Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

17 Mayıs 2014

Başlatan bozadi, 21 Mayıs 2014, 04:23:49

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi: 17 Mayıs 2014

Tablada Laura ve Andromeda
Pierre, Perceval, Chu, Possibility of Being, Data, Scottie, Kniall, Mr. Scott, Alana

Skype'dan katılanlar:
Nicolas, Aleana, Horseofadifferentcolor

S: [Açılış cümleleri] (L) Merhaba.

C: Merhaba. Kasyopya'dan Zopvila.

S: (L) Pekala. Bu celseye aklımdaki birkaç şeyden bahsederek başlayacağım. Aslında iki şey var. Birincisi, son celseden sonra fark ettim ki, forumda o celseyi tartışan çok sayıda kişi, şunu veya bunu yapmaya yardımcı olabilecek şeylerle ilgili pek çok bilgi katkısında bulundular. Bir kişinin geride bıraktığı basamağa başkasını yerleştirmesi gerektiği bilgisi geldiğinde, bunun doğrudan Çalışma ile ilgili bir bilgi olduğu izlenimini edindik. Yani o kişinin merdivendeki, yani yoldaki birisi olması gerekir. Bu hususu netleştirebilir misiniz? Kastedilen şey gerçekten bu muydu? Yani gerçekten isteyen, kendisi üzerinde çalışmaya yönelen birini mi kastettiniz?

C: Ondan da fazlası, ağ ile yapılan enerji alışverişine tamamen katılmak anlamına geliyor. Eğer bir kişi başkalarının çabalarından faydalar sağlıyorsa ama hiçbir enerji dönüşü yoksa, hayatlarında her tür engeller olacaktır.

S: (L) Tamam, "Hayatlarında her tür engeller olacaktır" derken, ne tür engeller?

C: Engeller veremedikleri şeyi yansıtacaktır. Eğer bir kişi samimi olamıyorsa, kişisel hayatında kendisiyle samimi olmayan kişileri deneyimleyecektir. Eğer bir kişi bir başkasının çabalarının değerini düşürüyorsa, kendi çabalarının da değerinin düştüğünü görecektir. Eğer hayatınızın belirli bir bölümündeki bir engeli kaldırmanız gerekiyorsa, istediğiniz veya ihtiyaç duyduğunuz şeyi verme çabası gösterin.

S: (L) Özellikle Çalışma'ya odaklanmış insanlardan mı bahsediyorsunuz yoksa genel olarak herhangi birinden mi?
C: Herhangi biri ama Çalışma'da bunun önemi iki kat daha fazla.

S: (L) Tamam. Bu konuda aklına bir soru gelen kimse var mı? Bu hususta soracak herhangi başka birşey düşünebiliyor musunuz?

(Nicolas) Bu durumun forumdaki geçerliliği kişisel hayattaki geçerliliğinden daha fazla çünkü fiziksel olarak Çalışma'ya odaklanan çok fazla kişiyle etkileşmiyoruz, öyle değil mi?
C: Çalışma'yla etkileşmenin pek çok yolu var!!!

S: [Harfler ve yazım yanlışlarıyla ilgili bir konuşma] (L) Merak ediyor olabilirsiniz diye söylüyorum, bu gece nedense harfleri okuma konusunda çok hata yapıyorum.

(Andromeda) Yorgunsun.

(L) Evet. Biraz daha senkronize olmaya çalışacağız. Biraz daha tütüne ihtiyacım var. Pekala, sen fiziksel düzlemde Çalışma'yla etkileşen kişilere rastlamadığımızı söyledin ve Kasyopyalılar da "Bunun pek çok yolu" olduğunu söylediler. Sanırım bu forumdaki faaliyetlerle ve vermek, yapmak, projeler üzerinde çalışmakla falan ilgili. Şu an için küçük biçimlerde bile olsa, sanırım. Sonrasında "yoldaki" diğerleriyle daha doğrudan etkileşmek için bir kapı açılıyor diye düşünüyorum.

(Aleana) Peki ya günlük hayatta?  Yani, insanlarla sağlık konularında konuşmak biçiminde bile olsa... Yani insanları bu konuda zorlamıyorum ama birşeyler söyleyip ne gibi yanıtlar aldığıma bakıyorum. Yoksa bu çabayı forumla ve Çalışma'yla sınırlandırıp SOTT'ta ve forumda yapabileceğimin en fazlasını mı yapmam gerekir?
C: Aldığın enerjiyi dengelemek açısından ikincisi çok önemli. Fakat isteyen olursa etrafındakilere de yardımını sunabilirsin.

