Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

HADİ OYNAYALIM

Başlatan sirera, 11 Ağustos 2025, 20:36:56

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sirera

Sevgili Fatih,  bu kitap oyununa katıldığın için teşekkür ederim.
35. sayfanın başlığı devamındaki üçüncü paragraf 36. sayfaya kaymış. Alıntıladım. Buyurunuz.

İÇSEL YAŞAMIN KAVRANMASI
35
İç yaşamı deneyimleyen birinin prensibi hayatı boyunca herkes için her şey olmaktır. O her durumda, her kapasitede anın gerektirdiğine yanıt verir. İnsanlar sıklıkla ruhsal birinin üzgün bakışlı, suratı asık, ciddi ifadeli, melankolik havalı biri olması gerektiğini düşünürler. Gerçeği söylemek gerekirse bu portre gerçek ruhsal insanın tam tersidir. İç yaşam yaşayan kişi, duruma uymak için gerektiği gibi dışa doğru edimde bulunmak zorundadır; koşullara göre hareket etmelidir ve herkesle onun seviyesinde, yine de iç yaşamı kavrayarak, onun dilinde konuşmalıdır.
Gerçeği bilen, ruhsal bilgiye ulaşan ve iç oluş halinde yaşayan kişi için yaşamda çok zor bir iş yoktur; bir iş adamı olarak, bir profesyonel, bir kral, bir yönetici, fakir bir adam, dünyevi bir insan olarak, bir rahip veya keşiş olarak, her yönden o insanların onu gördüklerinden ve bildiklerinden farklıdır. İç yaşam yaşayan biri için dünya bir sahnedir; o sahnede o bazen öfkelenmesi, bazen sevgi dolu olması gereken bir rol oynaması, hem trajediye hem komediye katılması gereken aktördür. İç yaşamı kavramış olan kişi devamlı edimde bulunur; ve oynadığı rolden dolayı yüklendiği duyguları hissetmeyen aktör gibi ruhsal insanın da hayatın ona verdiği yeri tam olarak doldurması gerekir. Orada o her şeyi, yaşamdaki dışsal görevini yerine getirmek için tam ve doğru olarak icra eder. O arkadaşı için bir arkadaş, akrabaları için bir akrabadır. Dıştan ilişkide olduğu herkesle düşünceli bir şekilde doğru ilişkilerini korur ve yine de kendi kavrayışında o bütün ilişkilerin üstündedir; o hem kalabalık içindedir ve aynı zamanda tek başınadır. Bazen çok eğlenebilir, ve ama aynı zamanda çok
36
ciddidir de. Kimi zamanda çok üzgün görünebilir, yine de yüreğinde sevinç kabarmaktadır.

Bu nedenle iç yaşamı kavramış olan kişi herkes için bir gizemdir; hiç kimse, onun içtenlik vaat ettiği, sevgi yaydığı, güven verdiği, iyilik saçtığı ve Tanı'nın ve gerçeğin bir izlenimini verdiği anlar dışında bu kişinin derinliklerini fethedemez. Çünkü içsel hayatı kavranış olan kişi için her edim meditasyondur, eğer sokakta yürüyorsa bu onun meditasyonudur, eğer marangoz veya demirci olarak veya başka bir işte çalışıyorsa bu onun meditasyonudur. Onun göğe veya yere bakması önemli değildir, o ibadet ettiği nesneye bakmaktadır. Doğu veya batı, kuzey veya güney, onun tanrısı her yöndedir. Şekilde, prensipte hiçbir şey onu sınırlamaz. Şeyleri bilebilir ama konuşmayabilir; zira iç yaşam yaşayan kişi deneyimlerinden bahsederse bu pek çok zihni karıştırır.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

fatih

Alıntı yapılan: sirera - 16 Ağustos 2025, 22:36:53 Sevgili Fatih,  bu kitap oyununa katıldığın için teşekkür ederim.
35. sayfanın başlığı devamındaki üçüncü paragraf 36. sayfaya kaymış. Alıntıladım. Buyurunuz.

Değerli sirera bu etkileyici oyun için de ben teşekkür ederim. Adı oyun ama sonuçları önemli olabiliyor. Ben bunu çok kez Kur'an-ı Kerim kullanarak yaptım tefe'ül dediğimiz uygulama ve hepsinde çok şaşırtıcı sonuçlar aldım. Cidden basit bir konu değil yani. Kişinin seçimi ona sembolik olarak bir konuyu anlatmak isteyen onu bekleyen bir cevap olabiliyor. Emeklerine sağlık..
İnancınızı kaybettiğinizde, dışarıdan hiç bir kurşun yemeseniz bile, kendi içinizde savaşı kaybedersiniz..

sirera

#32
Evet sevgili Fatih. Bahsettiğin uygulamada elimize aldığımız kitabı zihnimiz 4kh müdehalesi ile  yönlendirerek  doğru olmayan sonuçlara varmak mümkün görünse de bu oyunda böyle bir müdehale olamaz gibi. Senin bizimle paylaşacağın kitabı bekliyoruz 🙂 Rica ederim.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

fatih

Alıntı yapılan: sirera - 17 Ağustos 2025, 04:16:14 Evet sevgili Fatih. Bahsettiğin uygulamada elimize aldığımız kitabı zihnimiz 4kh müdehalesi ile  yönlendirerek  doğru olmayan sonuçlara varmak mümkün görünse de bu oyunda böyle bir müdehale olamaz gibi. Senin bizimle paylaşacağın kitabı bekliyoruz 🙂 Rica ederim.

"Hayat, ileriye doğru yaşanır, geriye doğru anlaşılır."
Soren Kierkegaard

Niyet ettiğin soruya gelen cevabın bazen mevcut karşılığı oluyor ve hissediş durumuna göre aldığın cevap sende geçerli/geçersiz diye bir his oluşturuyor. Bazen de yukarıdaki sözde olduğu gibi ileride anlaşılıyor o geçmiş sorunun cevabı eksik parçalar tamamlandığında. Ama elbette her zaman bir geçersizlik olasılığını dikkate almak gerekli evet hayati konularda kendime tavsiye etmem sadece fikir almak, ek bir ipucu anlamında değerlendirmek gerekli doğru. Kitap geliyor..
İnancınızı kaybettiğinizde, dışarıdan hiç bir kurşun yemeseniz bile, kendi içinizde savaşı kaybedersiniz..

fatih

Ruhlar Arasında
Bedri RUHSELMAN
Ruh ve Madde Yayınları (2.Baskı / İstanbul 1990)
Sayfa: 5-271
İnancınızı kaybettiğinizde, dışarıdan hiç bir kurşun yemeseniz bile, kendi içinizde savaşı kaybedersiniz..

sirera

Doksanbiir rica ediyorum 
Alıntı yapılan: fatih - 18 Ağustos 2025, 17:35:28 Ruhlar Arasında
Bedri RUHSELMAN
Ruh ve Madde Yayınları (2.Baskı / İstanbul 1990)
Sayfa: 5-271

Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

fatih

#36
Alıntı yapılan: sirera - 18 Ağustos 2025, 19:00:49 Doksanbiir rica ediyorum
Alıntı yapılan: fatih - 18 Ağustos 2025, 17:35:28 Ruhlar Arasında
Bedri RUHSELMAN
Ruh ve Madde Yayınları (2.Baskı / İstanbul 1990)
Sayfa: 5-271



Not: Bir de bilenler bilir ama hani konulara yabancı arkadaşlar için bir not geçeyim, o zamanlardaki "medyum"lar, bilhassa Bedri RUHSELMAN, Ergün ARIKDAL gibi büyük üstadların çalıştığı medyumlar çok sağlam donanımlı, özellikli multi fonksiyon :) algılar şahane açık insanlardı. Yani şimdiki içi boşaltılmış "medyum" kavramının çok ötesinde ciddi sağlam kişilerdi. Oradaki mesajı, bilgiyi söke söke alırdı abi affetmezdi efsaneydi onlar :)

Buyrun 91.Sayfanın tamamı:

«Ruhunun ilk daveti, ölümünden birkaç gün sonra yapıldı.
Geldi ve asla ölmemiş olduğundan bahsetti. Ve mütemadiyen kendisinden gasbolunan paralarım istedi. Bu davetin üzerinden aylar geçti. Aynı gurup tarafından 25/DX/1863 de tekrar davet edildi.

Celsede bir yazıcı, bir de somnambul haline konulmuş görücü medycm vardı. Görücü Medyom hayatında iken, bu adamı hiç tanımamıştı, bununla beraber fizyonomisi ve kiyafeti ile doğru olarak onu tarif etti. Ve kendisi vasıtasiyle sorulan suallerin cevabım ruhtan aldı. Aynı zamanda yazıcı medyom da ruhun tesiri altında aşağıdaki tebliği yazdı. Bunların mukayeseli mütalâası için ikisi de takdim edildi.

Yazıcı Medyom : Bn. B...
«?. — Benden daha ne istiyorsunuz? Rica ederim beni bırakınız. Beni sıkmağa başladınız. Çalmış olduğunuz paralarımı bana iade etseydiniz daha iyi olurdu. Yaptığınız işin iğrenç olduğunu düşünmüyor musunuz? Ben ki, bütün ömrümce, küçük bir servet yapabilmek için namuskârane çalıştım. Peki! Ama, efendiler bütün paralarımı elimden aldılar. Beni mahvettiler. Şimdi ben sokak kaldırımı üzerinde kaldım. Başımı nereye koyacağımı bilmiyorum. Oh! Paralarımı
lütfen bana veriniz- Eğer beni memnun ederseniz, size minnettar kalırım.

Görücü Medyom berteau. B. Gim-berteau.
«Medyom — Orada yazı yazan bir ihtiyar görüyorum. Çok sıkıntı veren bir adam! Ağzında diş olmamakla beraber bir de kalın dudakları ve sarkık ağzı var. Pamuktan yapılmış gibi bir takke giymiş. Üzerindeki elbisesi çok kirli. Aman
Allahım! Ne sıkıntı veren bir adam!

«Operatör, ruha dünyayı terkettikten sonra kendisinden bir şeyin gasp veya sirkat edilebilmesinin bahis mevzuu olamıyacağını anlatmaya çalışıyor.

«?. — Benden bir şey almadıklarını ve hiç bir şeyimin noksan olmadığım söylüyorsunuz. Küstahlık yapıyorsunuz, O
halde paralarım nerede? Bunu hiçe mi sayıyorsunuz.

«O. — Siz kimsiniz?

«O. — M. Gimberteau, bu yazıları yazan bu mudur?

«G. — Evet. medyomun yanında duruyor. Her taraftan taşa tutulmuş bir insan gibi. Bu, eski bir kaptan.
İnancınızı kaybettiğinizde, dışarıdan hiç bir kurşun yemeseniz bile, kendi içinizde savaşı kaybedersiniz..

sirera

#37
Güzelmiş. Acımasızca bilgi almak berbat görünse de en sonunda hiçbir noksan olmadığı anlayışıyla, dünyayı, mekanı terkettiğini anlayan ruh için bir özgürleşme aynı zamanda.
Herşeyin noksansız, tam olduğunu bilseydi kendini bu kadar biçare bırakmazdı. Bu da onun dersiydi belki kimbilir.
Teşekkürler Fatih.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

fatih

Alıntı yapılan: sirera - 18 Ağustos 2025, 21:23:33 Güzelmiş. Acımasızca bilgi almak berbat görünse de en sonunda hiçbir noksan olmadığı anlayışıyla, dünyayı, mekanı terkettiğini anlayan ruh için bir özgürleşme aynı zamanda.
Herşeyin noksansız, tam olduğunu bilseydi kendini bu kadar biçare bırakmazdı. Bu da onun dersiydi belki kimbilir.
Teşekkürler Fatih.

Bir de şu var. Buradaki mevzu bu sayfada anlaşılmıyor da kitabın sonraki sayfasında açıklanmış. Adam meğer öldüğünden haberi olmadığı için dünyada biriktirdiklerini kendisi gittikten sonra haliyle dünyada kalanlara kalmasıyla parasını başkaları gaspetti algısına kapılıyor.

Sonraki sayfada diyalog şöyle devam ediyor:
Medyum: Fakat niçin mütemadiyen dünyada bıraktığınız serveti arayıp duruyorsunuz? Onu daha iyisi, bulunduğunuz âlemde temin etmeğe çalışsanıza!
Ruh: Oh! Aradığım şeyin nerede olduğunu bana derhal söylemeliydiniz. Siz kötü bir maskarasınız, anlıyor musunuz?
Medyum: Siz Allah'a inanmıyor musunuz?
Ruh: Ben onunla teşerrüf etmedim (tanışmadım) Paramı istiyorum.


SONUÇ:
Yani buradaki üyelerden herkesin bu konularda temeli olduğu için hemen farkedeceğiniz gibi burada mevzu ruh dünya yaşamında sahip olduklarından kopamadığı için takılı kalmış ışığa gidememiş. E ölüm sonrası ruh belli bir süre içinde ışığa gidemezse zihinsel dengesini de kaybediyor ve sersemlemiş, asabi ve dünyada bağımlı olduğu şeylere kilitlenmiş şartlanmış bir şekilde arafta kalakalıyor. Buradaki örnekte param, param diye kilitlenip aranması gibi.

Bu konuları hem Bedri RUHSELMAN bu kitabında celselerde şahit oldukları örneklerle anlatmakta. Ölüm ötesinin en iyi işlendiği kaynaklardan birisi de "Tibet'in ölüler kitabı" şüphesiz. Vaktimiz olunca okumak gerek.

Yani sirera seçtiğiniz bu sayfayla burada iki farklı anlam görülüyor. Birisi gerçek anlamıyla bu seçim vesilesiyle bizlere hepimize "dünyada hiç bir şeye haddinden fazla bağlanmayın ötede sıkıntı büyük oluyor" :) mesajını hatırlatmış oldu, bizlere öğretici oldu. <Tabi gülünmeyecek sonuçları ciddi bir konu ama espirisiz de olmuyor abi :) >

Diğeri de belki, sembolik anlamıyla size özel olarak eğer şimdilerde birşeyleri çok kafaya takıyorsanız "takma kafaya takılma, boşver akışına bırak" anlamında bir mesajdır. Bu varsayım tabi sembolik anlamını en iyi kendiniz anlarsınız mevcut durumlarla.
İnancınızı kaybettiğinizde, dışarıdan hiç bir kurşun yemeseniz bile, kendi içinizde savaşı kaybedersiniz..