Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

13 Mayıs 2023

Başlatan bozadi, 17 Mayıs 2023, 14:37:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

#15
Ever ciğerlerden ve deriden emilim yoluyla yoğun oksijen. 60-90 dk günlük kullanım süresi de öneriyorlar. En az 1.5 ATA tavsiye ediyor Laura'lar. Hatta uygun fiyata portatif evde kullanılabilecek doğru çalıştığından emin oldukları bir ürün var. Şişme yatak gibi bir kapsül. Basınca dayanıklı bir malzeme, oksijen makinalarına bağlanarak şişirilip içine giriliyor. Yalnız uygun fiyatlı demişken bizim ülkede kur farkı ve korkunç gümrük ücretleriyle asla uygun fiyatlı değil.

Dionysos

#16
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
Tam olarak ne sorduğundan emin olamadım ama HBOT terapisinin suyla bir ilgisi yok diye biliyorum. Hava geçirmeyecek şekilde dış ortamdan tamamen yalıtılan ve içi oksijenle doldurulan bir hazne veya oda var ve kişi o haznede veya odada kaldığı süre içinde basınçlı oksijene maruz kalmış oluyor. Soluyarak vücudumuza aldığımız oksijen, maruz kalınan basıncın etkisiyle dokularımızda normalde erişebileceğinden daha derinlere erişiyor gibi görünüyor. Burada temel olarak ciğerlerden kan dolaşımına giren oksijenin dokulara erişimi kastediliyor diye anlıyorum.


Saf oksijen olmadan o basıncın doğal başka yolla sağlanması ya da solunumdaki oksijen için aynı basıncı kullanma yolu yani dokulara oksijen iletimi için basıncı kullanma..

Kabaca 20 metre bir suya dalıp dibe oturup bir hortumla solusak aynı basıncı alıyor muyuz/alır mıyız? demek gibi. -ki bunu da yapamam-.

Ben bunu şundan aradım. İfade aklıma geldi. Kendi kendime basınç dokulara oksijen iletebiliyorsa bu su altında ağlanabilir diye düşündüm ancak 22 metre gibi bir derinlikte suyu sanırım bulamazdım..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#17
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Ever ciğerlerden ve deriden emilim yoluyla yoğun oksijen. 60-90 dk günlük kullanım süresi de öneriyorlar. En az 1.5 ATA tavsiye ediyor Laura'lar. Hatta uygun fiyata portatif evde kullanılabilecek doğru çalıştığından emin oldukları bir ürün var. Şişme yatak gibi bir kapsül. Basınca dayanıklı bir malzeme, oksijen makinalarına bağlanarak şişirilip içine giriliyor. Yalnız uygun fiyatlı demişken bizim ülkede kur farkı ve korkunç gümrük ücretleriyle asla uygun fiyatlı değil.
Deriden vücuda oksijen aldığımızı bilmiyordum ama alıyormuşuz gerçekten. Aldığımız oksijenin yaklaşık %1-2'sinin deri yoluyla olduğuna dair birşey okudum, şaşırdım (hatta hem oksijen alımı, hem karbondioksit atımı). Bu durumda HBOT gerçekten de deri yoluyla oksijen alımını da artırır.

bozadi

#18
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Kabaca 20 metre bir suya dalıp dibe oturup bir hortumla solusak aynı basıncı alıyor muyuz/alır mıyız? demek gibi. -ki bunu da yapamam-.
Hm. Bilmiyorum ve senin de belirttiğin gibi çok pratik bir yöntem gibi görünmüyor ama araştırmaya çalışacağım. Veya HBOT'un ucuz alternatifleri / benzerleri olabilir mi, araştırmaya çalışacağım müsait bir vaktimde.

gerçek tosun paşa

#19
Yalnızca İstanbul için konuşabilirim burada yaygınlaşmaya başladı bu tedaviyi yapan yerler.

5bin dolar gibi bir fiyata tüm ekipmanlarla satan bir yer var portatif versiyonunu ama gümrük vergisi, kargo filan derken o fiyat 7-8 bin dolar olur yani 140-200 bin TL civarına gelir espri yapmıyorum :D insan hayret ediyor ya. Bir avrupalı için yalnızca 5bin birim para belki pazarlıkla 3-4.


Belki ilgililer merak ediyordur diye önerilen ürünün linkini bırakıyorum;

https://www.macypan.com/products/s-size-st702-1.5ata-hbot.html

cqkq

#20
Eline Sağlık Bozadi.

