Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Çin de dondu (25 Ocak)

Başlatan bozadi, 01 Şubat 2016, 12:40:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

25 Ocak 2016

Çin de dondu


ABD'nin doğu kıyısında fırtına hayatı felç ederken, Büyük Okyanus'un batı kıyısındaki Çin'de de kar fırtınası nedeniyle hayat felç oldu.




Çinli yetkililer, ülkenin büyük kısmında elektrik dağıtımında sorun yaşadığını, birçok bölgede gıda dağıtımı yapıldığını açıkladı. Ülkenin doğusunda bulunan Zhejiang bölgesinde sıcaklık eksi 11'e kadar düşerken, evleri zarar göre 13 bin kişinin tahliye edildiği ifade edildi.


Kaynak: habersayaci.com

bozadi

#1
24 Ocak 2016

43 yılın en soğuk kışını yaşayan Tayvan'a kar yağdı


Tropikal bölgede bulunan Tayvan, 43 yılın en soğuk kışını yaşıyor. Ada ülkesinde hava sıcaklığı bazı şehir merkezlerinde 1 dereceye kadar düştü. Yer yer kar yağışı görülen ülkede, yüksek bölgeler beyaza büründü.Güneydoğu...




Tropikal bölgede bulunan Tayvan, 43 yılın en soğuk kışını yaşıyor. Ada ülkesinde hava sıcaklığı bazı şehir merkezlerinde 1 dereceye kadar düştü. Yer yer kar yağışı görülen ülkede, yüksek bölgeler beyaza büründü.

Güneydoğu Asya ülkesi Tayvan, sabaha karla uyandı. Adada, dün gece hissedilen hava sıcaklığı eksi 7 dereceye kadar düştü. 43 yılın en soğuk kışını yaşayan tropikal adanın tarihinde ilk kez kar yağışı 4 yüz metre rakıma kadar düştü. Vatandaşlar ise kar yağışını izlemek için yüksek bölgelere akın etti. Özellikle başkent Taipei'deki Yang Ming Dağı'na birçok vatandaş, kar yağışını izlemeye gitti. Kar seviyesinin 5 santimetreye kadar ulaştığı Yang Ming Dağı'nda birçok minik, karla ilk defa buluştu ve kardan adam yaptı.

Meteorolojiden yapılan açıklamada, soğuk havanın pazartesi günü ülkeyi terkedeceği belirtildi. Öte yandan Sağlık Bakanlığı da vatandaşları uyardı. Tayvan'da görülmemiş soğukların yaşanması ve kar yağışının, yeni hastalıkları da beraberinde getirebileceği belirtilirken, özellikle çocukların giyimine dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı.


Kaynak: habertuar.com

bozadi

#2
25 Ocak 2016

Elazığ'da kar yağışı etkili oluyor


Elazığ'da dünden beri etkisini sürdüren kar yağışı devam ediyor. Yoğun bir şekilde yağan kar nedeniyle yollarda buzlanmalar meydana geldi. Sürücüler trafikte güçlükle ilerledi. Bazı araç sahipleri lastiklerine zinciri takarak yollarına...




Elazığ'da dünden beri etkisini sürdüren kar yağışı devam ediyor.

Yoğun bir şekilde yağan kar nedeniyle yollarda buzlanmalar meydana geldi. Sürücüler trafikte güçlükle ilerledi. Bazı araç sahipleri lastiklerine zinciri takarak yollarına devam etti. Kar yağışının gece boyunca etkili olması bekleniyor. Yetkililer zincirsiz yola çıkılmaması ve araçlarda çekme halatı bulundurulmasını istedi.


Kaynak: habertuar.com

bozadi

#3
25 Ocak 2016

Konya dondu! Termometreler -8'i gösterdi


Konya'da termometreler il merkezinde sıfırın altında 8 dereceyi, bazı ilçeler ve yükseklerde -10'u gösterdi.




Konya, haftanın ilk gününü adeta dondu. Yüksek kesimlerde ve ilçelerde kar yağışının etkili olduğu kentte, dondurucu soğuklar hüküm sürüyor.

Konya kent merkezinde gece termometreler sıfırın altında -8 dereceyi gösterdi.

Soğuk havayla birlikte süs havuzları ve su birikintileri dondu. Sabah erken saatlerde işlerine gitmek isteyen vatandaşların araçları çalışmadı.

