Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

alemtac'da kendini dovecek

Başlatan Alemtac, 13 Nisan 2009, 18:19:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#450
Sevgili Dostlar; dün gece bahsettiğim gibi, sevgili arkadaşımın msn adresine ulaşamadığım gibi, mail attığı adresede döndüğümde "This is an automatically generated Delivery Status Notification. Delivery to the following recipients failed. [email protected]" cevabı [email protected] dan geliyor.

Sabah uyandığımda yaptığım/yapmadığım bir şeyden dolayı suçluluk ve pişmanlık duyguları içindeydim. Neden diye sordum, suçlu hissedecek ne yaptım ki? Sonra aklıma geldi, bana özel yazılmış maili burada paylaşmıştım. O an, bana yazılmış maili paylaşırken hissettiklerim, çekilmek üzere zannettiğim durumdan dolayı endişe ve akıl sormaktan öteye bir şey değildi. Işık ailesi olduğumuza inancımla, çevremdeki kimseye sormadan sizlerle paylaşmamda ne sakınca var, hata ne olabilir ki? Ama hala üzerimden atamıyorum bu duyguları...

Herkese mutlu ve neşeli pazar günü dilerim.
 

Tiversonus

#451
Sevgili Alemtac, dün birara yazınızı okuyunca düşünceye daldım. Din ile ilgili vurgunuzdan dolayı ve hemen aklıma Mevlana ve "Esrar'ı Katipler" i geldi. Bir çok dine ve ırka mensup olan "Sır Katipleri" yani...Ve Dünya insanlığının zihnine öyle bir duvar örülmüş ki, bu bir zaman sonra kuvvetli bir teste tabi tutulacak diye de düşünüyorum ve belki de özel mesajlaşma trafiği de başlamıştır. Yani "Tek ve Sonsuz Olan Bir" felsefesinde olan için zaten "Din hayatın kendisi" olduğu için ne savunulacak ve ne de yerilecek bir kavramı ben zaten düşünmüyorum...Gerçekten Dünya insanlığı bir gün gelip te "Dünya Toplumsal Belleğiyiz" diyecektir, bundan hiç kuşkum yok. Ama içlerimize ekilmiş olan o ayrılık tohumlarının varlığı sanırım bir süre daha bizleri oyalayacak diye düşünüyorum...Ya da 802 yıl önce doğmuş Mevlana olabilsek, O'nun gibi titreşebilsek...Neyse, sadece içimde olan bir kaygıyı paylaşmak istedim...

Alemtac

#452
Ben bu sınavdan geçemedim...Din konusuyla değil, orada bir dualite yaratıldığının farkındayım. "O zamanlar başka bir dine mensup olan" derken sözlerle ayırımcılık yapılıyor gibi hissettiğimi vurguladım. Neden " O zamanlar Türk olan" denmemiş ti...(bu da ayrımcılığın başka yönü olur du). Çalışanlar değişmedi, sadece patron değişti ve iş yerinin de dini değişmiş mi oldu? Nüfus cüzdanim da müslüman yazar, aslında hiçbir dine mensup olmadığımı düşünüyorum...Annemin de reiki ile uğraşmamdan rahatsızlık duymasının nedeni bu :) "Işınla mışınla ilgileneceğine, al eline Kur'an ın tefsirini oku" diyor ya bana hep :))

Henüz bir yaşımdayken, annemle beraber Amerika'ya babamın yanına gitmek üzere bindiğimiz uçak, havada arızalanmış. Annem sürekli yüksek sesle dua etmeye başlamış ve yanında oturan hanımada ineceğimiz havaalanında kilise olup olmadığını sormuş. Hanım şaşırmış ve "siz müslüman değlmisiniz, arapça dua ederken duydum sizi" deyince annem, "her yer Allah'ın evidir, sağ salim inersek şükretmek için kiliseye gitmek istiyorum, sinegog da olsa, camiide olsa ne fark eder" demiş. Beni böyle bir terbiye ile büyütmüş, din/dil/ırk ayırt etmeden, insanı sevmeyi öğretmiş. Çok az dua bilirim, anlamını bilmediğim duayı etmek istemiyorum ve anlamını öğrenmek içinde çaba sarf etmiyorum :) Hep derim ya, duada meditasyonda aynı şeydir benim için:)

Daha öncede sınavlara tabii tutulduğum oldu ve sınıfta kaldım :) Buradan biliyorum ki, ikinci bir şans daha vardır. İkincilerde geçiyorum ama :)) Burada başaramadığım sınav ve hissettiğim pişmanlık/suçluluk duygusunun nedenini çözdüm. Yollanan mail gurumu okşamıştı ve asıl amacım "bakın ben nasıl seviliyor muşum, nasıl davranıyor muşum çalışanlara" demek olmasa da içinde gizli bir yerde bu da vardı. Ve istemeden de olsa bu maili okuyan herkesi bir az üzdüğümü sonradan farkettim :(  Bunun için herkesten özür diliyorum. Ancak sınavlarla öğreniyoruz, umarım ikinci bir sınava kadar bir daha övünmemeyi öğrenmiş olurum...
 

