Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_bigsenfoni

Yapisik ruh mu?Negatif enerji mi?Üst boyut negatif manipulasyon mu?

Başlatan bigsenfoni, 22 Kasım 2012, 09:10:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bona fide

bozadi varlık sensin evet. duygularının hepsine eşit mesafedemisin bağlılıklarından arınarak vazgeçişlerini yaşayarak deneyimleyerek yaşamına yansıttığına inanarak mı, yoksa şuanki ruh halinle herşeyinle mi varlık benim diyorsun. eylemde bu düşüncen tamamen hayata geçti mi. samimi fikrimi söylersem kızabilirsin ama varlık sensen söylememde sakınca yok sonuçta yaratılanda yaratanı görerek iletişim kuracağız forumdaki amaca yönelik. yinede kırmak istemediğimi bilmeni isterim. bu cümlenin içeriğini yaşamımızda hayata geçirmeden söylediğimizde egoya dair olmaz mı? elbette senin yaşamını bilmiyorum yazdıklarımızla tanıyorum sadece. söylediğimiz şeyleri yaşayabilmek yeryüzünde bu dersi tamamlamış olmanın huzuruyla ki o zaman söylemeye dahi gerek duymaz insan mütevazi olur.maharajın uzun bir ders dönemi var. bilmiyorum eleştirimde haksızım belkide yaratılanın parçasıyız yaratanı görüyoruz tamam neden böbürlenme var hissine kapıldım bana bunu düşündüren ne hasetliğim mi acaba tüm boyutlardan sonra ulaşılan mükemmellik olarak algıladım cümleni.
 

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

bozadi varlık sensin evet. duygularının hepsine eşit mesafedemisin bağlılıklarından arınarak vazgeçişlerini yaşayarak deneyimleyerek yaşamına yansıttığına inanarak mı, yoksa şuanki ruh halinle herşeyinle mi varlık benim diyorsun. eylemde bu düşüncen tamamen hayata geçti mi. samimi fikrimi söylersem kızabilirsin ama varlık sensen söylememde sakınca yok sonuçta yaratılanda yaratanı görerek iletişim kuracağız forumdaki amaca yönelik. yinede kırmak istemediğimi bilmeni isterim. bu cümlenin içeriğini yaşamımızda hayata geçirmeden söylediğimizde egoya dair olmaz mı? elbette senin yaşamını bilmiyorum yazdıklarımızla tanıyorum sadece. söylediğimiz şeyleri yaşayabilmek yeryüzünde bu dersi tamamlamış olmanın huzuruyla ki o zaman söylemeye dahi gerek duymaz insan mütevazi olur.maharajın uzun bir ders dönemi var. bilmiyorum eleştirimde haksızım belkide yaratılanın parçasıyız yaratanı görüyoruz tamam neden böbürlenme var hissine kapıldım bana bunu düşündüren ne hasetliğim mi acaba tüm boyutlardan sonra ulaşılan mükemmellik olarak algıladım cümleni.
Biraz karmaşık bir durum. Sanırım bu tür beyanlarda bulunmamın egosal bir yanı da var, egoyu yok edici bir yanı da, ilginç bir şekilde.

Son zamanlarda "Ben O'Yum"u ibadet gibi, kutsal kitap gibi her gün bir miktar okuyorum. Ve giderek daha fazla ilham alma, daha doğrusu anlatılanı deneyimleme şansı buluyorum. Ve Maharaj'a benzer laflar ederken (veya onu taklit ederken), aslında az da olsa çok da olsa o beyanların ardındaki hakikati deneyimliyorum veya deneyimlemeye yaklaşıyorum. Çocuklar nasıl büyüklerini taklit ede ede öğreniyorlarsa, ben de Maharaj'ı seve seve taklit ediyorum ve o da bunun aksi yönünde bir uyarıda veya itirazda bulunmuyor gibi görünüyor, hatta teşvik ediyor sanki. "Dikkatinizi buna verin" diyor çünkü. Ama evet, bu aynı zamanda biraz bencillik oluyor, çünkü henüz tam olarak olmadığım birşeyi olmuşum gibi caka satıyor oluyorum. Ama bunun bile bir faydası oluyor, örneğin sen durumu sorgulama gereği duyuyorsun ve böylece konu üzerindeki dikkat artmış oluyor ;-) Bence bundan herkes kazançlı çıkar, yeter ki samimiyet ve iyi niyet olsun. Bunlar oldukça sorgulamada, itirazda hiçbir kötülük olamaz, uzunvadede herşey iyilik için çalışır.