Meteoroloji Konya Bölge Müdürlüğü ise sabah ve gece saatlerinde kuvvetli olmak üzere buzlanma ile don olayı beklendiğini duyurdu. Kent merkezinde gün içerisinde beklenen en yüksek sıcaklık -3 olarak kaydedildi. İlçelerde ise Derbent ve Derebucak, en yüksek hava sıcaklığı -9 dereceyi görecek.

Yetkililer, vatandaşı don ve buzlanmaya karşı uyarıyor.


Kaynak: konhaber.com

bozadi

#4
25 Ocak 2016

Rize'de son 20 yılın en şiddetli kar yağışı yaşanıyor


Rize Belediye ekipleri, hummalı bir şekilde çalışarak merkez ve 46 mahalle yolunu ulaşıma açık tutmak için amansız mücadelesine devam ediyor.





"BÜYÜK KAR AFETİ İLE BELEDİYENİN AMANSIZ MÜCADELESİ..."

Rize Belediye ekipleri, hummalı bir şekilde çalışarak merkez ve 46 mahalle yolunu ulaşıma açık tutmak için amansız mücadelesine devam ediyor.

SON 20 YILIN EN ŞİDDETLİ KAR YAĞIŞI...

Rize'de dün başlayan ve geceden itibaren etkisini sürdüren Kar, aralıksız devam ediyor. Son 20 yılın en etkili kar yağışı ile karşı karşıya olan Rize'de Karla mücadele veren Belediye ekipleri, gelen ihbarları "Afet Koordinasyon" merkezinde anında değerlendirip ulaşım sorunlarını gidermek için gece'den itibaren çalışmaları sürdürüyor.




MAKİNELER ARALIKSIZ ÇALIŞIYOR...

Aralıksız devam eden kar yağışı nedeniyle şehirde bulunan 46 mahalle ve merkez deki çalışmalar "Afet Koordinasyon" merkezinden; şehir kameraları ve harita üzerinden ( GPS) sistemi ile İş Makinalarının çalışma yaptığı mahalleler izlenip, ihbar alınan bölgelere İş makinaları anında yönlendiriliyor.

BİNBEŞYÜZ KİLOMETRE YOL AĞINDA ÇALIŞMA YAPILDI...

Kar yağışının yüksek kesimlerde bir metreyi aştığı şehirde Belediye ekipleri Hastane yokuşu, Dağbaşı, Ekmekçiler, Gündoğdu, Çorapçılar, Hamzabey, Kaplıca, Reşadiye, Kale Kavaklı, Kambursırt, Fener, Fatih mahallesi ve Merkezde şu ana kadar yaklaşık binbeşyüz kilometre yol ağında çalışma yaptı.

BAŞKAN KASAP; " AÇILAN YOLLAR SIK SIK KAPANIYOR"

Son yılların en şiddetli kışını yaşayan Rize'de Belediye Başkanı Prof. Dr. Reşat Kasap, karla mücadele ekiplerinin büyük güçlük yaşadığını dile getirdi. Başkan Kasap, " Sabahın saat dördünden itibaren ekiplerimiz çalışıyor. Ancak devam eden tipi sebebiyle açılan yerler sık sık tekrar kapanıyor, İş makineleri operatörlerimiz tipi nedeni ile önlerini görmekte zorlanırken durmaksızın kar temizliyorlar. Zorlu kış şartlarına rağmen karla mücadeleyi sürdürüyoruz. Yolları ulaşıma açmaya çalışan ekipler bir taraftan tuzlama çalışması yaparken, bir taraftan da yerleşim birimlerinden "Afet Koordinasyon" merkezine gelen "hastamız var" ihbarlarını değerlendiriyor. Makine İkmal Birimimiz günde 200 ila 300 ihbarı 30 İş Makinesi ve 70 personelle Fen işleri ile ortak yürütürken, Temizlik işlerinden 50 kişilik bir ekip de kaldırım ve ana arterlerde kar temizleme çalışması yapıyor" dedi.


Kaynak: gazeterize.com

bozadi

#5
26 Ocak 2016

Trabzon'da Son 30 Yılın En Soğuğu!


Trabzon'da kar yağışı insanlara zor anlar yaşatıyor...


Trabzon'da 3-4 gündür kesintisiz yağan kar yağışı hayatı olumsuz etkiledi. Trabzon'un bir çok ilçesi ve mahallesi sürekli yağan kar nedeniyle trafiğe kapanırken insanları da zor durumda bıraktı.

