Proje: LOGOS

Başlatan Ka, 04 Ağustos 2014, 19:09:58

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ka

Selam arkadaşlar,

Edindiğimiz bilgilerden bir kısa film yapmak istesek neleri tartışırdık içine neler koyup neler koymazdık diye buradan yürüyelim istedim. Şimdilik kod adı "LOGOS" olsun en azından bir ismi olduğunda dahada gerçeğe çağırabiliriz.

Dostum bozadinin son yorumuna istinaden:

Kafandaki endişleri çok iyi anlıyorum sadece senaryoyu yazmadan önce benim kendi kafamdaki boşlukları dile getirmek istedim. Endişelerinde çok haklısın zaten bu yapıldığındaki mesajı "Kasyopyalılardan böyle bilgi geldi anlamıda budur gibi işlenmeyecek" Hatta onların ismi yada cismi bile gözükmemeli. Biz sadece bir öykü anlatıcaz alt metninde zekaya sorular sorucaz. Büyüklere masallar tadında olacak. The Man from Earth filmindeki gibi sadece insanlara herşeyi sorgulaması gerektiğini hedefleyecek bir yapısı olmalı. Düşündüklerinde çok haklısın ve dile getirmende çok iyi olmuş kanatimce.
Sadece filme dair hayal kurarken birşey anlatıldığında bu dış ses acaba "logos"un ta kendisi olsa bize nasıl anlatırdı diye hayal kurdum. Bence önemli olan her sorunun cevabını değil her sorunun nasıl sorulması gerektiğini göstermek.  Ama bu kronolojiyi gerçekten merak ediyorum en azından bir sayı doğrusu gibi birşey çizebilirsek kafamızda, atıyorum bize 5 ile 8 izn arasını anlatalım önceki kısmı kısa geçeriz gbi birşey diyebiliriz. Sonuçta bu anlatılanlarda metaforik olacak yani, bizim okuduklarımızın daha simgeleştirilmiş algısı daha düşük seviyeler için daha eğlenceli hale getirlmiş versiyonu. O yüzden seninde bildiklerini paylaşman benim kendim açımdan çok eksiğimi kapatacaktır eminimki.

Bu arada birkaç concept çalışması yaptım yakında burada paylaşıcağım.
Birde görev dağılımı yaparak bu işte gönüllü çalışmak isteyenler olursa daha hızlı ilerleyebiliriz.
 

bozadi

#1
Ayrı bir başlık açman çok iyi olmuş Ka.

Temel mesaj/anafikir olarak herşeyi sorgulamamız gerektiği fikrinin vurgulanması gayet makul bence.

Kronolojiyi anlatacaklarımızın bir sıralamasını belirlememiz anlamında kastediyorsun sanırım. Yani senaryonun ana basamaklarının belirlenmesi manasında, değil mi? Evrensel hikayemizin kronolojisi konusunda hala bilmediğimiz çok şey var ve bildiklerimiz de son derece varsayımsal. Tabi spekülatif bile olsa elimizdeki bazı bilgileri destekleyici/açıklayıcı olarak kullanabiliriz elbette. Elimizdeki bilgi kaynaklarının adının geçmemesi konusunda bir endişem/sıkıntım yok. Önemli olan bu değil gerçekten. (Kısa animasyonumuzun senaryosunda ana konu başlıklarına (sıralamasına) dair için elimden geldiğince kısa süre içinde bir öneride bulunacağım inşallah.)

"5 ile 8 izn arası" derken neyi kastettiğini anlayamadım.

Konsept çalışmasını merakla bekliyorum :)


Thot

#2
gerçekten muhteşem bir fikir, merakla takipteyim.
 

bigsenfoni

#3
Sanirim Ka bes ile sekizin arasini inceleyelim, konsantire olalim sonra 0 ile besin arasindaki gelimeleri sonra inceleriz demek istiyor...yada giris, gelisme, sonuc üclemesinde inceleyelim ama ilk önce gelisme ve sonucun arasindaki gelisme-duraklama, gelisme-ilerleleme, gelisme-sapma, gelisme....konularini inceleyelim sonra bir ara giris konusunu kisaca inceleriz demek istiyor gibime geldi...sanki..., mi acaba?

