Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
  • 1 Mart 2025 5 0 5 1

1 Mart 2025

Başlatan bozadi, 11 Mart 2025, 11:04:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Bonanza

@gerçek tosun paşa
@fidelista
gönderdiğin yazıyı okudum çok ilginç, konuyla ilgili biraz fikrim vardı ama detayları öğrenmiş oldum,

Birkaç başlıkla özetlemek gerekirse ;

-"Adem öncesi ırk, yoğunluk seviyeleri arasındaki portallar olarak hizmet eder."
-"Psikopat, başarısız olmuş organik portaldır."
-"tüm insanlıktan sürekli enerji üretimi sağlayan bu organik portallardan milyarlarca olabilir"
-"muhtemelen gezegeni paylaşan 3 milyar organik portal var"
-"Psikopat olarak tanımladıklarınız "defolular." En iyi olanları uzun ve dikkatli gözlem haricinde ayırt
  edilemezler."
-"İki ırkın da DNA'sı aynı aile içerisinde bulunabilecek kadar karışmıştır. Erkek kardeşiniz, kız kardeşiniz, anneniz, babanız, kızınız veya oğlunuz. Dünya'nın diğer ucundaki "başka biri" ,  eğer öyleyse, onların burada olmalarının tek bir amacı var, ruhlu bireylerin enerjisini boşaltmak, onların dikkatlerini dağıtmak ve onları evrimden saptırmak."


benmim düşüncelerim:
-OP ler hakkında, farkında olmak ve bilgi sahibi olmanın çok önemli bir koruma sağlayabilceğini söylüyorlar
-nüfüsun yarısı op olarak yaşamına devam ediyorsa bu bölgesel olarak değişim gösteriyormu mesala köy ve kasabalarda durum aynı oranda olabilirimi
-temel görevleri yakınındaki kişilerin enerjilerini çalmak ise farkında olmak dışında bu durumla nasıl baş edilebilir
-acaba dünyada gelecekte gerçekleşmesi beklenen "hasat zamanı" denilen zamanda Op ler elenecek veya etkileneceklermi
 

gerçek tosun paşa

Bu forumda OP konusu çok tartışıldı ve celselerde de ara ara geçer. Takip etmeni tavsiye ederim.

Alıntı yapılan: Bonanza - 12 Mart 2025, 11:59:56 nüfüsun yarısı op olarak yaşamına devam ediyorsa bu bölgesel olarak değişim gösteriyormu mesala köy ve kasabalarda durum aynı oranda olabilirimi

Köy, kasaba, şehir, megakent vs. fark etmiyor. OP'ler başkalarının fikirlerini kendi fikirleri olarak benimsemeye en yakın kişiler. Değişiklikten en çok korkan kişiler. Olayların perde arkasına bakmaktan en çok çekinen kişiler. Köylü, şehirli fark etmez. Çiftçi, doktor, çoban ve bilim insanı olması da fark etmiyor.

Alıntı yapılan: Bonanza - 12 Mart 2025, 11:59:56 -temel görevleri yakınındaki kişilerin enerjilerini çalmak ise farkında olmak dışında bu durumla nasıl baş edilebilir

Bu forumunun ve celselerin işlevinin ne olduğunu düşünüyorsun? Kişisel farkındalık ve pozitif frekans dışında baş edilebilecek bir yöntem yok. Tabi çok fazla kalabalığa karışmamak, doğru insan analizi yapmak vs. gibi kişisel yöntemler geliştirilebilir. Belki bu yöntemler herkesin olmasa bile bazılarının yaşam standartını yükseltebilir. Yani ruhlu bireyin duygu-durum kontrolünü yapabilme ölçüsü belirleyicidir.

Alıntı yapılan: Bonanza - 12 Mart 2025, 11:59:56 -acaba dünyada gelecekte gerçekleşmesi beklenen "hasat zamanı" denilen zamanda Op ler elenecek veya etkileneceklermi

Dalga kozmik bir fenomen olarak elbette herkesi ve her şeyi etkileyecek. Etkiden kastın nedir?

Eğer hasat olmanın faydalı ve üst seviye bir olgu olduğunu düşünüyorsan sadece OP'ler değil OP olmayan ruhlu bireylerin de çok ama çok büyük bir kısmı bundan burada bahsettiğimiz üst boyuta geçme noktasında bir fayda sağlayamayacak. Burada asıl mesele bilinç ve farkındalık seviyesidir. Gerekli seviyeye gelemeyen hiç bir varlık ileriye gidemez.

OP'ler bu dalgadan (hasattan) belki bir ruh izi oluşturmuş varlıklar olarak fayda sağlayabilir. Kısacası belirli bir adım atabilmiş OP'ler ufak kazanımlar elde edebilir. Tabi aynı şey ruhlu varlıklar için de geçerlidir.

Fakat bu kainatta her şeyin bir ruhu vardır. İşte OP böyle paradoks bir konu.  :)

Gaia

Çeviri için teşekkürler. Ruh parçalanması yaşayanlar aynı zamanda ruhsal derslerden kaçmaya meğilli olanlar mı acaba? Bireyselleşemeyenler parçalanma yaşıyorsa bu durumda bunlara op diyebilir miyiz?




gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: Gaia - 12 Mart 2025, 12:41:32 Çeviri için teşekkürler. Ruh parçalanması yaşayanlar aynı zamanda ruhsal derslerden kaçmaya meğilli olanlar mı acaba? Bireyselleşemeyenler parçalanma yaşıyorsa bu durumda bunlara op diyebilir miyiz?

Gezegende öyle bir manipülasyon, dezenformasyon ve düşük frekans titreşimi empozesi var ki birçok ruhlu bireyin OP'ler den bilinç olarak çok da farklı olduğunu sanmıyorum.

Ruh parçalanması belki de dünya ve siyasi gündem üzerine gerçekçi bir fikir oluşturamamak bu konuda hiç ilgi duymayıp ilerleyememekten de kaynaklanıyor olabilir. Güçlü monoteist vurgular, geçim sıkıntıları, dünyevi meselelere çok takılmak bu parçalanmayı tetikliyor olabilir. Yani bir şekilde bahsettiğin "ruhsal derslerden kaçmaya meyilli olmak" konusuyla öyle ya da böyle bir alakası olması muhtemel gibi algılıyorum.

sybleman

#19
Alıntı Yap.

(Joe) Ruhların parçalanarak tekrar primal atom haline gelmesi hakkında mıydı?
C: Evet.
S: (Allen) Tekrar açıklayabilir misin, çünkü ben okumadım. (Keit) Darkness over Tibet'ten bir alıntı yapmıştım. Yazar gelişimde iki ihtimal
olduğunu söylüyor: yukarı ya da aşağı. Ve bir bireyin ruhunu kaybetme olasılığı var ama bunun bilinçli bir karar olması gerekiyor. Bu bir
seçim. Ve bu karar zorla alınamaz. (L) Ama seni yıpratarak bu kararı aldırabilirler. (Keit)
Kesinlikle, ve ben de kendimden örnek verdim zaten. Yaşamlarımızdaki travmatik deneyimlerimizin bizi aşağı doğru gelişimi seçmeye sevk
edici bir etkisi olduğunu düşündüğümü söyledim. Ve bu aslında kendi varlık seviyemizin aleyhine birşey. Ruh için çok travmatik. Ruhu
çarpıtıyor ve onu aşağı doğru bir konuma koyuyor. Bu olayın nihai sonucu ruhun parçalanması. Dünyada bu kadar çok acı ve patoloji
olmasının nedeni de bu, çünkü bu durum ruhları seçmeye zorluyor ve manipüle ediyor. (L) Kendi doğalarının zıddına. (PL) Illion'a göre bir
insan varlığı için en kötü şey, kendi ruhuna karşı günah işlemek. (Keit) Ve ruha karşı günah işlemek, kendi varlık seviyenin veya niteliğinin
zıddına gitmek demek. Ve kendi iyiliğimiz adına, kendimizi narsist eğilimlerden vs temizlememiz gerekmesinin nedeni de bu. (DD) İnsan
kültürüne bu kadar uyuşturucu yerleştirmelerinin nedeni insanları zayıflatmak mı?
C: Evet ve transmarjinal inhibisyon prensiplerini de hatırlayın. (ç.n. transmarginal inhibition [TMI], wikipedia'da psikolojik bir terim olarak,
"bir organizmanın güçlü/yoğun çevresel uyaranlara karşı gösterdiği tepki" biçiminde tanımlanıyor.)
S: (L) Bu prensiplerden birine göre, normal şekillerde iradesi kırılamayan köpekler bile, cerrahi, hastalık veya benzer fiziksel travmalara
maruz bırakılarak iradeleri zayıflatılabiliyor ve nihayetinde saptırılabiliyor. Yani işkence de bu sürecin bir parçası.
C: Evet.
S: (L) Ve biz şu anda bir işkence kültürü içinde yaşıyoruz. Ruh parçalayıcı bir kültür.
C: Evet.
S: (L) Yani, çarpıtılan, deforme edilen ruhlar var ve bu öyle bir noktaya gelebiliyor ki... Bu insanların pek çoğu, tanrının iradesini insanlara
empoze ettikleri için cennete gideceklerini sanıyorlar. Mesih İsa'nın çarpıtılmış bir versiyonunu dünyaya dayatmak için her ne yapıyorlarsa,
kendi kendilerini ruhlarının parçalanacağı bir duruma sokuyorlar çünkü sadece İsa'nın öğretilerine zıt gitmekle kalmıyorlar, kendi
doğalarının da zıddına gidiyorlar. Bu insanların pek çoğunun iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama otorite konumlarındaki ve kiliselerdeki
yüksek konumlardaki patolojik bireyler, doktrinler ve patolojiler yaratan patolojik bireyler tarafından yavaş yavaş, giderek artan şekilde
öylesine saptırılıyorlar ki, temelde ruhlarını şeytana satmayı kabul ediyorlar. (Joe) Acaba bu durum, buna doğrudan eşlik etmeyen,
zihinleri çarpıtıldığı için bu duruma uyum gösteren popülasyonun sıradan üyeleri olan insanları da kapsıyor mu? Sonuçta gerçekleri
görüyorlar. İşkenceyi, CIA'yı, işkence kamplarını görüyorlar...
C: Daha yüksek bir amaca hizmet eden bir sessizlik için iyi bir neden olmadığı sürece, "kötülük" karşısında sessizlik, kötülüğe katılmaya
eşittir.
S: (Joe) Bu gerçekten ilginç, çünkü işkence ile ilgili tüm tartışmayı açıklıyor gibi. İnsanlara işkenceyi kabul ettirmeye çalışıyorlar. Ve CIA'nın
işkence uyguladığı ve gerçekleri çarpıtarak insanları vicdani olmayan birşeyi kabul etmeye yönlendirdiğine dair ortaya sürekli yeni bilgiler
çıkıyor.
C: İşkencenin kabul edilmesi "canavarın işareti."
S: (DD) "24" gibi dizilerin popülerliğinin nedeni de bu olmalı. (Joe) İnsanları koşullandırıyorlar. (DD) O dizi aşırı popüler. (Joe) Tüm bu insanlar
başka bir insanın uğradığı işkenceyi izliyorlar ve bundan neşe duyuyorlar. Ve eğer bu katılım ile eşanlamlıysa, o zaman bu insanlar o aşağı
doğru giden spirale konuyorlar.
C: Vahiy Kitabı'ndaki "ateş gölü"nü hatırlıyor musunuz? Kılıçla yaşayanların kılıçla öleceklerini hatırlıyor musunuz?
S: (Keit) "Ateş gölü" nedir? (Allen) Vahiy'de İsa'yı kabul etmeyenlerin fırlatılacağının söylendiği göl. (Joe) Yani cehennem.
C: Ruh parçalanması.
S: (L) Ürkütücü. (Allen) İşkenceyi tasvip etmeyen ama yine de gerekli olduğunu düşünerek kabullenen, ya da hiç düşünmemeye çalışan
insanları düşünüyorum da... (Joe) Bence bunun gerekli olduğunu düşünen insanlar... (L) Kaybettiler bile. Yalanı yuttular. Eğer bir bilgiye veya
benzer birşeye ihtiyacın varsa, ve haklı bir neden varsa, bunu bulmanın yolu işkence değildir! Bir çok engizisyon kaydı var. Bilimsel kanıtlar
var. On binlerce insana işkence edildi ve en çirkin yalanları kabul etmeye zorlandılar. O kadar işkence görsem istediğin şeyi söylerim! Ve
onlar da uçan süpürgelerde uçtuklarını, şeytanlarla çiftleştiklerini, ay ışığında çıplak dans ettiklerini, birbirlerinin arkasını öptüklerini itiraf
ettiler! İşkenceyi sona erdirmek için bunları itiraf ettiler. Ve kabul ettirilen şeylerin hepsi birer saçmalıktı! (Allen) Bilimsel kanıtlar bunu
göstermese bile, ve biz "Evet, bilgi elde etmede işkence gerçekten işe yarıyor" diye düşünsek bile, insanlara işkence ediyor oluyoruz! ... (Keit)
Patolojik bir durum. Narsist ailelerin çocuklarına yapılan şey, işkence gibi. (L) İşkence! (Keit) Bu bir anlamda onları zehirliyor ve işkence
ortamını kabul etmelerini sağlıyor. Bu şeytanın dokunuşu gibi. (L) Kendi ilkelerine aykırı birşey söyletmeye veya yaptırmaya zorlamak için
başka bir insana işkence etmek yanlıştır, hangi perspektifle bakılırsa bakılsın. Ve eğer bunu değiştirmek istiyorsan veya bu insanların bakış
açısında seni tehdit eden birşey olduğunu düşünüyorsan, bunu değiştirmenin yolu konuşmak, eğitim, bilgi ve veri paylaşımıdır. Onları ruh
seviyesinde sahip oldukları şeyin zıddına gitmeye işkenceyle zorlamak değildir! Birini bu şekilde zorlamak temelde ruhun kendi kendini
13 Eylül 2009
1230
öldürmesidir.
İsa Yeni Ahit'te insanlığa ihanet edenler için "hiç doğmasalardı onlar için daha iyi olurdu" diyor. Bu sanki onların ruhunun parçalanacağını
söylemek gibi birşey. Gerçekten çok şaşırtıcı. (DD) Parçalanan ruh ne oluyor?
C: Primal madde. Döngüye en baştan başlama. Bilinç kazanmak için geçirilen milyonlarca veya milyarlarca yıl

Anladığım kadarıyla ruh bir yaşantısında o kadar kötü bir hayat geçiriyor ki. Ruhu parçalanıyor. Bunu kabul ediyor, kendi  istiyor.

Alıntı YapIllion'a göre bir
insan varlığı için en kötü şey, kendi ruhuna karşı günah işlemek. (Keit) Ve ruha karşı günah işlemek, kendi varlık seviyenin veya niteliğinin
zıddına gitmek demek. Ve kendi iyiliğimiz adına, kendimizi narsist eğilimlerden vs temizlememiz gerekmesinin nedeni de bu.

Alıntı Yap(DD) Parçalanan ruh ne oluyor?
C: Primal madde. Döngüye en baştan başlama. Bilinç kazanmak için geçirilen milyonlarca veya milyarlarca yıl


Cehennem benzetmesi de ilginç. Ruhuna ve hayat amacına ters bir hayat sürüp ruhunun parçalanmasına sebep olanın çekeceği büyük acı.

Alıntı YapS: (DD) "24" gibi dizilerin popülerliğinin nedeni de bu olmalı. (Joe) İnsanları koşullandırıyorlar. (DD) O dizi aşırı popüler. (Joe) Tüm bu insanlar
başka bir insanın uğradığı işkenceyi izliyorlar ve bundan neşe duyuyorlar. Ve eğer bu katılım ile eşanlamlıysa, o zaman bu insanlar o aşağı
doğru giden spirale konuyorlar.
C: Vahiy Kitabı'ndaki "ateş gölü"nü hatırlıyor musunuz? Kılıçla yaşayanların kılıçla öleceklerini hatırlıyor musunuz?
S: (Keit) "Ateş gölü" nedir? (Allen) Vahiy'de İsa'yı kabul etmeyenlerin fırlatılacağının söylendiği göl. (Joe) Yani cehennem.
C: Ruh parçalanması.

Dalga geldiğinde de parçalanmamış ruhların da yaptıklarını ve düşündüklerini daha da yüksek şiddette hissedip parçalanması  da geçmiş.

Alıntı YapS: (L) Bir keresinde dalganın "hiperkinetik duyumsayış" gibi birşey olduğunu söylemiştiniz. Bunun ne anlama geldiğini merak ediyorum.
Bireyin içindeki şeyi çok yükselten birşey mi? Eğer buysa, ve eğer bir insan pek çok nahoş, acılı, sefil hisler, bastırılmış düşünceler vs
içindeyse, hiperkinetik duyumsayış tüm bunları arttırırsa, o bireye ne olur? Kendini berbat hissettiğin en kötü halinde bunun milyon kat
arttığını düşünsene! Eğer içinde kötü şeyler varsa, içinde tam anlamıyla bir patlama yaşarsın!
C: Ruh parçalanması! (soul smashing)
S: (L) Yani insanların buna hazırlanmak için bu temizlik sürecinden geçmeleri çok önemli, öyle mi?
C: Evet, o zaman "kartallar gibi kanatlanıp yükselecekler" !


sirera

Çeviri için teşekkürler Bozadi. 
Ne tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Bir Çin deyişi varmış beddua niteliğinde "ilginç zamanlarda yaşamanı
dilerim" gibi. Durum öyle. 
Herkes grip, kusma, ateş, diyare, öksürük. Etrafta sağlıklı kalabilen pek az kişi var. Bahsedilen salgın bu mu acaba. 
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

bozadi

Alıntı yapılan: sirera - 16 Mart 2025, 23:17:46 Ne tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Bir Çin deyişi varmış beddua niteliğinde "ilginç zamanlarda yaşamanı
dilerim" gibi. Durum öyle.
Daha neler göreceğiz kimbilir 👀

Alıntı yapılan: sirera - 16 Mart 2025, 23:17:46 Herkes grip, kusma, ateş, diyare, öksürük. Etrafta sağlıklı kalabilen pek az kişi var. Bahsedilen salgın bu mu acaba.

Sinop'ta yakın çevremde bir süre öncesine kadar hastalanmalarda (ve hastalık şiddetinde) artış var gibiydi ama şu an için ciddi bir salgın yok.

K'ların "gerçek salgın" dedikleri şey daha patlamadı sanırım. Umarım ihtimali giderek düşecek bir kehanettir o, bilemiyorum ama bir yandan da kendimi psikolojik olarak hazırlamaya çalışıyorum.

