Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_bigsenfoni

Uzmanından “manyetik alanla ilgili uyarılar"

Başlatan bigsenfoni, 19 Ocak 2015, 23:28:52

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bigsenfoni

Uzmanından "manyetik alanla ilgili uyarılar"

Öncelikle; dizüstü bilgisayarları asla ve asla  kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın. Bu uyarımın özellikle küçük yaşlardaki genç erkek  çocukların önemle dikkate almalarını tavsiye ederim.
En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütü yayar. Bu aletleri kullanırken acele edin, işinizi çabuk bitirin.
Yatak odalarında televizyon, bilgisayar ya da cep telefonu bulunması  tahmin edemeyeceğiniz kadar zararlıdır. Havayı iyonize eden elektromanyetik alan yüzünden çoğu zaman bir koku ile algıladığımız ancak gözle göremediğimiz elektrik yüklü parçalar havada asılı kalırlar. Saatlerce havalandırsanız bile tam olarak ortamdan süpürülmezler, her nefes aldığınızda ciğerlerinize bu parçaları çekiyorsunuz demektir.
Elinizin hemen altındaki klavye ve Mouse ise her hareketinizde elektrik sinyalleri gönderir. Mutlaka kablolu Mouse kullanınız.
Aynı şekilde uzun süreli klavye ve mouse kullanımı maalesef bilekleri ve eli deforme etmektedir. "RSI (Repetitive Strain Injury)" denen sürekli aynı bedensel hareketlerin tekrarıyla oluşan eklem rahatsızlıkları ve Carpal Tunnel Sendorumu  (tekrar eden hareket sendromu)" ciddi sonuçları olan ve ameliyat gerektirebilen hasarlar verirler.
Lazer baskı yapan yazıcılar, çalışmaları sırasında ozon gazı üretirler. Uzmanlar kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının, manyetik alanın zayıflattığı bünyelerde oluştuğunu söylüyorlar.
Mesela çoğumuzun kullandığı Bluetooth kablosuz bağlantısı için HP firmasının resmi kitapçığı "lütfen sağlığınız için bir metreden kısa mesafede Bluetooth kullanmayın" diyor.
Eğer bütçeniz yetiyorsa LCD dediğimiz ince ekranlardan alın. Bunun radyasyon seviyesi daha düşüktür.
Bilgisayar kasanızı bedeninizden uzak tutun. Kabloları mümkün olduğunca uzun tutarak çevrenizdeki boş alanı uzatın. Bilgisayar masanızı metal aksamdan değil, ahşap ve elektrik yükü tutmayacak şekilde oluşturun.
Bilgisayarınızın bağlı olduğu prizi mutlaka topraklı yaptırın.
Günde bir kaç saatten fazla keyif, oyun ve web gibi zorunlu olmayan aktiviteler için bilgisayar karşısında zaman harcamayın.
Son olarak, bilinen tüm elektronik cihazlarda elektromanyetik alanı yakalama becerileri yüzünden özellikle ametist kristalleri kullanmanızı ve bilgisayarınızın yakınına koymanızı önereceğim. Bu ametist kristalleri belli aralıklarla deniz suyuyla topraklandıklarında elektrik yükleri sıfırlanarak gereken koruma alanını sağlamaya devam ederler.

VE EN ÖNEMLİ KONU::::Eğer acil servis doktoru falan değilseniz, cep telefonunuz uyuyacağınız odada asla açık olarak kalmamalı. Gece siz uyurken yatak odanızdan en az 10 metre  uzakta olmalıdır!!!!  Yapılan araştırmalara göre 20 dakika boyunca cep telefonu ile kesintisiz konuşanların, bir sağlık kuruluşunda beyin kontrolünden geçmesi gerekiyor. Nitekim telefon ile konuşurken sınırı aştığınızda hep başınız ağrır.
Telsiz telefonlarda da benzer tehlikeler mevcut, ev telefonunuz telsizse değiştirin, kablolu alın.
Çamaşır ve  bulaşık makineleri çalışırken yanında durmayın (mesela bulaşık makinesini çalıştırıp yanındaki masada keyif çayı içmeyin veya masa keyfi yapmayın), çünkü çok manyetik alan yayarlar. Özellikle çamaşır makinesinin, çamaşırları döndürme aşamasında hemen uzaklaşın...
Son olarak; kullanmadığınız aletleri fişten çekin. Yapılan araştırmaya göre,"stand by"da yani bekleme modunda kalan aletler, gene elektrik tüketiyorlar. Ve ABD\'de bekleme modunda tüketilen elektriğe "vampir elektrik" deniliyor. Bu da gösteriyor ki elektronik aletler fişten çekilmediği, en azından güç düğmesinden kapanmadığı sürece bizim için tehlike yaymaya devam ediyor...
Tüm bu aletlerin neden olduğu masraf ve küresel ısınma yetmiyormuş gibi, bizi de tüketiyorlar yavaş yavaş...
Gördüğünüz gibi hayat kolaylaşırken kısalıyor sanki. Kolay ve hızlı; fakat kısa... Bu manyetik kirlilik içinde, eğer dikkatli olmazsak, bizim küçükken birlikte yaşadığımız nine ve dedelerimiz, gelecekte birer masal olacaklar sanırım, insanların genç yaşlarda hayata veda etmelerine bakılırsa yeni nesil nine ve dedelerini tanıyamayacak çünkü!
Kaynak: Doç. Dr. Ayşegül Yılmaz, "Manyetik alanla ilgili uyarılar".

http://nenedir.com.tr/uzmanindan-manyetik-alanla-ilgili-uyarilar/

Kalbiniz temiz, gözünüz acik olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

maiterya

#1
Çok yararlı bilgiler bunlarla o kadar içli dışlıyızki ciddiye almak lazım.
[/url]
 

bozadi

#2
Bilgiler ve resim için teşekkürler arkadaşlar. Taş güzel. Ne taşı şimdi bu?

bigsenfoni

#3
Ametist  derler buna sevgili bozadi...yanlis hatirlamiyorsam 17'lü yillara kadar degeri müvevherler kadardi.En bilinen özellikleri kötü aliskanliklardan  kurtulmaya yardimci olur  ve negatif enerjiyi toplar...



Şifa bakımından en güçlü taşlardan olan ametist, değerli taş sevenler içinde en gözde taşlardan biridir. Kuvars ailesinden mor yada mavi-mor renkli bir taştır. Ona bu rengi verenin, içinde bulunan demir olduğu düşünülmektedir.
Renkleri gün ışığında değişen bazı ametistler, gerçek renklerine ancak röntgen ışınları altında kavuşabilirler. Asırlar boyunca, değişik uygarlıklarda sevgi ve beğeniyle kullanılmış, Asya ve Mısır'da mühür olarak değer kazanmıştır.

Eski çağlarda "sarhoşluğu yok eden taş" olarak bilinirdi. O zamanlarda kadeh, çanak, kap gibi şeylerin bir çoğu ametistten yapılmaktaydı. Ametist astrolojide de başak, oğlak, kova ve balık burcu insanının taşı olarak bilinir. Ayrıca yıldırım çarpmasından koruduğuna ve büyüleri etkisiz hale getirdiğine inanılmıştır.
http://www.taslar.net/ametist

Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

maiterya

#4
Evet ametist,taşı arada bir tuzlu suyun içinde bekleterek temizlemeye çalışıyorum.