Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 15 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

Sirera mikro cerrahi usulle ameliyat oldum dar kanalın verdiği sıkıntı geçti ancak siyatik sinirinin bir ayağıma verdiği problemle uğraşıyoruz fizik tedavi yoluyla sabır isteyen bir durum yani yürümeyi yeniden öğrenen bir haldeyim,bu durum kopukluk yaratıyor siteyle meşgulüm ama bir şeyler üzerinde duracak halim olamıyor,

Senin ve diğer dostların ilgisi için çok teşekkürler..


sybleman

Tgur abi acil şifalar diliyorum. Umarım fizik tedavi iyi gelir kısa sürede. Yazılarını dörtlüklerini özlüyoruz.

sirera

Siyatik ve sinir kökü sıkışması konusunda duyduğum en etkili uygulama reformer. 
Zaten makinalarının keşfediliş amacı da buydu yanılmıyorsam. 
Forum hayatımızda solunan tatlı bir esinti gibi. İyi ki var ve siz de iyi ki varsınız. Eşinizin sağlık sıkıntıları ardından sizinki de olunca elbette kolay olmamıştır. Umarım kolayca ve acil şifalarla atlatırsınız bu süreci her ikiniz de.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tgur

#1983
Uzun bir müddet yorumlama işi üzerinde şahsi engellemeler yüzünden geri kaldım,şu ara fizik tedavi uzmanını beklerken yayınlamadığım yorumlara rastladım,devam.

YORUMLAR 237
S: (L) Bu çirkin olacak. Ama biz yeni bir dünyaya yöneliyoruz. Tamam, diğer sorulara geçelim. (Ark) Benim bir sorum var. Bunu açıklamam gerekiyor. 2004 yılında Paris'te ESA tarafından uzaya gönderilmiş olan kozmik bir sondayla ilgili ilginç birşey oldu iki hafta önce. Bu sondanın dünyaya doğru gelen bir komete ulaşması gerekiyor. 2014 yılında o komete ulaşması ve eşlik etmesi planlanıyor. Bu sonda 2005 ve 2007 yıllarında dünyanın çok yakınından geçti. Normal plana göre bazı salınımlar yapacak, hızlanacak ve komete ulaşacak. 2005 ve 2007 yılında sonda bu sallanışlarını yaparken "sallanma anormallikleri" denen birşey gözlemlendi. Arizona'daki bir radar istasyonu gözlemledi bu anormallikleri. Sonra da başka bir istasyonda. Sonra Avustralya'da. Sonda anormal şekilde bazı savrulmalar ve yörünge dışına çıkışlar yaşıyor gibi görünüyor ve kimse bunu açıklayamıyor. İki kere oldu. En son üçüncü olarak da iki hafta önce 13 Kasım'da olması bekleniyordu. Bunu izlemek, takip etmek için hazırlık yapıldı. Ama bu sefer hiçbir anormallik olmadı! Anormal bir anormallikti bu!
(gülüşme) Bu durum Galileo ve diğer Amerikan sondalarının da başına geldi. Bunu açıklamak için neredeyse yirmi farklı teori var: "Yeni bir çekim teorisine mi ihtiyacımız var? Einstein yanıldı mı? Karanlık madde mi? Makroskopik kuantum fenomeni mi?" Sonuçta anormal bir savrulma oldu. Ani bir hız değişimi. Sorum şu: kimsenin anlamlandıramadığı bu tür anomalilere neden olan şey konusunda bir ipucu verebilir misiniz?
C: Kısmen çekimsel ve kısmen de gözlemsel; gözlem çekimi arttırabilir veya iptal edebilir. Zihnin ve beklentinin gücü; bundan bir ders alın!
S: (L) Bekleme! (gülüşme) Beklersen, beklediğin şeyi iptal edersin. Çok tuhaf! (Allen) Yani eğer gözlüyorsan onu güçlendiriyorsun. Ama beklentiyle yaklaşıyorsan, beklediğin şeyi iptal ediyorsun, öyle mi? (L) Gözlem beklentisel olabilir de olmayabilir de. [ç.n. katılımcılar arası konuşmaların bir bölümü atlandı]
C: Paleo-Hıristiyanlık kilisesinin tüm üyelerinin bu faktörleri göz önünde bulundurması gerekiyor. Hepiniz yeni bir hayatın eşiğindesiniz.
Evrenin ne yapabileceğini ve ne yapacağını tahmin etmeyin, sadece sizden istenen işi yapın, o zaman dalga gelip sizle buluşacak ve sizi yükseltecek. (ç.n.: anticipation: tahmin/beklenti)
S: ... (L) Yani en iyisi dikkatini gerçekliğe vermek, şimdi ve buradaki gerçeklikle en etkili şekilde ilgilenmek ve evrenin kendi işini yapmasına izin vermek. Sen kendi işini yaptığın sürece o da...
C: Evet.
S: (Ark) Ama sanırım farklı beklenti türleri var. Düşün ki biri bir kaza yapacağını tahmin ediyor ve bu tahmin/beklentisinin bir kaza meydana getirmesinden korkuyor. Ama farklı bir beklenti/tahmin türü var. Kazanın olma İHTİMALİ olduğunu tahmin ediyorum ve o yüzden çok dikkatli oluyorum, herşeyi izliyorum, aşırı heyecanlanmıyorum, anlıyor musunuz? Öyle birşeyin olma ihtimali olduğunu tahmin ediyorum sadece, bunda bir sorun yok. (C____) Korkmuyorsun. (L) Tahmin/beklenti ile hazırlıklı olmak arasında ince bir ayrım var gibi görünüyor. (A____) Korku ile endişe arasındaki fark gibi. (Joe) Belki beklenti yeni bir hayat veya iyi birşeyin beklentisi ile sınırlandırılabilir ama bunun nasıl olacağını, ne olduğunu bilemezsin.
(L) Bunu zihninde sınırlamaman, şekillendirmemen gerekiyor. (Joe) Dedikleri gibi, eğer herkes kendinden istenen şeye adanırsa...
C: Yapılması gereken çok iş var!
S: (C____) Endişelenmeye vakit yok! (I____) Beklenti/tahminle ilgili mesele, farklı olasılıklara açık olup olmamakla ilgili belki de? Beklenti yoluyla sadece tek bir olasılık üzerinde odaklandığında sonuçları beklentinden farklı bir yönde değiştiriyorsun... (L) Evet, seçenekleri daraltıyorsun. (Joe) O halde sonsuz sayıda şey olabileceğini tahmin etmemiz  gerekiyor. (L) Evet... (Allen) Birşey olacak sonuçta! (gülüşme)
(I  ) Hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmadan bu dalga konusunda bu kadar heyecanlanan New Age'cilere ne dersiniz. Bu da bir beklenti türü...
C: Eğer o dalgada sörf yapmak istiyorlarsa, buna hazırlanmak için çalışmaları gerekiyor. Buna uyumlanmak için EIRIU EOLAS programını yapmaları gerekiyor. Çok sayıda kişisel dalgacıklar hiçbir şeyi değiştirmez. 4 KH bunu biliyor ve parçalanmalar meydana getirmeye çalışmalarının nedeni bu. Ayrıca gizli negatif duygular tarafından ezilme riskine girmeye değmez, o yüzden en iyisi onları temizlemek.
Sonradan üzülmemek için baştan tedbir almak!!!!
*****
Beklenti üzerinde çok duruldu ,burada ise onun tahmin endişe gibi faktörlerle ilgisi üzerinde geniş anlatımlar var,
Herhangi bir evren işleyişi hakkında kümüle olan ve olasılık tahminleri üzerinde olan zihinler her an şunu hatırlamalılar,

"C: Kısmen çekimsel ve kısmen de gözlemsel; gözlem çekimi arttırabilir veya iptal edebilir. Zihnin ve beklentinin gücü; bundan bir ders alın! "

Bu husus "19 Flight" olayında da anlatıldı,izah için bu bölümü çok kullandım zira ilk defa ilgilenen için şok bir etki yaratıyor, zihin gücünün açık izahı,

