Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

15 Ekim 2016

Başlatan bozadi, 17 Ekim 2016, 22:37:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gaia

#15
Çeviri için teşekkürler bozadi.

Majisyen

#16
Çeviri için teşekkürler. Yeni okuma fırsatı bulabildim. Trump, seçilirse değişik şeylere sebebiyet verebilir.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

gerçek tosun paşa

#17
Bozadi teşekkür ederim. Bu celseleri okumuştum ama makaleleri okumamıştım süper olmuş.

arinmak

#18
çeviri için teşekkürler
 

bozadi

#19
Ben de ilginiz, desteğiniz için sizlere teşekkür ederim arkadaşlar.

Anhora

#20
Teşekkürler bozadi.

Son zamanlarda, ben biraz sıkılmaya başladım bu celselerden. 1 saat boyunca köpekle ilgili konuşuyorlar. Sorulacak o kadar şey varken, ondan bundan, kendilerinden, yanlarındaki araziyi alıp almamaktan vs bahsediyorlar. Bana biraz dalga geçiyorlar gibi geliyor. Bağlantı kurduklarını iddia ettikleri kasyopyalıların cevapları da bir o kadar bilgi(kesinlik) içermekten uzak ve her yere çekilebilir cevaplar.

Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz ama benim hevesim kırıldı.
Ad vitam æternam

bozadi

#21
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anhora

Teşekkürler bozadi.

Son zamanlarda, ben biraz sıkılmaya başladım bu celselerden. 1 saat boyunca köpekle ilgili konuşuyorlar. Sorulacak o kadar şey varken, ondan bundan, kendilerinden, yanlarındaki araziyi alıp almamaktan vs bahsediyorlar. Bana biraz dalga geçiyorlar gibi geliyor. Bağlantı kurduklarını iddia ettikleri kasyopyalıların cevapları da bir o kadar bilgi(kesinlik) içermekten uzak ve her yere çekilebilir cevaplar.

Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz ama benim hevesim kırıldı.

Eleştirine kısmen katılıyorum Anhora. Bilgi anlamında çok yüklü veya doyurucu bir celse değildi. Laura ve ekibi bu sıralar bir yandan "taş yükleme" işleriyle, bir yandan başka işleriyle çok yoğun oldukları için celselere pek odaklanamıyorlar gibi görünüyor, buna daha önce de değinilmişti. Nihayet bu celseyi yapmışlar ama soru anlamında pek hazırlık yapmamışlar gibi görünüyor. Biraz zoraki bir celse olmuş sanki.

Yine de hiçbir celse tamamen boş, tamamen önemsiz veya değersiz değil.

Eleştirine katılmadığım kısım şununla ilgili: Tüm celseler böyle değil ve zaten son 1-2 yıldaki celselerden bazılarında harika bilgiler, tahminler, ilhamlar, ipuçları paylaşıldı. Özellikle Putin'in öngörülememiş yükselişinin ve global şeytani güç düzenine meydan okuyuşunun önceden açıklanmış olması ve sonradan da önemli ayrıntıların paylaşılmaya devam edilmesi son derece önemli bence. Bunun gibi, dünyanın gidişatıyla ilgili bence olağanüstü değerli bilgi ve rehberlikler paylaşılıyor.

Bu son celsede çok vurucu, şok edici yeni bir bilgi verilmemiş olması bile kendi içinde bir bilgi ve ipucu sayılabilir, çünkü siyasi/politik gündemde bugünlerde veya bu sıralarda olağanüstü yeni bir değişiklik olmadığına veya olmayacağına dair dolaylı bir bilgilendirme sayılabilir bir yönüyle. Yine de celsede siyaset dışında konularda da ilgi çekici olabilecek pek çok konuya girilebilirdi ama girilememiş. Ama şimdiye kadarki tüm Kasyopya celselerini bu insanlar paylaştı bizimle, başkası değil. Bu insanlar kendi konforları veya keyifleri için yaşamıyorlar, tüm dünya insanlığının geleceğini çok yakından ilgilendiren meselelerde hayatlarını ve sağlıklarını da çok ciddi bir riske atarak "başkalarına hizmet" yolunda ilerleyişi en güzel şekilde örneklendiriyorlar bence. Binlerce sayfalık celse kayıtlarında hem siyaset hem de varoluşun yapısı hakkında paha biçilmez bilgiler duruyor hala istediğimiz zaman yararlanabilmemiz için.

Durum buyken, bir veya birkaç celse senin istediğin gibi olmadı diye yönelttiğin bu şikayetlerin şekli ve dozajı bence son derece egosal kaçmış. Kimse seni celseleri okumaya veya celselerden birşey beklemeye zorlamıyor. Bu forumun temel kuruluş ilhamı olan ve bu forumun üyesi ve takipçisi olan çok sayıda insan için çok özel bir yere sahip olan Laura ve ekibinin faaliyetlerine bu şiddetli eleştirileri yöneltme hakkını kendinde bulabiliyorsan, senin insanlığa onlardan daha fazla hizmet ediyor olman gerekmez mi?

Yaşadığın tüm sorun senin kendinle ilgili. Kasyopyalılarla veya Laura ve ekibiyle değil. "Ego". O nedenle bu tartışmanın gerçek öznesi veya konusu K'lar veya Laura ve ekibi değil. Senin, benim, hepimizin egosu. Tartışılması gereken bu bence. Mutsuzluğumuzu, korkumuzu, acizlik duygumuzu sorgulamamız, anlamamız, seçeneklerimizi hatırlamamız veya keşfetmemiz ve buna dayalı olarak da sorunlarımızı çözmemiz gerek, öyle değil mi?

gerçek tosun paşa

#22
Anhora bu sıralarda başka işleri olabilir ve hayatlarının belirli bir rutini illa vardır.(kişisel uğraşları, bu grubun yapması gereken işler vs.) Sonuçta çok uzun yıllardır yapılan bir temas onlar için, seninle aynı şekilde celse sürelerine ve içeriğe bakmama ihtimalleri de çok yüksek. Son celselerin hepsinin kötü olduğunu da düşünmüyorum hatta tam aksine oldukça ilgi çekici bulmuştum. Dolayısıyla senin beklentilerinle uyuşmayan noktalar olabilir ama celseler olması gerektiği gibi ilerliyor şahsi fikrime göre.

Arulnool

#23
"Organik Portal" kavramı, varlık ailesi içerisinde çeşit çeşit canlılar arasındaki bir sınıf olan "insan" kavramının bir yönünü nitelemesi açısından önemli. Çünkü "insan" kavramı çok boyutludur. Zihinsel kavrayışa göre insan tanımı çeşitlilik arzede bilmektedir. Bu nedenle Organik portal kavramını insanın bir boyutunu ifşaa etmesi ve açıklaması açısından olumlu bulmakla birlikte, zihinsel manada yol açabileceği bazı olumsuzluklarda mevcut. Bir çok kavramda olacağı gibi bu kavramı doğru algılamak açısından da zihinsel idrak çok önemli. İnsanların bir bölümü organik portal yada kimi nitelemelere göre ruhsuz demek, zihinlerde şok etkisi yapar. Bu etki gerçeği ifşaat açısından olumlu görünsede, bazı zihinler için öteleyici, kutuplaştırıcı, yargılayıcı bir yöne doğru evrilebilmekte. Zira herşey birdir ve herşey yaradanın eseridir. Organik portallarda değerlidir, gereklidir, ve öğrenilesidir. Nasıl ki doğadaki hayvanları, bitkileri, taşı toprağı ötelemiyor ve bir sayıyorsak, insan kavramı içindeki organik portallarıda bir saymalıyız. Bu cümleleri yazmamdaki en temel amaç, bu kavramın yarattığı bazı olumsuz tesirlere şahit olmamdır. Varlığı öğrenmek iyidir, ancak varlığı bölüp, yargılamak doğru değildir. Casyopya celseleri bir tür inanç ekolü ise ve zihinlerde inanç yaratıyorsa, bana göre bu inancın en sıkıntılı bölümü "organik portal" kavramıdır. Ben bu durumu şuna benzetiyorum; belki biraz ağır bir benzetme olacak ama bana hissetirdiği şey aynen budur. Örneğin dinlerde " Kafir" kavramı vardır. Gerçekte kafir kavramı insanın bir yönünü niteler ve zihinsel idrak eksikliğine vurgu yapar. Zihinsel idrak eksikliğine vurgu yapması ve inanç denilen şeyin insandaki bir yönünü ifşaa etmesi, ortaya koyması açısından olumludur. Yönünü bulmak isteyen zihinlere yol göstericidir. Ancak, o inancın idrak seviyesi düşük varlıklarında bu kavram feci şekilde öteleyici ve yok edilmesi gereken ruhsuz canlılar olarak görülür. Aynı şekilde organik portal kavramıda bazı zihinler için yol gösterici olurken, bazı zihinler için ise hedef ve ordadan kaldırılması gereken ruhsuz canlılar olarak görülür. Bu minvalde bu kavramı ciddi manada idrak etmek, tefekkür etmek ve asla ve asla kişileri yargılamamak esas olmalıdır. zira her canlı gereklidir. Herşey birdir. Herşey değerlidir.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

bozadi

#24
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Arulnool

"Organik Portal" kavramı, varlık ailesi içerisinde çeşit çeşit canlılar arasındaki bir sınıf olan "insan" kavramının bir yönünü nitelemesi açısından önemli. Çünkü "insan" kavramı çok boyutludur. Zihinsel kavrayışa göre insan tanımı çeşitlilik arzede bilmektedir. Bu nedenle Organik portal kavramını insanın bir boyutunu ifşaa etmesi ve açıklaması açısından olumlu bulmakla birlikte, zihinsel manada yol açabileceği bazı olumsuzluklarda mevcut. Bir çok kavramda olacağı gibi bu kavramı doğru algılamak açısından da zihinsel idrak çok önemli. İnsanların bir bölümü organik portal yada kimi nitelemelere göre ruhsuz demek, zihinlerde şok etkisi yapar. Bu etki gerçeği ifşaat açısından olumlu görünsede, bazı zihinler için öteleyici, kutuplaştırıcı, yargılayıcı bir yöne doğru evrilebilmekte. Zira herşey birdir ve herşey yaradanın eseridir. Organik portallarda değerlidir, gereklidir, ve öğrenilesidir. Nasıl ki doğadaki hayvanları, bitkileri, taşı toprağı ötelemiyor ve bir sayıyorsak, insan kavramı içindeki organik portallarıda bir saymalıyız. Bu cümleleri yazmamdaki en temel amaç, bu kavramın yarattığı bazı olumsuz tesirlere şahit olmamdır. Varlığı öğrenmek iyidir, ancak varlığı bölüp, yargılamak doğru değildir. Casyopya celseleri bir tür inanç ekolü ise ve zihinlerde inanç yaratıyorsa, bana göre bu inancın en sıkıntılı bölümü "organik portal" kavramıdır. Ben bu durumu şuna benzetiyorum; belki biraz ağır bir benzetme olacak ama bana hissetirdiği şey aynen budur. Örneğin dinlerde " Kafir" kavramı vardır. Gerçekte kafir kavramı insanın bir yönünü niteler ve zihinsel idrak eksikliğine vurgu yapar. Zihinsel idrak eksikliğine vurgu yapması ve inanç denilen şeyin insandaki bir yönünü ifşaa etmesi, ortaya koyması açısından olumludur. Yönünü bulmak isteyen zihinlere yol göstericidir. Ancak, o inancın idrak seviyesi düşük varlıklarında bu kavram feci şekilde öteleyici ve yok edilmesi gereken ruhsuz canlılar olarak görülür. Aynı şekilde organik portal kavramıda bazı zihinler için yol gösterici olurken, bazı zihinler için ise hedef ve ordadan kaldırılması gereken ruhsuz canlılar olarak görülür. Bu minvalde bu kavramı ciddi manada idrak etmek, tefekkür etmek ve asla ve asla kişileri yargılamamak esas olmalıdır. zira her canlı gereklidir. Herşey birdir. Herşey değerlidir.
Söylediğin şeylere genel olarak katılıyorum Arulnool. Katılmadığım veya belki tartışılması, netleştirilmesi gerektiğini düşündüğüm en önemli husus ise "asla ve asla kişileri yargılamamak esas olmalıdır" şeklindeki beyanın. Kişiler neden asla yargılanmamalı? Yargıdan kastın nedir?

