Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Yangınları PKK üstlendi! İhanet ateşi

Başlatan bona fide, 11 Ekim 2020, 15:19:43

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bona fide

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/yanginlari-pkk-ustlendi-ihanet-atesi-41633010

Hatay'daki yangını, bugüne kadar Türkiye'nin birçok yerindeki yangınlardan sorumlu olan terör örgütü PKK üstlendi. PKK adına ormanları yakıp doğayı katleden teröristler, kendilerine "Ateşin Çocukları İnisiyatifi" adını veriyor.
 

Gaia

#1
Satanist kokular geliyor burnuma...

fidelista

#2
Onusuzlar,şerefsizler satılmışlar bunlar.pkk itleri diyecem ama hayvana hakaret oluyor.

bozadi

#3
13 Ekim 2020

Zalimin çarkı



SONER YALÇIN






Yapılan bir araştırma sonucuna göre; İngilizlerin dörtte biri, Churchill, Gandi ve Charles Dickens'ın hayal ürünü olduğuna inandığını ortaya çıkardı...

Sherlock Holmes, Robin Hood ve Beatles'ın şarkısı olan Eleanor Rigby'i ise gerçekten yaşamış kişiler sanıyordu...

İtalya'da röportaj yapılan bazı gençler, Kızıl Tugaylar örgütünün kaçırıp öldürdüğü Başbakan Aldo Moro'nun, Kızıl Tugayların başı olduğunu söyledi!

En komiği; adı "L'Eredita" (Miras) olan tv programında yaşananlar oldu. Örneğin...

Dört yarışmacıya, "Hitler hangi yıl başbakan oldu" sorusu yöneltildi. Şıklar şöyleydi: 1933,1948, 1964, 1979.

Hitler'in İkinci Dünya Savaşı sonunda öldüğünü bilirsiniz herhalde değil mi? Yani şıkları eleyebilirsiniz. Hayır, yarışmacılardan; Matteo, 1964, Ilarıa 1948, Tiziana 1979 yanıtı verdi! Son yarışmacı ise tereddüt etmesine rağmen 1933 diyerek bildi!

Bizden de örnekler vereyim mi? Yok, gerek yok. ("Birinci Murat hangi savaşta öldü" sorusuna öğrenci ne yanıt verdi; "katıldığı son savaşta!" Neyse, konu ciddi...)

Bu girişi şu sebeple yazdım:

Sosyal medyada kendi bilincinde olmayan cahiller var. Bu bilgi sahibi olmayanlar -maşallah- hepimize had bildiriyor! Özdemir Asaf'ın dizesiyle yazarsam: "Kendi bahçesinde dal olamayanın biri/girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor."

Asıl konuya geleyim:


ATEŞ TERÖRİZMİ

Hatay yangınını kim/kimler çıkardı?

Sosyal medyada herkes konuşlandığı politik mevziye göre -bilip bilmeden- atıp tutuyor! Birileri PKK terörünün üstüne kapatmak için suçu başkalarına yıkmak istiyor; yok maden araması yapılacakmış, yok otel ya da villalar yapılacakmış!

"Çevre terörizmi"/ "eko-terörizm"/ "ateş terörizmi" kavramları hakkında tek cümle bilgisi yok bunların!

Ateş terörizmi "bir hükümeti, sivil nüfusu veya herhangi bir kesimi korkutmak/zorlamak ve siyasi veya sosyal amaçları tesis etmek amacıyla saldırıların yapılması" olarak tanımlanıyor.

PKK, 1990'lardan itibaren yangın sabotajlarını stratejisinin parçası olarak uygulamaya başladı. Neden 1990'lar?

İngiltere'de 1992'de kurulan Dünya Kurtuluş Cephesi -Earth Liberation Front, ELF– bu eylemleri ilk başlatan oldu. 1994'te Avrupa'ya ve sonra dünyaya yayıldı.

Meksika'da tren rayını bombaladılar. Arjantin'de araç kundakladılar. ABD/Colorado'da kayak pisti yaktılar...

Bu örgütün eylemleri doğal kaynakların korunması amacıyla, çevreye zarar veren yollar, yapılaşmalar ya da inşaat yapımında kullanılan iş makinelerine yönelikti. Ki bu amaçla ELF'ye sempati duyan bile oldu. Oscar adayı film yapımcısı Marshall Curry, ELF üzerine belgesel yaptı: Bir Ağaç Düşerse: Dünya Kurtuluş Cephesi Hikâyesi...