Elimizde tutulur bir kanit yokken bu konulari incelemek beyin jimlastigi disinda pek yararli olacagini sanmiyorum amacim cesaretinizi ve hevesinizi kirmak degil!ama sonsuz evrenlerin, boyutlarin, realitelerin icinde,dusunce karmasasina dusme olasiligi olan bir konu...dedigim gibi elde tutulur herhangi bir kanit yok, kaybolursunuz, yanlis yönlendirile bilirsiniz!enerjiniz takintida/kisir döngude emilebilir.Bir kutu dolusu kurtcuk misali   di mi!!? sevgili Bozadi...:D

Birde sevdigim filosoflardan olan Sokrates\'in sivri sinegin sesinin agzindan mi? Yoksa kicindan mi? cikardigini anlayabilmek icin 20 sene düsündügünü hatirlatmadan gecemiyecegim... yine yaptim :D biri beni durdursun...:D

Kalbiniz temiz, gözünüz acik olsun.

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#4
Alıntı YapOrijinal mesajı ekleyen bigsenfoni
 
Sanirim Ka bes ile sekizin arasini inceleyelim, konsantire olalim sonra 0 ile besin arasindaki gelimeleri sonra inceleriz demek istiyor...yada giris, gelisme, sonuc üclemesinde inceleyelim ama ilk önce gelisme ve sonucun arasindaki gelisme-duraklama, gelisme-ilerleleme, gelisme-sapma, gelisme....konularini inceleyelim sonra bir ara giris konusunu kisaca inceleriz demek istiyor gibime geldi...sanki..., mi acaba?
Hm, varoluşumuzun veya varoluşun en başında neler olduğunu pek bilmesek de, önce yakın (nispeten yakın) ruhsal geçmişimizden başlayarak bugüne kadar neler olduğunun özetini sunarız, sonra mutlak başlangıçtan yakın geçmişe kadar olan süreçle ilgili görüşlerimizi paylaşırız anlamında mı yani? İşte, tam olarak neyin sunumunu ve nasıl yapacağımızla ilgili bir belirsizlik var. Elimizdeki kaynakların sunduğu temel kozmolojik bilgilerin sunumunu mu esas alacağız, yoksa tamamen bu enkarnasyonlarımız içinde şahitlik ettiğimiz, inkarı çok zor olan ama yüzleşmekten kaçılan BH-KH realitelerini mi? Aslında bu BH-KH düalitesi de zaten Ra-Kasyopya kozmolojisi denebilecek öğretinin terimleri ama en azından iyilik-kötülük veya pozitiflik-negatiflik şeklindeki doğal terimlerimizle olan uyumu nedeniyle somutluk anlamında çok daha verimli olabilirler.

Kendisine ilham verdiğini tahmin ettiğim sıradışı bazı olaylardan / konulardan bir sunum derleme isteği var Ka'nın görebildiğim kadarıyla ve gerçekten çok güzel bir çalışma çıkarabileceğinden de eminim ve bu konuda onun önünde set gibi dikilmeyi arzu etmiyorum. Gerekirse (ki bu gereksinimi anlamada gecikmem umarım) bu ilk çalışması boyunca kenarda durmaya, bu işin nasıl yapılacağıyla ilgili herhangi olumsuz veya yönlendirici veya değiştirici bir tavır göstermemeye dikkat edeyim. Lütfen Ka (ve diğer herkes) bu konuda benden açıkça ricada bulunmaktan çekinmeyin. Kabul edeceğim ve sözümde duracağım.

Alıntı YapOrijinal mesajı ekleyen bigsenfoni
 
Elimizde tutulur bir kanit yokken bu konulari incelemek beyin jimlastigi disinda pek yararli olacagini sanmiyorum amacim cesaretinizi ve hevesinizi kirmak degil!ama sonsuz evrenlerin, boyutlarin, realitelerin icinde,dusunce karmasasina dusme olasiligi olan bir konu...dedigim gibi elde tutulur herhangi bir kanit yok, kaybolursunuz, yanlis yönlendirile bilirsiniz!enerjiniz takintida/kisir döngude emilebilir.Bir kutu dolusu kurtcuk misali di mi!!? sevgili Bozadi...:D
[/size=3]
Evet, bu nedenle hayatımızın nispeten somut gerçeklerini esas alma gerekliliğine işaret ettim.

Çok acele etmediğimize göre, gerekirse bu kısa yapımı ortaya çıkarmak için bir yıllık bir hazırlığı göze aldığımıza göre, benim önerim önümüzdeki birkaç hafta, icabında birkaç ay boyunca konuyu enine boyuna masaya yatıralım. Yani en çok hangi konularda belirsizlik içinde kalıyorsak, dikkatimizi hep birlikte oraya odaklayıp soruların cevaplarını kendi akıl ve vicdan gücümüzle netleştirelim.

Ayrıca Ka'ya müsaade edelim, şahsi olarak tamamen içinden geldiği gibi, şu ana kadar kendisine en çok ilham veren unsurları kullanarak deneysel bir çalışma hazırlayıp sunsun. 10 dakikalık olmaz da örneğin 2-3 dakikalık olur. Yani ortaya koyacağı yapımın bir önizlemesi olur. Aslınca konsept çalışması derken kastettiği şey de bu muhtemelen. Görmüş olacağız ve belki de gerçekten bizlerin (belki de özellikle "benim") yönlendirmelerine fazla gerek olmaksızın (hatta "özellikle" bu yönlendirmelerden sakınarak) birşeyler yapması en iyi sonucu ortaya çıkaracaktır.

Ben bir şekilde, Ka'nın bu güzel, değerli, gurur verici teklifi yapıp ardından şu anda içine düştüğümüz ilk belirsizliği yaşamış olmamızın bizler için çok geliştirici yanları olduğunu fark ediyorum ve bundan dolayı seviniyorum. Yani fikir uzlaşmazlıklarından veya tamamen farklı sebeplerden dolayı olur da proje gerçekleşmezse bile, Ka'nın bu somut teklifi, kendi bazı somutluk eksikliklerimizle ilgili şeyleri sorgulamamıza, fark etmemize yardımcı oluyor muhtemelen.

Ka

#5
Sevgili dostlar bigsenfoni ve bozadi paylaştıklarınız öyle güzelki, sayfayı refresh etmekten ; daha yeni birşeyler yokmu diye saat başı bakar oldum. Kibarlığınız ve işe çok müdehale etmeme nezaketinizi anlıyorum ama bazen sanatçı işine aşık olur ve kötü yanlarını göremez. Eğer böyle birşeye düşersem eminimki eleştirelerinizle yardımcı olursunuz. Ben bir yıl desemde bir bakarsınız 1 haftada bitmiş olur. dedğim gibi bu işler zamanlamaya ilgili değil ilhamın yoğunluğuyla alakalı. Allahtan burada ondan çok var.
Benim anlatmak istediğim biraz şöyle örnek bir sahne atıyırum:
 
Gözünüzü kapatın kapkaranlık bir evren düşünün sadece boşluğun verdiği uğuldama var. yavaş yavaş siyahın ortasında  bir ışık nefes alıyor. ışığı kırpraşıyor. Belki bu bizim logosumuz. Sesini duyarız. Tuncel kurtizin sesi gibi deneyimli tok bir ses. "Bazen sizden uzak kalmak sizi bana daha çok yaklaştırır" der. ışığa birazdaha yaklaşıp samanyolu olduğunu anlarız.

Burdaki amaç bilmediğimiz emin olmadığımız kısmı ama sezgiyle anlayabileceğimiz yerlerin bir kaç kelimeyle atıfta bulunup o kısmı hemen geçebiliriz. Yani bu gibi kısımlarla hemen bütün bir öykü sunarız hemde her ayrıntıda kaybolmadan günümüze kadar güzel bir anlatım dileyle taşınmış oluruz.
yani birkaç güzel masalsı cümleyle şu kısımları anlatsak fena olmaz mı:
3bh deki tembel ruhlar, 3kh yaratılması, cenneti bırakabilcek bir özgür irade sergilenmesi, Karma döngüsüne kapılmış ruhlar, uyanamayan gezginler....vs
Bu arada Beyrutkapı ne düşünüyor merak edyorum, tekrar hepinize teşekkürler. Hiç bir sonuç alamasak bile bozadinin dediği gibi kendimize ayna tutmuş olmak çok faydalı bir proje.
 

KUTİ

#6
Netice olarak, hakkında yeterince bilgi ve eminlik sahibi olmadığımız şeyleri önplana çıkarmama, yalnızca yan/arka destek olarak kullanma taraftarıyım. Yoksa hiç gerek yokken kendi kendimizi zor bir duruma düşürmüş olurmuşuz gibi geliyor bana. Belki de yanılıyorum, lüzumsuz bir karamsarlığa kapılıyorum. (bozadi)
 Yanılmıyorsun ,doğrusun...

Benim önerim, sevgili Ka, mümkün olduğu ölçüde, mevcut yaşam koşullarımızdan zaten çok iyi bildiğimiz gerçeklere öncelik verip, o koşulların sebep-sonuç zinciriyle ilgili olarak Ra-Pleiades-Kasyopya ve diğer bilgi kaynaklarının yaptıkları açıklamaları sadece açıklanmaya çok ihtiyaç duyulan noktalarda destekleyici/açıklayıcı birer bilgi olasılığı olarak sunmak (ki öyledir de sonuçta). (bozadi)
Bence de...

Tüm bunları yaparken, yine de fazla öğretici/didaktik bir tavır takınmamamız gerektiği konusunda Ka'ya ve beyrutkapı'ya tamamen katılıyorum. Ben bazen o tona fazla kapılıyorum ama bu hususta kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Çok ağır olmayan, eğlenceli bir ton çok iyi olacaktır. (bozadi)

Çalışma için doğru fakat kendin için düşündüğün tespit yanlış...sen zaten yeterince eğlencelisin ve de didaktiksin ve de didaktik kalmalısın... bunca yıldır öğrenmeye çalıştığım bilgilere istinaden "bilgi" nin dar ve geniş anlamları var yoksa tek bir bilgi var....bilginin muhatap olduğu varlığa göre açılımı ya   "dar"  ya da "geniş" ...
İşte sen bilginin " geniş" tarafının  muhatabı ve aynı zamanda da varlığısın dolayısıylede
"didaktiksin"....didaktik olmak ve aynı bilginin geniş muhtelif açıklamalarını yapabilmek
Ve total hafızadan istediği an bilgi çekebilmek öyle her babayiğidin harcı değildir...yani kısacası kendinden hoşnut kal ve bizlerede bilgilerin çeşitli varyasyonlarını sunmaya devam et sevgili bozadi...
Ka nın projesinde yüksek benliklerimizin bizden isteği sanırsam gruba ağ çalışması yaptırmak yani çıkan sonucun ne olacağından ziyade sonuca varana kadar birbirimizle paslaşarak aramızdaki tesir kuşağını  kuvvetlendirmek şuurlu ve şuurdışı faaliyetlerimizle
Forumu oluşturan varlıkların toplu belleğinden,birbirlerinin belleğine bilgi aktarımları ve güncellemler yapmak.... Belkide yanılıyorum bilmiyorum ama son dönemlerde rüyalarımda sürekli bozadi tgur ve alemtacla meşgulüm(şuur dışı faaliyet olarak bahsettiğim arkadaşların belleğinden bilgi çektiğimi bizzat farkediyorum uyuruyanık halde)
2 yada 3 gece önce gördüğüm bir rüyada da bozadiyle beraberiz  sonra bozadi biyere gidiyor orada var olan birine soruyorum,bozadi nerede diye...onlarda dünyada var olan bir bitki grubu var bozadi enerjisiyle onları beslemeye gitti diyorlar... bende nasıl yani ne bitkisi? Hangi tür bitki?  Basit bitkilermi  yoksa çok yıllık bitkilermi diye ayrıntıya giriyorum rüyamda ...bana uzatma artık ,isterse bir bitki grubuna can verebilir diyorlar sonra uyandım (paylaşayım istedim)
Birde alemtaçın gülen yüzü ve silüeti sürekli gözümün önüne geliyor görüntü olarak...(imajine etmememe rağmen) ....
 

beyrutkapı

#7
bigsenfoni doğru bir konuya değinmiş. sonsuz olasılıklardan oluşan bir evreni tarif etmeye yada tanımlamaya çalışmak bizim boyumuzu haylice aşar. konu çok derin ve çok bilinmeyenli. ama sorunda bu ya zaten sevgili bigsenfoni, sonsuz olasılıklarla dolu bir evreni kendine hizmet keyfince şekillendirmeye çalışıyor. içinde yaşadığımız dünyayı şekillendiren onlar. adına ''gerçek hayat'' dediğimiz şeyi.... mesele buna itiraz etmek değil mi? yapabildiğimizce? dünyada bildiğimiz ve bilemediğimiz küçük guruplar isyan ateşleri yakmış geçmişte ve şimdi. kendimizce bir isyan ateşi yakabilmeyi düşlemiyor muyuz? bu her yeni insanla, uyanan her yeni farkındalıkla büyüyen bir ateş. ışık ateşten gelir diyordu sanki kasyopyalılar, bu anlamda farkındalığı arttırmak adına iyi düşünülmüş ve gerçekleştirilmiş bir film insanların omuzuna dostça dokunmak anlamına gelmez mi? sadece işlenecek konunun sınırları iyi belirlenmezse sorun yaratır, doğrudur. ayrıca sevgili bigsenfoniden rica ediyorum, özellikle negatifliğin doğası ve özü ile ilgili kendi deneyimlerinden ulaştığı sonuçları paylaşırsa çok sevinirim. zira bigsenfoni, anladığım kadarıyla negatifliği yargılamanın yada kaçmaya çalışmanın çok ötesine geçmiş. farklı bir bakışı sadece teorik olarak değil, pratikte de kendi hayatına uygulayabilmiş. öğrenmek dediğimizden kastımız elbette özümüze dahil etmekse, bigsenfoni bunu başarmış gibi geliyor bana.
bozadi'ye şu anlamda katılıyorum. henüz ortada bir film olmasa bile forumda yeni bir hareketlilik ve tartışma ortamı oluştu. düşüncelerin tartışılması başka konuları açıyor sürekli ve herkes bu sofraya ekleyebileceğini ekliyor yada alabileceğini farkında bile olmadan alıyor. çakralar birleşiyor mu acaba? yada daha güçlü bir ağ çalışması mı oluşuyor? ne olursa olsun, proje fikri bile herkese bir şeyler katıyor. bunun için ka'ya bir kez daha teşekkürler.
senaryo konusu içinse aklımda bir taslak var. ne kadar uygun olur? derdimizi ne kadar anlatır bilmiyorum. zaten iyi yada saçma bir fikirse ortaya çıkacaktır.