Hani "ölmeden önce ölmek" diye bir kavram vardır ya, konu biraz da onunla ilgili aslında. Bildiğiniz, tahmin edebileceğiniz gibi bu kavramdan kasıt "egonun ölümüdür". Hem Ra, hem K'lar, hem de Maharaj, tüm varoluşun en yüksek veya en derin tekamül düzeyinde herşeyin mutlak birliğinin deneyimlendiğini ve bu birliği anlamak, deneyimlemek ve bunun şifasından yararlanmak için ille o seviyelere ulaşmak gerekmediğini, hatta içinde bulunduğumuz tekamül seviyesinde ilerlemeyi en çok sağlayan şeyin, tüm kavrayış sınırlılıklarına rağmen o birliğin farkındalığına ve inancına olan eğilim olduğunu söylüyorlar. Bu yüzden olsa gerek, Ra, "Aynaya bakın ve yaratanı görün" diyor. K'lar "Baş Yaratıcı sizsiniz" diyor, Maharaj'ın yüzlerce sayfa boyunca anlattığı şey de bu; "En Yüce hakikat sizsiniz". Ve bu üç kaynağın tümü de Tanrı'yı sadece "Güneş" olarak değil, aynı zamanda tüm "Güneş Sistemi", yani "herşey" olarak tanımlıyorlar. Çünkü Güneş Sistemi de Güneş'ten doğmuştur. Tüm bireysellikler ve çeşitlilikler de bütünün ve mutlak birliğin bir parçası ve kendisi olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla "Ben Tanrı'yım" demek "Ben Tanrı'yım ama sen değilim" demek değil, aksine "Ben senim ve sen bensin!" demek. Egonun panzehiri bu. Ama böyle birşeye inanma eğilimi geliştirmek egoyu bir anda ortadan kaldırmıyor kesinlikle. Ve zaten ben şu anda kendimi diğer tüm bireylerden ayrı ve bağımsız görme eğilimindeyim ciddi oranlarda. Her an herkesle çatışabilirim, başta kendimle olmak üzere. Dolayısıyla birliği düşünürken, bu inancı test ederken çevremdeki bireylerle mutlak özdeşlik üzerinde odaklanmıyorum çoğu durumda. Yani, benzetme üzerinde gidecek olursak, ben bir gezegensem, diğer gezegenlerden ziyade Güneş'le özdeşleşme eğilimindeyim ve Güneş'le özdeşleştiğimde diğer gezegenlerle de özdeşleşiyor oluyorum, bu gerçeğe daha kolay, içten ve sevecen bir şekilde ısınıyorum. "Yaratılanı sev, Yaratan'dan ötürü." Tüm gezegenler aynı Güneş'in etrafında dönüyorlar; hepsini, herşeyi birleştiren o.

Varoluşun en negatif varlıklarıyla bile özdeş bir tarafım var, "var olma orta paydasında". Ama KH'ye adanan varlıklar "anti-varlık" davranış eğiliminde olduklarından aynı zamanda onlarla son derece uzlaşmaz ve hatta çatışmalı durumlara gelebiliyoruz; özgür irade. Var olmak kadar yok olmak da bir özgür irade seçimi.

"Tüm mevcut ve potansiyel korkularımız, endişelerimiz, tereddütlerimiz karşısında en çok güvendiğimiz, en çok sezdiğimiz, inandığımız, güç aldığımız şey nedir?" diye sormamdaki amaç da bununla yakından ilgili. Tüm korkuların, tüm endişelerin, tüm ayrılıkların, yetmezliklerin, acizliklerin en büyük ve aslında tek panzehiri mutlak birlik gerçeği gibi görünüyor.

Tabi unutmayalım ki bizler 3y'deyiz. Mutlak birliğe dair inancımız veya kabulümüz bizi bir anda 7y'ye taşıyamaz. Böyle birşeyi ne kaldırabiliriz, ne de isteyebiliriz. Bir bebek veya bir çocuk bir anda yetişkin olamaz, bu son derece yavaş bir süreçtir. 3y zaten bireyselliğin deneyimlendiği seviye. 2y'de hayvandık, uzun deneyimler sonrasında bireyselliği keşfedince 3y'ye mezun olduk ve ne 4'e mezun olduğumuzda, ne de 5'e mezun olduğumuzda bireyselliğimiz ortadan kalkmayacak. 6 ve 7'ye ulaştığımızda ise varoluşun tüm birliğinin ve aynı zamanda tüm çokluğunun, çeşitliliğinin ve bireyselliğinin bizim öz be öz kendi varlığımız olduğunu mutlak bir şekilde biliyor olacağız. Ama yine de şu anda içinde bulunduğumuz 3KH koşullarında bu konuyu düşünmek bizler için son derece zorlu olabiliyor, ters etkiler yapabiliyor. Korkulacak, endişe edilecek, üzülecek hiçbir şey yok aslında ama KH/ego koşulları bunu anlamamızı zorlaştırıyor.

