Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü
avatar_fidelista

Yapışık Ruhlar ve musallat

Başlatan fidelista, 25 Aralık 2022, 22:42:06

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista

Aşağdaki youtube videosunda kertiş musallatına maruz kalanların bu enerjilerden temizlenmesi hakkında ülkemizde çalışan bir kişinin videosudur beğendiğim için paylaşıyorum,daha önce yapışık ruh temizliği konusunda Laura da bir şeyler anlatmıştı paralellik görüyorum..Ülkemizde bu kertişlerin tehlikesi hakkında net konuşan bir bayan.Ayrıca cin reptilian ayrımını da yapıyor.


bozadi

#1
Teşekkürler fidelista.

Haluk Özdil'i genel olarak beğeniyorum. Uzaylılarla ilgili olarak şu videosuna da gözatılabilir: https://www.youtube.com/watch?v=-7DsDv2HIkI


Melek Özen'i zaman zaman Özdil'in programlarında görüyordum ama özel olarak incelemedim. Böyle bir uzmanlığı olması güzel birşey. Türkiye'de kendini ilerici/bilimsel sanan birileri, insan vücuduna/ruhuna ilişen bedensiz varlıkların temizlenmeye çalışılmasını hemen "bilimdışılık, gericilik" olarak etiketliyor. Bu çok yanlış bir tutum. Evet, elbette epeyce suistimal edilen bir alan ama zaten bu yüzden bu konuda bilgilerin, sorgulamaların, araştırmaların, uzmanlıkların artması gerekiyor.

Ben "insan bedeninde reptilyan" fikrine biraz mesafeliyim. Kertişler 4. yoğunluk, insan ise 3. yoğunluk. Bir 4KH varlığı neden 3Y'de (geride bıraktığı bir seviyede) uzun süreli veya kalıcı olarak yaşamak istesin? David Icke'ın reptilyanlar konusunda yaptığı hatanın da bununla ilgili olduğunu düşünüyorum. Falanca reptilyan, o siyasetçi reptilyan, bu şarkıcı reptilyan... Şiddetli KH eğilimine sahip olmak için ille reptilyan olmak gerekmiyor. Ama evet, mecazi olarak bir benzerlik var. Şiddetli ego, aşırı bencillik. Bütün mesele bu.

Melek Özen'in anlattığı "gözleri/bakışları reptilyanlaşan" kişiler meselesi bana biraz şüpheli görünüyor ama hakim olduğum veya deneyim yaşadığım bir konu değil. Örnekleri anlatılan kişiler o anda gerçekten bir Kertişin tesiri altında olabilir belki ama M. Özen'in gördüğü fizikselden ziyade psişik bir görüntü olabilir. Yani sezgisel olarak bir Kertişin etkisini o şekilde algılıyor olabilir. Veya belki ilişen varlık neyin nesiyse, karşı tarafı korkutmak için vb. kısa süreli bir "sürüngen bakışı" atıyor olabilir. Kısa süreli olarak fiziksel veya psişik "görüntüler" söz konusu olabilir ama bir Kertişin 3y'de uzun vadeli veya kalıcı olarak insan bedeninde "takılması" çok isabetli bir görüş değil gibi geliyor bana. Genetiğimizde başka genlerle birlikte sürüngen genleri var sanırım ve beynimizin bir kısmı da "sürüngen beyin" olarak tanımlanıyor zaten. Ama "reptilyan sülale" fikri doğru değil bence. Şiddetli KH eğilimli... Psikopat... İlle Kertiş olması gerekmiyor.

Cin diye tabir edilen çeşit çeşit yapışık varlıklardan bazıları, ölmüş ama 5y'ye geçmek yerine dünyada kalmış insan ruhları olabilir gerçekten. Bunlar insanlara ilişebiliyor, yapışabiliyor. Ayrıca Özen'in "demon" diye tanımladıklarının büyük bir kısmının 5KH varlıkları olabileceğini düşünüyorum. En baş belası cinler bunlar sanırım. Bunun dışında 3y'de fizik bedensiz çeşitli varlık türleri olabilir ve bunların negatif olanları da insanlara ilişiyor olabilir. Bir de "elemental" denen, kaçıncı yoğunluk olduğundan emin olmadığım ama 1 veya 2y olabileceklerini düşündüğüm varlıklar insanlara ilişebilen ve yine "cin" kategorisi içine giren varlıklar arasında sanırım.

