Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

İNANÇ HAKKINDA

Başlatan Tgur, 02 Mart 2020, 12:11:26

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

Bu makalemi elzem diye şimdi koydum ,ileride hazırladığım yorumlar içinde tekrar göreceksiniz

Çok defa bu inanç konusu günlük uğraşılarımıza geliyor ve bazen ilgi duyan arkadaşlarla tekrar tekrar ele alınması gereken bir konu halinde beliriyor, ve ben bu husustaki şahsi görüşlerimi sıralamaya başlıyorum

Burada bir şey yanlış anlaşılmasın kimseyi benim inanç hakkındaki düşünce kalıplarıma sokmak dayatmak niyetim yok, kişi kendi bilinç fonksiyonlarını devreye sokarak inanç hakkındaki düşüncelerini belirli bir rotaya sokar, ben sadece hadiseyi rasyonel bir şekilde didiklemekle meşgulüm,

İnternette birisi inanç hakkında uzun gözlemlerinin arasında şu hususa değinmiş ilginç ve değişik olduğu için buraya aldım,

\"İnanç, enerjimizin harcanacağı yönleri sınırlar. İnanç, gazın belli bir doğrultuda ilerlemesini sağlayan bir makine silindirinin sertleşmiş duvarları gibidir. İnanç, elektronların her yöne dağılmasını önleyerek, onları belli kanallara yönlendiren bir elektrik devresi gibidir. İnanç, bir nehrin önüne çekilerek elektrik enerjisi üretilmesini sağlayan bir set gibidir.Devamı: https://www.uplifers.com/inanc-nedir-ve-kime-aittir/#ixzz6FVWysgYX\"

Görüldüğü gibi düşünsel bir hadiseye sınır çekme ve ondan başka bilinçsel potansiyel çıkarmak üzere kısıtlanmış veya o mecraya sürüklenmiş bir inançtan bahsediyor ,bence benim inanç tanımım bunun tamamen dışında, sınırlama zincirlerini aşan bir değişkenlik ihtiva ediyor,

Defalarca belirttiğim gibi inanç ,sabit bir zeminde durmak değildir değişken çekim dalgaları ile oluşmuş farkındalığın seçim noktasındaki bir husustur, zira \"evrende bir şey hiç değişmez o da değişimdir\"

Geldiğimiz bilgiler manzumesine bakalım ,evvelki inancımız bize asırlarca dayattırıldığı ve ritüelle sabitlenmeye çalışıldığı gibi her şeyin bilemediğimiz akıl edemediğimiz bir güç ile ayarlandığı şekliyle idi ve \"fazlasına bilincini çalıştırma yoksa mahvolursun\",

Oysa düşünce dediğimiz ve sınırlamalara tabi olmayan sonsuz bir gücümüz var ve önüne şu veya bu sebeple set çekmek onun karakteri dışında bir şey,

Ayrıca spiritüel uygulamalarla ve yapılmış ispatlanmış çalışmalarla o hiç bir şey yapamayıp o gücün savrulması ile yaşamını sürdüren insanda her türlü hasletin kabiliyetin ve yaratma gücünün olduğunu bilgilenerek anladık,

Ancak bunun ilkellikte kalmaya zorlayıp oralarda yaşamı tek unsur olarak gösterip hükümranlık sağlamaya çalışan, oralardaki zevklerin ilanihaye devamından başka bir şey istemeyen yine insanın KH diye ayırdığımız bir bölümünün çeşitli üst teknolji ile kısıtladığını, bir nevi yaşam gücü olan DNA üzerinde oynayarak alt yoğunluklarda olan varlıklara bu sınırlı bilgilerin dışına çıkamayacak korku ile de paralize edecek bilgi ve davranışlarla olduğunu öğrendik,

Kısaca  inancı sabit tutan bir anlayışın getirildiğini ve sınırladığını çeşitli dezenformasyon yaratarak insanlarca uydurulan izafi zamanı gerçek sanan ilkel insan bilincinden yararlanıp  zamanda oynayarak çeşitli usullerle uygulandığını tesbit ettik,

Sonuçta değişimin esas olduğunu, yaşamımızın her noktasında her an gören bireyler olarak sınırlanmış inanç ile bir yerlere varılamayacağını, inancı bir kuvvet olarak ele almamız gerekirse bilincimizdeki değişimlere yol açan bir esneklik içinde olduğunu, farkındalıkla seçimle gelmiş olduğumuz her noktada yeni bir inanç kalesi inşa ettiğimizin kabulünde olmalıyız,

Bu gerçeğe uyanıp mahmurluğumuzu atmak lazım,

İnanıp inanmamak ,mesele bu..



JCA

#1
Konu ile ilgili derin bir yazı olmuş. Tekrar tekrar okudum. Ellerinize sağlık.