GERÇEK SONSUZ YÜZLÜDÜR

Başlatan Tgur, 15 Ocak 2026, 07:04:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

30 EYLÜL MASUM ŞEHİTLER GÜNÜ  ...
       Bir zamanlar Şam Osmanlı şehri idi. 1. Dünya Savaşında Şam Hastanesinde Filistin Cephesinden gelen yaralı Türk askerleri yatıyordu. Filistin Cephesinde Lawrence komutasındaki Arap Bedevileri "Esir almak yoook!.." bağrışları ile Şam'a doğru çekilmekte olan Türk Mehmetçiğine saldırdılar. İşte bu saldırıdan kurtulanlar Şam Hastanesine yatırılmıştı. Öyle ki hastane yatakları tam dolmuş, hastane avlusunda yüzlerce yaralı Mehmetçik sedyelerde inliyordu. Filistin atlıları bir sabah gün ışırken geldiler. Önce hastane avlusunda, sedyelerde yatan Mehmetçikleri, "Mermi israfı olmasın" diye eğri kılıçlarla kellelerini kesip, karınlarını deştiler, sonra hastane içine girip ağır yaralıları katlettiler.
       Biz onlarla "Din kardeşi" olduğumuza inanıyorduk değil mi?
       Şam'daki bu vahşetten sonra şehirdeki subay ve memurlar Şam'ın elden çıktığını kabullendiler. Önce çocuklar ve anneler trenle Halep'e taşınmaları gerekiyordu. Binlerce çocuk, anneler ve nineleri vagonlara balık istifi dolduruldu. Masumlar treni Barada Boğazı'na geldiğinde demiryoluna döşenmiş taşlarla tren katarı durduruldu. Boğazın iki yakasında pusuya yatmış Arap Bedevileri ve Ermenilerin ortalaşa yaylım ateşi başladı sonra. Tren vagonlarından yükselen çığlıklar silah seslerini bastırıyordu. Çocuklar annelerine, ninelerine sarılıp kucak kucağa can verdiler. Ümmet kardeşimiz Arap Bedevileri ve Ermeniler vagonlara girdiler sonra, ağır yaralıları da susturdular.
       30 Eylül 1918'de 6000  kadın ve çocuk  öldürüldü. Bu tarih  Cumhuriyetin ilk yıllarında "Masum Şehitler Günü" olarak anılırdı.
        Bu acıları yüreğinde duymayanlar "Osmanlı Ordusu Güney cephesinden niye çekildi" diyorlar. Enver ve Kemal Paşa, Şam ve Halep'teki askerimizi Erzurum'a çekmeseydi Kurtuluş Savaşını yapacak askerimiz olmayacaktı.
        Sonra unuttuk her şeyi, Filistinliler ile yeniden "Ümmet kardeşi" olduk, "Din kardeşi" olduk, sarmaş dolaş olduk...
       Alper AKSOY

Bu haber üstüne şöyle bir ilavem  olacak,
Bu olay olduğunda Osmanlı ordusunda miralay tabip olarak görev yapan dedem eşi ve dokuz çocuğuyla Mısır'da İngilizlere esir düşmüş ve Türk esirlerinin tabibi olarak görev yapmaktaydı,

Eğer esir olmasalardı şimdi ben yoktum.