İlk korana hastaligini 6ay once gecirmistim 2gun bas agrisi ve beraberinde bacak kas agrisi sizlamasi sonra oksurmeler baslamisti ve bir hafta sonra artik atesim cikmaya basladi 39lari goruyordu.Ertesi gun ates azalinca tamam kurtuldum der demez tekrar ates.Balgamin beyazdan yesile donmustu ve artik kan rengindeydi koyu kan.Nefes alirken cigerlerim gidiklaniyordu.Bunlar olurken ben yuzde 5lik lugolden 5damla kullaniyordum.Bir gece tuvalette yine atesim yuksek tabi oksururken yere birsey dustu isigi yaktim ve yine koyu koca bir kan balgam.Doktora gitmedim esimde hasta oldugu ve testi pozitif cikmisti onun hastalik seyri bana gore cok hafifti ben lugolu sabah 20damla oglen 20damla almaya karar verdim iki gun sonra balgam rengi duzeldi ve 5gune hastaliktan buyuk olcude kurtuldum.
Simdi gelelim asil konuya hic asi vurulmamistim gecen hafta 2 gun bas agrisi bacaklarda sizlama basladi ben havalara bagladim dizlerim soguktan agriyor diye fakat 3.gun aksam bogazimda bir daralma ve ates yukselmesiyle sonuclandi butun belirtiler ayniydi tekrar koranaydim titremeyle beraber ates yukselmesi.
Lugol ile gargara yaptim C vitaminimi aldim ve Nac kullandim yudum yudum.Son olarakta eşimle beraber reiki ve an nu ki sembolu kullandim.

3 saat ates ve en son reiki isleminden sonra atesim 38.4 den bir anda 37 ye dustu iki gun atesim tekrar cikabilir diye tedirgin oldum cunku oyle oluyordu fakat cikmadi hastalik o gun bitmisti.Corona olmayabilirsin diyenler oldu ama arkadaslar ben bu hastaligi yasayan biri olarak kesinlikle coranaydi diyebilirim benim atesimin ciktigi baska bir hastalikta hatrilamiyorum kendimde.

Sonuc olarak soylemek istedigim asi vurulmadim ve kendi bagisiklik sistemim hastaligi hatirladi mudahalesini yapti diye dusunuyorum.

Bilgi paylasimi yapmam gerektigini hissettim saglicakla kalin.Telefondan yaziyorum daginik oldu kusura bakmayin sevgiler

 

gerçek tosun paşa

#22
Oryon bence tecrübeni paylaşman oldukça önemli. Teşekkür ederim kafamda merak ettiğim bazı noktaları aydınlatmış oldun.

Dionysos

#23
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sercany

Tgur ve dionysos , paylaşımlarınız ve yönlendirmeleriniz için teşekkür ederim, bahsedilen konu ile biraz daha anlamlandırmama gerçekten faydalı oldu..


Sanırım forumda daha öncede paylaşmıştım. Bildiğim kadarıyla (yanılıyor olabilirim) büyük volkan patlamaları sonrası göğü/yeri kül bulutları kaplıyor ve güneş ışığı görünmez oluyor ve bu soğumaya ardından kıtlık ve salgın hastalık vb ne neden oluyordu. Emin değilim. Anladığım kadarıyla bu Avrupa nın hafızasında vebaya eşdeğer bir histeri ve belki de sonra cadı ve insan avlarını kitapları yakmayı ve bir karanlık çağı getirdi. En basit yorumda şöyle yorumluyorum insanlar histeriye kapılıyor suçlu arıyor ya da otoriteler kendini korumak için hedef gösteriyor suçlu bulundu gibi, tanrıya inanmayanlar, şunlar bunlar vs vs.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen oryon
Bunlar olurken ben yuzde 5lik lugolden 5damla kullaniyordum.


Bu celselerden duyup ilk kez lugol kullandığımda bir süre sonra koyu yeşil vs balgam atmıştım. Öncesinde günlük değişen bölgelerde ağrılarım vs oluyordu. Ben bunu o zaman detoks semptom ya da iyot gribi denene yormuştum. Hala yüksek iyot kullandığımda bazen tuz tüketmeme nedeniyle mi birikiyor mu vücut atamıyor mu detoks semptom mu vs bilmiyorum bazı hafif etkiler oluyor. .Genelde bu durumda hasta değilsem biraz azaltır ya da ara veririm hastaysam daha fazla tükettiğim artırdığım da oluyor...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

oryon

#24
Bu lugol icin cok guzel seyler soylendi.Hepsini okudum yorumlarıda okudum ama Laura da bir kararsızlık hissettim emin degildi sanki.Doktora sorun olcum yaptirin falan yani herkez kullanmasin gibi...Kullanirken icim hic rahat etmiyordu bende iki ay sonra biraktim fakat rahatsiz oldugum gunlerde isime yaradi.Onun disinda belki bana oyle geldi ama kullandigim zamanlar pisikolojik olarak kafamin pek yerinde oldugunu dusunmuyorum yani kasiyordu sanki beni:) yada pisişik bir fayda gelisim sebebiylede böyle hissediyor olabilirdim bilemiyorum o yuzden cok muallak bence...
 

