Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Sirera Dikenlerini Koruyor

Başlatan sirera, 01 Kasım 2009, 17:26:42

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sirera

İnternetle yeni yeni tanıştığım günlerde sanıyordum ki internette var olan herşey sonsuza kadar var oluyor, meğer korunması gerekiyormuş, bilmiyordum. Bir isim hakkı ve barındırma hizmet bedelinin bitmemesi için ödeme yapmak gerekiyormuş. Bu haklarla ilgili bedel bana hayatla olan anlaşmada da tuhaf gelir. Bir bedel ödenmesi için habire için için kendine acıma, ödüllendirme, endişe etme, korkma gibi aygıtlara bağlı olduğumu duyumsarım ölesiye. Kibirlilik olmalı bu. O kadar büyüksün ki işte ödedin bedelini hah için rahat etsin devam. Bitmiyor devam edemezsin. Olayların içinde kötümserlik yüklü bulutlarla dolaşacağına oturup durum tesbiti yapacaksın, öyle dikenleri yolup gitmek olmuyor.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#1
"Kemikleri, bağırsağı, kan damarlarını ve eti toplayan deri nasıl insanın görünümünü katlanılır hale getiriyorsa, ruhun ajitasyonu ve ihtirası da kibirle kaplanmıştır. Kibir, ruhu kaplayan deridir"
Nietzsche ve korumam gereken dikenlerim. Ve sadece kendim kendimi gözlemleyebilirim o zaman yazmama kararını almak çok saçma. Yazdığımı kim okuyabilir ki?
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

bozadi

#2
insan vücudunda derinin kozmetik işlevini anlamak zor değil, ama kibrin aynı işlevi ruh için gösterdiği kısmına kafam hiç basmadı doğrusu. :))) nietzsche amca burada ne demek istemiş acaba?

korunan dikenler ne anlama geliyor?

yazdığını okuyabildiğimi düşünüyorsan tabii.. :)))

yazmaya devam etme kararına çok sevindim sirera.

sirera

#3
Ruhun ajitasyonunu ve arzularını denetleyebilme, kendi atmosferini dengeleyebilme aracı olmalı kibir. Kendi adıma hemencik herşey olsun isterim, iç organlarımı görmek, dna' m ile dostluk kurabilmek, hücrelerimle konuşmak isterim. Diğer kişilerin atmosferlerindeki lekeleri görebilmenin yoludur kibir, hat safhada çok güçlü görünürsünüz. Samimi ortamlarda kibiriniz erimeye başlar, atmosferin niteliği değişir o zaman şifalanmaya şifalandırmaya başlanabilir. Kibir dönüşür.
İçinde kibir geçmiyor ama manyetik akışkanlar deniyor bu duruma galiba. 1700lerde yaşamış Mesmer kendisinden yayılan bu akıma hayvansal manyetizma adını vermiş.
Mesmer'in 1779 da 27 nokta halinde açıkladığı sistemi, dört temel ilkeye dayanmaktaymış,

1 Evreni özgün ve gizemli, fark edilemeyen sıvımsı bir madde doldurmakta ve bu madde gök cisimleri ile dünya ve dünya üzerindeki canlılar arasında olduğu kadar, canlıların ve bu arada özellikle de insanların aralarında da birleştirici bir ortam oluşturmaktadır.

2 İnsan vücudunun içinde de devam eden bu maddenin eşit dağılımı ve dengesindeki bozulmalar hastalıkların nedenidir. Denge yeniden kurulabildiğinde de iyileşme olur.

3 Belirli tekniklerin kullanımıyla bu madde kanalize edilebilir, depolanabilir ve başka kişilerle de iletilebilir.

4 Bu yolla kişilerde kriz ortaya çıkartılabildiği gibi, hastalıklar da iyileştirilebilir.

Kim okuyabilir dememin nedeni burada ( bu samimi ortamı oluşturduğunuz ve olduğunuz için teşekkür ederim) anlattıklarımın kendimle olan konuşmalar olduğunu da farkettim, işte bu manyetizmanın da oluşması nedeniyle de bir tür aygıtların da oluştuğunu hissediyorum. Birbirine bağlayan. Önemli ve iyi birşey olmalı diye düşünüyorum.

Adamın biri rüyasında şarap içtiğini görmüş ve sabahleyin uyandığında da ağlayıp feryâd etmiş. Bir başka adam ise rüyasında ağladığını görmüş ama sabahleyin neş'e içinde avlanmaya çıkmış. İnsan rüyada iken rüya görmekte olduğunun farkında olmaz; hatta (bazen rüyasında) rüyasını yorumlamaya bile kalkışır. Gördüğünün bir rüya olduğunu ancak uykudan uyandıktan sonra idrak eder. Benzer şekilde, insan ancak Büyük Uyanış'ı tattığı zaman bütün bunların bir Büyük Rüya'dan başka bir şey olmadığını idrak eder. Ama aptallar hala uyanık olduklarını tahayyül ederler. Miniminnacık zekalarının aldatmasıyla kendilerini asil ile soysuzu biribirinden tefrik edecek kadar zeki sanırlar. Aptallıkları ne kadar da tedavi kabul etmez ve ne kadar da derinlere kök salmıştır! Aslında ben de siz de bir rüyayız. Hatta benim, sizin rüya görmekte olduğunuzu anlatmam olgusu bile bizzat bir rüyadır. Bu kabilden bir beyana kolaylıkla "tuhaf safsatanın teki" etiketi yapıştırılabilir. (Ama bu, Gerçeği yansıttığı için ne kadar kıymetlidir) ve bunun sırrına nüfûz edebilecek büyük bir bilge de bu Dünya'ya ancak onbin yılda bir gelebilir. Demiş Çuang Tzu.

İşte böyle bir durumda, rüyada okurken ne anlayabilirizi sormuş oluyorum.
Hasta doktora gitmiş kalbi çok hızlı atıyormuş, doktor meşgulmüş dinlemiş ve düşünceli, hımm atmaması lazım demiş, adam heyecanlı, hemen koşmuş gitmiş, at maması aramış, bulmuş yemiş, bitirmiş, tekrar doktora gitmiş, at maması bitti doktor..., doktor hala düşünceli adama bakmış ve cevabı şöyle olmuş, bitmemesi lazım ;)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#4
sevgili sirera, ya bizim evde diken kalmamış, sizde varsa bir fincan verir misiz:))) aman sadece neşe için sakın yanlış anlamayın, başlık çok hoşuma gitti:))
Ve yazma kararınza ben de inanın çok sevindim.

sirera

#5
Dikenlerimizin bittiğini doktora söylemiyoruz ne diyeceği malum, bitmemesi lazım:) Dikenler korununca dönüşüyorlar galiba içsel olarak. Dönüşürüz hep beraber dilerim. Uzun yıllar önce deve dikeni otuyla rahatsızlığı olan bir tanıdığıma sıkça içrdiğimde rahatsızlığına iyi geldiğini söylemişti şimdi aklıma hayal mayal geldi. Hücre zarlarınının dayanıklığını arttırıp, onlari stabilize edermiş deve dikeni. Kelin ilacı olsa başına sürermiş ya da terzi kendi söküğünü dikemezmiş işte koruyorum dikenlerimi.
Ben de teşekkür ederim sevgili Tiversonus, herşey için.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#6
Of be, rahatladım ve şimdi çizgili picamamı giyebilirim, of birisi şu arkamdaki yakıları bir çıkarsa acayip kaşııınııyoorr:)) vallahi doğru, hmm picama hariç hava soğuk da:))

Tiversonus

#7
Evet ama işte yakmıyor şimdi etkisi geçince bol kaşındırıyor ve elim zor yetişiyor ve şimdi bir fomül ile bunu nasıl brden çıkartmalıyım, hmm ip olsa ama nasıl bağlarım ki neyse ucunu bir şeye geçirsem bir ev aletine filan:)) çözmeliyim bunu:))

sirera

#8
Affedin lütfen, özür dilerim mesajı sildim. ( Bir iki mesajımı daha silmiştim hazır özür dilemişken bunu da ekleyim.) Ağrı için kullanılan yakı mı onlar sorum çok saçma gelmişti. Bir başka yapışanla çekilebilir belki. Aklıma genç bir arkadaşım geldi kozmonot olmak istiyordu, üniversiteye hazırlanmaya henüz ortaokulda başlamıştı bu nedenle ve ben onun bu tutkusuna tek bir soru ile son vermiştim. Ya uzay giysilerinin içinde sırtın kaşınırsa?
Konformistlik etmiş. Hımm ikinci bir diken.
Acil şifalar dilerim :)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#9
Amen:)) birinin şifası herkesin şifasıdır mıydı ne, neyse:)) Teşekür ederim, ve tamam.

Tiversonus

:offf be bu saate kadar diken mi satiyorsun??? Dikenlerini ve hayvanlarini ve iste ozledim beee:)))

sirera

#11
Bu arada tembellik içindeyim. Bir sigara sarma makinası aldım, bir de adıyaman tütünü pek güzel :)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

:)))) Ya harika bir insansin:)))Biliyorum J.hoope Turkiye ye geliyor sanirim.

sirera

#13
bu arada dişimi çekti dişçi arkadaşım, hınzır hınzır gülerek. Hatta sonraki enfeksiyon için kemiğimi kazıdı. Dolmuşta çok ağrıdı iğnenin etkisi geçmişti, dedim ki bu beden içindeki benlerden biri salak salak acı çektiğini düşünüyor. Sonra gözümü açtım baktım bikaç kişi bana bakıyor bi güldüm bakanlar da güldü bikaç çatık kaş dışında.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus