Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Antibiyotikli tavuklar iç pazara mı sürüldü? (11.11.17)

Başlatan bozadi, 12 Kasım 2017, 03:47:02

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

26 Kasım 2017

3 yıl sonra et ithal etmeyeceğiz


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, "Şu anda et üretimimiz yeterli değil ama et ihtiyacı var. Canlı hayvan ve et ithalatı geçici. 3 yıl sonra et ithalat etmeyeceğiz. Kendine yeten bir ülke olacağız" dedi




Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye'de 2002 yılında 6.1 kilo olan kişi başı kırmızı et tüketiminin 14.7 kilograma yükseldiğini söyledi. Bu oranı 15 kilogramın üzerine çıkarmayı hedeflediklerini anlatan Bakan Fakıbaba, canlı hayvan ve et ithalatını da sonlandırmayı amaçladıklarını belirterek, "Şu anda üretimimiz yeterli değil. Ama insanlarımızın kırmızı et ihtiyacı var. Yapılan canlı hayvan ve et ithalatı geçicidir. 3 yıl sonra biz artık et ithal etmeyeceğiz. Buna emin olun, kendine yeten bir ülke olacağız" dedi.

İlk 5 ülke arasında
 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesinde bir çırçır fabrikasının açılış törenine katıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci,  Şanlıurfa'nın 'pamuk şehri' olduğunu ve pamuk sanayisi üzerinde önemli gelişmelerin yaşandığını söyledi. Dünyada pamuk ihtiyacını karşılayan 8 ülkeden birisinin Türkiye olduğunu belirten Tüfenkci, "Türkiye yüzde yüz GDO'suz pamuk üreten ülkeler arasında en verimli pamuk üretimini yapan ülkedir" dedi. Pamuk veremliliğinde Türkiye'nin ilk 5 ülke arasında yer aldığını dile getiren Bakan Tüfenkci, şöyle devam etti: "Dünya pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 80'i Türkiye'nin de içinde bulunduğu 8 ülke tarafından gerçekleştirilmektedir. Dünya pamuk verimliliğinde Türkiye dünyanın ilk 5 ülkesinden biridir. Türkiye yüzde yüz GDO'suz pamuk üreten ülkeler arasında en verimli pamuk üretimini yapan ülkedir. Biz ülke olarak ülkemizin lokomotif sektörü olarak tekstil sanayimizin hem pamuk hem tekstilin stratejik ürün olduğunu biliyoruz. Tekstilin ham maddesi olan pamuğun yine ne kadar önemli olduğu bilinci içerisinde hareket ediyoruz. Biz bu bölgede özellikle pamuk üretimi ile beraber tekstilin de gelişmesini istiyoruz."


Kaynak: Gazete Vatan


bozadi

İnşallah sözünüzde durursunuz.

Daha önce aynı marketlerden kıyma ve kuşbaşının 40 TL altına zaten alınabildiğine, dolayısıyla bu kampanyanın çok da ciddi bir indirim olmadığına değinmiştim. Özellikle komşu bazı ülkelerde edin ne kadar daha ucuz olduğuna dair haberlerle birlikte, bu kampanyanın sevindirici değil kızdırıcı olduğuna dair görüş paylaşmıştım ama vatandaş bu marketlere gelen eti öğlene kadar tüketiyormuş. Kötünün iyisi, daha öncesine göre kilogram başına 6-7 TL civarında da olsa etin ucuzlaması söz konusu oldu, hak yemek istemiyorum, her ne kadar vatandaşın uzun zamandır hakkının ciddi şekilde yendiğini düşünsem de.

bozadi

23 Ocak 2018

Vatandaşa hastalıklı et yedirdiler


Türkiye'nin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığı ile Bosna Hersek'ten ithal ettiği 20 ton (20 bin 43 kilogram) sığır karkas etinde insan sağlığına zararlı hastalık olduğu ortaya çıktı...




Türkiye'nin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığı ile Bosna Hersek'ten ithal ettiği 20 ton (20 bin 43 kilogram) sığır karkas etinde insan sağlığına zararlı hastalık olduğu ortaya çıktı. Etlerin, laboratuvar incelemesinin sonuçları beklenmeden piyasaya sürüldüğü anlaşıldı.

Odatv'nin bakanlık kaynaklarından edindiği bilgilere göre Kapıkule sınır kapısından giriş yapan 20 ton sığır karkas etindeki hastalık, sınır kapısından giriş yaptıktan sonra tespit edildi.

24 Ağustos 2017 tarihinde incelemeye alınan hayvanların tahlil sonuçları, 29 Ağustos'ta belli oldu.  Tahlil sonuçlarına göre raporda, insan sağlığına zararlı, "E.coli O157" hastalığı tespit edildi. Bu hastalık tıp dünyasında bilinen en tehlikeli gıda kaynaklı patojen bakteriler arasında değerlendiriliyor.