Alemtac

#453
Heyy, başarmışım :) meğer eklemişim msn ye :))) Ama onunla konuşamadım, evde değilmiş...ama bu nasıl oldu? Dün gece övünmek maksadını da içeren yazıyı yazdığımda başaramamıştım. Sonradan farkında olduğum andan sonra eklenmiş. Bu işte bir hayır var...
 

sirera

#454
Yazdıklarınızı ilk okuduğumda geçirmiş olduğunuz rahatsızlığı bir defa daha sorgulamanız gerektiği için mi acaba bu kişi birdenbire çıktı ortaya diye düşünmüştüm. Yazıya öyle başlamışsınız ki sanki hatırlayamamış olduklarınız veya iyileşmiş bitmiş olan o hastalıkla ilgili kendinize bir küskünlüğünüz olmuş gibi hissettim. Bizimle paylaşmak istemeniz beni duygulandırdı ve kendinizi övmek konusunda kendini aşkla seven biri bence ne kadar övse kendini yeridir. Ki öven siz değilsiniz ayrıca sizi seven birisi:) Şımarmak ve şımartılmak istiyoruz bizler bir anlayışa doğru gittikçe daha çocuklaşıyoruz belki ondandır. Hem paylaşarak bizi de şımartmak istediniz belki, ben kendi adıma teşekkür ederim :)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

#455
Ah Sevgili Sirera, teşekkür ederim, böylesine ince, böylesine nazik olduğunuz için :). Geçirdiğim rahatsızlıktan sonra, geçmişimden bir çok şeyi hatırlamıyorum, bu konuda haklısınız, kendime küstüğüm bir şeyler olmalı. Çözdükçe çıkıyor zaten ve önce kendimi affediyorum :)Geride birşeyler daha kalmış...aman hepsini birden çözmeyeyim, sonra burayla işim kalmaz :))
 

Alemtac

#456
"Alem ablacığım... Bugün küçük yeğenimin bana bırakmış olduğu bir not beni çok sevindirdi... Demekki o mail'i yazdığım kişi sizmişsiniz..." diye başlayan mail...
 
"Ancak bir sınavdan geçtiğimin bilincindeyim... Sağlıkta hastalıkta insanlar içindir... Şunuda ifade etmekte yarar görüyorum... Yaşadıklarıma üzüntü duyduğunuzu söylemişsiniz... Lütfen üzülmeyin... Çünkü almış olduğum rehabilitasyonların meyvelerini almaktayım... Üç yıl öncesine nazaran oldukça iyiyim... Yatalak bir insanken şimdi artık ayağa kalkabilen, evin içindede olsa gezinebilen biriyim... Bazıları beni kaderci diye alaya alsada Bu inişli çıkışlı yaşadıklarımın kaderimin bir parçası olduğuna inanıyorum ve umutluyum... Ben mazoşist değilim Ancak bazı sıkıntıların, hastalıkların, Müsubetlerinde gün geldiğinde faydası olacağını düşünmekteyim... Yine kendimi kaptırdım galiba... Yüreğinizi karartmak istemem..." ve devam ediyor tabiki mail, ama bu kadarını paylaştım.

Ne diyebirimki, ekleyecek hiçbir şey yok. Bu sayfanın başında yazdıklarımdan, endişelerimden utanıyor olmaktan başka. Çoook iyi dersler aldım. Teşekkür ederim sevgili kardeşim :)
 

Gülay

#457
Sevgili Alemtac

'' İkinci bir sınava kadar umarım ögünmemeyi öğrenmiş olurum'' demişsin ya ben sözlerindeki bu ifadene değinmek istedim..:))

Sana özel bir iletiyi paylaşman ve dostlarından görüş sorman çok güzel bir paylaşım öncelikle :)))

Ama arkasında kuşku duyman ve arkadaşının seni öğücü ifadeleriyle kendinin ne kadar başarılı ve sevilen biri olduğunu bizlere göstermenin ve kendini öğmenin yanlış olduğu inancıyla suçluluk duymanı, dönüştürmen gereken  negatif bir inanç kalıbın olarak sana hatırlatmak isterim..

Kendimizi takdir etme, değerli olduğumuzu bilme, ve yaptığımız her eylemde kendimizi onaylıyacak kişinin kendimiz olduğunun bilincinde olma haline hepimizin hızla geçiş yapması gerekiyor:)))

Hemde süratle ve vakit kaybetmeden,

Çünkü bana göre değersizlik, yetersizlik, takdir edilmeme, ve onaylanma ihtiyacı ve diğer eksikliklerimiz tüm insanlığı bir kanser hastalığı kadar içten içe çürütmekte olan ve miyadı dolmuş en önemli kertiş öğrenim şablonlarıdır ...

İletindeki güzel ve takdir edici sözleri değerli, yeterli, takdir edilen ve onaylanmış olarak içselleştirmiş olsaydın, bizlerle paylaştıktan sonra kuşku duyup rahatsızlık duymıyacak, kendi kendini öğmüş olmanın yanlış olduğu fikrini taşımıyacaktın:)))

Sana pınarla birlikte hayırlı duygusal arınmalar diliyorum alemcim, esas şimdi dersin var  ve kolay gelsin...[;)]

not:Bu görüşlerimi alemtacın önerisi ile buraya aktardım, paylaşımındaki cesareti ve öngörüsünü ayrıca tebrik ediyorum..


 

sirera

#458
Kimbilir etrafındakiler tarafından nasıl eleştiriler almış olmalı ki eklemiş ben mazoşist değilim diye de:) Arada bir düşünüyor demek ki ya ben manyak mıyım, mazoşist miyim, neden bu hastalıklar beni buldu amma pek de güzellermiş bak bana şunu söyledi bu hastalıklar diyebiliyor olması ne kadar yaratıcı. Gün gelmiş işte faydası olmuş iyileşmiş :) Kendini iyileştirmiş. Bazen etrafımızdaki tüm eleştirilere rağmen kendi bildiğimizi uygulamak ve ardından şifalanmak, çoğumuz yaşamışızdır, yaşıyoruzdur belki, etrafımızdaki kişiler olmasa o kadar hızlı olmayacak belki iyileşme o eleştiriciler bir çekim gücü yaratıyor dolayısıyla onlar da seçilmiş harika kişiler. Herkes için de yöntem farklı. Bir komşumun-dostumun 2 yaşındaki kızı, abisiyle beraber, anneleri evde yokken, çikolatalı sosu oralarına buralarına bulaştıra bulaştıra, parmaklaya parmaklaya yiyip şifalanıyorlar bir güzel. Ardından anneleri geliyor, bizim minik şöyle diyor, anneciğim ben manyak birşey oldum sakın sen olma! :) Hâladır güleriz aklımıza geldikçe. :)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

#459
Sevgili Gülay, beni kırmayıp görüşlerini yazdığın için teşekkür ederim :)) Bu kadar uzun cümleleri aklımda tutamayıp yazamıyacaktım :)) Evet onaylanma ihtiyacı duyuyor olmamla başladı herşey :))) Hala daha övünmüş olmak için yazmış olmaktan utanıyorum, neyse arınalım bakalım yada Sevgili Pınar'ın dediği gibi yuğunalım :))
 

Alemtac

#460
Bencede Sevgili Sirera, seçilmiş harika bir insan sevgili kardeşim :))

Nasılda büyük laflar ediyorlar, hahahaha, manyak bişey oldum sen olma :))) Teşekkür ederim, neşe getirdiniz :)
 

Alemtac

#461
Sabahın erken saatlerini çok seviyorum, elimde sütlü kahvem ve sessizlikte bilgisayar başında olmayı...okuyorum, düşünüyorum :)) Neden bu kadar çok kanal bilgisi var, neden bu kadar fazla kaynaktan bilgi geliyor, neden farklı kaynaklar var....?
 

Tiversonus

#462
Günaydin millet, henüz uykuya doyamasamda:))

Muzik Shop'ları hatırlayınız derim belki bu:))

Alemtac

#463
Günaydın Sevgili Tiversonus :)) Evet ve teşekkür ederim :)

Bakın bu soruyu sorduktan sonra okumaya başladığım Kryon mesajından cevap geldi :))

"Hala bu kanallık işlemini merak edenler var. Bu, kanal berrak olduğunda en iyi işler. Tekil bir İnsan olma önyargısı bir kenara bırakıldığında işler. Bunun şekli budur ve her zaman bu şekilde oldu. Gezegendeki tüm kutsal metinler İnsanlar tarafından yazıldı. Bunun nasıl işlediğine bir bak, İnsan varlığı, çünkü sen kendin seni rahatlatan, senin Tanrı'dan geldiğini söyleyen o sözcüklerde bulduğun tüm kehanetlerden ve tüm iyi şeylerden sorumlusun. Ve böylece bir kez daha bu kutsal, kadim şekilde verilen bilgiyle önünüze geliyoruz."

Hep böyle oluyor :)) soruyorum ve cevabı Kryon'dan geliyor:)) aklıma takılan bir şey olduğunda açıyorum Kryon kitaplarından birini ve tam sorduğumun cevabını buluyorum. Bu ilk ne zaman başladı, anlatayım :) Reiki toplantımızda evde olan Kryon kitabını okumaya başladık, tamamını bölüm bölüm okumak sıkıcı geldiği içn rast gele sayfalar açarak, her birimiz bir sayfadan seçtiği paragrafı okudu ve okudukça şaşkınlığımızı görmenizi isterdim. Kitabı okumaya başalamadan önce, tartıştığımız ne varsa, hemde soruyu soran kişi cevabını almıştı. Bir çok defa denendi, artık her toplantımızda Kryon'un bir kitabini bahsettiğim şekilde okuyoruz :)
 

Tiversonus

#464
Evet, bunu benzer şekilde yapan birisini hatırlattınız...Şimdi yapıyor mu bilmiyorum ama.