Kılıçdaroğlu İhsanoğlu'nu savundu, 2019 için ipucu verdi (15.02.2018)

Başlatan bozadi, 15 Şubat 2018, 14:31:36

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

15 Şubat 2018

Kılıçdaroğlu İhsanoğlu'nu savundu, 2019 için ipucu verdi


hsanoğlu'nu MHP ile ortak cumhurbaşkanı adayı gösteren Kemal Kılıçdaroğlu, gelen tüm eleştirilerin ardından bu kararı savunmaya devam etti. 2019 için de adayın belli olduğu imasında bulunan Kılıçdaroğlu, "Açıklamış olsaydık lime lime ederlerdi" dedi.




Ekmeleddin İhsanoğlu'nu MHP ile ortak cumhurbaşkanı adayı gösteren Kemal Kılıçdaroğlu, gelen tüm eleştirilerin ardından bu kararı savunmaya devam etti. 2019 için de adayın belli olduğu imasında bulunan Kılıçdaroğlu, "Açıklamış olsaydık lime lime ederlerdi" dedi.

'İHSANOĞLU SEÇİLSEYDİ ORTADOĞU BATAKLIK OLMAZDI'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şimdilerde MHP milletvekili olan Ekmeleddin İhsanoğlu'nu çatı adayı olarak cumhurbaşkanı adayı yapmalarını bir kez daha savundu.

O dönem gelen eleştirilere karşı kararının arkasında duran Kılıçdaroğlu, bir kez daha ''Ekmeleddin İhsanoğlu kararı doğruydu'' diyerek, "Eğer İhsanoğlu seçilseydi Ortadoğu'da şu anki bataklık olmazdı" sözleriyle kararı savunmaya devam etti.

'ERDOĞAN'I SEÇİMLE ORADAN İNDİRECEĞİZ'

Kılıçdaroğlu, basına kapalı olarak gerçekleştirilen meclis grup toplantısında 2019 için cumhurbaşkanı adayını herkes açıklarken CHP'nin bu açıklamayı yapmamasının bilinçili ve stratejik olduğunu belirterek, ''Açıklamış olsaydık lime lime ederlerdi'' şeklinde konuştu.

CHP liderinin bu sözleri, aday konusunda tartışmaları başlatırken, ikinci bir İhsanoğlu vakasının gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Kılıçdaroğlu, ''Şu anda Tayyip Erdoğan ve Bahçeli bir araya gelse de yüzde 47'yi aşamıyorlar'' diyerek, ''Yüzde 60'ı alacağız ve Erdoğan'ı seçimle oradan indireceğiz'' ifadelerini kullandı.

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

"İhsanoğlu" olayı konusunda çok kesin bir fikrim yok ama CHP'nin başka partilerle ortak paydalarda ittifak eğilimlerin CHP için çok olumlu olduğuna inanıyorum. Bu eğilimin örneğin Başkanlık seçiminde "Hayır" cephesine güven verip "Hayır" oylarını artırdığını düşünüyorum. Bu anlamda bir kez daha, Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi içine kapanık, toplum genelinden soyutlanan bir parti olmaktan çıkarıcı, "normalleştirici" ve "iyileştirici" etkileri olduğuna inanıyorum. CHP içinde Kılıçdaroğlu'nun bu seçimine şiddetle karşı gelen veya şüpheyle yaklaşanlar olduğu gibi, MHP içinde de var/dı muhtemelen ve belki bu tartışmalar da MHP'de iç-sorgulama ve parçalanma (İYİ Parti) sürecine yardımcı olmuş olabilir gibi geliyor bana.

Kılıçdaroğlu normalde birbirine taban tabana zıt olan MHP ve HDP gibi iki partiyle doğrudan veya dolaylı yollarla ittifak arayışına girmiş ve bu doğrultuda bazen önemli mesafeler katetmiş biri.

CHP ne yaparsa yapsın, tek başına iktidar olamayacağı ve Erdoğan'ı "yargılatma" yönünde yaptırım uygulayamayacağı bence açık. Aynı şey diğer muhalif partiler için de geçerli. Öyleyse muhalif unsurlar arasında ittifak arayışları kadar doğal ve gerekli birşey olamaz. İttifak ille de karşı tarafın tüm görüşlerini kabul etmek veya onlara itaat etmek anlamına gelmez, ciddi bir sorun karşısında ortak çıkarlar için yapılması gerekir. Ve toplumun ruhsal tekamülüne önemli bir katkısı olacağı, ideolojik çatışmaların ve nefretlerin şiddetini azaltacağı açıktır. Ayrıca muhalefetin birleşmesi, iktidarın şiddetli baskı ve tehditlerine karşı da en büyük cevap olacaktır ve iktidarı "haddini bilmeye" zorlayacaktır.

Dediğim gibi, ben Erdoğan AKP'sinin ABD'ye yönelik giderek tırmanan karşı duruşundan dolayı bu iktidardan bu anlamda memnunum, çünkü belli başlı muhalefet partilerinin hiçbiri bu konuda doğru dürüst bir söylem ve eylem ortaya koyamıyorlar ama bu durum iktidarı iyi, muhalefeti kötü kılmıyor. İktidar da muhalefet de bizim sonuçta. Her iki tarafın ve/veya tarafların milyonlarca destekçisi, tabanı var. Birine tamamen dost/yandaş, diğerine tamamen karşı/düşman olmanın akıllı ve vicdanlı olacağını sanmıyorum. Tarafların hepsinin aydınlık ve karanlık yönleri var. Ve bence Erdoğan muhalefet tarafından sıkıştırıldıkça "ABD karşıtı" politikalara daha fazla ağırlık veriyor, çünkü o yönde atacağı cesur adımların toplumun pek çok kesiminden açık veya örtülü bir destek toplayacağını biliyor bence.