avatar_gerçek tosun paşa

Rosenhan Deneyi - Psikiyatri Konusu

Başlatan gerçek tosun paşa, 13 Ekim 2023, 17:02:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

Rosenhan deneyi akıl sağlığı yerinde olmayan hastalara konulan tanıların ne kadar doğru olduğunu anlamaya yönelik psikiyatrik tanı üzerine kurulu bir deneydir.





Deney, Stanford Üniversitesi Öğretim Üyesi psikolog David Rosenhan tarafından gerçekleştirilmiştir ve 1973 yılında Science adlı dergide yayımlanmıştır. Deney gerçekleştikten sonra psikoloji biliminde psikiyatrik tanının ne kadar önemli ve etkili olduğu münazaralarıyla ciddi bir şekilde değerlendirilmiştir.

Deney iki bölümde gerçekleştirildi. İlk bölümde Rosenhan'ın ortakları (Rosenhan'ın kendisi de dahil üç kadın ve beş erkek olmak üzere) sahte hasta rolüne girdiler. Kimi halüsinasyonlar gördüğünü kimi ise farklı psikolojik rahatsızlıklar yaşadığını söyleyerek kendilerini kliniklere hasta olarak kabul ettirdiler (deney ülkenin beş farklı eyaleti ve bu eyalete bağlı farklı hastanelerde yinelenmiştir). Daha sonra kliniklere kabul edilen sahte hastalara kliniğin görevlileri tarafından psikiyatrik tanılar konuldu.

Sahte hastalar kliniğe kabul edildikten kısa süre sonra bu sefer -deney gereği- normal hareketler sergilemeye başladılar ve görevlilere artık iyi hissettiklerini söylemeye başladılar. Ancak sahte hastalar klinik görevlileri tarafından pek ciddiye alınmamış, mamafih görevliler sahte hastalara antipsikotik ilaçlarını almaları doğrultusunda salıverileceklerini belirttiler. Sahte hastalar yaklaşık 19 gün boyunca klinikte tutuldular. Klinik, içlerinden birine ''remisyonda şizofren (hafif şizofreni)'' tanısı koyarak diğerlerini de serbest bıraktı.

Deneyin birinci kısmı gerçekleştikten -ve basında geniş yer edindikten- sonra Rosenhan'a bir klinikten istemde bulunulur. Söz konusu klinik Rosenhan'a bu deneyi yeniden gerçekleştirmesini -fakat bu sefer sahte hastaları kendi kliniklerine göndermesini- ister. Klinik; kendi çalışanlarının gönderilen sahte hastaları -diğer (gerçek) akıl hastalarından- ayırabileceği güvencesini verir. Rosenhan teklifi kabul eder ve böylelikle deneyin ikinci kısmı başlar. Klinik çalışanları; o hafta içinde gelen, akıl hastası oldukları iddia edilen 193 hastadan 41'ine ''sahte hasta olabilir'' teşhisinde bulundular, bu 41 hastadan ise 19'u -en az bir psikiyatr ve klinik çalışanı tarafından kontrol edilerek- kliniğe kabul edilmişlerdir; fakat Rosenhan, kliniğe hiç sahte hasta göndermemiştir.

Deneyin sonuçlarının da gösterdiği üzere akıl hastalığı kliniklerinin "normal bir insan ile akıl hastası olan bir insanı birbirinden ayıramadıkları" ortaya çıkmıştır, böylelikle psikiyatri enstitülerine karşı -haklı- bir itimatsızlık oluşmasıyla birlikte (gerçekte akıl hastası olmayan bir kişinin teşhis koyularak kliniğe yatırılması gibi bir spekülasyonda) deney aynı zamanda klinikte gerçekleşebilecek olası dehümanizasyonun da tehlikelerini belirtmiştir.



Sahte hastalar

Rosenhan'ın kendisi ve -akıl sağlığı yerinde olan- ortakları (7 kişi), deneyi gerçekleştirmek için rol yaptılar ve kendilerini kliniklerin görevlilerine -kliniğe kabul edilmek için- akıl sağlığı yerinde olmayan bireyler olarak tanıttılar. Hastane personelinin deneyden haberi yoktu. Sahte hastalar; (20'li yaşlarında) bir psikoloji bilimi öğrencisi, 3 psikolog, 1 pediatr, 1 psikiyatrist, ressam ve 1 ev hanımından oluşuyordu. Ayrıca bu gruptaki hiç kimsenin -akıl sağlığı sorunu olmadığı gibi- önceki tarihlere ait herhangi bir raporları da bulunmuyordu. Sahte hastaların her biri akıl sağlığı üzerine çalışmalar yapmış eğitimli ve alanında bilir kişilerdi. Kendilerini görevlilere takma isimlerle tanıtmışlardı ve gerçek kişiliklerini saklamışlardı, böylece hastane onları araştırsa bile kim olduklarını (gerçek kimliklerini) teyit edemeyecekti, bu etken deney açısında önem teşkil ediyordu.


Kaynak;
https://tr.wikipedia.org/wiki/Rosenhan_deneyi

Ekstra;
https://www.kimpsikoloji.com/rosenhan-deneyi-nedir/
https://gelecekbilimde.net/rosenhan-deneyi/

Dionysos

#1
Sonuçta akıl ya da zihin sağlığı diye bir şey olup olmadığı da ya da ölçülüp ölçülemeyeceği de şüphelidir.

Bugün mental disorder (bilişsel ya da zihinsel bozukluklar) kavramını kullanırlar ancak kavramını yapılandırılması da çarpıktır.

Akıl sağlığı denen şimdi biyopsikiyatriyle beyin sağlığı nöronlara ve kimyasal duruma indirgendi (ve bunu temelinde sadece farma bağlantısı kurgulama var) oysa çoğu akıl/zihin sağlığı sorunu sanılan durum biyometabolik genel sağlıkla çok yakından ilişkilidir.

Kurumsal olarak psikiyatri tıpla birlikte bir tür şebekedir. Bir yönüyle öjeni (filtreleme) hizmeti sağlar ve diğer yönü de insanlıktan, kültürden, doğal bağlamdan kopmuş batı uygarlığı insanının kendi normalliğini koruması ve buna uymayan, anlamadığı herkesi dışlaması ve başta doğal insanı etiketlemesidir/damgalamasıdır.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#2
Batı tıbbının kendisi de böyledir. Düzmece kuruluş. Sağlık tiranlığı ve yönetim örgütleme..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#3
Batı psikiyatrisi sadece ve sadece topluma, toplumsal ağlara, tıp sistemine, diğerlerine/güçlülere/yetki verilmişlere, toplumsal şebekelere, sorun/güçlük/zorluk çıkaranları, düzene uymayanları, görmek katlanmak istemediklerini bastıran, gideren, susturan, yalıtan, toplumdan dışlayan vb bir şey gibidir.

Batı tıbbının kendisi bütünüyle düzmecedir. Sadece psikiyatri değil
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#4
Yara bakımı, kırık bakımı (travmatoloji) diş bakımı bir kaç şeyi ayırın hastanenin/sağlık sisteminin ne yaptığını (ne işe yaradığıı) bulamazdınız. Bu kadar insan niye hasta (hastalanıyor) Niye kalp hastalığı, diyabet var ve niye artıp duruyor? ve niye bunlar normalleşti?

Daha düne kadar hastane kavramı yoktu. Doktorluk/hekimlik/tebabet evet vardı. Hastane kavramı nasıl doğdu?

Fransa da seçkinler sokakları gezerken ortalıkta işsiz, aylak, yırtık pırtık, kirli insanlar görüyor ve hadi şunları sokaktan toplayalım bir yere götürelim gözümüz görmesin diyorlar ve insanları topladıkları yerin adı "genel hastane" adı alıyor. Hastane adı/kavramı buradan gelir.

Batı tıbbının tek yaptığı geleneksel sağlık, bedeni koruma vb tıp uygulamalarına saldırma, bireyin sağlığını elinden alma, toplumsal sağılığı tekele alma ve bireyin sağlıklı olma gücünü elden almadır ve hastalığı normalleştirme ve hastalaştırmadır. Sağlık sistemi eliyle sağlıklı olma yolları kapatılır.

Hastane batı uygarlığındaki en karanlık yerdir.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com