Hastalığın tespit edilmesiyle birlikte analizi yapan laboratuvar tarafından, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü uyarıldı. Kurum, bunun üzerine İstanbul Depo Müdürlüğü'ne, Sakarya Et Kombinası Müdürlüğü'ne, Sincan Et Kombinası Müdürlüğü'ne ve Diyarbakır Et Kombinası Müdürlüğü'ne, "Analizi uygun çıkmayan emtialar" başlığı altında bir yazı gönderdi.

Yazıda, Bakanlar Kurulu kararıyla MUJANOVİCİ firmasından alınan etler hatırlatılarak, "Bu ithalat sözleşmesi kapsamında ülkemize giriş yapan tırlardan alınan numunelerde E. Coli O157 pozitif çıktığı ve insan gıdası olarak tüketimin uygun bulunmadığı başkanlığımıza bildirilmiştir" ifadeleri yer aldı.

Yazının devamında ise etlerin imha edilmesi istendi. İşte Türkiye Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü'nden gönderilen yazının son paragrafı:

"Söz konusu uygunsuz emtiaların, deponuzun bağlı olduğu belediyeye ait imkanlar dahilinde imhası, imkan bulunmayan durumlar için ise Erzincan Et Kombinası rendering tesislerinde imhası için gerekli hazırlıkların yapılması, imha takviminin belirlenmesi ve tarafımızca imha komisyonu oluşturulması için yapılan programın Bakanlığımıza bildirilmesi hususunda gereğini rica ederim."

Bitmedi! Sorun şu ki; tahlil sonuçları beklenmeden vatandaş zehirlendi. Hastalıklı etler, analiz sonuçları beklenmeden iç piyasaya sürüldü. 29 Ağustos'ta hastalık tespit edilmesine karşın imha yazısı Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü Alım ve Üretim Dairesi Başkanı Mustafa Sami Cüceloğlu imzasıyla 5 ay sonra, 5 Ocak 2018'te yazıldı.

BAKANIN HASTALIKLI ETTEN HABERİ YOK MU

Ağustos ayında hastalığın tespit edilmesinden 3 ay sonra Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Fakıbaba, Hürriyet'ten İpek Özbey'e bir röportaj verdi.

27 Kasım 2017 tarihinde yayımlanan röportajda Bakan Fakıbaba, ithal edilen karkas etlerle ilgili "Sağlık açısından bir problem yok diyorsunuz, doğru mu" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Benim şüphem yok. Bakın binlerce insanız. Herkes sizin kadar başarılı olabilir mi ya da dürüst. Ben dürüst bir hekimim ama bütün hekimler dürüsttür diyebilir misiniz? Arada dürüst olmayanlar çıkabilir. Ama mümkün olduğu kadar riski sıfıra indirmek bizim görevimizdir. Arada kaçan olabilir, bu burada da olabilir, yurt dışında da olabilir."

Yoksul vatandaşların bu etleri yemesi için ithal ettiklerini belirten Bakan Fakıbaba, röportajdaki, "Siz yiyebiliyor musunuz" sorusuna da "Tabii ki. Vatandaşa yedirdiğim eti ben de yiyorum. Eşim gidip marketten alıyor. Bu arada eşim çok güzel yemek yapar, o bu ete onay verdi" diyerek yanıt veriyor.

İşte hastalıklı etlerin raporu ve kurumdan yazılan yazı:




Kaynak: odatv


bozadi

24 Ocak 2018

Odatv "et skandalının" peşini bırakmıyor


Odatv'nin Bosna Hersek'ten ithal edilen 20 ton karkas etinde hastalık olduğunu ortaya çıkarması, gündeme bomba gibi düştü...




Odatv'nin Bosna Hersek'ten ithal edilen 20 ton karkas etinde hastalık olduğunu ortaya çıkarması, gündeme bomba gibi düştü.

İthalatı yapan ve kontrolünden sorumlu olan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, etlerin piyasaya sürülmediğini iddia etti. Ancak Bakanlık, yaptığı açıklamada, etlerin sınır kapısından giriş yaptıktan sonra Sakarya, Diyarbakır, Ankara ve İstanbul'a neden dağıtıldığına dair bir ifade kullanmadı.

Dahası, imha işleminin, 5 gün süren hastalık tespit sürecinden tam 5 ay sonra yapılmasına dair de bir açıklama yapmayan Bakanlığı zor durumda bırakacak bir gelişme daha yaşandı.

Hastalıklı etlerin dağıtıldığı yerlerden biri olan Sakarya'da 309 kişinin yedikleri etlerden zehirlendikleri ortaya çıktı.

Sakarya Sağlık İl Müdürlüğü de yaptığı resmî açıklamayla zehirlenme olayını doğruladı. Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşanan toplu zehirlenme vakasında doktorlar, hastalar, refakatçiler ve hemşirelerin zehirlendiği belirtildi.

Sakarya Yeni Haber'in yayımladığı açıklamada, "Bazı basın organlarında gıda zehirlenmesi ile ilgili çıkan haberler İl Sağlık Müdürlüğünce incelenmiş olup, aşağıdaki açıklamaya ihtiyaç duyulmuştur" ifadeleri kullanılarak şu bilgiler aktarıldı:

"Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana gelen gıda zehirlenmesiyle ilgili adli ve idari soruşturma devam etmektedir.

Personellerimize, hasta ve refakatçilerimize tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor yaşanan bu üzücü olayın sonuna kadar takipçisi olacağımızı ifade etmek istiyoruz.

Gıda zehirlenmelerine sebep olan bakteri vücuda girdikten sonra belli bir kuluçka süresini tamamlayarak belirti vermeye başlamaktadır.

Hastalığın etkilerinin ortalama 1 ile 3 gün arasında ortaya çıkması nedeniyle hasta sayımız günden güne değişiklik göstermiştir.

Etkilerin ortaya çıkmaya başladığı ilk gün 71 olan hasta sayımız geçen süreç içerisinde bugün itibarıyla 22 doktor, 86 yardımcı sağlık personeli, 160 diğer hastane personeli, 17 hasta, 24 refakatçi olmak üzere toplam 309'dur.

24 Ocak 2018 tarihi itibarıyla 4 yardımcı sağlık personeli, 8 diğer hastane personelimiz olmak üzere 12 hastamız yatarak tedavi görmektedir.

Hastalarımızın yapılan kontrollerinde genel durumlarının iyi olduğu tespit edilmiş çoğu taburcu olacak duruma gelmiştir.
"

Mert Taşçılar

Kaynak: odatv


gerçek tosun paşa

Gerçekten gıda teroru denen şey bu olsa gerek.

bozadi

Deneme amaçlı olarak BİM'den iki defa aldım bu ucuz kuşbaşıdan. İkisinde de etin ertesi günü olması gerekenden çok daha hızlı bir şekilde bozulma belirtileri gösterdiğini fark ettim. Yani, pişirildiğinin 2. veya 3. günü başlaması veya belirginleşmesi gereken bozulma (özellikle kokusundan anlaşıldığı şekliyle), 1. günden (pişirildiğinin ertesi günü) başlıyor. O yüzden tekrar almadım. Etteki her koku değişimi bizim "bozulma" dediğimiz şey değildir tabi ki, onu biliyorum. Bazen bekleyen et daha bile lezzetlenir, ben onu kastetmiyorum, gerçekten bozulmayı, bozulmanın kokusunu kastediyorum.

Tabi yurt genelinde durum nedir bilmiyorum.

Astre

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Deneme amaçlı olarak BİM'den iki defa aldım bu ucuz kuşbaşıdan. İkisinde de etin ertesi günü olması gerekenden çok daha hızlı bir şekilde bozulma belirtileri gösterdiğini fark ettim. Yani, pişirildiğinin 2. veya 3. günü başlaması veya belirginleşmesi gereken bozulma (özellikle kokusundan anlaşıldığı şekliyle), 1. günden (pişirildiğinin ertesi günü) başlıyor. O yüzden tekrar almadım. Etteki her koku değişimi bizim "bozulma" dediğimiz şey değildir tabi ki, onu biliyorum. Bazen bekleyen et daha bile lezzetlenir, ben onu kastetmiyorum, gerçekten bozulmayı, bozulmanın kokusunu kastediyorum.

Tabi yurt genelinde durum nedir bilmiyorum.

Ne yazık ki sorun ülke bazında, gurme etler dışında ki tüm etlerin tadı yok. Et aldım geçen, ette ünlü bir markaya ait inanın eti bi yedim yediğim et mi sakız mı anlayamadım, eti yiyebilmek için yarım saat çiğneyip durdum. Salam, sucuk, sosis vs. zaten pislikten beter..
 

bona fide

hayvan yemlerinde gdo lu mısır soya kullanıldığını gdo lu hayvan yemi ithaline devletin izin verdiğini hatırlatmak isterim. bu gidişle sadece lahana tüketecek türk halkı. buraya yazdım diye lanaya da bişey enjekte etmeye kalkarlarsa şaşırmam. ergun diler gibi yazayım bende abd li bi dostumdan duyduğuma göre abd arazilerine kuş yemi ekimi dikimi ve çok sağlıklı olduğuna dair tüketim piyasası yapmaya başlamış. gdo lu ürünleri 3. dünya ülkelerine kakalayıp  üremelerinde 4. kuşak gdo tüketen neslin tamamen kısır olması bekleniyormuş. orta asyada yetişen pirinçgil familyasından karabuğday dahi karalanmaya başlanmış. yakında gezen tavuktan sonra gezen inekler reklamıyla et süt satışına başlanır. aslında teşekkür etmeliyiz bu sansasyonel haberlere ki ne kadarı asparagas bilinmez. en azından tüketim azalıyor insanlar sorguluyor, alırken iki kere düşünüyor neyin nesi araştırıyor ne mutlu.beni enterese etmeyen bu başlığa neden yazdım derkennn vay vay vay kibirime bakın hele benim gibi düşünmeyen herkes ölsün yani. portalın dibinden sevgiler. bu arada portalın adını unuttum ))