Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Gurdjieff

Başlatan Tiversonus, 04 Mayıs 2009, 19:09:22

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Moderator

#15
"Dur" Egzersizi


Dur' egzersizi Enstitünün bütün ögrencileri icin zorunludur. Bu egzersizde 'dur' komutuyla veya daha önceden belirlenmis bir sinyalle birlikte her ögrenci nerede ve ne yapiyor olursa olsun bütün hareketlerini derhal durdurmak zorundadir.O anda ritmik bazi hareketlerin tam ortasinda veya bir isle mesgul veya masa basinda da olsa bu komutla birlikte sadece hareketlerini durdurmak degil ayni zamanda yüzündeki ifadeyi, gülümsemeyi, bakisi ve bedenindeki bütün kaslarin gerilimini de oldugu gibi korumak zorunlulugundadir. Gözlerini, komutun verildigi anda bakmakta oldugu noktaya sabitlemesi gerekir. Hareketlerini durdurmus oldugu bu hal icinde ögrenci ayni zamanda düsüncelerinin akisini da durdurmali ve yeni düsüncelerin gelmesine izin vermemelidir. Ayrica dikkatinin tamamini bedeninin cesitli bölümlerindeki kaslarda mevcut olan gerilimi gözlemlemeye yogunlastirmali, dikkatini bedeninin bir bölümünden baska bir bölümüne yönlendirerek kaslardaki gerilimin degismedigini, ne azaldigini ne de arttigini farketmelidir.


Bu sekilde hareketlerini durdurmus olan bir insanda hicbir davranis sekli yoktur. Bu aslinda bir davranistan baska bir davranisa gecis aninda engellenmis olan bir harekettir. Bir davranistan digerine genellikle o kadar hizli geceriz ki, bu gecis sirasinda takindigimiz tavirlari farketmeyiz bile. 'Dur' egzersizi bize, kendi bedenimizdeki tamamen alisilmadik ve dogal olmayan davranis sekillerini ve tavirlari görme ve hissetme olanagi verir.


Psikolojik analiz ve psiko-motor islevlerin incelenmesi, istemli veya istemsiz olsun her bir hareketimizin otomatik olarak belirlenmis bir davranis seklinden ayni derecede otomatik olan bir digerine suursuz bir gecisten ibaret oldugunu kanitlamaktadir. Hareketlerimizin istemli oldugu düsüncesi bir yanilsamadir; gercekte onlar otomatiktir. Düsüncelerimiz ve duygularimiz da esit derecede otomatiktir. Düsünce ve duygularin otomatik olusu ise kesinlikle hareketlerimizin otomatik olusuyla baglantilidir. Biri, digeri olmadan degistirilemez. Ve örnegin, bir insanin dikkati düsüncelerinin otomatizmasini degistirmeye yogunlasmissa; o insanin aliskanlik haline gelmis olan hareket ve davranis bicimleri, eski alisilmis cagrisimlari uyandirarak yeni düsünce tarzini engelleyecektir.


Entellektüel, duygusal, hareketsel islevlerin karsilikli olarak ne dereceye kadar bagimli olduklarini anlayamayiz, fakat yine de ruhsal ve duygusal durumumuzun, hareketlerimize ve davranis bicimlerimize ne kadar bagli oldugu konusunda uyanik olabiliriz. Eger bir insan kendi icinde bir keder ve hüzün duygusuna karsilik gelen bir davranis bicimi sergiliyorsa, o zaman kisa bir süre icinde gercekten keder veya hüznü hissedecektir. Korku, aldirmamazlik, hoslanmama vb gibi duygular yapay davranis degisiklikleri tarafindan yaratilabilirler.


İnsanin bütün islevleri -entelektüel, duygusal ve hareketsel- kendi belirli davranis sekli repertuarina sahip olduklari icin ve sürekli karsilikli eylem icersinde olmalarindan ötürü bir insan asla kendi repertuarindan kurtulamaz.


Bu otomatizma cemberinden kurtulma araclarindan biri de, özellikle bir insanin kendi üzerinde calismasinin baslangicinda cok önemli olan 'dur' egzersizidir. Baslamis olan bir hareket ani bir emir ve sinyalle kesilir. Beden hareketsiz kalir ve bir hareketten digerine gecis noktasinda sabitlenir, Bu günlük yasamda hic durup kalmadigi bir tavir icinde olmalidir. Kendisini aliskin olmadigi bir davranis sekli icinde algilayan kisi kendisine yeni bir acidan bakar, kendisini degisik bir sekilde görür ve gözlemler. alisik olmadigi bir bicimde hissedebilir, düsünebilir, kendisini degisik bir bicimde taniyabilir. Bu durumdayken eski otomatizma cemberi kirilmistir. Beden kendisi icin konforlu olan eski alisildik tavrina dönmek icin bos yere cirpinmaya baslar.Bunu kisinin dur emriyle faaliyete gecirilmis iradesi önlemektedir. Bu egzersiz irade, dikkat, düsünce, duygu ve hareketleri eszamanli olarak etkileyen bir egzersizdir.


Fakat sunu anlamak gerekir ki, bir insanin iradesini onu aliskin olmadigi bir tavir icinde tutmaya yetecek kadar güclü bir sekilde harekete gecirmek icin bu emrin disardan gelmesi zorunludur. Bir insan bu emri kendine veremez, iradesinin kendine emri gecrsiz kilmasinin nedeni, aliskanlik haline gelmis olan entelektüel, duygusal ve hareketsel davranis bicimlerinin olusturdugu bilesimin iradeden daha güclü olmasi gerceginde yatmaktadir. Disaridan gelen dur emri entelektüel ve duygusal davranis bicimlerinin yerini almaktadir ve hareketsel davranis bicimi iradeye boyun egmektedir.
 

Moderator

#16
"Melami" Özelliği



Hayatının bir dönemini onunla birlikte geçiren J. G. Benneth, Gurdjieff'in yaşamını anlatan "Gurdjieff" isimli kitabında (K9) onunla ilgili şunları yazıyor:


"Gurdjieff''in en önemli özeliiği, doğıştan kazandığı çok güçlü psişik yeteneklere sahip olmasıdır. Tüm Batı ve Doğu aleminin çok iyi tanıdığı ilginç bir kişiliği vardır. İstanbul'a defalarca gelen ve orada uzunca süreler kalan Gurdjieff, hem rahip, hem de doktor olmak üzere eğitim görürken, bir taraftan da ticaretle uğraşır. 20 yıl süreyle, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika'nın bir çok bölgesini bir derviş gibi gezer, İslam mistizmini ve tarikatları inceler. Özellikle, Nakşibendi ve Abdülkadir Geylani'nin Kadiri tarikatlarından etkilenir (Bağdadi'nin de bu iki tarikatta halife mertebesine yükseldiğini hatırlayalım). Bu etkilerle, kendini, insanlardaki doğal güçlerin araştırmasına verir. "İnsanın Uyumlu Gelişimi" adını verdiği bir düşünce sistemini, ilk kez 1913'de Moskova ve St. Petersburg'da öğretmeye başlar. 1919'da Tiflis'de ve 1922'de Paris'de "Institute of the Harmonius Development of Man" (İnsanın Uyumlu Geliştirilmesi Enstitisü) nü açar."


Gurdjieff, bu arada bazı kitaplar da yayınlar. Bunlardan en önemlileri, "The Herald of Coming Good" (Gelen İyiliğin Habercisi) (K72), "All and Everything" (Hepsi ve Herşey), "Views from the Real World" (Gerçek Dünya'dan Görünümler) ve "Meetings with Remarkable Men" (Karşılaştığım Olağanüstü İnsanlar) (K71) dır. Gurdjieff'in öğretileri, ölümünden sonra, diğer bir Zig-Zag mensubu olan "Peter D. Ouspensky" tarafından, "In Search of Miraculous" (Mucize arayışı) ve "The Fourth Way" (Dördüncü Yol) (K108) adlarıyla yayınlanmıştır. Bugün, internette "Gurdjieff - Ouspensky School: The Fourth Way)" (Gurdjieff - Ouspensky Okulu: Dördüncü Yol) (S80) adıyla yer alan web sitesinde Gurdjieff'in öğretileri sunulmaktadır.


Gurdjieff'in, Bağdadi'nin "Melami" özelliğine sahip olduğunu, J. G. Benneth, kitabında (K9) şöyle anlatıyor: "Gurdjieff, insanları kendine çekmek yerine, onları kendinden uzaklaştıracak bir maskeye bürünürdü. Sufilerin "Melamet Yolu" (Kendini Hor Görme) dedikleri bu yöntem, onların nezdinde çok saygı görür, bu yolu izleyen şeyh ve "pir"lerin çok üstün nitelikli kişiler olduğu bilinirdi. Bu kişiler, övgü ve hayranlık çekmemek için, dış dünyaya kendilerini olduğundan kötü gösterirlerdi. Melamet Yolu, putlaştırılmaya, bir kahraman olarak yüceltilmeye ve tapınılma tehlikesine karşı seçilmiş bir davranış tarzıydı. Çünkü, Gurdjieff gibi psişik güçleri çok kuvvetli olan kişilerin sahip oldukları kişisel çekim gücü o kadar baştançıkarıcıdır ki, buna pek az insan karşı koyabilir. Gurdjieff''i 43 yıldır tanıyan bir kişi olarak, onun yaşamı hakkında yaptığım tüm araştırmalar sonucunda vardığım nokta, onun, güçlerini, başkalarının horgörüsünü çekecek bir davranış ardında saklamayı bilinçli olarak seçmiş birisi olduğudur. Böyle bir yaşam tarzı seçtiğini, 1933 yılında yayınladığı (dilimizde de yayınlanan) "The Herald of Coming Goods" (K72) adlı kitabında da açıklamıştır."