Trabzon Bölge Tahmin Ve Uyarı Merkezinden alınan bilgiye göre; Trabzon'da 26/01/2016 Salı günü saat 03:00 da minimum sıcaklık -5,2°C ölçüldü. Bu sıcaklık son otuz yılın en düşük sıcaklığı olarak kayıtlara geçmiş bulunmaktadır. En son 22/02/1985 yılında minimum sıcaklık -6,1°C olarak ölçülmüştür.

Trabzon'da son 65 yıldaki en düşük sıcaklık değeri ise 18/01/1950 tarihinde -7,0°C  olarak ölçülmüştür. Vatandaşlarımıza ve sürücülerimize don olayı nedeniyle uyarılarda bulunan Trabzon Valisi Abdil Celil Öz "Soğuk havaların önümüzdeki iki gün daha etkisini sürdürmesi beklenmektedir. Buzlanma, don ve çığ tehlikesi devam edeceğinden vatandaşlarımız ve sürücülerimiz tedbirli ve dikkatli olmalıdırlar "dedi.


Kaynak: haber61.net

bozadi

#6
25 Ocak 2016

Güney Kore ve Çin'de dondurucu soğuklar


Güney Kore'nin turistik Jeju adasında Pazar günü son 32 yılın en yoğun kar yağışı gerçekleşti. Kar kalınlığı dağlık bölgelerde bir metreye kadar çıktı. Cumartesi günü yaklaşık 300 uçuşun iptal edilmesinden dolayı, binlerce kişi havalimanında mahsur kaldı.

Başkent Seul'de hava sıcaklığı eksi 10 santigrat derece olarak kaydedilirken, daha kuzey bölgelerde eksi 19 görüldü.



Çin'de ise Yangtze Nehri'nin güneyindeki birçok kentte hava sıcaklıkları eksi değerlerde kaydedildi.

Guangdong vilayetinin başkenti Canton'daki kar yağışı hem şaşkınlıkla, hem de heyecanla karşılandı:
"Ben Canton kentinde doğdum ve hayatımda ilk kez kar yağışına şahit oluyorum. Çok heyecan verici bir olay. Ama maalesef sadece 20 dk sürdü."

Hava sıcaklığı Cumartesi günü Şanghay'da eksi 7 derece, Hong Kong'da ise 3 derece oldu. Hong Konglular 1957'den beri en soğuk günü yaşadı.


Kaynak: tr.euronews.com

bozadi

#7
31 Ocak 2016

SINIRDA DONDURUCU SOĞUKLAR


 


Kuzey Irak'ın sıfır noktasında bulunan Hakkari'nin Çukurca ilçesinde, dondurucu soğuklar etkili olmaya başladı.
Sıcak iklimi ile bilinen Çukurca ilçesi, son günlerde dondurucu soğuklarla mücadele ediyor. Sibirya soğuklarının hakim olduğu ilçede dere yatakları donarken, esnaf ise iş yerlerinin önünde ateş yakarak soğuklardan korunmaya çalışıyor.

İlk defa ilçede dere yataklarının donduğunu ve koru soğukların yaşandığını belirten vatandaşlar, "Burası Irak'ın sıfır noktası. Kışı ve yazı hep sıcak geçmiştir. Ancak son günlerde başlayan dondurucu soğuklar, ilçeyi yaşanmaz hale getirdi. İlk defa bazı mahallelerde içme suyu şebekeleri dondu. Zor günler yaşayan esnaf ise iş yerlerinin önünde ateş yakarak, ısınmaya çalışıyor" dediler.


Kaynak: milliyet.com.tr

bozadi

#8
26 Ocak 2016

Alanya'da donarak öldü


Yazın en sıcak iklimin hakim olduğu Alanya'da bugünlerdeki ağır soğuk hava şartları hayatı olumsuz etkiliyor




ALANYA'DA bir haftadır etkisini sürdüren soğuk hava dalgası her kesimi etkiledi. Yaşanan soğuk hava Alanya'da bir can aldı. Demirtaş Mahallesi'nde tek başına yaşayan 51 yaşındaki Ali Yalçıner'in, önceki gün evinde donarak hayatını kaybettiği iddia edildi. Yalçıner'den bir süredir haber alamayan komşuları evine gittiler. Burada karşılaştıkları manzara ise korkunçtu. Ali Yalçıner'in donarak hayatını kaybettiği iddia edildi. Olayla ilgili olarak jandarma soruşturma başlattı. Demirtaş Mahallesi Muhtarı Ramazan Mecek "Alanya'mızda aşırı soğuklar yaşanıyor. Maalesef Ali ağabeyimizi kaybettik. Allah rahmet eylesin. Cenazesi ise ikindi namazına müteakip kaldırıldı" dedi.


