Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

merak ettiklerim

Başlatan arinmak, 26 Aralık 2015, 06:04:29

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

arinmak

#30
beyrutkapı
anlayışınız ve katkınız için teşekkür ederim.



yeni celse  soruları mı yarına bırakıyorum. Doğru ilerleme hızını bulmaya çalışıyorum ( hızlı veya yavaş gitmek istemiyorum ).  2 günde bir 5 celse hakkında soru sormamın , doğru ilerleyiş şekli olduğunu düşünüyorum (hafta sonuna kadar biraz daha yavaş ilerleyip emin olmak istiyorum. )


celselerde geçen şifa konularını algılamakta zorlanıyorum ( 2-3 defa okumama rağmen ). Meditasyonlada bağlantılı bir konu (şifaylada olmuyor , şifasızda olmuyor . [:)] ). Şifa konularını anlamaya çalışmak ve dikkatli bir şekilde okumaya devam edip (2-3 defa ) , uygun zaman gelinceye kadar , celselere çok az yansıtıcam.  ( hazır olduğumda daha fazlasını anlayacağımı düşünüyorum ). aldığım karar sizce doğru mu ?
 benim şifa konularını algılamakta zorlanmam normal bir durum mu ? yoksa gözden kaçırdığım dikkat etmem gereken birşey mi var ?


son olarak ; kendimde uzun zamandır fark ettiğim bir durum var. Tek başıma kalıp bir şeyler düşünmeyi çok seviyorum , fakat tek başıma bir şeyler yapmayı sevmiyorum ( normal veya önemsiz bir durum olabilir. 4.boyut kh etkisi veya başka bir şey , bu konuda fikirleriniz nedir ? )
 

beyrutkapı

#31
Tek başına düşünmek bir nevi tefekküre dalmak yada meditasyon gibi. Neden doğru olmasın, bence isabetli bir durum. Ra bilgilerini iki kez okudum. Şuan da tüm kasyopya celselerini ikinci kez okuyorum. Ortalarına geldim sayılır. Bitirince Ra bilgileri ile tekrar başa alacağım. İşin garip yanı ikinci okuyuşumda daha önce fark etmediğim bir çok ayrıntı dikkatimi çekiyor. Nasıl atladığıma şaşıyorum. Doğru modda olmak ve kişinin bilgisinin gittikçe artıyor olması, sonraki okumalarda çok daha fazlasını görmemizi sağlıyor. Ra nın başlayıp bitirdiği gibi, tek sonsuz yaradanın gücü ve huzuru bizimle olsun.
 

Majisyen

#32
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen beyrutkapı

Küçük prens şöyle der: "ölmüş görüneceğim. Ama bu doğru olmayacak" bize şuanda korkunç gelse de bambaşka bir bilinç durumunda kendi kişisel kimliğini kaybetmek arzulanan bir durum bile olabilir. Belki de bunu ifade edecek sözcük bulamadığımız için ölmek diyoruz. Bir celsede hiçlik belki de sonsuzluktur demişti kasyopyalılar. Belki bir nevi füzyon.

Dediğin aslında gayet mantıklı. Varoluşun mükemmelliği de diyebiliriz belki.Yine celselerde sıfır eşittir sonsuzluk deniyordu. Benim kafamı karıştıran şey bu durumda 4KH aslında hiçliğe ulaşmanın kestirme bir yolu değil mi? Bir de benim anladığım sonsuz bir döngü var galiba. 7ye ulaşınca her şey baştan başlıyor 1, 2, 3 diye. Yine aynı şekilde Ra'da sekizinci devre kavramı vardı. Cengizhan, Rasputin sekizinci devreden geçtikleri için istedikleri zaman hasat olma yeteneğine sahiptiler deniyordu. Bu noktalar gerçekten bana çok ilginç geliyor, nasıl bir sistem bu? Kaçırdığım bir nokta varsa gerçekten öğrenmek isterim.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

arinmak

#33
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Majisyen

Dediğin aslında gayet mantıklı. Varoluşun mükemmelliği de diyebiliriz belki.Yine celselerde sıfır eşittir sonsuzluk deniyordu. Benim kafamı karıştıran şey bu durumda 4KH aslında hiçliğe ulaşmanın kestirme bir yolu değil mi? Bir de benim anladığım sonsuz bir döngü var galiba. 7ye ulaşınca her şey baştan başlıyor 1, 2, 3 diye. Yine aynı şekilde Ra'da sekizinci devre kavramı vardı. Cengizhan, Rasputin sekizinci devreden geçtikleri için istedikleri zaman hasat olma yeteneğine sahiptiler deniyordu. Bu noktalar gerçekten bana çok ilginç geliyor, nasıl bir sistem bu? Kaçırdığım bir nokta varsa gerçekten öğrenmek isterim.

3. boyutta mı 8 devre geçirmişler ? yoksa 7.boyuta 8 defa ulaşıp,  baştan mı başlamışlar ? 7. boyutun mantığı nedir ? 7. boyuta bir veya birden çok defa ulaşmanın arasındaki olumlu fark nedir ?  tekamül sürecimizde herzaman , ileri gitmek varsa , başa dönüş niye. ( Ra ile iletişim kurabilsek , soru önemsiz olduğunu belirtip ,  cevabı verirdi. [:)] )

bende sorduğunuz sorunun cevabını merak ediyorum ( takılı kaldım )
 

beyrutkapı

#34
İki yoğunluk arasında sayısız oktav olduğunu düşünerek meseleyi değerlendirmeli. Tıpkı iki notanın yada iki rengin arasındaki sayısız geçiş gibi.
 

bozadi

#35
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen beyrutkapı

Mevlana vuslat demiş ölmeye. 7'ye gitmediğini biliyoruz ancak vuslat 7 de olmaya bir parça yakın gibi geliyor. Her şey olabilmek ve o her şeye aynı zamanda, en sonunda yine kendine dönebilecek bağımsız bilinç birimleri olma şansı vermek.

16 Kasım 1994 celsesinden:

Alıntı Yap16 Kasım 1994

S: (L) Yani hepimiz 7'nci seviyeye ulaştığımızda hep birlikte patlayacak mıyız? Hepimiz bir olacağız ve herşeye baştan mı başlayacağız?
C: Yakın.