şöyle bir kurgu var aklımda; tüm hikaye, 10 dakikalık kısa filmimiz aslında televizyonda geçer. televizyonun insanları manipüle etmedeki rolü ve filmin kurgusunda sağladığı kolaylık nedeniyle özellikle televizyon. ama tüm izlediklerimizin televizyonda geçtiğini en sonunda anlayacağız ve bu şekilde hikayeyi sıradan insanın siradan yaşamına bağlayacağız. insanların her gün izlediği farklı program tipleri ve reklam tekniği(ki ka bu konuya elbette çok daha hakim olacaktır) bize farklı anlatım biçimleri için imkan sağlayacaktır.
kendi adıma sert ve şok etkisi yaratacak bir film olmalı diye düşünüyorum. insanların kıçını kaldırıp hareket etmeleri için motive edici ve merak uyandırıcı. merak önemli çünkü siz bir filmde insanlara varoluşun yada evrenin yapısıyla ilgili bilgi verdiğinizde bu bilgi ne kadar önemli olursa büyük bir kesim bu bilgileri dost meclisinde çerez niyetine tekrarlayacaktır. oysa biz hayvanlar dünyası hakkında enteresan bilgiler veren bir belgesel gibi izlenmek istemiyoruz. hocam trigonemetri gerçek hayatta ne işimize yarayacak? diyen öğrencinin sorusuna benziyor bu, bakkalda işe yaramıyor çünkü. kuantum fiziğinin acayip dünyasına rağmen bankaya gidip sıra beklemeye devam ediyoruz. yani mesele aslında şuanda insanın dünyadaki durumu üzerine merak uyandırabilecek bir şey yapabilmek. yürümeye vesile olmak bizimkisi. özgür iradeye sonsuz saygımızla birlikte, geri kalanı herkesin kendi bilebileceği iş. misyonumuz bu topraklardan çıkabilecek göz alıcı bir şenlik ateşi. bence hepsi bu. ezilenlere rağmen ezilenleri kurtamadığımız bir dünyada yaşıyoruz.

şimdi aklımdaki kurguya geçebilirim.

çok uzatmadan kısa bir özet yapmaya çalışacağım. fikir iş görürse daha ayrıntılı ve derinlemesine üzerinde elbette çalışılır.

önce çarpıcı gündelik haberler; savaş, kavga, kazalar türünden korku uyandırıcı ama her akşam tv den yayınlanan haberler. izleyici de evinde tv izliyormuş duygusu uyanmalı. kanal değişir( ki bundan sonra tüm kanal değiştirmelere kısaca zaping diyeceğim)
bir sunucu stresten  ve insan üzerindeki yıkıcı etkilerinden bahsetmektedir. ( tüm karekterler ve görünümleriyle verdikleri mesajlar yada diyalogları tamamen hayal gücümüze kalmış bir şey) stres konusundaki çarpıcı bir kaç bilgiden sonra korku, kaygı, öfke gibi negatif duygulara kısaca değinir.( sunucu anlatırken canlandırmalar girebilir. tamamen hayal gücü) ve şu kritik soruyu sorar; ''bu duyguların ürettiği enerji nereye gidiyor?

zaping

bir sınıfta öğretmen anlatmaktadır; çocuklar, malezyada kaybolan uçak nerede? fikri olan var mı? çocuklar unutmuşlardır bile olayı?
öğretmen gülümser ve şunu söyler; '' çocuklar, eğitimde içinde olmak üzere varolan tüm ekonomik-politik sistem sizin unutmanız üzerine kurulmuştur. o en güzel kendinizi unutmak üzere...) ( bu sırada öğretmenin arkasındaki tahtada;'' neye inanmanız gerektiğine biz karar veririz'' yazabilir. yada sürekli akan başka yazılar''

zaping

güya bir filmden on iki sayısı ile ilgili bir diyalog, filmin o sahnesinde on iki sayısı tartışılmsaktadır. on iki burç, on iki imam, on iki havari vs... ve burada insanının on ikili gen yapısı ve bunun yok edilmesiyle ilgili cenneten düşüşe vardırılacak bir diyalog yada canlandırma.

zaping

ellerindeki kristalimsi bir şeyden enerji emen kertişler mesela. kristale bağlı ipleri görürüz ve kamera aşağı doğru ipleri takip eder.
ikinci sahnede iplerin ucunda yüzü görünmeyen ama dünyayla ilgili önemli kararlar aldığı görülen bir masanın etrafına oturmuş birileri. masaya bağlı iplerden kamera aşağı iner ve iplerin ucunda hepimizin tanıdığı siyasi figürler olur mesela. karşılıklı halkın karşısında kuklalar gibi oynamaktadırlar.

zaping
mesela kapağında ''acının ve yalanın gündelik tarihi'' yazan bir kitap okuyan biri kitaptan başını kaldırıp kameraya bakar. kitap kanatlanıp uçar ve bakan kişi yaklaşan iklim değişikliğinden, dünyanın manyetik alanlarının değişmesinden, küresel değişikliklerden ve nihai olarak yaklaşan dalgadan ve etkilerinden bahseder...........

kamera en son görüntüden yavaşça uzaklaşır ve televizyonu fark ederiz. kamera döner ve kanepeye uzanmış bir elinde kumanda diğer elindeki çatalı önündeki yiyeceğe uzatan umursamaz biridir televizyon izleyen.

not: bence filmin bir yerinde kasyopya celseleri sözü mutlaka geçmeli ki merak eden biri araştırsın ve filmin içine görünmez bir kapı yerleştirilmiş olsun.
animasyon olacağı için eklemeler çıkarmalar, hayal gücüne bağlı olarak her şey yapılabilinir. bambaşka bir öyküyle konu çok daha farklı anlatılabilir. umarım fikirlerimin bir katkısı olur. ayrıca yapabileceğim her türlü katkı için buradayım dostlar.
 

maskesiz

#8
Bir süredir yazamıyorum. İlgiyle okuyorum elbet. Mutlaka kaçırdığım şeyler de olmuştur. Aklıma birkaç soru geliyor. Anlatmak paylaşmak istediğimiz çok şey var 10 dk sığdırmak zor uzun yapmak daha da zor olabilir. Bir fikrim de var elbet konular çok geniş ve kapsamlı olduğu için acaba çok sayıda kısa kısa yapmak mı lazım.Söylemek istediklerimi tam olarak anlatamamış da olabilirim.

Sevgili Ka en büyük zorluk ve iş de sana düşer gibi geliyor bana.Üzerime düşeni elimden geldiği kadar yapmaya çalışırım.

Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Ka

#9
Kuti söylediklerine tamamen katılıyorum, yanlız bilinmeyene de bir gönderme hakkımız olsa bunu nasıl yapardık acaba? yada filmde bir bilinmeyen ama bizim emin olduğumuz bir bilgi olsa sence bu ne olmalı? Bence ceaser güzel bir fikir ama bundan emin miyiz?Senin etkilendiğin daha farklı birşey var mı?

Beyrutkapı, Zaman ayarıp çok ayrıntılı bir sinopsis paylaştığın için teşekkürler. Şimdi izninle biraz eleştirel yaklaşmak istiyorum işin sunumu açısından. TV meteforu her zaman kullanılan klasik bir simge. Sinema okurken bir kısa film öğrencisinin yapmaması gereken şeylerden biri de "TV" den açılan sahnelerle
TV eleştirisi yapmak.Her yerde bunu bulabiliriz. Daha farklı birşey düşünelim yine içinde tv olsun. Bence çıkardığın konu başlıkları çok güzel, ama bunun anlatım dili başka bir öykü olmalı ve biz bu işi çekici hale getirirken bu öyküyü tasarlamalıyız. Yani ana öykü ilerlerken, bu konu başlıklarına basar. Yani Tv de zap yapmak yerine bu zap yada konu geçişi olayınıda dahi bir fikre oturmamız lazım. Aksi takdirde olayın belgeselden farkı kalmaz. Zaten zeitgeist bunu çok da güzel yapıyor.

Aklıma şöyle birşey geldi tamamen sallıyorum şuan, bir ilkokul öğrencisi ödev sunumu yapmaktadır ve hazırladığı ecüş bücüş kartonlarla bu anlattığın konu başlıklarını bize sunar, Kağıttan komikce kesilmiş ve çocuk çiziminden bir uçak (kaybolan uçak), tahtaya tebeşirlerle 12 yazmas yada kağıttan kesilmiş komik dinazor karakterlerin insanları korkutması gibi vs  Biraz küçük prens havası olmalı.... Sanki çocuk ilkokul ödevinde tüm problemi çözmüştür ve anlatımıda çocuk ağzından olacağı için tüm o kafasında birleştirmeye çalıştığı yapılarda sırıtmayacaktır. Çünkü bir çocuğun hayal gücü dünyasından bu bilgileri görürürüz.
Diğer bir salladığım noktada olay örgüsünü bir astronotun gözünden anlatabiliriz. Dünyaya yabancıdır ve olayları birbirne kolaylıkla bağlar ve bu yabancı bir göz olduğu için geniş resmi daha kolay görür. Belki bu astronot 70lerde atılmış bir Rus cosmonot maymundur ve insanlığı eleştirir bu bilgilerle...