bona fide

merhaba bozadi cevap için teşekkür ederim. maharajda şöyle bir pasaj vardı,

S: Bu benim faal bir yaşam fikrinden büsbütün vazgeçmem gerektiği anlamına mı gelir?
M: Kesinlikle hayır. Evlenme olacaktır, çocuklar olacaktır, bir aile geçindirmek için para kazanma olacaktır. Olayların doğal akışı içinde bütün bunlar olacaktır, çünkü kader gerçekleşmelidir; siz onların içinden dirençsiz geçeceksiniz; görevler geldikçe, onları ister küçük, ister büyük olsunlar, dikkatle ve tam olarak yapacaksınız. Fakat genel tutum, sevecen bir tutkusuzluk (bağımlılıktan yoksunluk), muazzam bir iyi niyet, karşılık beklemeden sürekli bir veriş hali olacaktır.
Evlilikte siz ne bir koca ne bir karısınız, fakat ikisi arasındaki sevgisiniz.
Siz her şeyi düzenli ve mutlu kılan berraklık ve iyiliksiniz.
Bu size belirsiz görünebilir ama biraz düşünürseniz fark edeceksiniz ki mistik olan en pratik olandır, çünkü hayatınızı yaratıcı ve mutlu kılar. Bilinciniz daha yüksek bir boyuta ulaşmıştır, oradan her şeyi çok daha berrak, çok daha keskin bir şekilde görebilirsiniz. Farkına varırsınız ki doğuştan meydana çıkan ve ölümle bitecek olan kişi geçici ve asılsız olandır. Siz arzuların ve korkuların pençesindeki o duyusal, duygusal ve entelektüel kişi değilsiniz. Kendi gerçek benliğinizi bulun. Ben neyim? Bu tüm felsefelerin ve psikolojinin temel sorusudur. Onda derinleşin.

hayatın içinde olurken bağımlılıktan uzak tutkusuz sevecenlik göstermek, çocuklarımıza eşe dosta çok zor bu tabi zamanla deneyimle ve mesafelerle tutku kendiliğinden azalma gösteriyor. ama yeni doğmuş bebeğin verdiği mutluluk onunla geçirilen zamnda oluşan bağlılık ilk anda çok kuvvetli. maharaj tutkusuz sevecenlik derken insan ömrünün geçişlerinden bahsediyor uzun yolla öğrenilen çocukken ailelerimize çok bağlıyız büyüyüp ayrı yaşamlar başlayınca o sevgi olsa dahi tutku derecesinde olmuyor evliliklerde ilk zamanki o yanyna olabilme birlikte zaman geçirme zamanla azalıyor mesafeler özgür alanlar çoğalıyor. deneyimlemeden yüklerinizi artırmadan deneyenleri örnek alın ve yorulmayın diyor ama insanın içindeki tutku ya da karma belkide evrenin yasası kader diyor ya yukarda bu yüzden deneyimlemek gerekiyor nadir öyle kendiliğinden tutkularından arınmış insan profili. onlarda deneyimli ruhlardır muhtemelen.
 

bozadi

Çok güzel bir alıntı, paylaştığın için teşekkürler.

Herkesin durumu, şartları farklıdır evet, o yüzden en iyisi herkesin içinden geldiği gibi, sezgilerine uygun hareket etmesidir diye düşünebiliriz sanırım.