arinmak

#25
çeviri için teşekkürler.
 

ogenezis

Çeviri icin tesekkurler bozadi..bende bundan iki ay once öksuruk ve bogaz agrisi ates sikayetiyle once oglum bir hafta sonrada ben hasta oldum.gece nefes alamam yogun balgam koku tat kaybi hepsini yasadik .test negatif cikti.nkrmal gripsiniz dendi.14 gun diger oglumu eve getirmedim ..kendimce izole olduk ..malesef kendi tedavimi evde kendim uyguladim..hastaligin bitip tamamiyla vucudumdan gitmesi iki ay surdu..halsizlik bas donmeleri kolunu bile hareket ettireme..vs..diger oglum eve geldi bir hafta icinde oda aynen ayni sikayetler sirasiyla ..hasta oldu.daha once hastaligin hangi gunlerde aleendigini bildigim icin kucuk oglum daha rahat atlatti..ama ne yalarsan yap yinede o balgam ve tutulumdan dolayi nefes darligi oluyor geceleri yatarken ozellikle....cok ilginc kucuk oglumda test yaptirdi onunkide negatifti..bu ne garip gripti anlamadim.bir bucuk ay sonra bile kucuk ogluma bulasabilen....yorumsuzum ...c vitaminleri ve nefes acici buhurlar cok ise yaradi..balli adacayi..
 

bozadi

#27
oryon ve ogenezis'e konuyla ilgili deneyimlerini, önerilerini paylaştıkları için teşekkür ediyorum.

Üç gün önce annemi koronadan kaybettik. İstanbul'da birlikte yaşayan annem, babam ve küçük kardeşim, muhtemelen babamın bir akraba ziyaretinde kapıp getirdiği virüs nedeniyle hep birlikte hastalanmışlar birkaç günde. Önce babam, sonra annem, sonra küçük kardeş. Evde karantinanın sanırım 1. haftasında durum kötüleşmeye başlayınca bir devlet hastanesine gittiler. Orada babam ve kardeşim antibiyotik ve diğer ilaçlarla birkaç gün sonra toparlamaya başladıkları halde annemin durumu çok hızlı bir şekilde kötüleşti. Ben o süreçte İstanbul'a, aile evine geldim. Ertesi gün babam taburcu edildi, sonra küçük kardeş ama annemin yoğun bakıma ve entübasyona alındığını öğrendik. Çok moral bozucu bir durumdu. Onu göremiyor, yanına gidemiyorduk. Durumu hızla kötüleşiyordu. Hastaneye yatışının sanıyorum 15. gününde, 10 Ekim'de hayatını kaybetti.

Yakın bir bölgede oturan, öğretmenlik yapmakta olan ortanca kardeş dışında ailede herkes aşısız. İşte, "aşı yapılsa böyle mi olurdu?" diye beyin kemirici şüpheler var.

Aile bireyleri daha önce de korona geçirmişti ama hastane ihtiyacı olmadan atlatmışlardı; ben de öyle. Küçük kardeşin ilgisi nedeniyle düzenli lugol gönderiyordum ve anne-babama kullanmalarını tavsiye ediyordum ama sanırım çekindiler. Ben aslında lugol gönderirken özel olarak koronaya karşı bir tedbir olarak göndermemiştim, genel enerji artışı ve vücut bezlerinin, mikropların temizlenmesi amacıylaydı. Bu son hastalanmalarının birinci haftasında, hastaneye gitmeden hemen önce haber verdiler bana hastalandıklarını. Hemen lipozomal c ve diğer bazı vitaminler gönderdim ama onları da doğru dürüst kullanma imkanı bulamadan kendilerini hastaneye atmak zorunda kalmışlar.

Annemin yoğun bakımda olduğu süreçte, bazı hastanelerde ecmo (ekmo: "Ekstra-Korporeal Membran Oksijenasyonu") denen bir yaşam destek cihazının (vücuttan alınan kanın bir cihazda oksijenlendirilerek vücuda geri verilmesi; yapay akciğer) varlığından haberdar olduk ama biz hangi yakın hastanelerde o cihazın olduğunu tespit etmeye çalıştığımız süreçte doktorlar annemin başka bir hastaneye naklinin (yerinden oynatılmasının) imkan dışı olduğunu söylediler ve iki-üç gün sonra da hayatını kaybetti zaten. Şok edici bir durumdu. Eğer entübasyona alınmadan hemen önce ecmo cihazının olduğu bir yere nakil yaptırabilmiş olsaydık belki de iyileşme ihtimali yüksek olacaktı çünkü bu cihazın (başka adlarla da anılıyor olabilir bu ve benzer "yapay akciğer" cihazları) ölümün eşiğindeki pek çok kişiyi hayata döndürdüğü, oksijensizlik nedeniyle zarar gören diğer organların iyileşmesinde de çok etkili olduğuna dair haberlere rastladım.

Durumun benim için en berbat taraflarından biri, "aşı karşıtlığı" ile suçlanabilecek bir durumda olmam ve korona ve diğer bazı hastalıklara karşı tedbir niteliğindeki maddeler, tedaviler (damardan yüksek doz c vitamini dahil) konusunda forumda bir sürü alıntı yapmama, tavsiyede bulunmama rağmen, bu konuda kendi anneme yardım edememiş olmak gibi benim için çok acı verici bir durumla karşılaşmış olmam.

Aşı konusunda pozisyonum değişmedi aslında. mRNA aşısı olmayı kesinlikle düşünmüyorum ve babama da aşı olacaksa mRNA dışı bir aşı olmasını tavsiye ettim. Küçük kardeş tüm korona aşılarına karşı. Babam ve rahmetli annem birkaç hafta önce akrabaların telkiniyle biontech randevusu almışlar meğer. Babam annemi bu randevuyu küçük kardeşime söylememesi için tembihlemiş (engel olmaya çalışmasın diye) ama annem bir şekilde söylemiş randevu günü ve küçük kardeşim onları bir şekilde engellemiş.

Biontech olmalarını ben de olsam engellemeye çalışırdım ama sinovac olmalarına karşı çıkmaz, hatta belki teşvik bile edebilirdim.

Diğer aile bireylerimin aksine annemin bu virüse karşı bu kadar zayıf düşmüş, yenilmiş olmasının nedenlerini anlamaya çalışıyorum ve muhtemelen genetiğinde bununla ilgili bir zayıflık olduğu sonucuna varıyorum. Annemin diğer aile bireylerine kıyasla çok daha "çocuksu", daha çiğ bir ruhu/bilinci olduğunu gözlemliyorduk. Diğer aile bireyleri virüsü nispeten kolay bir şekilde atlatırken onun yenik düşmesinin bununla bir bağlantısı olabileceği geliyor aklıma. Psişik savunması daha zayıftı muhtemelen.

Annem aylar önce rüyasında uzun zaman önce ölmüş bazı yakınlarını görmüş ve onların söyledikleri bazı şeyler nedeniyle "bu yıl öleceğine" dair bir yorum yapmış. Babam da buna benzer bazı işaretler aldığını söylüyor bu konuda. Az veya çok kaderleşmiş bir durumun işaretleri gözlenmiş yani. Bunu nispeten rahatlatıcı buluyorum. Olayın üzüntüsünü, vicdani sıkıntıları ortadan kaldırmıyor kesinlikle ama rahatlatıcı, huzur verici bir yönü var.

Bir de şu geliyor aklıma: Dünya giderek berbatlaşıyor. Önümüzdeki günlerde bugünleri mumla aratacak şeyler yaşanmasını muhtemel görüyorum. Oyundan çıkmak için uygun bir zaman / fırsattı belki de onun için.

Canım annem. Seni seviyorum. Ayrılık ilüzyonuna yenilmem.

gerçek tosun paşa

#28
Ah be bozadi. Hangi birisini düşüneceksin? Değerli annenin yolu ışığın yolu olsun. Sana, tüm ailene baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.

İhtimallerin bir önemi yok bazen kader her türlü olasılıktan ağır gelir. O hakikate kavuştu biz kalanların yükü ağır. :(


Tgur

#29
Bozadi çok üzüldüm başın sağ olsun,günlerdir bu arkadaşın sesi çıkmıyor ne oluyor diyordum,

Söylediğin gibi bazen özellikle bu durumlarda dünyadan gitmek kurtuluş gibi bu yönde algımızı baş tacı edip bu zamanları geçirmemiz lazım tekrar başın sağ olsun..