Arulnool

#25
"Yargı" bir düşünme biçimidir. Yargı yapmak yada yargılamak kişinin önceden belirlediği kurallar yada doğrular bütününe göre hareket etmesidir. Örneğin, "Cehalet" kavramı insanın bir halini anlatması açısından bir "Tespit"tir. kişi cehalet kavramına yönelik yaptığı tespite göre bağlı bulunduğu varlığın hallerini tanır, yönünü bulur. Ancak "Cahilden uzak dur" kelimesi bir yargıdır. Önceden belirlenmiş doğruların ürünüdür. Birini cahil diye nitelemek, ondan uzak durulması gereken bir varlığı işaret eder. Dikkatinizi çekerse burada 2 farklı hal ortaya çıkmakta. Yargılamak, kişinin düşünsel süreçlerini darlaştırması açısından negatif etkiye sahiptir. Her tür yargı, doğrular ve kuralların dayatılmasıdır. Yargı yapılınca, bir düşünce dayatılır. Bir örnek daha vermek gerekirse, Organik Portal kavramını öğrendik, insanlık aleminin neredeyse yarısının organik portal olduğu tespit edildi. kişi bu kavramla yolunu daha netleştirip, insanın evrimsel süreçleri içindeki bir halini öğrenip, kendini tanımasına olanak sağlayacaktır. Ancak, "organik portallardan uzak duralım" gibi yaklaşımlar yargılayıcıdır. Yargılamak, birliğe götürmez. İdraki daraltır. Bakış açısı başkasına hizmet etmek olan biri asla ve asla bir şeyleri yargılamaz. Çünkü bütün var edilmişi bir olarak görür ve değerli kılar. Burada zihinsel bir süreç söz konusudur.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

bozadi

#26
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Arulnool

Yargı yapmak yada yargılamak kişinin önceden belirlediği kurallar yada doğrular bütününe göre hareket etmesidir.
Hepimiz öğrendiğimiz / keşfettiğimiz / inandığımız doğrulara göre hareket ettiğimize göre yargılamak hayatımızın en doğal özelliklerinden biri demektir. Sen dahi kendi öğrendiğin doğrulara göre bir yargılama yapmıyor musun bütün bu söylediklerinle? Yargılamayı bu kadar kötülerken ve yanlışlarken ne kadar ciddi ve kasıtlı bir yargılamada bulunduğunun farkında değil misin?

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Arulnool

Örneğin, "Cehalet" kavramı insanın bir halini anlatması açısından bir "Tespit"tir. kişi cehalet kavramına yönelik yaptığı tespite göre bağlı bulunduğu varlığın hallerini tanır, yönünü bulur. Ancak "Cahilden uzak dur" kelimesi bir yargıdır.
"Şundan veya bundan uzak dur" şeklindeki her talimat veya yönlendirme tabi ki bir yargıdır ama bu tür bir yargının ille de yanlış/kötü birşey olduğu şeklinde bir görüşü/inancı başkalarına dayatmanın kendisi çok ciddi bir yargılama olmasının yanında potansiyel olarak çok da tehlikeli bir yargılama türü bana göre. Falanca adam psikopattır/hırsızdır/teröristtir/vs dedikten sonra "ondan uzak dur" demek de yapılmaması gereken, yanlış bir yargı mıdır sana göre?