bahtf

Farkındalığa sahip olduğum andan itibaren aşırı gerçek (rüyada koku dahi alabiliyorum) rüyalar veya anılar yaşıyorum. Sürekli siyah bir şey (insanımsı fiziksel forma sahip olan, yüzü veya tanımlayıcı özelliği olmayan) bir şey beni izliyor, fark ettiğimde kaçıp yerini değiştiriyor, ardından gene 2 kez fark edince direk rüya/anı sonlanıp karabasan durumuna dönüşüyor. Daha önce 2 kez farklı zamanlarda (farklındalığımın arttığı ve 3BH olmayı umduğum zamanlarda) bu varlık rüyada veya rüyayı sonlandırıp fiziksel olarak beni boğmaya kalkıyor (fiziksel etki olarak bu rüyaları gördükten sonra kendim ve odam buz gibi oluyor -sıcak bir odada olduğum halde-) ayrıca ek bir çok şey var, farklı bir rüyada boş alanda bir dostum ile çimenli tipik boş bir arazideyiz birden bire çimenler beni bacağımdan tutuyor (çimen kokusu , fiziksel acı hepsi var) ardından uyanıyorum ve o "çimenlerin" tuttuğu yerde orta şiddetli bir ağrı oluyor, ve burnuma keskin bir çimen kokusu geliyor. İnat edip farkındalığımı arttırmak için araştırma yaptığımda işe fiziksel kas seyirmeleri (daha önce yoktu), ve daha sonra bir çok farklı tür ile uzaydayız (bir alanda çember oluşturmuşuz estrafımızda uzay gemileri vs. var) bunlar bana sorular sorup yanıt alıyorlar, bende onlara soruyorum ama genelde hiç yanıt vermiyorlar. Soruları özellikle negatif ve asla ama asla kafamdan gitmiyor (aşırı derecede inatçılar) sürekli öldürme, insanlığın yok oluşu, sefillik (insanlığı ezikleme/aşağılama) gibi şeyler yapıyorlar. İlk başta hayal vs. sanırdım bunları ama asla düşünemeyeceğim şeyler olduğu için gerçeği anladım. Bunların farkınladık yaşamamdan önce olmaması ise ayrı bir gariplik katıyor. Orgonit alıp etkileri düşürmeyi deneyeceğim. Acaba bu durumları yaşayan var mı? Rüyaların gerçekçi veya gerçek olmalarından endişeleniyorum (korkum 0'dır). Eğer gerçek ise bu etkileri nasıl minimalize edebilirim?

Uzun oldu ancak içimi döktüm en azından :)
 

gerçek tosun paşa

Foruma hoş geldin bahtf. Kendini açıkladığın için teşekkürler öncelikle.

Anlattıklarına benzer yada alakalı deneyimler yaşayan arkadaşlarımız var. Burada sana yardımcı yorumlarda bulunurlar diye düşünüyorum.
Rüyalar genelde farklı boyutlarla geçilen iletişim kapıları oluyor bu açıdan özellikle önemliler. Anlattıklarına bana sende olan BH potansiyeline yönelik bir saldırıyı çağrıştırdı. RA celselerinden BH potansiyeli iyi seviyede olan kişilere karşı Negatif varlıkların bunu görüp ona göre şiddet içerikli nefret ve kıyamet mesajları verdiğini biliyorum yani farkındalığından önce başına gelmesi bence ilginç değil.
Kasyopya celselerinde bu tür şeyler yaşayan insanlar için bunlar gerçek olan dolayısıyla güzel olan bir şeyi sınırlamayın diyorlar.Minimalize etmek yerine daha farklı bir açıdan bakmayı da düşünebilirsin.

bahtf

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Foruma hoş geldin bahtf. Kendini açıkladığın için teşekkürler öncelikle.

Anlattıklarına benzer yada alakalı deneyimler yaşayan arkadaşlarımız var. Burada sana yardımcı yorumlarda bulunurlar diye düşünüyorum.
Rüyalar genelde farklı boyutlarla geçilen iletişim kapıları oluyor bu açıdan özellikle önemliler. Anlattıklarına bana sende olan BH potansiyeline yönelik bir saldırıyı çağrıştırdı. RA celselerinden BH potansiyeli iyi seviyede olan kişilere karşı Negatif varlıkların bunu görüp ona göre şiddet içerikli nefret ve kıyamet mesajları verdiğini biliyorum yani farkındalığından önce başına gelmesi bence ilginç değil.
Kasyopya celselerinde bu tür şeyler yaşayan insanlar için bunlar gerçek olan dolayısıyla güzel olan bir şeyi sınırlamayın diyorlar.Minimalize etmek yerine daha farklı bir açıdan bakmayı da düşünebilirsin.
Yorumunuz için çok teşekkürler, sadece BH olmaktan çok araştırma yapmak istiyorum. Eski celselerde Laura'ya Kertenkele cihazlarından birinin lokasyonunu verebileceklerini iletmişlerdi. Şunu merak ediyorum bu tür olanların toplanma merkezleri ve türevi yerleri daha önce hiç paylaşıldı mı?
 