"C: Şimdi Flight 19 hakkında biraz daha bilgi. Birkaç yıl önce bir grup araştırmacı o uçakları bulduklarını iddia etmişlerdi ve sonra da iddialarını geri çekmişlerdi, hatırlıyor musunuz?
S: (L) Evet. [Herkes katılıyor.]
C: Bu size ilginç geldi mi?
S: (S) Evet, çünkü buldukları uçaklar kayıp olduğu bildirilen uçaklar değildi. (T) Evet. (L) Bunda ilginç olan nedir? (J) Neden iddialarını geri çektiler? (S) Buldukları uçaklar neydi?
C: Evet, olayın ayrıntılarını ve araştırma grubun üç üyesinin nasıl bir psikiyatrik yardıma ihtiyaç duyduğunu bilseydiniz...
S: (L) Anlatın!
C: Sabır, anlatıyoruz ama kavrayabilmeniz için yavaş olmamız gerekiyor.
S: (T) Araştırma grubundan üç kişi psikiyatrik yardıma muhtaç hale mi geldi?
C: Buldukları şey, tanıma uyan beş uçaktı ve okyanusun dibinde mükemmel geometrik bir şekilde "dizilmişlerdi" ama seri numaraları uyuşmuyordu.
S: (L) Uçakların geometrik dizilimi önemli mi?
C: Şimdi, ilk gizem: beş Avenger uçağının kaybolmasına dair başka bir olay yoktu. İkincisi: Uçakların iki tanesinde, üzerinde numaraların bulunması gereken panellerde "hiyeroglifler" vardı ve paneller tuhaf bir ışık yayıyordu. Üçüncüsü: Uçaklardan birini yukarı çıkarmaya çalışırken, halata bağlı olan bu uçak gözden kayboldu, sonra tekrar göründü, sonra tekrar kayboldu ve sonra tekrar göründü ve sonunda halattan kurtularak tekrar dibe düştü. Dördüncüsü: Keşif dalgıçlarından üçü, dipteki uçaklardan birinin içinde geçici olarak 2. Dünya Savaşı'ndan canlı insan görüntüleri gördüler ve bunu kamerayla kaydettiler. Son olarak: O zamandan beri uçaklardan üçü kayboldu. Tabii ki tüm bunlar bir sır olarak saklanıyor!
S: (S) Acaba o uçaklar nereden geldi? (L) Evet!
C: Paralel gerçeklik. Gördüğünüz gibi, birşey başka bir gerçekliğe geçtiği zaman, "düşünce düzlemi" diyebileceğimiz bir duruma girmektedir ve o gerçeklik yanlış algılandığı sürece pencere açık kalmakta ve her tür olasılıkla ilgili algılar geçici olarak somut gerçeğe dönüşmektedir; çünkü düşünce düzlemi maddesi her zaman akışkandır.
S: (L) Yani gördükleri şey, paralel bir gerçeklikten bir pencere aracılığıyla bizim gerçekliğimize giren bir "Flight 19" muydu?
C: Yakın.
S: (L) Bu, bizim "Flight 19"u kaybetmemizle ilişkili miydi? Gerçeklikler arasında bir değişdokuş mu oldu?
C: Gerçekliği etkileyen şey düşünce kalıplarıdır. O pencere açıldığında, geçici olmakla birlikte tüm düşünceler fiziksel gerçeklik haline gelebilir.
S: (L) Yani orada o dalgıçların ve araştırmacıların düşünceleri fiziksel gerçeğe mi dönüştü?
C: Ve diğer herkesin.
S: (T) Araştırmadaki herkesin mi?
C: Gezegendeki herkesin.
S: (T) Araştırmacıların o uçakları bulacağına inanmayanların düşünceleri bile mi?
C: Evet. Araştırmacılar bulmayı umdukları şeyi buldular, ama herkes haberi duyduğunda, ortaya çıkan hakim düşünce kalıbına göre başka şeyler meydana gelmeye başladı.
S: (L) Yani biri bulunan şeyin Flight 19 olduğuna inandığında göründü ve biri inanmadığında da kayboldu, öyle mi?
C: Evet.
S: (J) Aman tanrım! (T) Ben habere inanmamıştım... (L) Demek haklı çıktık! (F) Zavallı üç adamı hastanelik ettik. (T) Uçakların görünmesinin nedeni... (L) Hayır, sanırım araştırmacılar o uçakları aramaya gittiler ve orada bir pencere olduğu için... (T) ...uçaklar tam görmeyi bekledikleri biçimde karşılarına çıktı... Normalde o şekilde dibe inmiş olamazlardı. Araştırmacılar bundan birşeyler anlamalıydılar. O uçakların dipte düzgün bir dizilimde bulunduğuna dair haberi duyduğumda bu kafamı karıştırmıştı. (F) Birşey dibe batsa bile o şekilde inip sıralanmış olamaz. (T) Kayıtları araştırmaya başladıklarında sahil boyunca şimdiye kadar o uçaklardan 200 tanesinin düştüğünü öğrenmişler. O uçaklardan birini bulduğunu iddia eden bir adam vardı. Ama bulduğu şey Flight 19'daki uçaklardan biri değildi. Bir mekiğin parçalarıydı (L) Bu bana Challenger kazasını hatırlattı. Suya çarptıklarında astronotlar hala hayatta mıydı ve çarpmadan sonra herhangi bir süre boyunca hayatta kaldılar mı?
C: Dördü hayattaydı ama suya çarpma anında öldüler.
S: (L) Bermuda Üçgeni'yle işimiz bitti mi? (T) Bir sorum var. Flight 19'u aramaya giden PBA uçağına ne oldu?
C: Hala Avenger'leri bulmaya çalışıyor.
S: (T) Flight 19'la aynı paralel gerçeklikte mi?
C: Evet.
*****
Zihnin eğer şahıs ilkellikte ise duygular tarafından nasıl ezilecek duruma getireceğini ama bilgilendikçe bu kabil oluşumlara yani arzulu düşünce ve beklenti paradigmalarının ,evrenin ,olaylarda değişken ve gözleme bağlı değişiklikler gösterdiğini anlamalıyız,

Bu illüzyonda tahmin ile beklentiyi çok kullanırız,beklentiyi tek bir olaya fikslemek felaketi yahut olumsuzluğu yanında getirdiğini bilmeliyiz,yaptığımızın ilerisi için bir tedbir olarak düşünsek de,

Bu durumda ilerde olacaklar hakkında zihin devamlı akışkan gerçekliklerin olacağını her zaman akla getirmeli,sık sık tavsiye edilir,akışa bırak,

Şu K.tavsiyesini de unutmamalıyız,
"Evrenin ne yapabileceğini ve ne yapacağını tahmin etmeyin, sadece sizden istenen işi yapın, o zaman dalga gelip sizle buluşacak ve sizi yükseltecek. "

Burada istenen iş nedir,

Bilgilenip o bilginin inancını sağlamak,dünya illüzyon donelerine yapışmadan yani onları temizleyip olamazları alt edip düşünce üstü bile gelse de kurgu bilim gibi yabana atılı gibi gelse de alınan bilginin analizi ve zihin sentez kabına yerleşmesi,

Yalnız beklenti tehlikesinden ve evrenin ne yapacağından bi haber kişilerin teknoloji ile uğraşıyorum ve yeni bir şeyler buluyorum sanarak yaptıklarının nasıl acı neticeler doğuracağına dair bir alıntı,

Bulacakları şeyleri dünya ilkel bilgi donlerine eşleştirmek dışında farkındalıkta gelişmemişlerse karşılaşacakları hüsran,

******
"S: (RS) Bu şimdiye kadar duyduğum en iyi cevap. Çok, çok iyi. (T) Sormak istediğim birşey var. Üçüncü yoğunluk ile dördüncü yoğunluk arasındaki sınırın zorlandığı deneyler hakkında. Deney bu engeli aştığı zaman ne olur? Ne bekleyebiliriz?
C: İlgili durumdaki koşullara bağlı. Daha önce söylediğimiz gibi, bu zaten pek çok kez gerçekleşti.
S: (L) Philadelphia Deneyi sanırım... (J) Flight 19... (T) Pekala, bunlar olumsuz sonuçlar. Ne yaptığını bilmeden başka yoğunluklara geçmenin neticeleri nelerdir?
C: Yanıtlandı.
S: (L) Evet, bundan bahsettiler. Aklını kaçırmak. (J) Evet, Flight 19'u bulduğunu sanan adamlar kafayı yemiş. Araştırmacılar dördüncü yoğunluk sınırını geçtiklerinde aynı şeyin meydana geldiğini anlayacaklar mı?
C: Kısmen."
******
Ara.


sirera

#1984
Yine harika açılımların için bir kez daha teşekkürler sevgili Tgur. Beklentinin gözleme dayalı olgu ve olaylarda pozitif olmayan etkilerine güzel örnekler. Zihnin akışkan maddesi olmadık dertleri oldurabiliyor : ) Baktım iki ay olmuş neredeyse ufak bi yorum ve alıntılama ile başlığı devam ettireyim dedim.

Meraklı, önyargı ve sınırlandırıcı inançla şekillenmemiş bir öğrenme sürecinde rahat olmayı da öğrenmek lazım.

10 Şubat 2018 celsesinde, çocukların, evrenin güvenli bir yer olmadığına veya korkunç olduğuna inanmaya başlamaları, düşünme hatalarına yol açan tamamen yanlış ve erken travma sorunlarına yol açan fikirlere sahip olmaları sonucunu getirdiğinden bahsedilmiş. Eğer çocuk evrene bu gözle ve beklentiyle bakarsa gelecekteki yaşamlarında doğacak sonuçlardan biri,gerçeklikten uzak iyileştirilmesi kolay olmayan bir halde olmalarıymış.

Alıntı Yap(L) Ve sanırım konu ilginç bir şekilde bu "Gelişimsel Travmanın İyileştirilmesi" kitabına geri gelmiş oluyor. Erken travma sorunlarından biri,
çocukların evrenin güvenli bir yer olmadığına veya korkunç olduğuna inanmaya başlamaları. Düşünme hatalarına yol açan tamamen yanlış
fikirlere sahip oluyorlar. Daha konuşmaya bile başlamadan önce meydana gelen bir şey bu....
(Pierre) Ve çok sınırlandırıcı.
(L) Ve bunlar muhtemelen nörolojik geri bildirimin başka herşeyden daha kolay düzeltebileceği şeyler, çünkü bunlar zamanla devam eden
belirli bazı beyin dalgaları üreten şeyler. Onlara ulaşmanın başka yolu yok, çünkü daha konuşma yeteneği gelişmeden önce meydana gelen
birşeyi konuşarak halledemezsin! Bir çeşit vücut terapisine girebilir, terapistle yıllar geçirebilirsin, fakat gidip doğrudan beyin dalgalarını
değiştirmek varken bunu neden yapasın? Beyin dalgalarını değiştirirsen, beyin değişecektir. Doğru mu?
C: Evet evet evet!


Beyin dalgalarının fazla fırtınalı bir zihin akışında dengeyi bulabilmesi kolay görünmüyor.

Alıntı YapPierre) Bazı üyeler için farkındalık artışları çok derin. Sadece entelektüel bir egzersiz değil, derinden hissediliyor.
(L) Evet. Jonathan Haidt zihin-beden sistemi hakkında bir filin binicisi tanımlamasını yapıyor. Duygular fil, bilinçli zihin de binici. Sanki
hiçbir binici fili gerçekten kontrol edemezmiş gibi oldukça kasvetli bir tasvir yapıyor. Ama filinle ilgilenmede Paul'ün stoacı yöntemiyle
birlikte Samenow'ı ve İşi izlediğinde, binicinin büyümesini ve güçlenmesini sağlayabiliyorsun aslında. Belki de ona filini kontrol etmesi için
bazı araçlar verebilirsin. Durum bu mu?
C: Evet.
S: (L) Gelişimsel Travma kitabı, neler olup bittiğiyle ilgili bilgi sahibi olma zorunluluğundan bahsediyor. Yukarıdan-aşağıya meselesi.
Hayatta kalma tarzını ve düşünce hatalarını bilmen gerekiyor, böylece onları takip edebilirsin. Ayrıca, uzun zamandır bu düşünce
hatalarıyla yaşayan veya büyüme sürecinde belirli bir duruma tepki olarak düşünce hatalarını geliştirenler, huysuz ve rehberliğe ve
yönlendirmeye yanıt vermeyen bir file sahipmiş gibi oluyorlar. Aşağıdan-yukarıya tedavisi de buna dayalı. Nörolojik geri bildirim
muhtemelen en etkili yol gibi göründü bana çünkü beyni sakinleştirmeye yardımcı oluyor, böylece filin binicisi büyümek ve gelişmek için
fırsat buluyor.
(Pierre) Evet, doğru anlıyorsam, nörolojik geri bildirim filin tüm gücü ele geçirdiği sempatik moda geçişi önlüyor; bir kez sempatik moda
geçtiğinde, bu kontrol edilemiyor.
(L) Evet, amigdala gaspı.
C: İyi benzetme.
S: (L) Binici ve fili mi kastediyorsunuz?
C: Evet.
S: (L) Tamam. Binicimizi büyütüp ona fili daha iyi kontrol edebileceği araçlar vermemiz mümkün mü?
C: Evet.
S: (L) Haidt çok kasvetli bir resim çiziyor... Sanki ASLA filin kontrolünü ele geçiremeyecekmişsin gibi.
(Pierre) Siyah-beyaz birşey değil bu. Biraz şuradan biraz buradan birşeyleri düzeltebileceğini söylüyor.
(L) Tamam, başka?


Sürekli sempatik modda kalan sinir sistemi filin tüm gücü ele geçirmesine neden oluyormuş, hem bağışıklık sistemini çökerten, hem kronik anksiyeteye neden olan, organların çalışma düzenlerini, hücresel iyileşme süreçlerini bile doğrudan etkileyebilen bir fil bu.
Kendini içten içe ihmal eden bir beden. Sürekli alarmda yaşayan.

Güvende olduğumuzu hissetme, bilme ihtiyacındayız oysa ki.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tgur

#1985
Bilgideki yorum ve donanma esnasında takıntılı duruma gelmek onun bir akış içinde gitmesine mani olan unsurdur takıntı dendiği vakit sadece dinsel dayatma değil medeni hayatın gereği olarak önümüze serilen ve vazgeçilmemesi uyulması istenen kurallar da olabilir hatta bu kuralları biz kendimiz de yaratmış olabiliriz,

Devamı aşağıda



Tgur

#1986
Böyle devam etmek mecburiyetindeyim zira KH hevesle devam etmek istediğim bu yazıyı engellemek için deminki faaliyette sesli yazı sistemini durdurmaya çalıştı ben de onu orada kilitleyip aşağıdaki paragrafa geçtim görüldüğü gibi kendimizi pek parlatmayalım olaylara farkında olmak kişiye çok yarıyor yapılan bu durdurmalara karşı resetleme yapılan faaliyeti negatif faaliyeti adeta durduruyor,

Demin bilgilenme faaliyetindeki takıntıyı devreye almıştım gerçekten bu uğraşmayı sürdürürken takıntı yapan unsurları tek tek görebilmek ve onları ayıklayabilmek en büyük kabiliyet takıntı dıştaki doneler veya zihnimize yapışmış atamadığımız düşünceler olabilir bütün bunları büyük bir irade göstererek temizlemek gerek

Başlangıçta bu faaliyeti yürütürken kişi kendini çıplak çaresiz hissedebilir zira senelerce alıştığı şeyleri terk etmesi ona çok güç gelir aldırmayın terk edin neticede siz ortada olan sadece sizsiniz ve sizin bilinciniz,
Hele bilincin her şey olduğunu bilen ve buna inanan kişi yaptığı faaliyetten sonuçta rahatlar ve mutlu olur
Zira gelinilen zihinsel ortam tamamen hürriyeti seçmiştir bunu ben bilgilenme esnasında çok fark ettim kendimi bir pencerenin önünde açılmış kuş gibi hissederdim sanki kanatlariımı çırpıp boşluğa doğru uçarmışım gibi

Kuralları rahatça terk derken medeniyet dediğimiizin ön gördüğü doğaya hayvana insana zarar vermeyi önleyen kurallardan bahsetmiyorum onları terk edersek bu zor yaşamda  çekilmez oluruz "hayat dindir" felsefesi tahmin ediyorum anladınız,

Bir örnek ,eskiden oruç tutardım aydınlanma sırasında tabusalı anlamak ve terk etmek konusu üzerinde dururken kendimi deneyeyim dedim
Niyet ettim oruca başladım ve öğle vakti orucu bozdum kendime baktım herhangi bir pişmanlık kalmamıştı bu arada orucun insan sağlığı üzerine faydalarının ne olduğunu biliyorum olay tabu üzerine barajlanmış zihni temizleyebilmekti ve diğer tabuları da terk edebilme başarısı,

Neticede Sirera dostum alıntıların ve yorumların çok yerinde benim bilgisayarın başına geçip o eskisi gibi tekrar yorumlarımı büyük bir zevkle yapabilme kabiliyeti şu anda pek mümkün değil zira uğraşmak gereken dünyasal bedeni zorunluluklar var bunlar nedir neden geldi diye kafamı pek yormuyorum biliyorum ki KH her konumda her durumda bilgilenmek kendini aşmak isteyen kişileri devamlı engellemek için yollar bulur belki başıma gelenler bu yüzdendir belki de kaderi programın gereği
Bilinmez,

Sana ve herkese sevgiler diyorum..


Tgur

#1987
Sirera dostun alıntılar ve yorumlarına tekrar bakınca takıntı diye benim kaba olarak tarif ettiğim şeyin detayını açıklandığını gördüm ve etkilendim ,sempatik modda kalmak takıntı dediğimiz şeylerin büyük kısmına ihtiva ediyor yani tabuyla korkuyla teşvik edilen sinirsel sempatik sistem modu Parasempatik sempatik sistemden kopunca insanı zihinsel bir hapishanenin içine sokmakta ve bahsı geçen filin biniciyi idare etmesi gibi ters bir durum ortaya çıkmakta,

Çok güzel ve derin bir açıklama olduğu için tekrar burada belirtmekten kendimi alamadım sağ ol kardeşim..

Not;
Sempatik modda kalmak baskı ve korkuyla oluşan savaş ve kaç gibi faaliyetleri devreye alan sinirsel sistemi tamamen alarm durumuna getiren ve bedende bir sürü buna bağlı sıkıntılar çıkaran bir özelliktir,
Parasempatik sistemde ise bunun tersine konuyu geçiştirmek üzerinde durmamak akışına bırakan bir düşünceyle olaya rahat endişesiz bakmak.



sirera

#1988
Estağfurullah sevgili Tgur ağabeyim, kardeşim, kaba tabir olur mu, son derece anlaşılabilir açıklaman için teşekkürler. Bazen bu kadar anlaşılabilir cümleler kurabilmek kolay olmuyor benim için.
Sürecin iyileştiğine ve ilerlediğimize olan güvenin sağlam olması önemli görünüyor . Bir eşikte değil, bir seçimde değil,  her daim sabah saatinin geniş bilgi alanında iyileşmede olunduğu hissi.

Alıntı YapS: (L) Gerçekliği değiştirme gücünün aklın inanç merkezinde olduğunu söylediler. Ama sonra duygularla ilgili bir şey söylediler. Sınırlayıcı
olan duygular ve ilerlemeye yardımcı olan duygular... Yani, belki de, eğer varsa, geliştirilmesi gereken inanç, sınırsız olasılıklara inanç ve
aynı zamanda evrenin ve sürecin iyiliğine. Öyle mi?
C: Evet evet evet!
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sybleman

Tgur abi bugün doğum günün galiba. Nice güzel mutlu yıllara. 🥳🥳 :)

Düşünceler ile ilgili güzel bir söz

Alıntı YapDüşünceler havada uçan uçaklar gibidir. Onları görmezden gelirseniz sorun olmaz. Onlara dikkat ederseniz, içinizde bir havaalanı yaratır ve iniş yapmalarına izin verirsiniz. - Aziz Paisios Athonit

Düşünceler havada asılı kalıyor mu diye araştırdım. Sanki düşünce uzay/zamanda bir noktaya çivi gibi çakılıyor.

Yapay zekanın araştırmaya verdiği özet yanıt

Alıntı YapManevi düşünce, genellikle bilinci ilahi olana bağlayan bir titreşim, enerji veya unsur olarak kabul edildiğinden, havada durgun bir şekilde bulunabilir. Düşünceler, yanımızda uçabilen "uçaklar" olarak tanımlanır ve biz durgun olduğumuzda, sessiz, kutsal bir atmosfer deneyimleyebiliriz.







Manevi düşüncenin durgunluğuna dair temel bakış açıları:



Titreşimsel Enerji: Her düşünce yok olmayan bir titreşimdir ve bazıları düşüncelerin havada enerjik izlenimler olarak hissedilebileceğine veya görülebileceğine inanır.
Ruhun Atmosferi: Bir kişinin etrafındaki "hava", "manevi nefes" veya "ruh nefesi" gibi davranarak, barış, neşe veya ilahi sevgi düşünceleriyle yüklenebilir.
Durgunluğun Gücü: "Durgun" bir zihin, kişinin bu atmosferle bağlantı kurmasına izin verir ve manevi düşüncelerin dünyevi gürültüye baskın gelmesini sağlar.
Gözlem: Kuşları yuva yapmalarına izin vermeden izlemeye benzer şekilde, düşüncelerin kök salmasına veya dikkat dağıtıcı olmasına izin vermeden bu zihinsel atmosferde süzülmesini gözlemleyebiliriz.



Bazıları, ruhsal uyanış anlarında bu enerjiyi "hareket eden" veya titreşen bir hava olarak algılayabileceğine inanıyor.

Kların şu alıntısı da çok hoş ve anlamlı.

Alıntı YapS: (B) Dalga üzerinde seyahat etmekten neyi kastediyorsunuz?
C: Düşünceler üzerinde seyahat.
22211 Ocak 1995
S: (F) Bizim düşüncelerimiz mi yoksa sizin düşünceleriniz mi?
C: Doğru kavram değil.
S: (L) Doğru kavram nedir?
C: Herşey yalnızca ders.
S: (L) Kimin düşünceleri?
C: Düşünceler varoluştaki tüm gerçekliği birleştirir ve hepsi paylaşılır.
S: (S) Tüm düşünce formlarının yarattığı bir enerji dalgası üzerinde mi yolculuk yapıyorsunuz?
C: Varolan herşey düşünce formlarıdır!

Tgur

#1990
Sybleman teşekkürler evet doğum günüm yeni düşüncelerle bir illüzyon olan yaşamı çözmek için bir fırsat aralığı daha bakalım  neler göreceğim,

Düşünce demişsin boş durmayayım,

29.05.2006
Düşününce yalnızım mı sanıyorsunuz
Aslında bir jeneratörü çalıştırıyorsunuz
Manyetik ağ tellerinizdir
Olana mutlak bir şeyler katıyorsunuz

Düşünmek, evet önemlidir pek yapılmasa da
Temalarımda hep vurgulanır
anlaşılmasa da
Ruhla maddeyi birleştiren ipliktir o
Yeter ki  egoyla hoyratça kopartılmasa da


sybleman

Alıntı YapDüşünmek, evet önemlidir pek yapılmasa da

Çok doğru Tgur abi. Yansıtılan düşünce akışlarında kayboluyoruz. Acaba ne kadarı gerçekten bizim düşüncemiz? Ya yansıtılma ya robotik günlük yaşam. Öğrenildiği gibi beklenildiği gibi.

Eğer istedikleri alandaysak sorun yok. Kumda oynuyorsak ayağımıza taş batmadan. istedikleri insan bu. Eğer dışına çıktıysak hemen müdahale geliyor farklı düşünce akışına çekiliyor zihin. Zorlamak lazım.