S: (L) Bu pek hoş bir düşünce değil!
C: Neden? Zaman diye birşey yok, orası ebedi ikametgahınız. 7'nci yoğunluk, bedenin ölümü sırasında gördüğünüz ışık.

S: (L) Ölüp bedenini terk ettiğinde yedinci seviyeye mi gidiyorsun?
C: Görüyorsun. 



Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen arinmak

1-) amacım kendimi geliştirmek
2-) amacım benim seviyemde olanların faydalanmasını sağlamak
3-) amacım her kitap sonunda bilgileri düzenleyip bozadiye teslim etmek. (bozadide ayrı bir başlık altında , bilgileri yayınlamasını sağlamaktı). bu sayede karmaşıklıktan uzak , rahat okunabilen , kolay anlaşılabilen , rahat güncellene bilen. bir kaynak olacak.


aslında 3. amacımı paylaşmak istemiyordum. kendimi ifade ederken ; sizi ve diğer forum üyelerini üzmemek için açıkladım. 
( yarının ne getireceği belli olmaz. beklenmedik gelişmeler olur ve  söylediklerimde geçikmeler veya gerçekleştiremezsem ayıp olur. )

Bu çabanı, niyetini büyük bir takdirle karşılıyorum arinmak. Henüz bunun nasıl ilerleyeceği konusunda net bir algım yok şahsen. Süreç içinde gözlemleriz, verimli gidip gitmediğini anlamaya çalışırız, isteyen herkes katkılarını, görüş, öneri ve eleştirilerini paylaşır. Alıntının sonunda yaptığın açıklamanda da belirttiğin gibi, bu hiç kolay olmayan, çok uzun bir çaba ve sabır gerektiren bir niyet olduğu için, kendine işkence etmemen, kendi yaşantının akışına, zorluklarına, meşgalelerine uygun aralar vermen ve hatta belki hep birlikte bu konuda yapabileceğimiz alternatif çalışma biçimlerini hayata geçirmek üzere bu çabanı askıya alman icap edebilir bence. Yani eğer şu anda girişmekte olduğun süreci ilerletmeyle ilgili şu anda hesaba katamadığın bir zorlukla karşılaşırsan, ara vermekten, mola vermekten, yardım talep etmekten, alternatif çalışma biçimlerine geçme önerileri getirmekten, ihtiyaca göre gerekirse bu çalışmayı askıya almaktan çekinme. Önemli olan ille de "bu" çalışma değil. Önemli olan hep birlikte genel farkındalık artışı ve dayanışma çabamızı sürdürmemiz. Bu genel çabayı tek bir çalışmaya, tek bir çabaya indirgemeyelim. Hepimiz çok değerliyiz. Ve henüz birlikte yapabileceğimiz çalışmaların ideal şekliyle ilgili net bir farkındalığımız yok. Dolayısıyla senin şu anda giriştiğini bildirdiğin çaba da son derece iyi niyetli bir çaba olmakla birlikte, şu anda göründüğünden çok daha zor ve karmaşık hale gelebilir zaman içinde. O yüzden bu tür herhangi bir çabamızın başta niyet edildiği gibi gitmemesi durumunda kendimizi ve birbirimizi yargılamama konusunda bir farkındalığa sahip olmamızın önemli olduğunu düşünüyorum. O çaba şu kadar sürer, bu çaba bu kadar sürer, önemli olan genel süreçte birlikte şu veya bu şekilde varlığımızı, katılımımızı şu veya bu şekilde sürdürmektir diye düşünüyorum. Herşeyin en ideali, en verimli yolları da kendini giderek daha net bir şekilde gösterecektir bu süreç içinde.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen arinmak

kendimde uzun zamandır fark ettiğim bir durum var. Tek başıma kalıp bir şeyler düşünmeyi çok seviyorum , fakat tek başıma bir şeyler yapmayı sevmiyorum ( normal veya önemsiz bir durum olabilir. 4.boyut kh etkisi veya başka bir şey , bu konuda fikirleriniz nedir ? )
Bu yaşadığın durum bence son derece doğal ve anlamlı. Meditatif çalışmalar yaparken yalnızlık ihtiyacı duyulur zaman zaman (elbette her zaman değil). Temel eğilim BH yönünde olunca, beyrutkapı'nın belirttiği gibi bir tefekkür aşamasından sonra uygulamada başka bireylerle etkileşim halinde olma isteği duymak kadar doğal ve güzel birşey yoktur. "Başkalarına" Hizmet yalnızlık yolu değildir :=)


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Majisyen

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen beyrutkapı

Küçük prens şöyle der: "ölmüş görüneceğim. Ama bu doğru olmayacak" bize şuanda korkunç gelse de bambaşka bir bilinç durumunda kendi kişisel kimliğini kaybetmek arzulanan bir durum bile olabilir. Belki de bunu ifade edecek sözcük bulamadığımız için ölmek diyoruz. Bir celsede hiçlik belki de sonsuzluktur demişti kasyopyalılar. Belki bir nevi füzyon.

Dediğin aslında gayet mantıklı. Varoluşun mükemmelliği de diyebiliriz belki.Yine celselerde sıfır eşittir sonsuzluk deniyordu. Benim kafamı karıştıran şey bu durumda 4KH aslında hiçliğe ulaşmanın kestirme bir yolu değil mi? Bir de benim anladığım sonsuz bir döngü var galiba. 7ye ulaşınca her şey baştan başlıyor 1, 2, 3 diye. Yine aynı şekilde Ra'da sekizinci devre kavramı vardı. Cengizhan, Rasputin sekizinci devreden geçtikleri için istedikleri zaman hasat olma yeteneğine sahiptiler deniyordu. Bu noktalar gerçekten bana çok ilginç geliyor, nasıl bir sistem bu? Kaçırdığım bir nokta varsa gerçekten öğrenmek isterim.
Bu konu gerçekten ele alması pek kolay olmayan konulardan biri. Üçüncü yoğunlukta, hele ki KH egemen bir deneyim ortamında insana çok ters gelen bir tarafı var. Ama bence aynı zamanda mümkün olan en büyük ilham, cesaret, mutluluk ve sevgi kaynağı veya katalizörü. Tüm saldırılara, olası her türlü zarara, kötülüğe, yanlışlığa karşı tek ve en büyük psişik savunmanın kaynağı bu. Ben sadece ben değilim. Varoluşta varolan herşeyim. Ve bu şaka değil, misal değil, benzetme değil; gerçeğin kendisi. Varlık denen şeyim ben. Herşey denenim. Olmamanın aksine olmağım, yokluğun aksine varlığım. Bunu seçiyorum. Bu bir tercih meselesi, özgür irade, ve ben olmayı seçiyorum, varlığı seçiyorum. Nihayette, arasında seçim yapılabilecek başka herhangi iki şey yok. "Kutuplar" bunlar. Olmak ya da olmamak. Olan herşey aynı şey, tek şey = varlık. Ve olmayan herşey de aynı şey = yokluk.

Bunun mutlaklaştığı seviye olan 7. yoğunlukta mutlak varlıkla tamamen birleşip tüm varoluşa dağılacağım zaman 1'den 7'ye kadar tüm varoluş varolmaya devam edecek. Ve 3. yoğunluktaki mevcut egomla/ayrıklığımla/bireyselliğimle 7'ye doğru ilerlerken keşfedeceğim, hatırlayacağım, şu anda ciddi oranda soyut bir replik olarak ezberleyip söylediğim şeylerin somut gerçekliğini. İnanıyorum, güveniyorum, seziyorum, biliyorum. O zaman dönüp geri baktığımda bir 3KH ortamında zorlu bir seçim realitesi içinde bulunan varlığa, ona "korkma" diyeceğiz, "ne durumda olduğunu, nasıl birşeyin içinde olduğunu, ne halde olduğunu senin görebildiğinden çok daha geniş bir perspektiften görüyoruz. Kendinle ve çevrenle ilgili durum sana ne kadar berbat, ümitsiz, çıkışsız görünürse görünsün, yalnız değilsin, yardımsız değilsin, ümitsiz değilsin, ayrı değilsin, seni seviyoruz ve biz seniz aynı zamanda. BH iradesini geliştirdiğinde herşeyi çok daha iyi anlayabileceksin."

Yani bence biz 4'e ve BH'ye, 5'e, sonra 6'ya geçtiğimizde ve 7'ye geçtiğimizde, şu anda sandığımız şekilde mutlak bir "bireysellik yokoluşu" yaşamayacağız aslında. O zamana kadar varoluşun diğer seviyelerindeki sayısız bireyle (yani varlığımızın uzantılarıyla) bağlantılar kurmuş olacağız. Onların "biz" olduğumuzu "bileceğiz". Şu anda bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor ama BH güdülerimizin en yüksek olduğu bir zamanda sezgilerimizi kullanırsak bunun doğruluğunu anlayabiliriz şu veya bu ölçüde. Bu şaka değil, benzetme değil, misal değil, gerçeğin ta kendisi. Ra ve Kasyopyalılar "1" derken şaka yapmıyorlar, mecaz yapmıyorlar. Bunu göreceğimiz zaman varlık içinde yok olmak diye birşeyin olamayacağını anlarız. Daha önce bu konuyla ilgili beyanlarımı paylaşırken yapmış olabileceğim bir hatanın veya eksikliğin bununla ilgili olabileceğini anlıyorum. Bunu yeterince vurgulayamadım çünkü o sırada bilincim yeterince dengeli değildi ve yanlış/eksik bir tanımlama yaptım. Diğer tüm varlıkların, diğer tüm bireylerin de bizim varlığımızın ta kendisi olduğunu 3'ten 6'ya kadar olan seviyelerde çok iyi keşfedeceğiz. Yani "o kadar varlığa yardım ettim, şimdi ise ben yok oluyorum" gibisinden üzülme veya şikayet kaynağı olabilecek birşey söz konusu değil, o varlıklar "bizzat" sensin, Herşeysin, "Varlık"sın bizzat. Bunu keşfedeceğiz tüm o süreçlerde. O zamana kadar bireyselliğimiz zaten epeyce genişlemiş, varoluşta epeyce yayılmış olacak. Hani aynı anda her yerde olmak dedikleri gibi birşey. "Hava" olmak gibi birşey belki de bu. Süper bilinçli bir enerji olmak. 6'da çok fazla bir bireysellik yok. Sayısız bireyin mükemmel eşgüdümlü hareketi var. Ki bunları söylerken bile 6. yoğunluğa 3. yoğunluk kavramlarını veya kavrayışlarını dayatarak hayal kurduğumuzu unutmamak gerekir.

Varoluşta korkacak hiçbir şey yok! :) Varoluş bizim! Varoluş biziz aslında! Tüm mesele BH olmak! (Yani "olmak"a gerçekten karar vermek) Bunun için birbirimize yardımcı olalım!

bozadi

#36
3KH'de pek çok anlamda yokluk içinde kıvranırken tüm varlık olmaktan bahsetmek, buna inanabilmek, güvenebilmek kolay değil tabi :)) Benim bir tarafım şu anda bunları söylüyor ama başka bazı taraflarım bu tarafımın bunları söylediğinden habersiz! Onlar etkinleştiğinde bu söylediklerime şu anda olduğu kadar güvenemeyeceğim! :)) Ve bunların hepsi benim. Çoklu ve birbiriyle çelişkili ve hatta birbirlerinden haberleri olmayan kişilikler sendromu! :=))

Bu çoklu, çelişkili, çatışmalı kişilikler bozukluğunu besleyen başlıca faktörlerden biri şiddetli çevresel KH faktörleri ve travmalar. Özellikle travma ve "başarılı" psişik saldırı deneyimleri sürecinde inançsızlık, güvensizlik, yüksek bilinçten kopma, korku ve aptallaşma çok tırmanıyor. Ki çevremizi saran KH düzeninin ve aktörlerinin amacı bizi travma manyağı yapmak. Ta ki onların kölesi olarak KH yoluna adanana kadar!!

Majisyen

#37
Dediklerin çok güzel şeyler. Yüksek seviyelerden 3KH varlığına yol göstermek. K'ların yaptığı da bu. Biz gelecekteki sizleriz diyorlar. Peki acaba 7de K'ların bile bilemediği bir gizem olabilir mi? Belki de o seviyeye ulaşınca da yeni varoluşsal kapılar açılıyor, ilerleme devam ediyor. Bir nevi matruşka bebekler gibi açıldıkça açılan bir sistem var belki de.Hiçbir zaman aynı deneyimlerin tekrarlanmayacağı da söyleniyordu.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

arinmak

#38
4. celseye geçmeden önce ; Şifa konularını anlamakta zorlanıyorum. Elimden geldiğince anlamaya , anlamadığım yerleri sormaya , önemli bulduğum noktaları paylaşmaya çalışacağım.(ÖRNEĞİN ; 4. celseyi 4-5 defa okudum. Bazı soru ve cevapları daha fazla okudum )
Bazı önemli bilgileri farketsemde , bazen anlayıp bazende tam anlayamasamda ; şifa bilgilerinin içine yerleştirildikleri için onları oradan önemini ve anlamını kaybetmeden çıkartamıyorum. (neyi ne kadar anladığı mı ? neyi sormam gerektiğini veya neyi paylaşmam gerektiğine emin olamıyorum)
Benim gibi 1. basamaktaysanız ve anlamakta zorlanıyorsanız üzülmeyin ( zamanla bilgi birikiminiz arttıkça anlamaya başlayacaksınız )
Önemli not ; şifa öğrenme aşamaları ve disiplinleri  , meditasyon öğrenme aşamaları ve disiplinleriyle benzerdir. (benzerdir demem doğru bir tanımlamamı  ????). 3.boyut derslerinizi tamamlamak mezun olmak istiyorsanız. Meditasyon çok çok önemlidir.
Bundan sonraki celselerde şifa konularına dikkatle yaklaşmaya devam.  ( Moralinizi bozmayın , pes etmeyin , anlamak için çaba harcayın , fakat abartmayın , zamanınızı ve enerjinizi boş yere tüketmeyin. zamanı geldiğinde hepimiz anlamakta zorlandığımız şeyleri daha iyi anlayacağız. )

CELSEYE GEÇMEDEN ÖNCE YUKARıDA YAZDIKLARIMDA ( ve bundan sonra yazacaklarımda ) EKSİK , HATA , EKLENMESİ VEYA ÇIKARTILMASI GEREKEN BİR YER VARSA LÜTFEN BELİRTİN. (şu kısmı sil şunu yaz desenizde ,üzülmem MUTLU olurum ) (üsteki açıklamayı yazmaya bilirdim fakat ; sonradan bunları düzenlerken şimdiden taslak hazırlamaya çalışıyorum. sonradan gözden kaçan eksik bir yer olmasın  )
4.Celse
1-)Her boyda piramidin kendi odak noktası vardır. Sonsuz zeka bu noktaya akar. Böylece , bir bedenin altına yada üstüne konacak küçük bir piramit bile , bedende konulduğu yere göre , sonsuz zekanın gireceiği noktayla ilişkili olarak özel etkiler yapabilir. ( RA cevabını okuyunca , insan küçük bir pramit yapmak istiyor. Yeterli bilgi verilmemiş. Hangi konumda hangi etkiler , öncesi veya sonrasında yapılacaklar , dikkat edilmesi gerekenler , yapılacak hatanın bize vereceği zararlar. Acaba bunu dünyanın herhangi bir yerinde deneyip , deneyimlerini insanlarla paylaşanlar varmıdır ???????? )
2-)artık bu pramitlerin devri geçmiştir. sonsuz zeka ile bir olmuş arınma derecesine erişmiş insanlar var. Hastalara bu yapıları kullanmadan da şifa verebilirler.
3-)ra cevabından alıntı ( 100. sayfa son pragraf ) Sizden , o eski deviler sırasında aklın şimdikine kıyasla daha sade olduğunu ve birçok enkarnasyondan sonra aynı akıl/beden/ruh bileşimlerinin giderek daha az sapmış ama gereğinden fazla karmaşık görüşlere , düşünce/ruh süreçlerine sahip olduklarını anlamanızı istiyoruz. ( Burada önemli bir şey olduğunu hissediyorum fakat cevabı bulamıyorum. Aklıma gelen tek şey eski devirle kıyaslandığında sapmanın daha fazla olduğu ) ( fakat bir önceki cevapta piramitlere artık gerek olmadığını , aramızda sonsuz zekayla bir olmuş , arınma derecesine erişmiş insanlar var. ) (Şimdi kafam karıştı )(Açıklaması nedir ?????)
4-)şifa ile ilgili cevapta şu cümle ilgimi çekti (101. sayfa ranın ilk cevabı) ; birbirinden hatırı sayılır derecede farklı  ruh/beden/akıl birleşimi tipleri var. Her tip bu alanda kendi/öğrenme öğretme metodunu izlemelidir. ( Şifayı 3. boyut derslerle karıştırmamalıyız. Tüm 3. boyut varlıkları için ;  farklı  ruh/beden/akıl bileşimlerinde dersler ve meditasyon ortak , şifa şekilleri farklı olabilir. Çıkardığım anlam doğrumu ???)
5-)Dünyamızda enkarne olan gezginler ; kendi şifa beceri ve yöntemlerinide beraberinde getiriyor.
6-)Birin yasasının başlıca sapmalarından biride şifadır.
101. sayfanın son sorusundan 105. sayfanın sonuna  kadar dikkatle okunmalıdır.  105. sayfada ranın uzun cevabı İKİ KERE okunmalı. oldukça önemli.
celse 5
1-)Şifa olayı , sonsuz zekanın ortaya çıkma , kanal oluşturma biçimidir
2-)Sayfa 107-110 sonuna kadar mutlaka okunmalı. İşin içinden çıkamadım. (  Şifayla ilgili bilgilerde zorlanıyorum. Anlamıyorum değil , Tam olarak anlayamıyorum  )
celse 6
1-)Sayfa 111-112 5. celsenin devamı olsada , algılıya bildiğim çok güzel bilgiler var.
2-)Hiçliğe doğru çözülmek, birliğe doğru erimektir ; çünkü hiçlik diye birşey yoktur. (Bu cümleyi açıklarmısınız  ???)
3-)Maldek gezegeninden bahsediliyor. Maldekte yaşayan 3. boyut canlılar gezegenlerini tahrip edip , yeni bir gezegen aramak zorunda kalmışlar. Birin yasasına göre kendi varlıklarındaki sapmaları azaltmak için, Hasat süreciyle , dünyada enkarne olmuşlar. ( ra cevabında daha yüksek kürelerden enkarne olduklarını söylüyor.  Düşüncem;   3.boyut bulundukları seviyeden , 3.boyut daha aşşağı bir seviyeye gelmişler anlamını çıkardım??????.  Gezegenlerini tahrip ettikleri için gerilememi yaşadılar ??????????)
4-)Dünya halkı ; maldekten hasat edilenler , 2. yoğunluktan mezun olanlar ve 3. yoğunluk derecesinde bir devreyi tamamlamış farklı gezegenlerdeki , hasat edilmişlerden oluşuyormuş. Paylaştığımız bu deneyim , bu uzay/zaman sürekliliği içinde benzersizmiş.
5-)116. sayfa ra nın uzun cevabı birkaç kez tekrar edecek şekilde okunmalı. ( Bir bütün olarak ele alınmalı ).
6-)Dünya 4.boyut titreşiminde bulunuyor. ( Dünyadaki son hasat gerçekleşecek.  3. boyuttan mezun olamayanlar başka gezegene ve farklı bir beden de devamedecek. Kasyopya celselerinde bahsedilmişti )
7-)(119.sayfa ilk pragraf )11.000 yıl önce dünyada bulunmuşlar. Aramızda bulundukları zamanda insanlarda yarattıkları düşünce formları hala mevcutmuş. Bellek ve yaratılan düşünde formları bizim toplum-bellek bileşimimizin bir parçasıymış. Bu kütle bilinci bu deneyimi birkez daha yaşamak isteyenler için , bu deneyimi birkez daha yaratıyor. Şimdiki venüs halkı artık altıncı yoğunluk derecesinde değildir (Önemli bir ayrıntı gibi duruyor. İlk cümleden sonra herşey karışıyor. Açıklaması nedir ???)
 

