Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

alemtac'da kendini dovecek

Başlatan Alemtac, 13 Nisan 2009, 18:19:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#225
:)) Siz bir şeyler karıştırıyorsunuz, yılanlı filan:)) Bakın bir süre sonre "tsssssss" sesi kulağınızdan eksik kalmaz ona göre şaşırmayın:)) Ve bol bol topraklanma işlerini eksik etmeyin:))

Pınar

#226
aaaaaaaa!Kundalinin ağır gelmiş olduğunu düşünmüyorum, büyük ihtimalle blokajları temizleme işini üstlenmiştir tüm gün.:)

Sevgili Tiversonus, haklısın topraklanmak gerek.Yoksa gece yolda üstümdeki lambaların sönmesi ve benim uzaklaşmam ile yanmasının başka bir açıklaması olamaz.:))Neyse, otobüse birşey olmadı bu kez ya, ona da şükür.hahahahahhahah!

Benim de bugün dengem biraz kayık!:)) Dünkü yaptığımız harika işledi diye düşünüyorum.:) Henüz yeni oturdum pc başına, sizin yazdıklarınızı okudum ve cevap yazdım.Sonra baktım 4BH celse eklemiş okuyaım dedim.Ancak şuraya kadar okuyabildim.İlerleyen saatlerde kafam yerine gelince okumaya karar verdim.:)Neden mi? Çünkü...

5 Aralık 1998

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kiminle birlikteyiz.
C: Emorriha.

S: (L) Nereden bağlantıp duruyorsunuz?
C: Kasyopya.
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Pınar

#227
Bizim iki aydır çalışmayan yazıcı bugün sabah itibari ile kendi kendine çalışmaya başladı.:)Teşekkürler, teşekkürler, teşekkürler....
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#228
Pınarcım, sevindim yazıcının çalışmasına :)). Kundaliniyle ilgili olarak ta şimdi çok iyiyim :).

Sevgili Tiversonus ve sevgili Pınar, sözlerinizi dinleyerek topraklandım :)


ve ayrıca hakikaten kafam yerine gelince okumama lazım, öyle anlıyorum:
S: (L) Nereden bağlantıp duruyorsunuz?
C: Kasyopya.

 

Tiversonus

#229
Benim anlamadığım; ben yanlış harfleri/kelimeleri "doğru" yazılmış gibi algılıyorum:)) Pınar kafam durgun bu ara diyor ama o detayları "pat diye" görüyor:)) Buradaki ironiyi görünce şunu düşündüm; "dolu kafa hataları pat gören kafadır, düzgün kafa hataları doğruymuşcasına görendir" miiiii??? :)))))

S: (L) Nereden bağlantıp duruyorsunuz?
C: Kasyopya.

Pınar

#230
hahahhaha! Olay şu:
Asıl metinde "C: Nereden bağlantı kuruyorsunuz?" Ama benim algım o an "C: Nereden bağlanıp duruyorsunuz?" oldu. Zihnim resmen bana " abla, takılma bugün gözünü seveyim.Bırak bu ayakları.Bak zaten artık sen de bıkmışsın, okurken algın bile değişiyor." dedi.:)) Buradaki ayrıntı bu idi.:))[yükselen başak dehası biraz da.hahahaha] Ama sonra toparlanınca okudum ve vakit kaybetmeden aklıma dökülenleri- birleşen parçaları- paylaştım sizinle.Herşeyin bir vakti, saati var işte.:))Akışa bırakın biraz, zihni yormaya gerek yok, ekstra enerji harcamaya daa!:)) Osho okuyorum yaa, tamam artık yandınız siz!ahahaha!

Ve Tiversonus, bu durum tümdengelim okuma-yazma öğrenen herkeste vardır.:) Görsel hafıza!:))
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#231
Seni eğer Osho bile "romantik" yapmaz ise sanırım işin çoook zor sevgili Pınar:))))

Pınar

#232
Romantik??? Osho bir filozof bildiğim kadarı ile tüm gücü çenesinde.:))Romantizm ve Osho ?????Bağlantıyı kuramıyorum bir türlü.
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#233
koşulsuz seven nasıl filozof olur??

Pınar

#234
Koşulsuz seven nasıl doktor olur, nasıl kesecek, biçecek insanları? Saat 2:00 oldu benim frekans değişti.Dolunayda var, fazla üstüme gelmemeni tavsiye ederim.:) Az önce balkona çıkıp, ay ışığında  sigara içtim...
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#235
Sevgili Tiversonus dostumun sayfasındaki yazıyı okuyunca aklıma geldi ve benim korkularım nerede başladı ve nasıl bitti diye düşündüm:

Ben günah diye bir kavramı bilmeden yetiştirildim, günah yoktu ama ayıp vardı :) Korku hikayeleri anlatılmaz, beynimize, korku dolu hiçbirşey sokulmaz, herşey açıklanır dı. Kuran da neden kapanın dendiğine kadar ve anlamı açıklanmayan bir dua bile öğretilmedi. Yinede karanlıktan korkardım ve korktuğumda Allah'ın elini tuttuğumu farzederdim :) Birşeylerden korkardım, ne olduğunu bilmediğim birşeyler vardı ama Allah beni koruyor du :) Babamla ava giderdik, dağlarda canım sıkıldığı için tek başıma eve dönerdim. Arkamdan yetişip, ne biçim bir kız olduğumu sorardı, hiç mi kötü birşey düşünemiyordum? Atlıyamayacağım yükseklik, dalamıyacağım derinlik yoktu benim için. Neyime güveniyordum, bu kızda ne vardı böyle? :)) Elle tutulur, fiziki olan hiçbirşeyden korkmazdım. Zamanla çeşitli korkuların sahibi oldum ve o kadar ki endişe hali hiç bitmez oldu. Evden çıkarken eyvah cüzdanımı aldım mı, ocağı kapadım mı, kapıyı kitledim mi, anahtarım nerde gibi küçük sayılan korkular hayatımı zindan ediyordu. Herşeyin bir düzeni olmalıydı, çerçeveler yamuk durmayacak, perdelerin kıvrımları bile eşit olacak, yerde bir kırıntı, masada tek toz olmayacak tı. Kendimde olan bu rahatsız edici durumun farkındaydım ama titiz birisi olduğumu söylüyordum. İki çocuk annesi olmama rağmen hala karanlıkta uyuyamıyordum. Küçükken gözümü kapadığımda gördüğüm şekillere bağlıyordum karanlık korkumu.

Sonunda bir gün kendimi terbiye etmem gerektiğine karar verdim. Nasıl ve neden böyle düşündüğümü açıklayamıyorum, yalnız herzaman hata olan davranışlarımı birden karar verip düzeltiyordum. Duvardaki çerçeveler yamuk duracak, görmeyecektim, perdeler düzeltilmeyecek...Evden çıktıktan sonra geri dönmyecektim tekrar kontrol etmek için. Zorladım kendimi, buda ayrı bir azap oldu.

Televizyondaki haberleri, dizileri ve özellikle reklamları seyretmemem gerektiğini farkettim birgün. O zamanlar beyin kodlamasından falan haberim yoktu, ama haberleri seyrettikçe üzüldüğümü, öfkelendiğimi hissettim. Artık gazete de okumuyordum. Birgün bir gazetenin muhabiri gelmişti babamla röportaj yapmak için. Sordum; neden felaket haberleri hep baş sayfadaydı, içimden almak gelmiyordu gazeteyi. Ama demişti beyfendi, insanlar gazetemizi bu haberler için alıyor...Acaip bir toplumuz, acıdan zevk alıyoruz, özellikle başkalarının başına gelen felaketleri okumaktan. Neden en sevilen, reytingi yüksek olan programlar kim kiminle ne yapmış gibi dedikodu programları? kendi hayatımızın içindeki sıkıntılardan kurtulmak, unutmak, monotonluğundan uzaklaşabilmek için değil mi? Acı beden :)) alışkanlık yapıyor!!! ve yapmamız isteniyor. Çok basit, zaten eğilimliyiz, kolayca alışıyoruz. Çünkü doğduğumuzdan beri kodlanıyoruz...fark edersek ve düşününce, neden diye sorduğumuzda cevabı bence çok açık; köle olarak kullanılıyoruz. Tıpkı inek, koyun, tavuk gibi. Başka bir varlığın lezzetli gıda maddesiyiz. İyide o, başka varlık benden, bizden daha üstün değil ki. Gelişememiz için, kendimizi farketmememiz için yıllardır beynimizi kodluyorlar. Hatta öyle bir kötülük yapmışlar ki DNA larımızı saklamışlar:)))..
 

Alemtac

#236
Saklamışlar dediğim, şöyle; zamanla kullanılmayan özelliklerin yok olması. Şimdi efsane gibi gelen ve inanmakta güçlük çektiğimiz özelikler ve giderek daha çok ulaşmaya başladığımız özelliklere sahipmişiz. Özellikle düşündüğüm, gel gitleri, yağmurları yönetebilmek, yıldırımlarla çelik çomak oynar gibi oynamak :) Zihin okumak, cisimleri hareket ettirmek ve bükebilmek, auro görmek zaten bir kısmımızın yapabildiği şeyler. Birimiz yapıyorsa, hepimiz yaparız.
 

Alemtac

#237
Bilerek sahip olduğumuz özellikleri köreltmemizi sağlamışlar :(. Sevgi frekansı yerine korku frekansını yükseltmişler/mişiz, gelişimi durduran korku olduğu için. Hükümet politikalarını gözlemleyin...
 

Alemtac

#238
Şimdi Maya takviminin sonuna yaklaşıyoruz. Beklediğimiz ne? Kıyamet, nasıl bir kıyamet, kıyamet denilince bize öğretilen neydi? Gök yarılacak, topraklar kabaracak, yeryerinden oynayacak...işte korku karşımızda. Filmlerde bile korkunç bir kıyamet işleniyor. Farkındamısınız, o kıyametin içindeyiz :) hani depremler, marduk nerede, kometler nerede kaldı? Çoğu insanın böyle bir kıyametten haberi bile yok, anlatsan deli derler :) Bilgili toplumlar haberdar ama bilincinde değil. İnanıyorum ki ilkel kabileler çok daha bilinçli. Çünkü özlerini kaybetmemişler, hala daha yıldızları okuyorlar, güneş saatini kullanıyorlar ve çok daha sevgi, az korku taşıyorlar içlerinde.
 

Alemtac

#239
2012 ile ilgili çok şeyler yazıldı bugüne kadar, sadece şunu bilmeliyiz korkunç felaketler beklemiyor bizleri. Ya 2012 den sonra, ya da benzer bir tarihten sonra ne olacak? Birkere şunu söyliyeyim sağ beyin kullanılacak :))) İletişim için araçlara gerek kalmıyacak, bilgiye heran her istediğimizde sahip olabileceğimiz için öğretime de gerek olmayacak. Çocuklarımızı yeteneklerini geliştirmeleri için eğiteceğiz sadece. Dünya mululuk ve sevgi dolu, bolluk içinde bir yer olacak. Bunları söyleyen ben değilim, Thoth bilgileri :)) Ancak benim bildiğim birşey var; alternatif tedavi dediğimiz yöntemlerin kullanacağı ve DNA larımızın tamamını kullanacağımız.