S: (L) Başka birşey? Bu konuda sormamız gereken başka herhangi birşey?

(Chu) Sanırım söyledikleri şey şu; yani dışındaki insanlara karşı saygısızsan veya onların veya yaptıkları herhangi birşeyin değerini düşürüyorsan, o zaman Çalışma ilkelerini de uygulamıyorsun demektir. Stratejik olman gerekir.

(L) Evet, dışarıyla olan etkileşim biçimini göz önünde bulundurmak gerekiyor. 

(Chu) Evet.

(L) Pekala, bu hususta başka birşey?

C: Pek çok insan bu ağda ne kadar büyük miktarda emek harcandığının tam olarak farkında değil. Bu nedenle de, gerçekliğinizin temel derslerini sunma konusunda pek çok yaşama bedel olan Çalışma'ya genellikle değer vermiyorlar. Ve eğer bu değeri görmezlerse ve yeterli bir enerji iadesi yapmazlarsa, yollarının tıkandığını görecekler.

S: (L) Pekala, bu konuda bu kadarı yeterli. Yani, bu konuda söylemek istediğiniz herhangi başka birşey var mı? Ben söyleneni anlıyorum sanırım.

C: Evet! Ama okuyucular "anlayacak" mı?

S: (L) Bilmiyorum. Sanırım bunu göreceğiz! Pekala, aklımdaki bir sonraki şey: Bu öğleden sonra forumdaki bir mesaja yanıt yazıyordum. Bu mesaj "Political Ponerology" adlı kitabın tartışıldığı bölümdeydi. Yanıt yazarken, yıllardır zihnimi meşgul eden bir sorunun birden berraklaştığını fark ettim. Yanıt netleşti. Sorun, komünizme karşı sosyalizm, sosyalizme karşı kapitalizm ve hangisinin daha iyi olduğuna dairdi. Ben kapitalist bir sistemde yetiştiğim için kapitalizmle ilgili pek çok korkunç şey görüyorum. Şimdi büyük ölçüde sosyalist bir ülkede yaşıyorum ve sosyalizmde de pek çok sorun olduğunu görüyorum. Komünist sistemler hakkında pek çok şey okudum ve komünist ülkelerde meydana gelen olayların da pek hoş sonuçlanmadığını görüyorum. Sosyoloji konusunda çok şey okuyorum ve anlıyorum ki ilk insanlar bir tür komünizm olmadan hayatta kalamazdı ve evrim geçiremezdi. Mesele, bunun şu anda komünist ülkelerde nasıl yapıldığı. "İsa Hareketi" adlı hareketin ilk mensupları bir tür komünizm uygulamışlar her ne kadar günümüzdeki fundamentalistler bunu unutmuş görünseler de. Bu mesele zihnimi meşgul edip duruyordu: Hangi sistemin hangi parçalarını alıp bir araya getirirsek mükemmele yakın, insanlığa en iyi şekilde hizmet edebilecek gerçekten iyicil bir ekonomi ve hukuka ulaşabiliriz diye.

Birden anladım ki bu aslında ölçeğe bağlı. İhtiyacımız olan şeyin ailesel kabile seviyesi olduğunu düşündüm. Kabile diyorum çünkü kabile geniş bir aile gibi. Yakın arkadaşlar, birbirine arkadaşlık ve şefkat bağlarıyla bağlı olan insanlar. Bu insanlar komünal kalıpta işlev gösterebilir sanırım.

Bir sonraki seviye yerel toplum veya kasaba falan olur sanırım ve kapitalist seviyede işlev gösterebilir. Bununla yüzleşelim, kapitalizmde çok faydalı olan şeyler de var. İnsanlar evlerinden çıkıp çalışarak aileleri için para kazanabiliyor. Dükkanlar, fabrikalar var. Fabrikalar birşeyler üretiyor ve dükkanlara satıyor ve çeşitli üretici ve tüketici gruplar arasında bir alışveriş oluyor; sonra topluluklar arasında alışverişler oluyor, ithalat ve ihracat şeklinde. Bir ailenin/kabilenin çalışıp para kazanan üyeleri bu parayı eve getiriyor ve herkesle eşit bir şekilde paylaşıyor ve ailenin çeşitli üyeleri çalışıp çocuklar, yaşlılar, sakatlar dahil tüm aileye bakabiliyor.

Yani aile seviyesinde komünizm var; toplulukların birbirleriyle etkileştikleri toplumsal seviyede kapitalizm var ve hükümetin yüksek seviyelerinde sanırım sosyalizm olması gerekir çünkü sosyalizm bir politika üretme aracı olabilir. Herkesin suya, elektriğe, sağlık bakımına, yollara, çöp toplama hizmetlerine, temiz havaya, temiz suya ücretsiz bir şekilde erişmesini sağlamak üzere servet vergisi ve küçük bir kişi başı vergi şeklinde fon toplayan bir kurum olmalı. Yani eğer servet vergisi ve baş vergisi hükümete gidiyorsa, o hükümet tüm bu hizmetleri tüm topluluklara sağlayacaktır. Toplanan bu fonlarla desteklenen yerel askeri güçler de olacaktır. Yani bana öyle geliyor ki, eğer bu üç farklı ölçekte işleyen üç farklı sistem varsa, bu durum işlevsel olabilir. Bunda herhangi bir yanlışlık gören var mı?

(Nicholas) Bu konuyu gündeme getirmene sevindim çünkü çok uzun zamandır benim de aklımda dolanıp duruyordu. İdeal bir toplumsal yaşam için çözümü nasıl bulabiliriz meselesi yani. Yeni bir oluşuma giden yolu açmaya çalışıyoruz. Bu nedenle bu konunun gündeme gelmesine sevindim; çok ilgi çekici görünüyor.

(Chu) Benim gördüğüm tek sorun şu: Ya klanların veya kabilelerin bir kısmı veya tamamı patolojikse? Dürüst, komünal kabileler olabilir ama patolojik bir kabile de olabilir. Onlar kapitalist sisteme yöneldiklerinde diğerlerini yok etmeye mi çalışacaklar?

(Perceval) Bir süre önce bundan bahsediyorduk ve hangi "izm"le, hangi ideolojiyle ilişkili olduğunun bir önemi yok. Eğer birşeyde patoloji ve psikopati varsa, hangi ideoloji olduğunun önemi yok. Yozlaşmış demektir.

(L) Herşeyi mahvedecektir. Sanırım o durumda kabileler o patolojiyi ayıklamak için bir yol bulmak zorunda kalacaktır. Belirli bir kabiledeki grup üyelerinden birinin patolojik olduğu tespit edildiğinde, o kabiledeki insanların bu durumla ilgilenmeleri gerekecektir. Ama Chu'nun da dediği gibi, eğer tüm kabile patolojikse, o zaman kapitalist seviyede herşeyi yozlaştırmaya başlayacaklardır; bu gayet mümkündür. Ama bir şekilde, bu üçlü yapının akıllıca bir çözüm olduğunu düşündüm. Joe'yla bunu konuştuktan sonra forumda bir yazı yazarken böyle bir çözümün bir anda aklıma gelmesi çok ilginç ve harikaydı.

C: Uzun zaman önce "biz gelecekteki siziz" demiştik. İletişimlerin artan sıklığının bir sonucu olarak gelecek artık daha güçlü bir şekilde tezahür ediyor. "Sohbet etmeye" oturmadan saatler önce konulara konsantre olmaya başlıyorsunuz. İletişime ayrılan sürenin artmasının aynı zamanda kanalı derinleştirdiğinin ve genişlettiğinin de farkında olun. Ayrıca, "konuklar" ekstra bir boyut katıyor ve tüm gezegeni saran ağı güçlendiriyor.

S: (Horseofadifferentcolor) Bugün bundan bahsediyorduk. Hepimiz bazı sorular hazırladık. Bu soruları yazarken, yıllardır üzerinde düşündüğümüz şeylerden bazıları tamamen berraklaştı. Acaba bu sizinle uyumlanmakta olduğumuz için mi oluyordu diye merak ettik veya bu berraklaşmayı sağlayan etki nereden geliyordu diye.

C: Kastettiğimiz şeyin örneklerinden biri!!

S: (L) Şimdi söylediğin şeyin, bir celse yaklaştığı zaman konulara konsantre olmayla ilgili bir önceki cevapta kastettikleri şeyin bir örneği olduğunu söylediler anladığım kadarıyla. "Uyumlanmaya" devam ettikçe bu giderek herkes için geçerli olacaktır sanırım.

(Horseofadifferentcolor) Evet.

(Aleana) Birkaç gün önce kendimi çok bloke olmuş gibi hissediyordum ve bunu aşamıyordum. Sonra hislerimi serbest bıraktım ve birden o tıkanlık durumunu aştım. Forumda birkaç şey yazdım ve söylediklerimin yanlış olmadığını hissettim. Cevapların kolayca geldiğini ve bu akışı takip edebildiğimi hissettim. Acaba bu enerji Kasyopyalıların enerjisinin bir akışı mıydı yoksa sadece kendi hislerimin akışına dair bir gözlem miydi, bilmiyorum. Veya belki her ikisinin bir karışımı.

C: Bu giderek daha sık olacak ve bu iletişimlere katılan giderek daha fazla sayıda kişi bunu deneyimleyecek. Ümit edelim ki bu çabaya gereken değer verilsin ki çaba devam edebilsin!

S: (L) Pekala. Bazı sorular hazırladığınızı söylediniz. Bu sorulardan bazılarının yanıtlarını aldığınızı söylediniz. Ama cevabını alamadığınız ve sormak istediğiniz sorular var mı?

(Nicholas) Benim bir sorum var. Kasyopyalılar bir keresinde iletişim için bir başka takımyıldıza geçeceklerini söylemişlerdi. Bunun olup olmadığını merak ediyorum. Aslan takımyıldızı veya onun gibi birşeydi.

C: Süreç devam ediyor, daha fazlası için bekleyin!

S: (L) Sanırım "daha fazlası için bekleyin" derken bu durumda netleşme sağlayacak bir haber veya bilgi gelmesini bekleyin demek istiyorlar. Eğer örneğin Aslan takımyıldızında bir süpernova veya buna benzer birşey olursa, bu durum bu ışık hızı ötesindeki iletişimi etkileyebilir ama bir süredir bu konuda yeni bir haber veya bilgi edinmedik. Aslan takımyıldızında veya başka bir yerde. Görsel bir doğrulayıcı olmadan önce bu iletişimde buna dair bazı etkiler görürüz sanırım. Yani ışık hızından daha hızlı bir iletişim gerçekleştirdiğimizi düşünürsek. Bu sadece benim teorim. Bu teori gerçeğe yakın mı? 

C: Yeterince yakın.

S: (L) Başka soru?

(Horseofadifferentcolor) Ukrayna'daki durumla ilgili birşeyi merak ediyorum. Kasyopyalılar bir keresinde Nazi Almanyası'nın bugün olmakta olan herşey için bir prova olduğunu söylemişlerdi. Naziler bir bakıma şu anda Ukrayna'da tekrar faaliyete geçtiklerine göre, acaba bu durum gerçekten Nazi Almanyası'nda olan şeyin devamı mı yoksa sadece ABD ve onun hırsı ve her zamanki oyunları mı? Yoksa bu Ukrayna meselesiyle ilgili farklı birşey mi var?
C: Bir kombinasyon. Nazi ideolojisi çok uzun zamandır çeşitli yerlerde varlığını sürdürüyor. ABD'de ve İsrail'de benzer güçler tarafından teşvik edilegeldi.

(Horseofadifferentcolor) Uygunsa kişisel bir sorum var.

(L) Sorabilirsin.

(Horseofadifferentcolor) Büyük ebeveynlerim kısa bir süre önce öldüler ve gitmeleri gereken yere gittiklerini umuyorum.

C: Biraz tereddüt içindeler. Uygun bir geçiş için onlara güven verebilir, teşvik edebilirsin.

S: (Horseofadifferentcolor) Benim yüzümden mi gitmediler?

C: Kısmen. Bu yüzden onları rahatlatmanı tavsiye ediyoruz.

S: (Horseofadifferentcolor) Teşekkür ederim.

(Nicholas) Gabor Mate'in ayahuaska kullanımına dair bir sorum var. Sorumluluk duygusu son derece gelişkin biri gibi görünüyor ve gerçekten faydalı olabilecek birşey bulmuş olabilir. Yaptığı şeyin tutarlı olup olmadığını merak ediyordum.

C: Kendisininki dahil olmak üzere son derece umutsuz vaka ve durumlar üzerinde çalışıyor. Kendisinin yapmakta olduğu gibi bitki maddelerinin kullanımı, başka hiçbir şeyin işe yaramadığı ve zamanın çok kritik olduğu durumlarda başvurulan son çarelere benzetilebilir. Bazı durularda, ağrı döngüsünü kırmak için aspirin kullanmada olduğu gibi, bu tür şeyler bu tür bir döngüyü kırmak için bir kez kullanılabilir ve bir daha kullanılmasına ihtiyaç olmaması gerekir. Bu bir "resetleme" gibi düşünülebilir. Ama şunun farkında olun ki, gerçek ruhsal gelişim bu şekilde kazanılmaz. Ama eğer kişinin normalleşmek için bir "resetlemeye" ihtiyacı varsa, bu tür birşey faydalı olabilir.

S: [kahkaha] (L) Tamam, belki bir soru daha için vaktimiz olacak.

(MR. Scott) Kısa cevaplı bir soru...

(Aleana) Evet veya hayır!

(L) Yorgunluktan ölüyorum.

(Nicholas) Kişisel bir sorum var. FOTCM (Evrensel Akıl Kardeşliği) bağışlarının nasıl en üst düzeye çıkarılabileceği konusunda. Borsada pek iyi gitmeyen bir yatırımım var ve acaba bu yatırımı hemen geri mi çeksem yoksa daha iyi gelir getirmesini umarak beklesem mi bilmiyorum.

C: Hisse senetlerinin geleceği pek parlak değil.

S: (Aleana) Kısa vadede mi yoksa belirli bir zamanlama var mı?

C: 11 ay.

S: (Nicholas) Şu anda "açığa satış" yapıyorum ve bunun akıllıca bir yol olup olmadığını merak ediyorum.

(L) Asla bilemezsin.

(Aleana) Son celselerden birinde parayı hesaplarda tutmamayı önermişlerdi. Faydalı şeyler satın almaya başlamayı tavsiye ettiler. Eğer bir emeklilik hesabında birşeyler varsa, bu konuda bir zaman sınırlaması var mı acaba? Kısa bir süre sonra emekli olmayı düşünüyorum ve yaşantımı sürdürecek bir gelire sahip olmak istiyorum. Acaba emeklilik hesabındaki parayı çeksem mi? Bu fon şu anda para piyasasında ve bununla ilgili zamanlamayı bilmiyorum.

(Horseofadifferentcolor) Emekliliğin için birkaç paket tuvalet kağıdı alırsın belki? [kahkaha]

C: Yalnızca "birkaç paket tuvalet kağıdı satın almak" değil. En iyi yatırımlar işlevsel bir topluluk oluşturmaya yönelik olacaktır.

S: (L) Evet çünkü eğer bir topluluk içindeysen, çalışamıyorsan ve toplulukta çalışabilen daha genç insanlar varsa... Çünkü topluluklar her tür yaştan ve çok çeşitli yeteneklerde insanlardan oluşur ve eğer biri hastalanırsa, sakatlanırsa veya yaşlanırsa bile, yatırım yaptığı topluluğun bir üyesi olduğu için onunla ilgilenilecektir.

(Aleana) Benim planım da bu, çünkü Kuze Karolina topluluğunun bir parçası olmak istiyorum. Topluluğa elimde birşeyle gelmek istiyorum ama emeklilik yatırımımı çekip tümünü topluluğa yatırmam ve diğer gerekli şeyleri yapmam tavsiye ediliyorsa ve gelecekte para konusunda endişelenmemize gerek yoksa, bu iyi.

(L) Evet, çünkü... Bunu soralım. Kim sormak ister?

(Aleana) Arabamın borcunu kapatmak ve paranın geri kalanıyla da eve yatırım yapmak istiyorum ve eğer o zaman sosyal güvencem olacaksa iyi ama olmazsa çalışabilirim. Bunu tam olarak nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. Yani, bu iyi bir plan mı?

C: Aslında çok iyi çünkü yakında para diye birşey olmayacak. Bankaların şimdiden fonlara el koyma sinyalleri verdiklerine dikkat edin.

S: (L) Evet, bu doğru, bunu yapıyorlar.

(Perceval) Yakın zamanda İngiltere'yle ilgili bir haber vardı. Hükümet, eğer insanlar vergilerini ödememişlerse insanların banka hesaplarından para çekebilmek üzere bir yasa çıkarmaya çalışıyormuş. Ve elbette vergi-mergi ödemeyen o büyük şirketler var ve hükümet o şirketlerin borçlarını umursamıyor ve hatta görmüyor. Birkaç bin dolar vergi borcu olan sıradan küçük insanlara odaklanıyorlar ve onların paralarına el koyabilecekleri bir noktaya doğru yaklaşıyorlar.

C: Bu bir "sinyal". Hızla daha aleni hale gelecek. Topluluğun avantajı şirket hukuku dahilinde yapılabilmesidir ve böylece parçalanması çok daha az muhtemel hale gelir çünkü elitler bu yasal korumayı kullanıyor.

S: (Perceval) Demek ki bu günlerde şirket yatırımları yapmak iyi bir fikir.

(Mr. Scott) Ama borsaya değil.

(Perceval) Öyle şirketleri kastetmiyorum! ABD'de birkaç özgün şirket var... [kahkaha] Aslında yalnızca iki tane var...

(Chu) Peki ya bir kredi nedeniyle borçlanılmışsa? Bir bankadan kredi çeken insanlar? Eğer...

(Perceval) Birşeyi güvence göstermen gerekir...

(Chu) Evini elinden alabilirler...

(Perceval) Örneğin mortgage (gayrimenkul rehini).

(Chu) Mortgage'i olan insanlar çok iyi bir konumda değil. Fonu kendin oluşturman en iyisi.

(Perceval) Aleana'nın dediği gibi, bir emeklilik fonu veya toplu bir parası var. Bu paranın bankada veya borsada durmaması lazım, yoksa yağmalanacak.

(Chu) Ama eğer borç para alırsan bu sefer banka elini kolunu bağlıyor.

(L) O zaman ödemeni yapman gerekir. Ödeyebilecek durumda olmaya hazırlıklı olman gerekir. Borç para alıyorsan ödemeleri bir şekilde yapabilecek durumda olman gerekir derim.

(Perceval) Tek sorun şu ki, bir kriz durumunda çok büyük bir enflasyon vs meydana gelir. Kim bilir neler olur.

(L) Bir diğer şey de, eğer bir mülke, yaşayacak bir yere yatırım yapmışsan... Ticari bazı "mallara" yatırım yapmışsan... bu her zaman faydalıdır. Herşey çok kötü hale gelse bile önceden almış olduklarını satabilirsin veya başka mallarla takas edebilirsin veya karşılığında hizmet alabilirsin ve böylece kredini ödeyecek parayı bulursun; yani bir kredi çekmişsen.

(Andromeda) Eğer bu bir yere sahip olmak için tek seçeneğinse, o zaman...

(L) Sanırım şirket hukuku üzerinde çok daha sonra oynayacaklar, belki de hiç oynamayacaklar. Çünkü şirket hukuku da elitlerin kullandığı birşey.

(Perceval) Ülkenin yarısına sahipler.

(L) Burada önemli iki faktör var: şirket hukuku. Eğer bir şirketin varsa, ki sanıyorum bu bizi genel manada koruyan birşey oldu çünkü bir şirket kurduk ve avukatlar edindik. Peşimize düşmek istemiyorlar. Mali denetimimizde bile geri adım attılar çünkü bu Amerikan şirket hukuku. Fazla üzerimize gelemediler! "Şirket! Vergi Anlaşması!" diye bağırıyorsun ve ellerini çekiyorlar. Çünkü kendi silahlarının kendilerine çevrilmekte olmasına dair dikkat çekmek istemiyorlar. Başkalarının bunu bir emsal durum olarak görmesini istemiyorlar. Amerikan hukuku emsallere dayalı. Eğer biri bir mahkemeye gidip bariz bir emsal gösterirse karşı taraf mahvoluyor. Toplum içinde bunlardan pek bahsetmiyoruz. Şirketlerimiz var, vergi beyanlarında bulunuyoruz, tüm formaliteleri yerine getiriyoruz. Vergiciyi, en büyük şirketi mutlu edecek herşeyi yapıyoruz ve bu seviyede bizi rahatsız etmiyorlar. Fransızlar denetim yaptıklarında bunu iyi anladılar.

(Perceval) Sonuç olarak şu anda parayı borsaya yatırmak gerçekten kötü bir fikir. Sanırım borsada herkes yanmıştır. Elitler daha zengin hale gelebilsin diye sıradan insanların paralarını borsaya yatırmalarını istiyorlar. Sistem bu şekilde işliyor. Elitler de borsaya yatırım yapıyor ama onlar büyük bir miktarda yatırım yapıyorlar, fiyatlar artıyor, sonra açığa satış yatırımı yapıyorlar çünkü on gün sonra tüm hisselerini çekeceklerini bildikleri için borsanın düşeceğini biliyorlar. Borsa onların çıkarlarına uygun olarak düzenlenmiş.

(L) Nicholas, sen açığa satış yatırımı mı yapıyorsun?

(Nicholas) Evet, bir VXX endeksi. Yani eğer piyasa düşerse, benim hissem yükselecek.

(L) O zaman belki de paranı bir süre orada tutman daha iyidir.

(Nicholas) Evet, belki de. Sabırlı olmam gerekiyor!

(L) Evet, sanırım. O şekilde bir yatırım yaptıysan, sürdür. Pekala, son sorular?

(Aleana) Kağıt tabak tutucuları aldınız mı?

(L) Oo, EVET! Ve çok teşekkür teşekkür ediyoruz! (Andromeda) Kullandık bile. İki kere! Henüz hava çok iyi değil, o yüzden dışarıda yalnızca iki kere yedik. (L) Evet, fark etmişsinizdir, süveter giyiyorum. (Aleana) Evet, burası sıcak. (Horseofadifferentcolor) Geçen hafta bir gün hava soğudu ve Mayıs'ta kapşon takmak zorunda kaldım. Çok nadir görülen birşeydi. (Aleana) Evet, geçen hafta 7 dereceye kadar düştü. (L) Burada neredeyse her gece öyle. (Nicholas) Sabırsızlanıyorum! [kahkaha]

(L) Sizi haberdar edeceğiz. Şimdilik iyi geceler ve sayonara diyelim çünkü yorgunluktan ölüyorum burada.

(Aleana) Evet, bunu şimdi görebiliyorum. Cevapları harf harf almak çok yorucu!

(Horseofadifferentcolor) Bunu görmek gerçekten çok ilginçti, çok teşekkürler!

(Aleana) Bu harikaydı!

(Nicholas) Teşekkürler!

[herkese öpücükler, iyi geceler, hoşçakalınlar]

S: (L) Bize şahsen söylemek istediğiniz birşey yoksa iyi geceler diyeceğiz sanırım.

C: İyi gösteri! Hoşçakalın.

bozadi

#1
Celsenin İngilizce orijinalinin linki:

http://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,34784.0.html


Çeviriyi gözden geçirme okuması yapamadım henüz gecikmesin diye. Yarın tekrar okuyup bazı düzeltme ve açıklamalar yapabilirim belki. İyi geceler arkadaşlar.

Qui-gon jinn

#2
Çeviri için teşekkürler bozadi, bence fazlası ile iyi olmuş.Lakin bizim merak duyduğumuz kadar, laura ve ekibi pek merak içinde değil gibi geldi bana, neyse...

beyrutkapı

#3
teşekkürler sevgili bozadi. her zamanki gibi çaban ve emeğin için, sağolasın.

sevgili dostlar, son zamanlarda yapılan celselerde bir araya gelmenin, ortak bir ağ ve çalışma yapmanın önemi giderek daha çok vurgulanıyor sanki. celselere paralel olarak bizim forumda da son zamanlarda artan bir hareketliliğin olması ve daha önce buluşmuş olmamız bana iyi bir etki ve mesaj gibi geliyor. bilmiyorum, belki bende abartıyor olabilirim. sanırım diğer arkadaşlarında nasıl hissettiği önemli.
kişisel olarak  bir çoğumuz tanışmasak da  sanırım birbirimize yakın deneyimleri gündelik hayatın içinde hepimiz yaşıyoruz. şu alıntı benim için çok anlamlı ve önemli, zira kendi içimizde oluşturmaya çalıştığımız farkındalık halkası bir türlü çevremize doğru genişleyemiyor çünkü bu ilizyona sımsıkı bağlı insanlara çarpıp duruyor belki. şu cümleler harkulade;
''S: (L) Tamam, "Hayatlarında her tür engeller olacaktır" derken, ne tür engeller?

C: Engeller veremedikleri şeyi yansıtacaktır. Eğer bir kişi samimi olamıyorsa, kişisel hayatında kendisiyle samimi olmayan kişileri deneyimleyecektir. Eğer bir kişi bir başkasının çabalarının değerini düşürüyorsa, kendi çabalarının da değerinin düştüğünü görecektir. Eğer hayatınızın belirli bir bölümündeki bir engeli kaldırmanız gerekiyorsa, istediğiniz veya ihtiyaç duyduğunuz şeyi verme çabası gösterin. ''

hepimizin şu yada bu biçimde engelleri var dostlar. ve kendi içinde belli bir farkındalık seviyesine ulaşmış biri için sonraki adım bu, başkalarıyla, büyük ve gittikçe gelişen kesişim kümeleri oluşturmak. buradan hareketle, forumdan başlayarak daha farklı ne yapabiliriz? eğer bizim bu oyunda bir rolümüz varsa, bu coğrafyadan insanların, yani bizlerin rolü ne olacak? aynı zamanda daha çok birliktelik ve koruma adına ne yapabiliriz? biz ne üretebiliriz? proje anlamında, her anlamda?
sanırım bizim önümüzdeki çalışma alanı bu? biz neyi, nasıl yapacağız? biraz hareketliliğe ihtiyacımız var gibi geliyor bana.
herkese gönülden saygı ve sevgiler.
 

Alemtac

#4
Emeğine çok çok teşekkürler Bozadi.

Bir zamanlar, üç kişi olarak birliktelik ve koruma üzerine konuşurken şimdi sayıca çoğaldığımızı görmek içimi sevinçle dolduruyor :)
 

Gaia

#5
Çeviri için teşekkürler Bozadi.

Anladığım kadarıyla empatinin çok boyutlu bir varyasyonu üzerinde durulmuş. Falanca birisine herhangi bir huyundan ötürü o huyu bastırmaya yönelik harekette bulunmakdansa o huyu kabullenip kişiye bunu özgür iradesine müdahale etmemeye özen göstererek izah etmek daha doğru olucaktır sanırım. Bugünlerdeki üzerimde bulunan baskınında nedeni sanırım bu. Bazan kendimi kaybediyorum. İlluzyona kapılıp savruluyorum. Daha ayık olmam gerekecek bundan sonra.

Scyth

#6
Eline, aklına sağlık kardeşim.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Arulnool

#7
Sevgili beyrutkapı çok önemli bir detayı yakalamışsınız.

Ben bu aralar yaşadığım şeyi aaktarayım kısaca. Çalıştığım iş yerinde Dindar bir arkadaşım var. O arkadaşla, zahir ve batın kavramları üzerinde tartışıyoruz. Ve ben o arkadaşa ruhlar dünyası ve düzeniyle ilgili bilgi verirken bulmuştum kendimi. Bir an için kendime çok şaşırmıştım. Ve karşımdaki kişide oldukça ilgiyle dinledi beni. Ve sohbetlerimiz devam etmekte.

Yakaladığınız detay dolayısıyla bende böyle bir anektodumu aktarmak istedim sevgili beyrutkapı. Saygılar, sevgiler...
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

bozadi

#8
Bu güç verici yorumlarınız için hepinize teşekkür ederim dostlarım! :)

yucelulu

#9
Emeğinize çok çok teşekkür ederim.
 

maiterya

#10
Çeviri için bir ker daha teşkkürler.
 

beyrutkapı

#11
Sevgili arulnool, bh olmak güneş olmaya benziyor biraz. Ozgur iradeyi çiğnemeden olabildiğince verici olmak. İnsanlar genel olarak bir şeyler döndüğünü hissediyorlar fakat zihindeki bariyerleri asmak her zaman kolay olmuyor. Ayrıca icinde yasadigimiz programı sorgulaminin korkutucu bir yanida var nedense. Sanırım mesele oyun duygusunu ve coşkuyu unutmadan, büyük resme güvenerek ve inanarak ilerlemek.
 

bigsenfoni

#12
Ceviri icin tesekkürler bozadi...
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Qui-gon jinn

#13
Sevgili maglor, merak etmeme aslında doğru tabir olmamış.Daha doğrusu merak duyulup sorulan soruların içeriği ve odaklanılan konular açısından bir sıkıntı duyuyorum.Fakat çok fazla da açma niyetinde değilim, neyse deyip geçmek en iyisi bence.Çünkü sonuçta kendilerinin bileceği iş ve bizim bu konuda yapabileceğimiz pek bir şey yok diye düşünüyorum.Eğer bu celseler de farklı kişiler olsa idi, elbetteki konuların niteliğide doğal olarak faklı olacaktı.

Velhasıl, bilmemkimin yatırım konusundaki merakı, benim hiç merakım da değil açıkcası...:)

Qui-gon jinn

#14
Bilmukabele sevgili maglor, aynı görüşteyim ki, bu (buluşmalar,celse yapma fikri vsvs) güzel fikirler...:)