arinmak

#39
Öncelikle ilginiz ve tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim. Tüm forum üyelerinin ;Yorumlarınız , önerileriniz benim için çok önemli.




Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

 Bu çabanı, niyetini büyük bir takdirle karşılıyorum arinmak. Henüz bunun nasıl ilerleyeceği konusunda net bir algım yok şahsen. Süreç içinde gözlemleriz, verimli gidip gitmediğini anlamaya çalışırız, isteyen herkes katkılarını, görüş, öneri ve eleştirilerini paylaşır.



Ra 1. kitabı 2009 yılında okudum ve hiç birşey hatırlamıyorum demiştim. Siz bana herkezin bir hazır olma zamanı vardır. Zamanı gelmemiştir demiştiniz.
Yıl 2016 oldu. 7 yıl sonra hazır oluyorum. Aradaki zaman farkı çok fazla.

Ra 1. kitapta celselere gelmeden önce , anlamadığım bir yeri sordum. Majisyen verdiği cevapla çok önemli bir ayrıntıyı kaçırdığımı farkettim.

Benim amacım ; size sorular sorarak ,  bilmedikleri mi öğrenmek ,
önemli gördüğüm yerleri yazarak ;
 arinmak burası önemsiz ,
 arinmak önemli fakat eksik yazmışşın ,
 arinmak önemli fakat yanlış anlayıp yanlış yazmışsın ,
 arinmak önemli bir noktayı atlamışşın .....
yardımlarınızla ilerlemeye çalışmak.

İlerleyişimin  bireysel olmasını istemiyorum.  insanların benim gibi yıllarca hazır olmayı beklemesinler.  En azından süreyi kısaltmada ufakta olsa bir katkım olsun.
benim gibi 1. basamakta olanlara yardımcı olmasını istiyorum. anlamadıkları yerleri , anlasınlar. Gözden kaçırdıkları yerleri , gözden kaçırmasınlar.
İlk adımlarındaki sürecin daha kolay geçmesini istiyorum. En kötüsü yolun başında vazgeçmelerini istemiyorum.


kitap bittiğinde yazılanları düzenleyip , hazır hale getirip ayrı bir başlık altında yayınlandığında ; süreçten bahsettiğimde ; kararlılığı , çabayı  ve  en önemlisi hiçbir karşılık beklemeden yapılan yardımları görsünler. Görsünlerki vazgeçmesinler.

 yazılanları okumak , soru sormak , önemli gördükleri yerleri paylaşarak ; kısacası yazılacak olanların güncellemesine katkıda bulunarak, Ra bilgilerinin daha kolay ve daha az ayrıntıyı gözden kaçırarak öğrenilmesine katkı sağlayabilirler.

Umarım olumsuz birşeyler olmaz ve düşüncelerimi gerçekleştirebilirim.

sonunu getirebilirsem ve yolun başında olanlar faydalanıp faydalanırken katkı sağlarsa çok güzel olur.

Bu mesajı yazarken kendimi tekrara girdim. Sizlerin beni anladığının farkındayım. Benim gibi ilk adımı atanlar okuyorsa , beni daha iyi anlamalarını istedim.
 

arinmak

#40
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen arinmak


kitap bittiğinde yazılanları düzenleyip , hazır hale getirip ayrı bir başlık altında yayınlandığında ; süreçten bahsettiğimde ; kararlılığı , çabayı  ve  en önemlisi hiçbir karşılık beklemeden yapılan yardımları görsünler. Görsünlerki vazgeçmesinler.


yanlış anlaşılma olmasın. sizlerin bana yardım ederken , hiçbir karşılık beklemediğinizi görsünler.
 

bozadi

#41
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen arinmak

4. celseye geçmeden önce ; Şifa konularını anlamakta zorlanıyorum. Elimden geldiğince anlamaya , anlamadığım yerleri sormaya , önemli bulduğum noktaları paylaşmaya çalışacağım.(ÖRNEĞİN ; 4. celseyi 4-5 defa okudum. Bazı soru ve cevapları daha fazla okudum )
Bazı önemli bilgileri farketsemde , bazen anlayıp bazende tam anlayamasamda ; şifa bilgilerinin içine yerleştirildikleri için onları oradan önemini ve anlamını kaybetmeden çıkartamıyorum. (neyi ne kadar anladığı mı ? neyi sormam gerektiğini veya neyi paylaşmam gerektiğine emin olamıyorum)
Benim gibi 1. basamaktaysanız ve anlamakta zorlanıyorsanız üzülmeyin ( zamanla bilgi birikiminiz arttıkça anlamaya başlayacaksınız )
Önemli not ; şifa öğrenme aşamaları ve disiplinleri  , meditasyon öğrenme aşamaları ve disiplinleriyle benzerdir. (benzerdir demem doğru bir tanımlamamı  ????). 3.boyut derslerinizi tamamlamak mezun olmak istiyorsanız. Meditasyon çok çok önemlidir.
Bundan sonraki celselerde şifa konularına dikkatle yaklaşmaya devam.  ( Moralinizi bozmayın , pes etmeyin , anlamak için çaba harcayın , fakat abartmayın , zamanınızı ve enerjinizi boş yere tüketmeyin. zamanı geldiğinde hepimiz anlamakta zorlandığımız şeyleri daha iyi anlayacağız. )