Dionysos

#22
Alıntı yapılan: bozadi - 11 Mart 2025, 11:04:34
 Celse Tarihi: 1 Mart 2025

S: (L) Bu etobur diyeti hakkında çok düşündüm. Yani, birbiri ardına birşeyler denedik, bunu denedik ve etobur ve ketojenik diyetler muhtemelen pek çok durum için en umut verici olanlar gibi görünüyor. Son zamanlarda bu konuda çok şey okuyorum


Laura geçtiğimiz aylardaa twitter da yanılmıyorsam : "gribe yakalanmayanlar (kolay hastalanmayanlar, çabuk ve belli belirsiz atlatanlar) sırrınız nedir?" gibi bir soruya: "çoğunlukla etobur beslenmek" diye uzayan bir yanıt veriyor
Elon Msuk üzerine kaleme aldığı bir twitter yazısında Elon'a ketamin (ilaç) kullanmak istemiyorsa etobura yönelebileceğini yazmış (ve Elon'un yeni iş ortağı bay Kennedy Harvard ve Stanford'ın psikiyatrik keto çalışmalarını biliyor ona direkt söyleyebilirdi oysa on da GDO suz İtalyan buğdayının yenebileceği takıntısı var)

Aklıma takıldı

Şunu biliyorum. Saf bir şekilde bu diyeti yapanlar çok çok hızlı/güçlü kilo verdi. Yani o diyeti yapıyorsa ?

ve yine şunu biliyorum ki nasıl vegan hiç bir hayvansal kaynak olmayan bitkisel yemeyse etobur bitkisel kaynak olmayan hayvansal yemedir. Yani Laura %70-90 et/hayvan kaynaklı -henüz ketojenik olmayan- diyetine mi çoğunlukla etobur mu dedi?

Etçil ketozdur ve bunu yapsa ketoz onu tereyağı gibi eritmeliydi.

Alıntı YapS: (L) Vücudumun tonlarca fazlalığı atmaya başlamasını sağlamak için ruhuma bir şeyler yapabilecek misiniz?
C: Gerekli değil, proje ilerlemeye başladığında enerjin büyük ölçüde artacak ve bunu kilo kaybı izleyecek.
Alıntı YapC: Daha az kilonun seni ne kadar çok rahatlatacağını tahmin edemezsin.

Alıntı YapS: (L) Kilo kaybını hızlandırmak için yapabileceğim herhangi başka birşey var mı?
C: Evet. Egzersizi arttır.
S: (L) Tanrım. Zaten iki saat yüzüyorum ya! (J) Laura başka ne yapabilir? (T) Yürümeye başla... (L) Yürüyemem, kalçalarımı çok ağrıtıyor...
C: Besin alımını azalt.
S: (L) Zaten günde iki rafadan yumurta ve beş sap kerevizle yaşıyorum. Daha ne kadar azaltabilirim?
C: Sen sordun, öyle değil mi?? Akıllıca olup olmadığını sormadın.
S: (L) Besin alımımı daha fazla azaltmak akıllıca olur mu?
C: Hayır.

Alıntı YapS: Doğa şarkısını söylemeye başladığında bu değişecek. Şimdi kilo vermeye konsantre olmanı öneriyoruz, çünkü bu, süreci senin için çok daha kolay hale getirecek!!!
S: (L) Kilo vermek için ne yapmamı önerdiğinizi bilmek istiyorum çünkü zaten neredeyse hiçbir şey yemiyorum.
C: Neredeyse hiçbir şey ile hiçbir şey arasında büyük bir mesafe var!
S: (L) Sırf perhiz mi yapayım yani? Hiçbir şey yemeyeyim mi?
C: Bunun nesi yanlış?

Alıntı YapC: Merdiveninin en alt basamağında, kilo vermek özgüveni arttıracak ve darbenin şiddetini biraz azalacaktır

Etoburun kilo verdirmediği neredeyse hiç bir insan duymadım. Tek bir kadın biliyoruz . Yani kuru birine göre nispeten kilolu ve aşırı kilolu değil ama genel etobur profiline göre hafifçe kilolu. Buna etobur olmasına rağmen çok uzun dönem sürdürülen bir antibiyotik tedavisinin yol açtığını düşünüyor.

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

29 Mart celsesi yayınlanmış. Bir aksilik olmazsa akşam saatlerine kalmadan çevirisini paylaşmış olacağım.