Ben de İstanbuldayken görmüştüm HBOT tedavisi yapan bir yer ancak metrobüs yolu üzerindeydi hiç gidip soramadım belki yıllık abonelik gibi bir durumda uyguna gelebilir ancak hergün oraya gitmek için işinin falan da olmaması gerekiyor. Evde ekipman kuramamamız çok üzücü.

Dionysos

#21
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen  gerçek tosun paşa


Ever ciğerlerden ve deriden emilim yoluyla yoğun oksijen. 60-90 dk günlük kullanım süresi de öneriyorlar. En az 1.5 ATA tavsiye ediyor Laura'lar. Hatta uygun fiyata portatif evde kullanılabilecek doğru çalıştığından emin oldukları bir ürün var. Şişme yatak gibi bir kapsül. Basınca dayanıklı bir malzeme, oksijen makinalarına bağlanarak şişirilip içine giriliyor. Yalnız uygun fiyatlı demişken bizim ülkede kur farkı ve korkunç gümrük ücretleriyle asla uygun fiyatlı değil.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen  bozadi

Deriden vücuda oksijen aldığımızı bilmiyordum ama alıyormuşuz gerçekten. Aldığımız oksijenin yaklaşık %1-2'sinin deri yoluyla olduğuna dair birşey okudum, şaşırdım (hatta hem oksijen alımı, hem karbondioksit atımı). Bu durumda HBOT gerçekten de deri yoluyla oksijen alımını da artırır.

Ben bu aklımda kalmıştı ve bunu sanırım arayarak Biyomekanik Sağlık Testi adlı gönderimde bir kaç kez işledim yorumladım hatta pubmed makaleleri aradım eklemiş olmalıyım. Alınan oksijeni deri kullanıyor diyordu sanırım organ olarak deri yani deriden iç dokulara da iletildiğine dair bir yorum sanırım bulamadım.
Sanırım ben bunu giyinmeyle/örtünmeyle paralellemiştim yani giyinerek bu solunumu azaltıyor muyuz? ve aslında onun dışında (derideki) ısıölçer vb ve tsh la hormon sisteme dair bağlantılarda giyinmeden etkileniyor mu gibi bir sorguyu da sanırım paylaştım.

Çıplak kalma -belki de- deri yoluyla solunumu artırıyor olabilir.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#22
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Kabaca 20 metre bir suya dalıp dibe oturup bir hortumla solusak aynı basıncı alıyor muyuz/alır mıyız? demek gibi. -ki bunu da yapamam-.
Hm. Bilmiyorum ve senin de belirttiğin gibi çok pratik bir yöntem gibi görünmüyor ama araştırmaya çalışacağım. Veya HBOT'un ucuz alternatifleri / benzerleri olabilir mi, araştırmaya çalışacağım müsait bir vaktimde.
Ne yazık ki HBOT alternatifleri konusunda bir bilgiye rastlayamadım. Kendi basınçlı kabinlerini yapan birkaç kişinin videosu var ama bu da başlı başına profesyonellik isteyen karmaşık bir iş.

Suyun (basınç) altında hava solumayla ilgili birşeyler araştırdığımda, sadece klasik skuba dalış bilgilerine rastladım. Ve ilginç bir şekilde, bu konuda oksijenle ilgili olarak en çok dikkat çekilen hususlardan biri "oksijen zehirlenmesi", yani basıncın da etkisiyle zararlı derecede fazla oksijen tüketimi. Üstelik dalgıç tüplerinin içerdiği havadaki oksijen, HBOT'takinin aksine %100 değil, %30 civarında, yani normal soluduğumuz havadaki kadar (gerisi azot vs.). %100 oksijen uygulanan HBOT'larda bile oksijen zehirlenmesi konusunda ciddi bir endişe ve uyarıya pek rastlanmazken dalış tüplerinde bu yönde uyarıların çok yapılmasına şaşırdım. Belki suda basıncın HBOT'larda olduğundan çok daha fazla olduğu derinlerdeki kullanımla ilgili bir risktir.

bozadi

#23
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen cqkq

Eline Sağlık Bozadi.

Ben de İstanbuldayken görmüştüm HBOT tedavisi yapan bir yer ancak metrobüs yolu üzerindeydi hiç gidip soramadım belki yıllık abonelik gibi bir durumda uyguna gelebilir ancak hergün oraya gitmek için işinin falan da olmaması gerekiyor. Evde ekipman kuramamamız çok üzücü.
Bazı özel hastaneler ve hbot merkezleri dışında, hem İstanbul'da hem de İstanbul dışında bazı devlet hastanelerinde de hbot birimleri olduğuna dair bilgilere rastlıyorum internette.

Bir yandan da çok umursamıyorum aslında. Evet, özellikle belirli bir dertten muzdaripken, yeni ve etkili bazı tedavilerden yararlanmak çok güzel ama hayat şeklimiz o kadar çok negatiflik, o kadar çok sorun, zihinsel/ruhsal blokajlar oluşturuyor ki, ruhsal/bilinçsel bir arınma olmadan sadece fiziksel tedaviler ne kadar mucizevi görünürse görünsün, çok fazla şeyi değiştirmez gibi bir algıya sahibim artık.

Dionysos

#24
Benim aklıma şu geldi/gelmişti. Covid dönemi ve biz akciğer solunumu için yapay ventilasyona bağlanıyoruz. Anne karnında amniyotik sıvıda yaşarız. Amniyotik sıvı deri yoluyla mı emiliyor ve burada bebeğin oksijeni nasıl karşılanıyor gibi sorular ve sonuçta besin ilişkisi için bir göbek bağı ilişkisi de bunları bilmiyordum. O dönemde derinlemesine bakmadım ama sıvı da soğukta insan dondurma gibi uygulamaları tartıştık. Buralardan yola çıkarak insan bir sıvı ya da dış oksijen benzeri ile deriden oksijenlendirilebilir ve beslenebilir mi yaşatılabilir mi gibi şeyleri düşündüm. Onun üzerine bu deriden oksijenlenmeyi aradım.
Daha ziyade ben de vücudun solunumu oksijenlenmeyi kalbi uzun süreler yavaşlatabileceği gibi bir algı oluştu ya da kalp ve akciğer aslında birlikte çalışmalı gibi bir düşünce .Yani diyafram kasılmadan akciğere dıştan hava verme kalple uyumu esgeçiyor gibi anlıyorum. Bunların hepsi birlikte uyumlu kasılan kaslarmış gibi.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

cqkq

#25
Tam buraya bakarken bir şey farkettim. Birden bire iki tane bakanlığın ismi değişmiş. Çevre ve şehircilik bakanlığına "iklim değişikliği" eklenmiş. Tarım ve hayvancılık bakanlığından "hayvancılık" çıkartılmış. Sessizce ilerleyen bir şey var.

sybleman

#26
bozadi acaba pdf in son hali mevcut mudur sende? Forumda göremedim. Tüm celseleri derlediğin pdf hali vardı.

bozadi

#27
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

bozadi acaba pdf in son hali mevcut mudur sende? Forumda göremedim. Tüm celseleri derlediğin pdf hali vardı.
Son birkaç celseyi ekleyerek güncelleme yapmamıştım bir süredir sybleman. Hatırlatman iyi oldu. Şimdi güncelleyip yükledim:

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php/topic,1934.0.html

sybleman

#28
Çok teşekkürler eline sağlık

oryon

#29

S: (L) Bu bireylerin acıma reaksiyonlarımıza dayalı bir tür psişik kanca yoluyla bizimle ilişki kurduklarını görüyorum. Acımanın doğası
hakkında yorumda bulunabilir misiniz?
C: Acıyanlara acıyın.
S: (L) Ama acınan kişiler, acıma duygusu oluşturan kişiler aslında kimseye değil, bir tek kendilerine acıyor.
C: Evet...?
S: (L) O zaman oğlumun söylediği şey doğru. Birine acıdığın zaman, karanlıktakilere veya şikayet edenlere ve kendileri bir çaba göstermeden
"kurtarılmak" isteyenlere sevgi ve ışık gönderdiğin zaman, suistimal ve manipülasyon karşısında nazik olduğun zaman, aslında bu kişilere
verdiğin güçle iyice parçalanıyor ve bencilleşiyorlar. Yani KH'ye düşüşlerine güç kazandırıyorsun. Bu doğru mu?
C: Yanıtı biliyorsun!
S: (L) Evet. Bunu tekrar ve tekrar gördüm. Yaşamlarımızdaki bireyler acıma duygusu oluşturmak için çok gelişmiş bir yeteneğe sahip olanlar
arasından seçilmiş bireyler miydi, ya da diğer insanların açıkça gördüğü bazı şeylere körleşmemize neden olacak şekilde acıma duygumuza
özel bazı tepkiler göstermek üzere programlanmış kişiler miydi?
C: İkisi de değil. Nihai olarak enerjini tüketecek olan hipnotik bir tepkiyi tetikleyecek kişilerle etkileşime girmek için seçildin.







Size tokat atana diğer yanağınızı çevirin sözü veya karşılık vermemek bir manipülasyon ve kh pekiştirmedir tabiki haklıysanız.