Bunun gibi farklı komik bir anlatım dili, insanların izlemesini gülmesini kolaylaştıracak, yani gemiyi yürütmek için bize kaygan bir zemin hazırlayacak.

Kullandığımız ağ çalışması çok önemli çünkü aynı bilgiler hepimizine yönde neresi etkilemiş çok önemli, benim için önemli olan sizin için sıradan bir bilgi olmuş gibi yani bunu görmek gerçekten çok heyecan verici, Sanki bu forum sayesinde evrene başkalarının gözlüklerinden bakıp şöyle diyoruz.
Bu arada Beyrutkapının big senfoni eleştirisinede değinmek lazım, ortada bir durum var ve bir olan var. Şimdi filmde durumdan korkutursak şok etkisi sağlamış oluruz bu algıda seçicilik için çok iyi birşey, ama negatifinde hizmet ettiği rol bire ulaşmak için vazgeçilmez. onların derslerinede ihtiyacımız olduğu kesin. Size sorum negatif güçlere karşı bir anlatımımız mı   olmalı yoksa negatifte birin parçası ve tamamlayıcısı bu derslerle yaşıyoruz mu demeliyiz. Umarım demek istediğimi anlatabilmişimdir.
Vakit ayırıp yazanlara sonsuz teşekkürler:)

Not:Bu arada bu projeye başladığımdan beri bu forumda, yani ne zamanki sizle paylaştım fikri
bazı engellemeler ve korkutmalar yaşıyorum şuan sadece benim kafamda yarattığım şeyler olabilir.
ama bazı engellemeler çok bariz. daha somut hale gelince paylaşırım. Buda demek oluyorki doğru yoldayız:) (sanırım)
Birde aklıma şu geliyor olduda filmi bitirdik ve laura ekibine ingilizce altyazıyla izlettik. Üzerine celse yapıldı ve "negatif bir etkileşimle yapılmış" bir film dese kasyopyalılar naparız:)
Yani arkonlar gibi düşüncelerimiz şuan bile etkileniyor olabilir. yada benimkisi boş bir takıntı....
Ama şuna eminimki ne kadar saptırılmış bilgi olsada ve ben hepsini okusamda o sayede sizlerle tanıştım buraları buldum etkileşime geçtik ve saptırılmış yanlışları görebiliyoruz.
Belkide biz yanlış birşey söylersek bizden sonrakiler bizi düzeltir... yada belkide yanlış yapmak güzel birşeyin doğmasına sebep olur. Her kaosta yeni yaratımların yeni olasılıkların ortaya çıkması gibi,
belkide sadece yapmalıyız bunları hiç düşünmeden....

 

Ka

#10
Sevgili maskesiz yardımın için çok teşekkürler fikrinde çok iyi bence bunu bir seriye bağlayabiliriz dediğin gibi. Belkide bir kicstarter projesi gibi açıp bağışlarla dahada yüksek bütçeli filmlere çevirebiliriz. Sanırım en zoru ilk adımı atmak.
 

maskesiz

#11
En zor ilk adımı atmışız sanırım engellemelerle karşılaşıyorsun:)) Yapmamız gereken neyse yardım hep geldi her zamanda gelecektir:)
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.


maskesiz

#13
Çocuğun adı Ka olsun belki zamanla arkadaşlarıda katılır seriye:)
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

beyrutkapı

#14
Çizimler çok güzel ka. Çok beğendim. Çok fazla uçmadan herkesin anlayabileceği bir dil tutturmak bence önemli. Televizyona karşı televizyon kullanmak kurgu açışından rahatlatıcı gibi geldi bana. Ama bir yandanda işin kolayına kaçmak belki. Düşünmeye ve üretmeye devam edelim. Yeni fikirler geldikçe paylaşmaya devam edeceğim.