Fakat:

Tek ağacı korumayı hedefleyen bu örgütün düşük teknoloji ve maliyet gerektiren eylemlerini, PKK, binlerce hektar orman alanını yakmakta "örnek" aldı!


KİMİ SOLCULAR

PKK, 26 yıldır yerel ve ulusal ekonomiyi hedef alma gibi nedenlerle orman yakıyor. Hatırlayınız:

İlk eylemleri 1994'te turistik tesislerin bulunduğu bölgelerde yaptı.

1995'in ilk yarısında 950 hektar ormanlık alanı yakan PKK'lılar yakalandı; eylemi Yunanistan'daki kampta öğrendiklerini ve bu ülkeden giriş yaptıklarını itiraf ettiler.

Hangisini yazayım; 1997'de bir gecede Antalya'da 650 hektar ormanlık alanı yaktılar. 2006'da Bodrum'da 700, Kaş'ta 500, Nazilli'de 40, Kuşadası'nda 300, Selçuk'ta 350, Adana'da da 100 hektar olmak üzere toplam 2 bin hektarlık ormanlık alanı/ dört milyon ağacı yakarak yok ettiler.

Sadece Batı'da değil. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 2013'te 519 hektar, 2014'te 523,6 hektar, 2015'te ise 715,6 hektarlık alan yaktılar. Uzatmayayım:

Geçen yıl Aydın, Kütahya, Mersin, İzmir, Bursa, Antalya, İstanbul, Muğla gibi illerde çok sayıda orman alanı yok edildi. Yangınları PKK'ya bağlı "Halkların Birleşik İntikam Milisleri" (HBİM) üstlendi. Bildirileri PKK'nın haber ajansı ANF'de yayınlandı...

Hatay'da da 2 bin 500 hektar alanın yakılmasını da PKK'ya bağlı "Ateşin Çocukları İnisiyatifi" üstlendi...

O halde...

Hâlâ sosyal medyada üstü örtülü "PKK yapmamıştır" demenin anlamı var mı? Artık kimi solcular romantizmden kurtulup PKK'nın terör örgütü olduğu gerçeğiyle yüzleşmelidir. Abuk sabuk tweet atmayı sürdürmekten vazgeçmelidir.

Bilmelidir ki:

Zalimlerin çarkı, cahil kafasıyla döner.

Churchill, Gandi, Charles Dickens'ın hayal ürünü olduğuna inanmaktan farkı yok bunun...

Kaynak: Sözcü


bozadi

#4
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Satanist kokular geliyor burnuma...
Fark yok. Her halükarda şeytanlık, şeytana tapıcılık bu.

bozadi

#5
15 Ekim 2020

Ayhan Bilgen'den sonra şimdi de Altan Tan:
HDP marjinal soldan başka kimseyi tanımıyor


Eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen'in HDP'nin PKK ile bağına yönelik eleştirilerine destek veren Tan, "Partiyle PKK ilişkisi saklı değil. Gizlemek beyhude. Bu konuda daha çok ses çıkacak" dedi.




Eski HDP Sözcüsü ve Kars Belediyesi Başkanlığı görevinden alınan Ayhan Bilgen'in HDP'nin PKK ile bağına yönelik eleştirisinin ardından bir açıklama da eski HDP milletvekili Altan Tan'dan geldi.

Altan Tan, Aydınlık'tan Füsun İkikardeş'in sorularını yanıtladı.

İşte o röportaj...

Ayhan Bilgen'den sonra siz de HDP'ye eleştirilerinizi dile getirmeye başladınız. Yeni olan nedir?

Benim açımdan yeni değil. Ben 10 yıldır benzer eleştirileri getiriyorum: Silahla demokrasi yan yana olmaz. HDP, ya PKK'nın sürdürdüğü siyaseti sürdürecek ya da yeter diyecek. Bugün demokratik ülkelerde silahla, şiddetle, terörle varılacak bir yer yok.

PKK İLE İLİŞKİLER

HDP'nin PKK ile ilişkisi, dahası Kandil'den yönetildiği biliniyor. Siz de katılıyor musunuz bu saptamaya?

Bazı şeyler biliniyor tabi... Herkesin bildiği, ayyuka çıkmış, tamamen ortaya çıkmış şeyleri gizlemeye çalışanlar da var. Ama bunları devlet de biliyor! Herkesin telefonu dinleniyor, takip edilyor vs. Partiyle PKK ilişkisi gizli saklı bir mevzu değil. Bunu devekuşu gibi kafayı toprağa gömerek gizlemeye çalışmak beyhude.

HDP milletvekiliyken de biliyor muydunuz?

HDP safındayken de biliyorduk. Sadece ben değil, rahmetli Şerafettin Elçi de biliyordu, başkaları da...

O zaman da böyle düşünüyordum dediniz, ne umuyordunuz?

Açılım sürecinde de ondan önce de demokratik mücadele vereceğiz, dedik. Demokrasi platformu olarak girdik. Her defasında bu sözler yenildi yutuldu. Biliyorsunuz, en son 2018'de de Noter huzurunda tasdiklidir, partiden istifa ettim.

TÜRKİYE PARTİSİ OLMAK

Milletvekili isimlerini, belediye başkanlarını, meclis üyelerini hep Kandil'in belirlediği de bildiğiniz şeylerden mi?

Buna cevap vermem siyaseten şık değil. Ama herkes bu ilişkiyi biliyor. Başta devlet olmak üzere.

HDP hiç Türkiye partisi oldu mu?

Önce Türkiye partisi tanımı yapalım. Türkiye partisi demek, Türkiye'nin eğitim sorunuyla, sağlık, ekonomi, dış politika, kalkınma sorunlarıyla, İslami sorunlarla, hulasa Türkiye toplumunu ilgilendiren bütün sorunlarla ilgili çözümleri olan parti demek. HDP bunu yapamadı. Ama CHP de yapamadı, MHP de yapamadı.

'TC DEVLETİNİ YIKMA' STRATEJİSİ

HDP'nin Türkiye Cumhuriyeti devletini bırakın güçlendirmeyi, yıkmak stratejisi var. Buna katılır mısınız?

Bunlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin meselesi. TC devletini güçlendirmek demek, bütün katmanlarına inmek demek! HDP bunu yapamamıştır. HDP marjinal sol dışında Türkiyeli tanımıyor. Hani derler ya, eski İstanbul bıçkınları, kargadan başka kuş akaretlerden başka yokuş tanımam, dermiş. O hesap! Türkiye Cumhuriyeti devletini zayıflatmak! Bu derece bir cümle kurmuyorum.

ABD İLE İLİŞKİLER

ABD ile ilişkileri için ne dersiniz? En başından beri hep yakın ilişki içinde oldular. Son olarak PKK/YPG/PYD konusunda ilişki alenileşti. Buna da marjinal bir grupla ilişki diyebilir miyiz?

ABD ile herkesin ilişkisi var. Recep Tayyip Erdoğan da seçilmeden önce ABD'ye gitti, Kemal Kılıçdaroğlu da. Herkesin NATO ile ABD ile ilişkisi var, bu bir Türkiye klasiğidir. Ama iki türlü olabilir: Ya FETÖ'de olduğu gibi beşinci kol veya üçüncü kol vazifesi mi görür yoksa bir diyalog içinde mi yürütülür, o değişiyor.

HDP'nin ABD ile ilişkisi hangi boyutta? Beşinci kol denemez mi?

Sağlıklı bir duruşu yok. Emperyalist görüyorsanız tavırlı durun. Emperyalist görmüyorsanız açıklayın.

Kaynak: OdaTV


bozadi

#6
Evet, HDP yetkililerine ve tabanına bazı aşırı denebilecek baskılar yapılıyor ama bu baskıların meşru ve gerekli bazı yönleri de var demek ki. Gerçek hakka, hukuka nispeten yakın isimler cesur bazı özeleştiriler yapma gereği duyuyor. Son dönemde PKK'ya yönelik operasyonların artan başarısı, evlatları zorla veya kandırılarak dağa çıkarılan Diyarbakır Annelerinin birleşerek seslerini duyurmaya başlaması gibi durumlar da bunda etkili oluyor. AKP iktidarı sayesinde ABD-İsrail'in devletimiz ve ordumuz üzerindeki şeytani kontrolü ortadan kalktıkça, o karanlık güçlerin piyonluğunu yapmaya alışmış PKK'nın Kürt halkından destek bulma zemini de ortadan kalkıyor çok şükür.