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bahtf

Farkındalığa sahip olduğum andan itibaren aşırı gerçek (rüyada koku dahi alabiliyorum) rüyalar veya anılar yaşıyorum. Sürekli siyah bir şey (insanımsı fiziksel forma sahip olan, yüzü veya tanımlayıcı özelliği olmayan) bir şey beni izliyor, fark ettiğimde kaçıp yerini değiştiriyor, ardından gene 2 kez fark edince direk rüya/anı sonlanıp karabasan durumuna dönüşüyor. Daha önce 2 kez farklı zamanlarda (farklındalığımın arttığı ve 3BH olmayı umduğum zamanlarda) bu varlık rüyada veya rüyayı sonlandırıp fiziksel olarak beni boğmaya kalkıyor (fiziksel etki olarak bu rüyaları gördükten sonra kendim ve odam buz gibi oluyor -sıcak bir odada olduğum halde-) ayrıca ek bir çok şey var, farklı bir rüyada boş alanda bir dostum ile çimenli tipik boş bir arazideyiz birden bire çimenler beni bacağımdan tutuyor (çimen kokusu , fiziksel acı hepsi var) ardından uyanıyorum ve o "çimenlerin" tuttuğu yerde orta şiddetli bir ağrı oluyor, ve burnuma keskin bir çimen kokusu geliyor. İnat edip farkındalığımı arttırmak için araştırma yaptığımda işe fiziksel kas seyirmeleri (daha önce yoktu), ve daha sonra bir çok farklı tür ile uzaydayız (bir alanda çember oluşturmuşuz estrafımızda uzay gemileri vs. var) bunlar bana sorular sorup yanıt alıyorlar, bende onlara soruyorum ama genelde hiç yanıt vermiyorlar. Soruları özellikle negatif ve asla ama asla kafamdan gitmiyor (aşırı derecede inatçılar) sürekli öldürme, insanlığın yok oluşu, sefillik (insanlığı ezikleme/aşağılama) gibi şeyler yapıyorlar. İlk başta hayal vs. sanırdım bunları ama asla düşünemeyeceğim şeyler olduğu için gerçeği anladım. Bunların farkınladık yaşamamdan önce olmaması ise ayrı bir gariplik katıyor. Orgonit alıp etkileri düşürmeyi deneyeceğim. Acaba bu durumları yaşayan var mı? Rüyaların gerçekçi veya gerçek olmalarından endişeleniyorum (korkum 0'dır). Eğer gerçek ise bu etkileri nasıl minimalize edebilirim?

Uzun oldu ancak içimi döktüm en azından :)
Foruma hoşgeldin bahtf [:)] Daha doğrusu, tekrar hoşgeldin. Başta "Turuk" adlı önceki üyemiz olduğunu sandım ama yazdıklarını tekrar inceleyince, 3BH/Birikinti rumuzlarıyla yazan arkadaşımız olduğun sonucuna vardım. Aynı anda forumun pek çok farklı başlığında pek çok farklı tartışma yürütmen nedeniyle daha önce ciddi sorunlar yaşamıştık, aynı duruma tekrar düşmememizi ümit ediyorum. Acilen üyeliğini askıya almak gibi bir niyetim yok kesinlikle ama bu biraz da sana bağlı ;)

bozadi

Aslında şimdi, olabileceğin üçüncü bir kişi de aklıma geldi, daha önce Qui-gon-jinn rumuzuyla yazan arkadaşımız. Evet, bu daha muhtemel göründü şimdi bana.

bigsenfoni

I\'ll be back...[8D]
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Aoibheann

bigsenfoni hala aynı durumu yaşıyor musun?
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

bigsenfoni

Hangi durum?Yada hangisi...
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Aoibheann

Eskiden kisa bir sure tanidigimizin dogal tas dukkaninda calismistim. O kadar tas bana bir hediye verdi. Migrenim cikti. O donem asiri uyku problemleri ve kabuslar yadadim. Bu pembe kuvars beni de cekti o donem. Surekli elimde tuttum ve resmen nabiz gibi atip ?s?n?yordu. Ama ametist tasiyla beraber olumcul etki yapti. Pembe kuvarstan vazgecmek zorunda kaldim. Iki tas birbirini etkiliyor sanirim. Dikkat et.
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

bigsenfoni

İkisi beraber oluşuna gücün birleşmesi diyebiliriz.Bazen  birbirlerine degince bir enerji aliş verişi oluyor birbirlerini dengeliyorlar.Bu esnada kivilcim cikarttiklarina şahit oldum.Zamanla birbirlerine alisiyorlar/uyumlaniyorlar ve arkadaş oluyorlar!Ben ikisinide cok seviyorum.Artik taşlarimda birbirlerini seviyorlar.Sevginin gücü!
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Aoibheann

"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi