Hayatta Bir Kez Çekilebilecek Bir Poza Yakalanan Meteor (12 Kasım)

Başlatan bozadi, 16 Kasım 2013, 14:57:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

12.11.2013

Patlayan bir meteor hayatta bir kez çekilebilecek bir poza yakalandı




20 yıldır fotoğraf çekiyorum. Son 15 yıldır hayatımı bu işle kazanıyorum. Herşeyin harika bir düzene girdiği ve gerçekten nadir bir görüntünün oluştuğu durumların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Böbürlenmek istemem ama 30 saniyelik bir pozlama ve 10 saniyelik bir zamanlama (o 10 saniyede bir tripod üzerindeki fotoğraf makinemi taşıyan kamyonetimden atlayıp ateşin yanına gittim) ile ışığın gece göğü arkaplanı ile uyuşumu için nihayet doğru ayarları yakaladıktan sonra bir meteorun (öyle söylüyorlar) gökte TAM OLARAK karenin köşesinden girmesi ve tam da karenin dengeye ihtiyaç duyduğu kısımda patlaması, nadir yaşanabilecek birşey olmanın da ötesinde. Bu ihtimallerle açıklanabilecek birşey değil. Böyle birşeyi planlamanın da imkanı yok. Hatta ummanın bile.

Çılgın şansa dayalı bir yaşam tarzını benimsemiş olduğum izlenimine kapıldıysanız, burada çok daha derin birşeyin söz konusu olduğunu söylemek isterim. Bilirsiniz; yeterince ok atmanız durumunda sonunda Robin Hood gibi 12'yi vurmuş bir oku ikiye ayırırsınız. Bu fotoğrafı çektiğim zaman, Batı Amerika'da sonbahar manzaraları çekme projemin son günündeydim. Beş hafta önce kamyonetimle Seattle'dan ayrılmıştım ve neredeyse Meksika sınırına varıncaya kadar iyi havanın peşinden giderek güzel fotoğraflar çekip paylaşmaktan başka bir amacım yoktu. Her sabah gündoğumunu çekmek için erkenden ayaktaydım.

Her gece muhteşem dış mekanlarda bir günün bitişini fotoğraflamak için manzaralı yerlerle ilgili bilgi alıyordum. Olympic yağmur ormanından Tetonlara, Yosemit'ten Zion'a kadar efsanevi bir fotoğraf avındaydım. Çok dürüst olmam gerekirse, yolculuğumun sonlarına doğru, o zamana kadar çektiğim binlerce fotoğrafa ve dünya genelinden gelen son derece heyecan edici geribildirimlere rağmen, tek bir aşkın görüntü, yani Jimi Hendrix'in gitarıyla yaptığı gibi, fotoğraf makinemi yakmak istememe neden olabilecek bir görüntü yakalayamamış olduğum için hayalkırıklığı içindeyim.

Herşeye rağmen proje için bir kapanış görüntüsüne ihtiyacım vardı. "Bu yolculukta bana eşlik ettiğiniz teşekkürler; doğanın kucağında iyi bir hayat yaşamanın şerefine" diyen bir fotoğraf. İşte, son gece yarı gönüllü bir şekilde bir çekim ortamı hazırladım. Pek ilhamlı değildim ama profesyonel anlamda disiplinliydim. İdealistlerden özür diliyorum ama bir ay boyunca akşam semasını fotoğraflayınca insan biraz hissizleşiyor. Ama sürece saygı gösterip işi yapmanız gerekiyor. Güzel bir kamp alanı bul, fotojenik bir kamp hazırla, ateşi yak, yıldızların parlaklığıyla uyumlu olacak şekilde ateş ve çadır için son oynamaları yap, bir test çekimi, tekrar ayarlamalar, bir görüntü al, etrafta yeniden bazı oynamalar yap, bir poz daha al, herşey iyi görünüyor, şimdi mesafeyi yeniden ayarlayalım ve BİTİRELİM ARTIK ŞU İŞİ!

Arkadaşım Hayden kamp ateşinde yanımdaydı. Bu hikayede en çok sevdiği kısmı söyleyeyim; ümitsizce çektiğim görüntüyü incelemek için kamyonetimin kasasına çıktıktan sonra gösterdiğim tepki. O sırada kafamdan geçenler: Işıklandırma süresi? Tamam. Odaklama? Tamam. PATLAYAN METEOR? TAMAM! Sözlü olarak ise (çok sakin bir şekilde); "Ben tamamım." Bir sanatçının zihninin nasıl çalıştığını bilenler bilir, tamam olmak nadir ve güzel birşeydir.

Kaynak: sott.net