Kaynak: yenialanya.com

bozadi

#9
Küresel ısınma yaygaralarının ısrarla gündemde tutulduğu bir zamanda, Alanya gibi bir yerde bir insan evinde donarak ölebiliyor. Hepsini tek tek buraya taşımaya gerek yok; son bir ayda Türkiye'nin başka yerlerinde de donarak ölen insanlara ve hayvanlara dair pek çok haber var. ABD başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde de şiddetli soğuklardan hayatlarını kaybeden ve olağanüstü zor koşullarla karşılayan pek çok insan var.

Dünyanın doğal mekanizmasının bir neticesi olarak küresel ısınma dönemleri küresel soğumayı tetikliyor ve şu anda korkulması ve tedbirinin alınması gereken şey küresel ısınma değil, küresel soğuma.

bozadi

#10
13 Ekim 2010

'Yarından Sonra' ne kadar yakın?


Önay Yılmaz




Polonyalı ve Rus bilim adamlarının geçtiğimiz günlerde Gulf Stream akıntısının ivmesinin yavaşlaması nedeniyle, bu yıl ki kışın, "Son 1000 yılın en soğuk kışı" olacağı iddiasında bulunması, bilim çevrelerinde de soğuk duş etkisi yarattı.

Bu öngörünün doğruluğunu ülkemizin önde gelen meteorologlarından İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı ve İTÜ Afet Yönetim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ile konuştum.

* "Yarından Sonra" (The Day After) filmi, NASA'nın önümüzdeki kış tahminlerine dayanılarak mı yapıldı? Bu filmin hangi senaryoya dayanılarak yapıldığını anlatabilir misiniz?

- Filmde İzlanda civarında dünya aniden buzul çağına giriyor. Sonra bu soğuma hızla Amerika kıtasına doğru yayılıyor.

* Filmin asıl dayanağı neydi?

- Sibirya'da bulunan tüylü bir mamut fosiliydi. Mamut otlarken birden bire donmuş. Öyle bir donmuş ki kafasını havaya bile kaldırıp bakamamış, yani hızlı donduğunu kafası aşağıda olduğundan anlıyorlar. Mamutu ağzında otla bulmuşlar, tüylü ve o kadar büyük bir yaratık nasıl aniden donuvermiş. Demek çok hızlı donmuş ki, kafasını kaldırıp da ne oluyor diye bile bakamamış. "Yarından Sonra" filmi de oradan başlıyor, yani oradan esinlenmiş. Ama gerçekten geçmişte bu akıntının durduğu çok zamanlar olmuş.

* Bu nasıl olmuş?

- Filmin ve dünya ısınırken birden bire soğumanın ve mamutun ağzında ot donmasının esas dayanağı Meksika'dan çıkan Gulfstream adlı çok sıcak bir su akıntısı. Bu sıcak su akıntısı normalde İngiltere'ye doğru gidiyor ve yol boyunca soğudukça batıyor ve sonuçta soğuk su akıntısı Labrador olarak Amerika kıyılarına geri dönüyor. Filmde ise bu akıntı daha önceleri de jeolojik evrelerde olduğu gibi duruyor.

* Filmdeki öngörülerin gerçekleşme (Bu yıl veya daha sonraki yıllar için) olasılığı nedir?

- Önümüzdeki 2010-2011 kışında bu olasılığın gerçekleşme şansı çok az. Gerçekten bu akıntıda tehlikeli bir durum olsaydı, sadece Polonya ve Rusya değil, başta ABD ve Batı Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülke ve onların bilimsel kuruluşları bu konuyu gündeme alırlardı. 2010-11 yılında kışın daha çok La Nina'dan dolayı mevsim normalleri veya mevsim normallerinden biraz daha düşük geçmesi ihtimali var. Özellikle La Nina'nın gelişmesini ilerlettiği 2011 yılının başlangıcında daha fazla etkili olması bekleniyor. Bu durumda yılbaşına kadar kışın hava sıcaklıkları mevsim normalleri civarında, yılbaşından sonra da mevsim normallerinden düşük olacak. Gulf Stream akıntısına hoşçakal denilecek yıl, 2100 yılı ve sonrası olarak tahmin ediliyor.