bozadi

#2
"Pozitif yapışık varlık" da olabiliyor anladığım kadarıyla ama çok daha nadir.

bozadi

#3
Özen'in "enerjiyle beslenme" (enerji hırsızlığı) vurgusu çok önemli ama bu konuda şu hususa dikkat çekmek istiyorum: Negatif eğilimli bir insanın veya başka varlığın bizden psişik olarak enerji emebilmesi için, enerjimizin "negatifleşmesi" gerekir. Pozitif enerji ememezler çünkü bünyelerine ters. Emilebilmesi için negatife dönüştürülmesi gerekiyor. Bu da kişinin negatifleştirilmesini, egosallaşmasını gerektiriyor. O nedenle hedefteki bireylerin egosallaştırılması, egosal arzu ve korku ürettirilmesi en önemli amaçlardan biri. Bu da, zaman zaman celselerden alıntı yaparak dile getirdiğimiz "pozitifleşmenin" önemini vurguluyor.


fidelista

#4
Son zamanlarda cinlerin ötesinde bu kertiş saldırıları artmış ve bazı zayıf kişileri,uyuşturcu kullananları  ele geçirip saldırganlaştırıyorlar,toplum içinde acaip davranan birden  saldırgan tavırlara giren insanların sayısı arttı,pozitif varlıkları tabi ele geçiremez ama dolaylı şekilde zarar vermeye çalışıyorlar,Gurdijefin kaza sonucu ölmesi tamircinin bir kertiş tarfından ele geçirilip arabaya zarar vermesi sonucu olmuştu (celselerde okumuştum).

sybleman

#5
bozadi bunu uykuda bile yapabiliyorlar diye düşünüyorum. Rüyada negatif korkunç bir oluşum projekte edip, bilinçaltındaki korkunu ortaya çıkarıyorlar.

Biz ne kadar gün boyu sevgi frekansında kalsak da bilinçaltımıza bu sevgi halini yansıtamadığımız sürece, az da olsa bu enerji çalma durumuna yakalanmak çok olası.
Farkındalığımızı arttırabilirsek, belki bu projekte rüyaların farkında olabilirsek, müdahale edip o duygudan hızlıca çıkmamız lazım.

Bir de şunu farkettim, geceleri sıçrama şeklinde uyanma oluyorsa, bu bir enerji çalma durumuna karşı enerji bedeniminizin uyarması. Projekte rüya gelmeden, sanırım ortamdaki negatiflik kalkmamıza sebep oluyor.

sybleman

#6
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Son zamanlarda cinlerin ötesinde bu kertiş saldırıları artmış ve bazı zayıf kişileri,uyuşturcu kullananları  ele geçirip saldırganlaştırıyorlar,toplum içinde acaip davranan birden  saldırgan tavırlara giren insanların sayısı arttı,pozitif varlıkları tabi ele geçiremez ama dolaylı şekilde zarar vermeye çalışıyorlar,Gurdijefin kaza sonucu ölmesi tamircinin bir kertiş tarfından ele geçirilip arabaya zarar vermesi sonucu olmuştu (celselerde okumuştum).

OO bu direkt fiziksel olarak da ele geçirmeye doğru gitmiş. Hep merak ederim. Hani bu cinnet getirdi denir ya. Adam ailesini öldürür ama hiç birşey hatırlamıyorum der. Bu durumlar sizce kertişlerin müdahalesi ile mi oluyordur?

fidelista

#7
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Son zamanlarda cinlerin ötesinde bu kertiş saldırıları artmış ve bazı zayıf kişileri,uyuşturcu kullananları  ele geçirip saldırganlaştırıyorlar,toplum içinde acaip davranan birden  saldırgan tavırlara giren insanların sayısı arttı,pozitif varlıkları tabi ele geçiremez ama dolaylı şekilde zarar vermeye çalışıyorlar,Gurdijefin kaza sonucu ölmesi tamircinin bir kertiş tarfından ele geçirilip arabaya zarar vermesi sonucu olmuştu (celselerde okumuştum).

OO bu direkt fiziksel olarak da ele geçirmeye doğru gitmiş. Hep merak ederim. Hani bu cinnet getirdi denir ya. Adam ailesini öldürür ama hiç birşey hatırlamıyorum der. Bu durumlar sizce kertişlerin müdahalesi ile mi oluyordur?

Bir çok vakada öyle.Negatif varlıklar  bu olaylardan doğan derin üzüntü keder vs den yarralnıyorlar kendilerini beslemek için yapıyrlar.

gerçek tosun paşa

#8
Video içeriğiyle ilgili olarak hanımefendiyi ilk defa gördüm. Haluk Bey'i tanıyor genel olarak yararlı ve pozitif buluyorum ama videoya fazla komplo teorisi tarzında tam bir gazeteci yaklaşımıyla yüklenmiş konunun sipirütüel tarafı ne yazık ki yüzeysel. Konuyu bozadi oldukça efektif ele almış.

Arkadaşlar çok farklı boyutlar ve çok farklı varlık tipleri var. 4KH varlıkların bilinç frekanslarına şekil verip yoğunluklar arası gönderdiklerini biliyoruz. Teknoloji adı altında frekans ayarlamaları yaptıklarını biliyoruz. Muhakkak kertişlerin de insanlar üzerinde üst düzey etkileri vardır oluyordur ama beden ele geçirme ve konakçı gibi yaşama fikri bana da mantıksız geliyor.

Bence pozitif yapışık varlık olmaz, kh olmayan ama negatiftir bu varlıkların çoğu. KH olmayan derken yani belirli bir bilinç geliştirebilen ve KH olmaya adanmış anlamında söylüyorum. Bunlar oldukça zayıf bilinçlerin 3Y erozyonuyla git gide sapıtmasıyla oluşur. Her insanda vardır.

Bundan da sybleman in bahsettiği rüya projeksiyonundan da daha önce bahsetmiştim hatırlayanlar olacaktır.  Ne yazık ki çamura düşüp kirlenmemek mümkün değil. Nasıl vücudumuzda vitaminler, mineraller, yararlı ve zararlı bakteriler vs. varsa kolektif yaşam içerisinde çok fazla detay bulunuyor. Yapışık ruhlardan (enerjiler, parazitler vs. ne isim verirseniz) kurtulmanın yolunun sevgi ve pozitiflik(ilk anlamıyla) olduğunu sanmıyorum.

Negatif varlıklardan çelik gibi sinirler, yüksek bir bilgi birikimi ve bunu pratiğe dönüştürebilecek vizyon, adanmışlık ve istikrarla yani gerçek bir bh adayı olarak ancak kurtulabilmek ( ya da karşı koyabilmek) mümkün. Yani kısacası günümüz modern toplumu ve siyasi konjonktürü içinde hemen hemen imkansız. Fakat bir yola baş koymak bitirmenin yarısıdır. Canınızı sıkmayın.

Benim parazitler üzerine yaptığım bazı çalışmalar var. Bu ilişik varlıklarla iletişim kurulabilecek 2-3 yöntem biliyorum. Laura'nın çalışmalarından yola çıkarak geliştirdiğim yöntemler var tabii burada uygulamanın %90'ı kendisine yazar.

Melek hanımefendi gibi biriyle tanışmadım hiç. Yani eğer sırf mevcut frekansıyla bunu başarabiliyorsa tebrik ederim. Sanırım bir ikna diyaloğuna da giriyor ki olayın en önemli kısmı budur. Varlıkla pazarlık yapmalısınız. Bu ikna amacıyla gerçekleştirilir. Benim anladığım kadarıyla bu varlıklar genel olarak 5Y varlığı ama öyle 4 filan değil baya OP ayarındalar.

Daha çok yeni özellikler ve farkındalıklar kazanan tipler bunlar. KH dünyasıyla kan revan içinde bir zihne sahipler. Çok saçma takıntılara ve cinsel arzulara sahipler. Örneğin hayattayken çok kıskandığı birine, yani çok yakışıklı bir arkadaşı vardır ve onu deli gibi kıskanıyordur öldükten sonra yolda gezerken sizi o arkadaşına benzetir ve yapışmaya çalışır. Örnekler bunun gibi. Ya da ne bileyim karısından nefret eden bir adam, eşiyle sorun yaşayan bir başka adama yapışmaktan çok keyif alabilir ya da olmayan sorunu çıkararak kendi çapında hayata meydan okur.

Bu verdiğim örnekler yapışkan enerjiler için büyük oranda bu şekilde ilerliyor gibi algılıyorum. Sizin maddi ya da manevi yaralı zamanlarınızda bulaşırlar. Çünkü frekansınız çok düşer böyle vahim zamanlarda. Atıyorum hayatınızın kötü bir anında toparlanamaz ve çok dibe çekerseniz kendini yapışkan enerji bulaşması için mükemmel bir zemin yaratırsınız. Yine düşük yaralanmalar, kazalar, hastalıklar, ani korkular vs. bu zeminleri oluşturur.

Ben cin vs. bulaşması diye bir şey olacağını sanmıyorum. (konakçı olarak) Çok çeşitli boyutlardan varlıklar var. Doğal yoğunluk açıklıkları var (portal gibi), elemental enerjiler var, zihin gücüyle oluşan hayalet fenomenleri var. Var da var. Hepsini karıştırmamak lazım ama kesin bir yargıda bulunmak da neredeyse imkansız.

fidelista

#9
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Video içeriğiyle ilgili olarak hanımefendiyi ilk defa gördüm. Haluk Bey'i tanıyor genel olarak yararlı ve pozitif buluyorum ama videoya fazla komplo teorisi tarzında tam bir gazeteci yaklaşımıyla yüklenmiş konunun sipirütüel tarafı ne yazık ki yüzeysel. Konuyu bozadi oldukça efektif ele almış.

Arkadaşlar çok farklı boyutlar ve çok farklı varlık tipleri var. 4KH varlıkların bilinç frekanslarına şekil verip yoğunluklar arası gönderdiklerini biliyoruz. Teknoloji adı altında frekans ayarlamaları yaptıklarını biliyoruz. Muhakkak kertişlerin de insanlar üzerinde üst düzey etkileri vardır oluyordur ama beden ele geçirme ve konakçı gibi yaşama fikri bana da mantıksız geliyor.

Bence pozitif yapışık varlık olmaz, kh olmayan ama negatiftir bu varlıkların çoğu. KH olmayan derken yani belirli bir bilinç geliştirebilen ve KH olmaya adanmış anlamında söylüyorum. Bunlar oldukça zayıf bilinçlerin 3Y erozyonuyla git gide sapıtmasıyla oluşur. Her insanda vardır.

Bundan da sybleman in bahsettiği rüya projeksiyonundan da daha önce bahsetmiştim hatırlayanlar olacaktır.  Ne yazık ki çamura düşüp kirlenmemek mümkün değil. Nasıl vücudumuzda vitaminler, mineraller, yararlı ve zararlı bakteriler vs. varsa kolektif yaşam içerisinde çok fazla detay bulunuyor. Yapışık ruhlardan (enerjiler, parazitler vs. ne isim verirseniz) kurtulmanın yolunun sevgi ve pozitiflik(ilk anlamıyla) olduğunu sanmıyorum.

Negatif varlıklardan çelik gibi sinirler, yüksek bir bilgi birikimi ve bunu pratiğe dönüştürebilecek vizyon, adanmışlık ve istikrarla yani gerçek bir bh adayı olarak ancak kurtulabilmek ( ya da karşı koyabilmek) mümkün. Yani kısacası günümüz modern toplumu ve siyasi konjonktürü içinde hemen hemen imkansız. Fakat bir yola baş koymak bitirmenin yarısıdır. Canınızı sıkmayın.

Benim parazitler üzerine yaptığım bazı çalışmalar var. Bu ilişik varlıklarla iletişim kurulabilecek 2-3 yöntem biliyorum. Laura'nın çalışmalarından yola çıkarak geliştirdiğim yöntemler var tabii burada uygulamanın %90'ı kendisine yazar.

Melek hanımefendi gibi biriyle tanışmadım hiç. Yani eğer sırf mevcut frekansıyla bunu başarabiliyorsa tebrik ederim. Sanırım bir ikna diyaloğuna da giriyor ki olayın en önemli kısmı budur. Varlıkla pazarlık yapmalısınız. Bu ikna amacıyla gerçekleştirilir. Benim anladığım kadarıyla bu varlıklar genel olarak 5Y varlığı ama öyle 4 filan değil baya OP ayarındalar.

Daha çok yeni özellikler ve farkındalıklar kazanan tipler bunlar. KH dünyasıyla kan revan içinde bir zihne sahipler. Çok saçma takıntılara ve cinsel arzulara sahipler. Örneğin hayattayken çok kıskandığı birine, yani çok yakışıklı bir arkadaşı vardır ve onu deli gibi kıskanıyordur öldükten sonra yolda gezerken sizi o arkadaşına benzetir ve yapışmaya çalışır. Örnekler bunun gibi. Ya da ne bileyim karısından nefret eden bir adam, eşiyle sorun yaşayan bir başka adama yapışmaktan çok keyif alabilir ya da olmayan sorunu çıkararak kendi çapında hayata meydan okur.

Bu verdiğim örnekler yapışkan enerjiler için büyük oranda bu şekilde ilerliyor gibi algılıyorum. Sizin maddi ya da manevi yaralı zamanlarınızda bulaşırlar. Çünkü frekansınız çok düşer böyle vahim zamanlarda. Atıyorum hayatınızın kötü bir anında toparlanamaz ve çok dibe çekerseniz kendini yapışkan enerji bulaşması için mükemmel bir zemin yaratırsınız. Yine düşük yaralanmalar, kazalar, hastalıklar, ani korkular vs. bu zeminleri oluşturur.

Ben cin vs. bulaşması diye bir şey olacağını sanmıyorum. (konakçı olarak) Çok çeşitli boyutlardan varlıklar var. Doğal yoğunluk açıklıkları var (portal gibi), elemental enerjiler var, zihin gücüyle oluşan hayalet fenomenleri var. Var da var. Hepsini karıştırmamak lazım ama kesin bir yargıda bulunmak da neredeyse imkansız.

Peki bunlardan kendimizi nasıl koruruz,enerjimizi titreşimimizi düşürmeyeceğiz bilgi sahibi olacağız bunlardan başka bir teknik anlamında korunma yolu varmı.?

gerçek tosun paşa

#10
Bence korunma yolu yok. Sonuçta 3KH dünya işi bile bir sürü frekans ve bilinçaltı çalışması, programlaması var. Sanırım her insanda 3-6 adet yapışık ruh var. Çok nadir olarak 1-2 adet olabilir. Fakat illa korunmak ya da etkiyi en aza indirmek istenirse ki bu istek çok haklı ve idealdir, hayata karşı güçlü ve kararlı olmalıyız. Bu söylediklerim için herkes farklı yöntemlere sahiptir. Bu varlıklar sizin bazı eğilimleriniz ve eksiklikleriniz ya da artılarınızdan beslenmeyi sever ve kendince size, yaşama veya özel bir amacına meydan okur, dalga geçer.

Bazıları gerçekten size yardım ettiğine de inanır. Atıyorum senin böyle işlerle ne işin var der ve sizi baltalamaya çalışır, kendi iradesini sizinkinden üstün tutar. Zaman kavramı artık allak bullak olduğu içinde "ay sıkıldım gideyim, üf burda çok takıldık ya" filan da demezler :) Aynı celselerde çip konusunda geçtiği gibi artık sizden keyif alamaz kontrol edemez hale gelirlerse başka birini bulmak için yola koyulurlar.

sybleman

#11
Kendi adıma ışığı kullanarak meditasyonda bir küre içine alıp, dışını ayna şeklinde düşünüyorum. Ama son zamanda bazen 3-4 kez tekrarlamam gerekiyor.

Eterik bedendeki en ufak bir açık onlar için yeterli gibi. Dediğin gibi şimdilik tamamiyle kurtulmak zor gibi.

Bir de yapışık ruh temizliği meditasyonu var. Ama doğru yapılmazsa tekrar bağlanması çok kolay olduğunu duydum.

Bizi etkileyemeseler bile etrafımızdaki insanlarda bir negatiflik oluşturup ortamı gergin hale getirip sonra bizim duygu durumumuzu da düşürebilirler.

Mümkün olduğunca duygu durumlarının farkına varıp, o duyguda fazla kalmamaya dikkat etmek lazım.

bozadi

#12
Biraz fazla idealist bir yaklaşım olsa da, "genel anlamda" kurtuluş BH'ye mezuniyetle olacak. KH'de, yani bataklıkta yaşarken temiz olmak, temiz kalmak pek mümkün değil gibi. Vücudunuza yapışmış bir sülükten kurtulabilirsiniz ama bir başkasının yapışması uzun sürmeyecektir veya zaten her an birden fazla sülük yapışık durumdadır. Dolayısıyla uzun vadeli temel amaç, bataklıktan çıkmak olmalı. BH'leşmeyle ilgili güçlü bir hayat amacımız, temel bir varoluş amacımız olması gerek. Bunun ne veya nasıl olacağı kişiden kişiye değişebilir ama doğal olarak ortak paydalar da olacaktır.

Son zamanlarda bu konuda test etmekte olduğum ve en çok işe yaradığını gözlemlediğim yaklaşım, "tüm hayatımı tamamen iyiliğe adamak". Fiziksel, somut manada hemen gidip etrafımdakilere veya başkalarına iyilik yapmayı kastetmiyorum öncelikli olarak. Ve hemencik kalıcı ve kesin gerçekliğe dönüşecek birşeyi de kastetmiyorum; bu çok gerçekçi olmaz. Bir düşünce veya inanç tohumu gibi daha çok. Olağan hayat (çeşitli olumsuzluklarıyla, işkenceleriyle, nefretleriyle, arzu ve korkularıyla) devam ederken, uygun zamanlarda o tohumu hatırlamak, aklımız-gönlümüz elveriyorsa onu sulamak, beslemek. Uzun vadeli bir amaç olarak, bir yandan normal hayatımıza devam ederken, bir yandan da o tohumu beslemeye, büyütmeye devam etmek. Bir gün tüm benliğimizi, tüm varlığımızı, tüm aklımızı ve gönlümüzü kaplayacağı, yani giderek tamamen ona dönüşeceğimiz düşüncesi, inancı, iradesiyle.

Bütün negatif varlıklar "kendine hizmet" odaklıdır. Bunun tersi "başkalarına hizmet"tir, ki bu aslında "bütüne hizmet"tir, dolayısıyla da tek olana, bir olana, 1'e hizmettir. Gerçek manada başkalarına hizmet odaklı olduğumuzda, negatif varlıkların bize ilişecekleri bir açıklık bırakmamış oluruz. Buradaki sır, şimdilik sadece "niyet" kapsamında bile olsa, "tüm varlığın" ve "tamamen" başkalarına hizmete adanmasıdır. "Açıkları" kapatan husus budur. Tüm varlık, tamamen. Şimdilik sadece niyet bağlamında ve küçücük bir tohum boyutunda bile olsa.

Hayatımız acılarla, işkencelerle, kahırlarla dolu. Öyle olmasaydı bile hayatımızı iyiliğe adamak gerekirdi ama hele ki bu kadar "kötü" bir hayat yaşarken, tüm hayatımızı, tüm varlığımızı, tamamen iyiliğe adamayacağız da ne yapacağız? Ama feci şekilde dünyevileşmiş ve zehirlenmiş olan zihnimiz, iyiliğe adanmanın basit temel manasını kavramakta zorlanıyor. Kendimi kesinlikle hariç tutmuyorum bu gözlem konusunda. Bununla mücadele etmeye çalışıyorum.

bozadi

#13

Alıntı Yap
M: Özlemlerinizi gerçekleştirmek için özgürsünüz. İşin doğrusu, başka bir şey yaptığınız yok.

S: Çalışıyorum ama beni umutsuzluğa düşüren engeller var.

M: Onları yenin.

S: Yapamıyorum, fazla zayıfım.

M: Sizi zayıf kılan ne? Zayıflık nedir? Başkaları arzularını gerçekleştiriyorlar, siz neden yapamıyorsunuz?

S: Enerjim yetersiz olmalı.

M: Enerjinize ne oldu? Nereye gitti? Siz onu birbirleriyle çelişen birçok arzu ve arayış içinde dağıtmadınız mı? Sizin sonsuz enerji birikiminiz yok ki?

S: Neden yok?

M: Hedefleriniz, amaçlarınız küçük ve düşük düzeyli. Bunlar fazla enerji çekmezler kendilerine. Ancak Tanrı'nın enerjisi sonsuzdur - çünkü O kendi için hiçbir şey istemez. O'nun gibi olun, o zaman bütün arzularınız gerçekleşir. Hedefleriniz ne denli yüksek, arzularınız ne denli geniş ise onların gerçekleşmeleri için o kadar çok enerjiniz olur. İyi olanı isteyin, o zaman bütün evren sizinle birlikte çalışacaktır.


sybleman

#14
bozadi bu alıntı neredendi? Kas celselerinden mi?