CELSEYE GEÇMEDEN ÖNCE YUKARıDA YAZDIKLARIMDA ( ve bundan sonra yazacaklarımda ) EKSİK , HATA , EKLENMESİ VEYA ÇIKARTILMASI GEREKEN BİR YER VARSA LÜTFEN BELİRTİN. (şu kısmı sil şunu yaz desenizde ,üzülmem MUTLU olurum ) (üsteki açıklamayı yazmaya bilirdim fakat ; sonradan bunları düzenlerken şimdiden taslak hazırlamaya çalışıyorum. sonradan gözden kaçan eksik bir yer olmasın  )
4.Celse
1-)Her boyda piramidin kendi odak noktası vardır. Sonsuz zeka bu noktaya akar. Böylece , bir bedenin altına yada üstüne konacak küçük bir piramit bile , bedende konulduğu yere göre , sonsuz zekanın gireceiği noktayla ilişkili olarak özel etkiler yapabilir. ( RA cevabını okuyunca , insan küçük bir pramit yapmak istiyor. Yeterli bilgi verilmemiş. Hangi konumda hangi etkiler , öncesi veya sonrasında yapılacaklar , dikkat edilmesi gerekenler , yapılacak hatanın bize vereceği zararlar. Acaba bunu dünyanın herhangi bir yerinde deneyip , deneyimlerini insanlarla paylaşanlar varmıdır ???????? )
2-)artık bu pramitlerin devri geçmiştir. sonsuz zeka ile bir olmuş arınma derecesine erişmiş insanlar var. Hastalara bu yapıları kullanmadan da şifa verebilirler.
3-)ra cevabından alıntı ( 100. sayfa son pragraf ) Sizden , o eski deviler sırasında aklın şimdikine kıyasla daha sade olduğunu ve birçok enkarnasyondan sonra aynı akıl/beden/ruh bileşimlerinin giderek daha az sapmış ama gereğinden fazla karmaşık görüşlere , düşünce/ruh süreçlerine sahip olduklarını anlamanızı istiyoruz. ( Burada önemli bir şey olduğunu hissediyorum fakat cevabı bulamıyorum. Aklıma gelen tek şey eski devirle kıyaslandığında sapmanın daha fazla olduğu ) ( fakat bir önceki cevapta piramitlere artık gerek olmadığını , aramızda sonsuz zekayla bir olmuş , arınma derecesine erişmiş insanlar var. ) (Şimdi kafam karıştı )(Açıklaması nedir ?????)
4-)şifa ile ilgili cevapta şu cümle ilgimi çekti (101. sayfa ranın ilk cevabı) ; birbirinden hatırı sayılır derecede farklı  ruh/beden/akıl birleşimi tipleri var. Her tip bu alanda kendi/öğrenme öğretme metodunu izlemelidir. ( Şifayı 3. boyut derslerle karıştırmamalıyız. Tüm 3. boyut varlıkları için ;  farklı  ruh/beden/akıl bileşimlerinde dersler ve meditasyon ortak , şifa şekilleri farklı olabilir. Çıkardığım anlam doğrumu ???)
5-)Dünyamızda enkarne olan gezginler ; kendi şifa beceri ve yöntemlerinide beraberinde getiriyor.
6-)Birin yasasının başlıca sapmalarından biride şifadır.
101. sayfanın son sorusundan 105. sayfanın sonuna  kadar dikkatle okunmalıdır.  105. sayfada ranın uzun cevabı İKİ KERE okunmalı. oldukça önemli.
celse 5
1-)Şifa olayı , sonsuz zekanın ortaya çıkma , kanal oluşturma biçimidir
2-)Sayfa 107-110 sonuna kadar mutlaka okunmalı. İşin içinden çıkamadım. (  Şifayla ilgili bilgilerde zorlanıyorum. Anlamıyorum değil , Tam olarak anlayamıyorum  )
celse 6
1-)Sayfa 111-112 5. celsenin devamı olsada , algılıya bildiğim çok güzel bilgiler var.
2-)Hiçliğe doğru çözülmek, birliğe doğru erimektir ; çünkü hiçlik diye birşey yoktur. (Bu cümleyi açıklarmısınız  ???)
3-)Maldek gezegeninden bahsediliyor. Maldekte yaşayan 3. boyut canlılar gezegenlerini tahrip edip , yeni bir gezegen aramak zorunda kalmışlar. Birin yasasına göre kendi varlıklarındaki sapmaları azaltmak için, Hasat süreciyle , dünyada enkarne olmuşlar. ( ra cevabında daha yüksek kürelerden enkarne olduklarını söylüyor.  Düşüncem;   3.boyut bulundukları seviyeden , 3.boyut daha aşşağı bir seviyeye gelmişler anlamını çıkardım??????.  Gezegenlerini tahrip ettikleri için gerilememi yaşadılar ??????????)
4-)Dünya halkı ; maldekten hasat edilenler , 2. yoğunluktan mezun olanlar ve 3. yoğunluk derecesinde bir devreyi tamamlamış farklı gezegenlerdeki , hasat edilmişlerden oluşuyormuş. Paylaştığımız bu deneyim , bu uzay/zaman sürekliliği içinde benzersizmiş.
5-)116. sayfa ra nın uzun cevabı birkaç kez tekrar edecek şekilde okunmalı. ( Bir bütün olarak ele alınmalı ).
6-)Dünya 4.boyut titreşiminde bulunuyor. ( Dünyadaki son hasat gerçekleşecek.  3. boyuttan mezun olamayanlar başka gezegene ve farklı bir beden de devamedecek. Kasyopya celselerinde bahsedilmişti )
7-)(119.sayfa ilk pragraf )11.000 yıl önce dünyada bulunmuşlar. Aramızda bulundukları zamanda insanlarda yarattıkları düşünce formları hala mevcutmuş. Bellek ve yaratılan düşünde formları bizim toplum-bellek bileşimimizin bir parçasıymış. Bu kütle bilinci bu deneyimi birkez daha yaşamak isteyenler için , bu deneyimi birkez daha yaratıyor. Şimdiki venüs halkı artık altıncı yoğunluk derecesinde değildir (Önemli bir ayrıntı gibi duruyor. İlk cümleden sonra herşey karışıyor. Açıklaması nedir ???)
Sevgili arinmak. Bu çalışma konusundaki hevesini kırmak gibi bir niyetim yok kesinlikle. Lakin Ra bilgilerinin her bir celsesinde geçen belli başlı her konu hakkında fikir yürütüp sonuca varıp bunları bir rehberlik haline getirmek hiç ama hiç kolay birşey değil ve zorluktan da ziyade böyle birşeyi yeterince verimli bir şekilde yapabilmenin pek mümkün olmayacağını sanıyorum. Bu görüşüm belki de benim şu anki bir karamsarlığımdan kaynaklanan bir durumdur ama yine de şu an için bu görüşümü paylaşmış olmak istiyorum. Ra bilgileri kendi içinde de %100 uyumlu veya yeterince bütüncül bir rehberlik değil. Pek çok belirsizlik ve karışıklık da içeriyor. Yukarıdaki soru ve tavsiye isteklerin konusunda paylaşılabilecek görüşleri netleştirmek, doyurucu bir şekilde sonuca bağlamak da hiç kolay değil. Ve böyle birşeyi verimli bir şekilde yapmak çok ama çok uzun zaman alır. Patır-kütür hızlı hızlı geçilmesi ise verimlilik düzeyini çok düşürür ve fazlasıyla kaotik bir durum meydana getirebilir. Ve ortaya çıkacak olan rehberlik, o rehberlikten yararlanması beklenen kişiler için yeterince faydalı olmayabilir.

Aslında sen bu çalışmayı yaparken hem kendine, hem de bizlere bir çeşit yardımda bulunmuş oluyorsun Ra bilgileri konusundaki algı ve bilgilerimizi somutlaştırma, bu konuda ortak farkındalıklarımızı geliştirme konusunda ama inan ne kadar uğraşırsak uğraşalım, Ra bilgileri içinde geçen sayısız önemli temayla ilgili ortak bir anlayışa ulaşmayı boşver, sadece farklı fikir ve algılarımızı doğru dürüst paylaşıp görebilmek bile çok ama çok uzun bir zaman ve emek gerektirir ve ortaya çıkacak sonuç veya belki de sonuçsuzluk bu kadar zaman ve emeğe değmeyecek bir netice olabilir bence. Bu söylediklerimi senin şu anda çabaladığın şeyi engelleme amaçlı olarak söylemiyorum. Dilediğin gibi sürdürebilirsin ve ben dahil herkes elinden geldiğince destek verir. Ama sadece Ra bilgilerine yönelik bir rehber değil de, kendi hayatımız hakkında bildiklerimizi esas alarak bu foruma gelen ve gelebilecek herhangi birine yönelik bir rehber üzerinde tartışıp o rehberi aşamalı olarak oluştursak çok daha verimli bir çalışma olurmuş gibi geliyor bana. Zaten öyle bir rehberde Ra, Pleiades ve Kasyopya bilgileri başta olmak üzere çeşitli spiritüel çeşitli kaynakların üzerinde uzlaştıkları temel bilgilerden de yararlanmak durumunda olacağızdır. Ve hazırlayacağımız rehber sadece dışarıdan yeni gelenlere yönelik değil, kendimizin de pekiştirmeye, hatırlamaya ihtiyaç duydukça gözatıp ilham alabileceğimiz bir rehberlik olması doğal ve güzel bir sonuç olacaktır diye düşünüyorum. Öyle bir rehberliği forumda bir metin veya bir dosya halinde hazırlayabileceğimiz gibi, resim ve video açıklamalarla da destekleyebiliriz gibi geliyor bana. Yani kendi bakış açımızla ve ele aldığımız kaynakların bilgilerine dayalı bir şekilde bir çeşit "Hayat Bilgisi" rehberi oluşturmaya başlayabiliriz kendi aramızda. Ve belirttiğim gibi, bu sadece dışarıdan gelenlere yönelik bir yönlendirme ve temel ilkeleri anlama kılavuzu olmakla kalmayıp aynı zamanda kendi aramızda bilincimizi yoğunlaştırıp artırmamıza yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.

Dilerseniz bu teklifteki önerimi şimdi veya başka zaman ele alınabilecek ayrı bir çalışma fikri olarak da düşünebiliriz. Dilerseniz bu başlıkta sadece arinmak arkadaşımızın başlattığı çabayı da sürdürebiliriz. Belki de bu çabanın devam etmesi çok verimli olacaktır. Bunun kararını hep birlikte vermeye çalışalım.

Majisyen

#42
Çalışma güzel. Fakat uygulanabilirliğini mümkün görmüyorum. Şifa kısımlarını anlayıp üzerinde yorumlar yapmak, detaylı açıklamak da pek mümkün gelmiyor bana. Her şeyin yazıya dökülmesi mümkün de değil zaten. Örneğin yazıyla ejderhanın nasıl bir şey olduğunu anlatmak mı daha anlamlıdır, yoksa ejderha resmini göstermek mi? Bence bilginin artması şifa gücünü de beraberinde getiriyor. Veya tam tersi bilgi arttığı için saldırılar sebebiyle hastalıklar artıyor. Bu biraz da kişinin genetik yapısına ve karmik profiline bağlı bir durum. Ra'yı baz alarak bir çalışma yapmaktansa hem Ra'da hem Kasyopya'da anlayamadığımız noktaları tartışarak bilgi tabanımızı artırmalıyız.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

Tgur

#43
Acizane bu konu hakkındaki düşüncelerim,

Bilgi veren, üst yoğunluk bilgilerini veren unsurların şu ortak noktalarda birleştiklerini gözlemledim,
Bilginin verildiği zamandaki toplum bilinç seviyesini öneme alıyorlar,
Bilgiyi almaya çalışan birimlerin (birey veya topluluk) sorularındaki varsayım yoğunluğunu ayıklamaya çalışıyorlar ama  ayıklamada olsalar dahi varsayımlar eksilmiyorsa varsayımlara uygun bilgiler verilmeye başlanıyor ,buna kanalın ısınması veya negatifleşmesi diyebiliriz, ve bu durumda bilgilerin yüzdelerle bahsedilen yozlaşması devreye giriyor..

Belirli bir dünyasal standarta sokamıyacağımız bu hal kişilerin bilgiyi hazmetmesinde bireyselliğinin önemini vurgulayan bir durum ortaya çıkarıyor, yani kişi bilgilenmede aklı ve idraki ile birlikte öz sesini de yorumlamaya karıştıracak bir yol bularak inanç sistemini inşa etmek mecburiyetinde, bu da ruhsal ilerleme isteyenin yalnızlığını barizleştiren bir konu..

Şimdi böylece  züccaciyeci dükkanına giren bir fil gibi ortalığı kırıp döker halim için kendimi kınıyorum hele bilgilenme için can atan dostların kırılıp heveslerinin solmasını hiç istemem ama gördüğüm kadarı ile  sorgularıyla bizi (daha çok beni) canlandıran dostumuzun ayakları sağlam yere basan bir karakteri var bu yüzden ne demek istediğimiz çok iyi anlayacak sanıyorum ,zaten o da bunun hakkında yani bilgilenme uğrunda sağlam bir yol bulabilmek için çabalıyor ,Bozadi beyrutkapı majisyen gibi çok kıymetli dostların cevapları da bir kenara atılacak gibi değil ,bilgileri tazelemek ile birlikte şahsen beni çok düşündürtecek konuları, yorumları sergiliyorlar.

Baştan belirttiğim sebeplerden ötürü bu işi yani verilen bilgilerin hepsinin ortak noktalarını birleştirip bir rehber hazırlamak bence mümkün değil ,konuyu biraz kuantum özelliğine kaydırıp izah etmeye çalışırsak, bilgilerin verildiği zamana kilitlenmesi üst yoğunluk görevlileri tarafından istenmiş gibi görülse dahi hazırlayan ortam zamansızlıkta olduğundan ve bizlerin anlayışı zamana ve farkındalık gelişimine bağlı olduğundan pek ortak bir idrak olayı olmayacak demekteyim.

Konuyu fazla karıştırmadan, bilgilerin üzerinde "zaman enerjisi" denen bir özellik var tekrar tekrar okundukça bir çoğumuzun da itiraf ettiği ve gördüğü gibi evvelce anlamadığımız konuların bu tekrarlarda çok kolay anlaşılır olduğunu biliyoruz. birçok geçiştirilen bilgi bir çiçeğin açılışı gibi önümüzde beliriyor

Netice olarak, şahsın ruhsal gelişiminde en önemli faktör ve hele bu siteyle bir sebeple ulaşmışsa evvela bütün konuları okuyup yorumlar ve diğer söyleyenlerin söylediklerine de şöyle fırsat buldukça bakıp değerlendirir düşünür ve gerçekten bir konuya takılıp kaldıysa ortama sorar ve soruları cevaplamaya büyük bir şevk ve özveri ile bekleyen BH adayı dostlarımız var mutlaka ses verirler.




arinmak

#44
Yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Yıllar içinde kendimde şunu farkettim ; üzülsende sevinsende ... ne olursa olsun doğruyu bil. Sizlerin yazdıklarından mutlu oluyorum. Yazdıklarımla arinmaki üzdüm mü , hevesini kırdım mı gibi fikirlere kapılmayın. Paylaştığınız bilgi , tavsiyeler sayesinde bende öğreniyorum. Beni eleştire bilirsiniz benim için sorun olmaz ( hatamı görüp düzeltebilirim ).

Sabah yazdığım yazı uzun bir zamandır içimde birikenlerin dışa vurumu. 
Ben ilkokul yıllarından beri farklı şeylere ilgi duyan birisiydim. Büyükler benim yanımda tarihi , siyasi konular konuştuklarında dikkatle dinlerdim. anlamasam da dinlerdim. İnsalar hakkında konuşurlarkende dinlerdim , kendimce anlamaya ders çıkarmaya çalışırdım.
11-12 yaşlarında bize öğretilen allahın tanımını sorgulardım. Küçük bir çocuksunuz , verecek cevabınız , bilgi birikiminiz yok ama ortada bir gariplik olduğunu seziyorsunuz. İzlediğim filimlerin etkisiyle uzay , dünya dışı yaşam ... kafamda sorular ama cevap verecek kimse yok.
Liseye geçtiğimde, Siyaset , din ,  dünya dışında yaşam ... Aklımda daha fazla yer kaplamaya başladı. Bir sorun vardı ; yalnızdım arkadaşlarımdan bu konulara ilgi duyan yoktu. Sorabileceğim kimsede.
Lise bitti. Dandik bir üniversitede , dandik bir bölüm. Yine yalnızdım.
Mutlaka birileri vardır ,  fakat karşıma neden çıkmıyorlardı. yalnızdım.
Yıllar geçti ra kitabını okudum. Boş okudum geçtim.
Yıllar geçti şimdi aranızdayım.

1-) Neden ilk adımı atmak için bu kadar yıl geçti. Cevremde yalnız olmam , adım atmamı çok geciktirdi..
2-) Yılların birikimiyle ; yazdıklarımı abarttığımı farkettim. Hayalimle , olması gereken arasındaki farkı kaçırdım. Yolun başındakilerin anlamasında  yardımcı olacak ufak bir cep kitabıydı. Sabah yazdıklarımın mümkün olmadığının farkındayım.

Kimse yalnız kalmasın. 

Yazdıklarınızın özetinin , özeti ; celseleri oku , forumu tara , kafana takılanları sor. Zaman zaman tekrarlar yap. Daha okuyacağın çok kaynak var. . Boşa kürek çekip , zamanını ve enerjini boşa harcama (İmsaknsız olmasada , istediğin çok çok zor ).

Ortak görüş buysa , bende ilerlemeye tavsiyeleriniz doğrultusunda devam edicem.