* Gulf Stream sıcak su akıntısındaki değişiklik neden meydana geliyor? Eğer bu akıntı rejimi değişirse, iklim bundan nasıl etkilenecek?

- Gulf Stream ya da "Körfez Akıntısı", Kuzey Atlantik Akıntısı'nın bir parçası olan, Meksika Körfezi'nden başlayıp İngiltere'nin kuzeyine kadar devam eden sıcak bir su akıntısı. Küresel iklim değişiminden dolayı kutuplar civarındaki denizlerde bulunan buz dağları ve karalar üzerindeki buzulların erimesi, okyanusa bu enlemlerde büyük miktarlarda tatlı su girmesine neden oluyor. Okyanusa karışan tatlı su, daha hafif olduğundan okyanusun daha yoğun olan tuzlu suyunun üstünde kalır. Sıcak tuzlu okyanus suyu akıntısı normalde sıcak olduğundan üste kalıyor ve soğuduğu zaman alta inerek Labrador adı verilen soğuk bir su akıntısına dönüşüyor. Tatlı su karıştığı zaman sıcak tuzlu su akıntısı soğusa bile yoğunluğu yeterince artmadığı için batarak sirkülasyonu tamamlaması yavaş veya mümkün olmuyor. Bu yüzden erime, yani tatlı suyun okyanusa karışması bu akıntıyı bozabiliyor. Avrupa'nın kuzeyindeki iklimi yumuşatarak yaşanabilir kılan bu akıntı zayıflar ya da tamamen durursa, Kuzey Batı Avrupa'nın iklimi Sibirya'ya benzer bir şekilde sertleşir.

* Bu akıntı rejiminin değişmesi en çok hangi bölgeleri etkisi altına alacak?

- Sıcak su akıntısı Atlantik Okyanusu'nu geçerken batıdan gelip doğuya giden hava sistemlerini ısıtır. İngiltere olsun, Türkiye olsun iklimimiz bu yüzden daha ılıman olur. Bu akıntı kesilirse veya daha kuzeye ulaşmadan geri dönerse, Kanada üzerinden gelecek olan buz gibi kutup havası bu akıntıdan dolayı ısınmadan, yumuşamadan üzerimize gelecek, bizim sıcaklığımız 4-5 derece düşecek. Yani bizim için bir buzul çağı başlayacak.

* Böyle bir olay daha önceki yıllar oldu mu?

- Yani 4-5 derecelik sıcaklık farkı olarak son büyük buzul çağını biz 18.000 yıl önce yaşadık. O zamandan bu zamana kadar dünya 5 derece ısındı ve buzul çağından çıkabildik. Son yüzyılda ise 1 derece ısıttık havayı, yani çok fazla ve hızlı ısınıyoruz. Biliyorsunuz genelde bütün hava hareketleri Balkanlar'dan, yani batıdan geliyor, çünkü dünyanın dönüşü batıdan doğuya doğrudur. Dünya batıdan doğuya doğru döndüğü için, hava da (özellikle yukarı seviyelerde) batıdan doğuya doğru hareket eder; yani dünyanın dönüşüne ters yönde hareket etmiyor. O yüzden sonuçta hava sistemleri genellikle batıdan, yani Balkanlar'dan gelecektir. Gulfstream, batıdan gelen sistemleri ısıttığı için biz ılıman bir iklime sahibiz, ama bu akıntı durduğu zaman bizim işimiz ve özellikle de İngiltere'nin işi çok kötüdür.

* Nasıl?

- Meksika Körfezi'nden çıkan sıcak su akıntısı kuzeydoğuya gider. İngiltere'yi geçtikten sonra batarak geri döner. Böylece, sıcak su akıntısı sıcak enerjiyi kuzeye taşıyor. Bu taşınım sırasından üzerinden geçerken ısınan hava kütleleri de İspanya vs. geçerek bizim üzerimize geliyor. Bu sıcak su akıntısı durduğu zaman veya daha önceleri gibi kesildiği zaman, bu hava bizim üzerimize daha soğuk olarak gelecek. Böyle bir durumda akıntı yavaş yavaş zayıflayacak, kuzeydeki buzullar aşağı doğru gelmeye başlayacak. Akıntı tamamen kesildiğinde, sıcak su kuzeye gitmiyor ve o bölge tamamen buzula dönüşüyor. Yani küresel olarak ısınırken bu bölge, bu şekilde buzula dönüşüyor; neden? Çünkü ısınmayla beraber Kuzey kutbunda eriyen buzlardan okyanuslara aşırı miktarda tatlı su girdisi oluyor. Buzulların da hepsi tatlı sudur, okyanustaki buzullar da tatlıdır. Okyanuslara tatlı su girişi olduğu zaman buradaki suyun yoğunluğu bozuluyor ve sonuçta akıntı burada duruyor. Yani küresel ısınmanın bir zaman sonra da soğumayı, yani buzul çağını getirdiğini çok net olarak görüyoruz.

* Türkiye bundan nasıl etkilenecek?

- Dünya ve atmosferde çok büyük ve hassas dengeler var, her şey bir denge üzerine oturmuştur. Okyanus akıntıları da ayrı bir denge oluşturuyor. Aslında dünyadaki havanın, suyun, bütün hareketlerinin amacı kutuplarla ekvator arasındaki sıcaklık farkını dengelemektir. Mesela Gulf Stream sistemiyle Karaipler'den kuzeye doğru taşınan sıcak su Kuzeybatı Avrupa ve İngiltere'yi bize benzer bir iklime sahip kılıyor. Ama İngiltere ile aynı enlemlerde olan yerlere gittiğiniz zaman, Moğolistan, Sibirya gibi, burada hava buz gibi. Sıcak su akıntısından dolayı İngiltere çok daha ılıman bir iklime sahip. Bu akıntı durduğu zaman, sıcaklık düşüyor. Hava akımları söylediğim gibi batıdan doğuya doğrudur. O yüzden hava akımları Türkiye'ye Balkanlar'dan gelir. Gulf Stream'in olduğu yerden, İngiltere'nin olduğu taraftan gelen hava akımları, Türkiye'ye doğru gelirken burada ısınıyor. Bu sıcak su akımı durursa, bu bölge donmaya başlıyor, aynı zamanda bizim üzerimize gelen havada çok soğuk bir şekilde geliyor. Yani sadece İngiltere donmuyor; oradan gelen hava akımları daha bir şiddetli ve soğuk oluyor ve bize kadar etki edebiliyor.

* Kafalar küresel iklim değişikliği konusunda biraz karışıyor. İnsanlara "bu kış sert geçecek" dendiğinde o zaman, "Bu küresel ısınma palavra mı?" diye soruyorlar. Küresel ısınma ile havaların soğuması arasındaki ilintiyi kuramıyorlar. Bunu halka nasıl anlatmak gerekir sizce?

- Günümüzde en çok anlatmakta güçlük çektiğimiz ve "Yarından Sonra" filminde gösterilmek istenen bir durum var. Nasıl oluyor da ısınma derken, dünyada birden bire buzul çağı başlıyor? Küresel ısınmayı hep sıcak hava, kuraklık, vb. gibi yanlış algılayanlar, geçenlerde Londra'yı felç eden aşırı kar yağışına ya da mini buzul çağına şaşıp kalıyor. Küresel ısınmadan dolayı sıcak havalar ve buna bağlı olarak bazı yerlerde kar yağmamasından memnun olanlar var. Fakat küresel ısınma, her yerde havalar ısınacak ve adam gibi kar yağmayacak anlamına gelmiyor! Nasıl ki bilgisayar adını verdiğimiz makine, aslında bilgi saymıyorsa; küresel ısınma da aslında dünyanın her yerinde havaların ısınacağı anlamına gelmiyor. Bu nedenle, "küresel ısınma" terimi yanlış bir adlandırmadır ve geçenlerde Beyaz Saray da bu terimin kullanılmasını yasaklamıştı.

Bu nedenle dünyanın bazı kısımlarında küresel ısınmanın, havayı soğutabileceği gibi aşırı kar yağışlarına da neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu durumda, 'küresel ısınma' ile 'küresel iklim değişimi' arasındaki farkı öğrenme zamanıdır. Özetle 'küresel ikim değişimini' yanlış bir şekilde 'küresel ısınma' diye adlandırılanlar, kendi yarattıkları bu kavram karmaşasının azizliğine uğrayıp afallıyor.


Kaynak: t24.com.tr

bozadi

#11
Küresel ısınmanın okyanus akıntıları üzerinde meydana getirdiği etkilerin nasıl olup küresel soğumayı tetiklediği ile ilgili güzel açıklamalar yapılmış. Tam da bu konu üzerine kurulu olan "Yarından Sonra" (The Day After Tomorrow) filmine atıfla başlıyor ve aslında filmin senaryosunun önemli doğrular içerdiği vurgulanıyor.