Hatta "uzak durmak" kavramını bir kenara bırakıp "öldürmek" kavramıyla bir örnek düşünelim. Bu ülkenin kurtuluş savaşı sürecinde dünyanın öbür ucundan bile bu toprakları işgal etmek için askeri birlikler geldi. Bu saldırıyı yapanlara karşı var gücüyle savaşıp onları "öldürmek" haddimize olmayan ve asla pozitif bir anlama gelemeyecek bir yargı mıdır ve de kötü müdür sana göre?


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Arulnool

Yargılamak, birliğe götürmez. İdraki daraltır. Bakış açısı başkasına hizmet etmek olan biri asla ve asla bir şeyleri yargılamaz.
Hem Ra, hem de Kasyopyalılar 4BH varlıklarının kendilerine saldıran 4KH varlıklarıyla kıran kırana savaş yaptıklarını anlatıyor ve bu durum Kurtuluş Savaşı örneğiyle de paralellik gösteriyor. Bu durumda 4BH varlıkları "başkalarına hizmete" ihanet mi etmiş oluyorlar?

bigsenfoni

#27
Uzak dur konusunda bir örnek vermek istiyorum.Mesela benim bazi proglamlanmis varliklarda\robotlarda/saldiri portallarinda/enerji vampirlerinde gördügüm özellikleri taşiyan yaratiklara/varliklara karsi cevremdeki arkadaslari ''uzak durun'' yada bu tip özellikler taşiyan varliklara cok dikkat edin diyorum.

Simdi bu yargilamak mi?Yoksa farkindaligimi/bilgimi cevreme yayarak bir koruma citi/kalkani olusturmak mi?

Bilgi agi genisledikce kalkanimiz da genislemez mi?
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bigsenfoni

#28
Celsede kendini yok eden köpegin hikayesi ve bunun neden böyle oldugunun bilgisi ciddiye alinmasi gereken ve hayati derecede cok önemli bir konu!

Hem kendini hemde cevreniz icin...Ki ''Titresim frekans uyumlanmasi'' hem negatif hem de pozitif anlamda bütün yaradilisi ilgilendiren...hembedenli hemde bedensiz varliklari ilgilendiren...Birde yapay olarak olusturulan elektromanyetik titresim frekansi/boyut ve onun (marix)icindeki farkindaligi düsuk varliklarin/portallarin farkinda olan ve bu frekansa direnen varliklara karsi olusturdugu tehlike ile alakali bir konu!!!

Birde Paranolmal yada eterik acidan da cok dikkat edilmesi vereken bir konu...Anlatirdim ama burada okuyanlarin korkudan kaba etleri
düsmesin diye anlatmiyorum.... :))

Gerici forumda bu konuyu kaldirabilecek arkadaslarimiz var ama...onlar zaten ne demek istedigimi biliyorlardir.Zamani geldiginde sizde bileceksiniz!

Ufak bir ipucu verecek olursam;bööö...öcüüü...(negatif enerji)nam num hamur humur... :))
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

gerçek tosun paşa

#29
bigsenfoni bence çok güzel yazmışsın merakta bırakma bizi anlat ben dinlerim hazırım! :) meraklandım vallahi.

birde bu yargılama konusu ön yargıya sahip olma ve bir konu üzerinde yargılama yapma arasında biraz karışmış gibi.Bunlar farklı şeyler. Elbette bir konuyu anlayıp kavrayabilmek bir sonuç çıkartıp bir yön verebilmek için her şeyi yargılarız.Bence iyi bir yargıya sahip olmak önemlidir ama bu hayatta birçok şeye "ön yargıyla" bakan biri olmak anlamına hiç de gelmez.